T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/266 Esas - 2026/356
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/266
KARAR NO : 2026/356
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
DAVALI :.....
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
K.YAZIM TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Maddi durumunun işbu davanın harç ve giderlerini karşılaya müsait olmadığını, hakkında halihazırda derdest olan 15 adet icra takibi bulunduğunu, tüm varlığının haciz baskısı altında olduğunu, dava masrafını ödemesinin kendisi ve ailesinin zaruretine yol açacağını, bu nedenle adli yardım talebinin kabulünü istediğini, davalı tarafından aleyhine başlatılan takibe konu 500.000TL bedelli senet, tamamen tefecilik faaliyeti kapsamında imzalattırıldığını, davalıdan elden aldığı nakit tutar 100.000TL olmasına rağmen, içinde bulunduğu ağır maddi kriz ve darlık istismar edilerek şahsına 500.000TL'lik senet imzalattırıldığını, söz konusu olayla ilgili davalı hakkında 25.12.2025 tarihinde ..... Dosya numarası ile şikayette bulunulduğunu, TCK m.251 uyarınca tefecilik suçu işleyen davalının, haksız kazanç sağlama çabasının hukuken himaye edilemeyeceğini, mevcut ..... ve ekonomik durumu göz önüne alındığında, takibin durdurulması için %15 teminat yatırmasının imkansız olduğunu, haklılığı emareleri olan polis tutanağı ve ekonomik durumu gözetilerek takibin teminatsız olarak durdurulmasını, açıklanan ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle, öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile harçtan muaf tutulmasına, icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, (veya veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesine,) yargılama neticesinde borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davası istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge eklemediği, davacıya arabuluculuk tutanağını mahkemeye sunması hususunda ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, süresi içerisinde arabuluculuk son tutanağını mahkemeye sunmadığı, eldeki davanın 23.03.2026 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında, davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Alınması gereken 732,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dava adli yardım talepli açıldığından ve dava sonucunda haksız çıkan taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 265,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/04/2026
Katip .....
¸[e-imzalıdır]
Hakim .....
¸[e-imzalıdır]
Full & Egal Universal Law Academy