T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/23
KARAR NO: 2025/19
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ: Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALI : ... -... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 22/05/2024
KARAR TARİHİ: 17/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025
Eldeki dava, mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından tefrik edilmiştir. Belirtilen dosyada davalı olarak, hem ... Tek... Ltd. Şti hem de ...'a husumet yöneltilmiş olup, davalı gerçek kişi bakımından arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmemesiyle, davalı gerçek kişi yönünden eldeki dava tefrik edilmiştir.
DAVA:
Davacı vekili tefrik edilen dosyadaki 22/05/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı gerçek kişinin tefrik edilen dosya davalısı şirketin kurucusu olduğunu, müvekkili şirketin 10 Aralık 1996 tarihinde kurulduğunu, davalının şirket temsilcisi olduğu, müvekkili şirkette davalı gerçek kişinin 2000 yılından 2012 yılına kadar yazılım uzmanı olarak çalıştığını ve 13/03/2012 tarihi itibariyle de müvekkili şirkete ortak olduğunu, akabinde 2017 yılında hisselerini devrederek müvekkili şirketten ayrıldığını ve 25/06/2017 tarihinde tefrik edilen dosya davalısı ... Tek... Ltd. Şti'ni kurduğunu, davalı şahsın öncesinde yazılım uzmanı, devamında ise ortak olarak müvekkili şirkette çalıştığı dönemde pek çok işletmesel bilgiye vakıf olduğunu, anılan süreçte müvekkili şirket bünyesinde geliştirilen "..." isimli bilgisayar programını yazılım ve geliştirme süreçlerinde görev aldığını, davalı şahsın kurmuş olduğu ... Ltd. Şti vasıtasıyla "..." isimli bilgisayar programını piyasaya sürdüğünü, satışını yaptığını, ancak "..." isimli program yeni olmayıp FSEK'nun 8'inci maddesi gereği mali hakları kullanım yetkisi müvekkili şirkette olan "..." isimli programın kaynak kodları ve program arayüzleri kullanılmak suretiyle meydana getirilmiş bir program olduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkili yazılımını kopyalama eyleminin müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca sahip olduğu hakları ihlal eder nitelikte olduğunu ileri sürerek, FSEK 68 uyarınca şimdilik 10.000 TL'nin üç katı maddi tazminatın, mahkemece tespit edilecek ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ve davalının sahip olduğu şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının müellifi olduğunu iddia ettiği bilgisayar yazılımının (eser), kopyalandığından bahisle maddi tazminat isteminden ibarettir.
Mahkememizce eldeki davanın tefrik edildiği dosyada verilen 12/12/2024 tarihli ara karar ile "...Davanın 5846 sayılı FSEK 68. maddesi kapsamında tazminat istemli olarak açıldığı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-f bendi uyarınca davalı gerçek kişi bakımından da nispi ticari dava olduğu anlaşılmakla, yine TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabii olduğu, dava dilekçesi ekindeki Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağında davalı şirketin yer alıp, davalı gerçek kişinin bulunmadığı görülmekle; davacıya davalı gerçek kişi ile arlarında yapılmış arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davalı gerçek kişiye yönelik davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline ihtarına..." şeklinde ara karar kurulmuş olup, verilen ara karar ve ihtarat davacı vekilinin yüzüne karşı yapılmış ve davacı vekili Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağını davalı gerçek kişi bakımından dosyaya sunmamıştır.
Yine eldeki davanın tefrik edildiği dosyada, 16/01/2025 tarihli celsede, davacı vekili davalı gerçek kişi bakımından Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağının bulunmadığını beyan etmiştir.
6102 TÜRK TİCARET KANUNU
IV – Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri (1)
1. Genel olarak (2)
MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Yukarıda yazıldığı üzere; 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Açılan dava da Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan ve taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren eser sahibinin haklarının ihlali iddiasıyla bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan; uyuşmazlık, ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru zorunludur.
Davalı (gerçek kişi) bakımından arabulucuya başvurulmadan açılan davanın dava şartı noksan olduğundan davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU YAPILMADIĞI İÇİN DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİ İLE DAVANIN HMK 115/2 MADDESİ UYARINCA USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin olarak alınmış olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı şahıs kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı