T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/452
KARAR NO : 2025/75
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 07/11/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
TALEP:
Davacı vekili 07/11/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... başvuru numarası ile "... ..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." ibareli marka nedeniyle SMK'nın 5/1-ç düzenlemesi kapsamında kısmen reddedilerek müvekkili markasının 39. sınıfta yer alan emtiaların çıkarıldığını, ancak verilen kararın hatalı olduğunu, markaların görsel olarak benzemediklerini, müvekkili markasının gerek işitsel gerekse görsel olarak dayanak markadan farklılık gösterdiğini ileri sürerek, .... 'nun (.... ) .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Başvuruya konu işaret ile redde mesnet marka arasında ayniyet veya edilemeyecek benzerlik bulunması koşulunun mevcut olduğunu, bu kapsamda mevcut farklılıkların karşılaştırılan markalar arasındaki ayniyet veya ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelik taşımadığının açık olduğunu, ... tarafından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca verilen ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; davanın davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "... ..." ibareli başvurusu yönünden, 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ç maddesi uyarınca alınan ... kararında tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İptali istenen ... kararının davacıya 11/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 07/11/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun .... sayılı ".... " ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez.
Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, ... sayılı ret gerekçesi markanın marka korumasının bulunmadığı tespit edildiğinden ret gerekçeleri arasından çıkartılmasına karar verilmiş, ancak işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın redde konu hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve kısmi ret kararına konu hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin kısmi ret gerekçesi ... sayılı markanın da kapsamında bulunduğu tespit edildiğinden başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararının devamı gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.
Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur.
Mutlak red sebeplerinden SMK 5/1-ç hususunda konuya ilişkin olarak Yargıtay yaklaşımının, markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; .... ’nin 09.12.2015 tarihli ve .... sayılı içtihadında ".... " ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı Enstitünün mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.
Yine emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve .... sayılı içtihadında 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen ".... " ibareli başvuru ile ".... " ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda Yargıtay; önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle” yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan şekil ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır.
Avrupa Birliği hukukundan örnek vermek gerekirse; ...'ne (... ) göre ... ve ... markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde ... ve ... markaları da ...’ya göre benzer kabul edilmemiştir. Yargıtay da ibarenin aynı olduğu markalarda şekil unsurunun ayniyeti ortadan kaldıracağına dair yerleşik kararlar vermiştir. Yargıtay emsal kararlarında markaları ayırt edilemeyecek derece benzer görmemiştir. Örneğin, .... sayılı kararında ... sayılı ... markası ile ... sayılı ...+Şekil markasını mülga 556 sayılı KHK m. 7/1-b (Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, tescil edilemez) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek tadar benzer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu kararda; “redde dayanak alınan ... nolu marka “...” harfleri yanında ayrıca şekil işaretinden oluşmaktadır. Bu durumda dava dışı şirket adına daha önceki tarihte tescil olunan markanın kelime ve şekil esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli bir işaret olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu başvuru ise ... harflerinden ibarettir. Önceki tarihli tescilli marka şekil unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde, işaretlerin 556 s. KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.” ifadelerine yer verilmiştir.
...’ya göre ise; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda ".... " markaları, ile ".... " markaları ... nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında eldeki davada sınıfsal benzerlik açısından yapılan incelemede; "... ..." ibareli marka başvurusu kapsamında 32, 39, 40. sınıfta:
"32: Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
"39: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.
"40: Su işleme hizmetleri" hizmetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Redde mesnet .... sayılı markalarının "..." ve "..." sözcüklerinden meydana geldiği ve kapsamında 35, 39. sınıf mal/hizmetlerin bulunduğu görülmüş ve dava konusu markanın tescil edilmek istendiği ve tescilin reddedildiği 39. Sınıfta yer alan hizmetlerin birebir redde mesnet marka kapsamında yer aldığı anlaşılmış, böylelikle mal/hizmet benzerliği şartının oluştuğu görülmüştür.
Dava konusu marka ile mesnet marka incelendiğinde; davacı firmaya ait ... başvuru numaralı markanın bir bütün olarak "... ..." ibaresinden oluştuğu, mesnet markanın ise "..." ve "..." ibaresinden oluştuğu ve başkaca ilave bir unsur bulunmadığı, böylelikle markalar arasında birebir ayniyet olmamakla birlikte, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede de benzer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; görsel benzerlik değerlendirmesinde iki markanın birebir ayniyet içerir şekilde veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı değerlendirilmekle, konuya özgü Yargıtay yaklaşımı da göz önüne alınarak, dava konusu edilen marka başvurusu kapsamında SMK'nın 5/1-ç maddesinde düzenlenen tescil engelinin oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu marka başvurusunun 6769 s. SMK’nın 5/1 (ç) bendi uyarınca tescil engeli koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın kabulüne, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-.... 'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın düşümü ile 187,80TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 976,00TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 916,00.-TL
Posta Masrafı 60,00.-TL
Toplam 976,00.-TL