T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/140
KARAR NO : 2025/59
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 2- ... -... - ...
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali.
DAVA TARİHİ : 24/03/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
TALEP:
Davacı vekili 24/03/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; müvekkili tarafından ... markasının kullanımı ve tanınmışlığı olduğunu, müvekkili markasının giyim sektöründe üne, tanınmışlığa ve bilinirliğe sahip olduğunu, müvekkilinin söz konusu markanın domain adresini ve e-ticaret entegrasyonu hizmetini 2020 yılında aldığını, ... tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ...sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 22/08/2024 havale tarihli dilekçe ile davalı ... ile müvekkilinin sulh olduklarını bildirmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: ... tarafından verilen kararın usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ...sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ...sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 24/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 24/03/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
... başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; Davalı tarafından “...” ibaresinin 25. sınıfta yer alan mallarda kullanılmak üzere marka tescil başvurusunda bulunulmuştur. Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu başvurunun ...'nde ilanına karar verilmiştir. Söz konusu ilana davacı vekilince, müvekkili adına tescilli ... sayılı, "...' ibareli marka mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK'nın 6. madde hükümleri dâhilinde itiraz edilmiş, ... tarafından itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın tebliğinin ardından itiraz sahibi/davacı tarafından bu kez ... nezdinde itirazda bulunulmuş, yapılan inceleme sonucu ... tarafından huzurda dava konusu edilen karar ile itirazın reddine nihai olarak karar verilmiştir.
... ...'in ...sayılı kararında;
"... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ve "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve sair gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Bu genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, çekişme konusu malların niteliği, kullanım amacı, hitap edilen tüketici kesimi, malların genel kaynağı ve dağıtım kanallarının farklı olduğu, ayrıca söz konusu mallar arasında rekabet veya tamamlayıcılık ilişkisi de bulunmadığı görüşüne varıldığından, çekişme konusu malların benzer olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Malların/hizmetlerin benzerliği, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabilmesi için varlığı zorunlu koşullardan birisi olduğundan (conditio sine qua non) ve somut olayda, uyuşmazlığa konu işaretlerin mal/hizmetleri arasında bir benzerlik bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, çekişme konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve 6769 s. SMK 6/1 maddesi çerçevesinde yapılan itiraz haklı bulunmamıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 6/III maddesi, tescili talep edilen bir marka başvurusunun, tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itirazı üzerine: markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş olması halinde tescil edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır.
Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde başvuruya konu "..." markasının başvurunun eşya listesinde yer alan hizmetler açısından 6769 s. SMK'nın 6/III maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye’de markasal olarak aktif ve yoğun kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış olduğundan bu yöndeki iddianın da reddi gerekmiştir.
Diğer taraftan yine 6769 s. SMK 6/VI maddesi "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmüne amir olup, itiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde bu yöndeki iddia da yerinde görülmemiştir.
Kötü niyet kavramı, "bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu" olarak tanımlanabilir. ...
Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında:
Davalı Başvuru Markası
"..."
(...)
25. sınıf.
Davacı Markaları
"..."
(...)
35. sınıf.
Davacı vekili; yukarıda da belirtildiği gibi 22/08/2024 havale tarihli dilekçe ile davalı ... ile müvekkilinin sulh olduklarını bildirerek Sulh Protokolü sunmuş olmakla, Mahkememizce davalı ...'ın sulh konusunda beyanının alınması için .... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesine vermiş olduğu beyanında belirtilen davalının; "Bana gösterilen protokol daha sonra güncellenmiştir, mahkemeye sunulup sunulmadığını bilmiyorum, marka benim üzerimeydi ben .... devrettim, noterde de satış gerçekleşti, ... tarafından tüm yargılama gideri harç ve vekalet ücreti bizzat davacı ... tarafından ödenecekti, benim herhangi bir ödeme yükümlülüğüm yoktur, avukatlık ücretini ... kendi avukatına ödemiş, bana protokol imzalanırken herhangi bir şeyden sorumlu olacağım yönünde de herhangi bir beyanda bulunulmadı talimat mahkemesince beyanımın alınması istendiğnden huzura geldim, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu değilim, zaten biz davacı ile de anlaşmıştık" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada hem ... kararının iptali hem de hükümsüzlük talep edilmiştir. Dava devam ederken davacı vekilince sulh sözleşmesi sunulmuş ve davalının beyanı alınmıştır. Sulh sözleşmesinin ... iptal talepli davaya bir etkisi olmadığından, aşağıda ... iptal talepli dava bakımından değerlendirme yapılmıştır.
Dava devam ederken, dava konusu edilen markanın 21/08/2024 tarihinde davacıya devredildiği ve markanın tescilinin davacıya geçtiği anlaşıldığından, hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 25'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir:
"25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak ... sayılı davacı markasının kapsamında ise 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda taraf markalarının farklı sınıflarda yer aldığı, markaların kapsamında yer alan malların benzer olmadığı anlaşılmıştır. Mal hizmet benzerliği şartı sağlanmadığından işaret benzerliği incelemesi yapılmasına gerek görülmemiş, markalar benzer olmadığından SMK'nın diğer maddelerine dayalı iddialar da değerlendirilmemiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-... iptal talepli davanın REDDİNE,
2-Hükümsüzlük talepli dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde.... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır