T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/409 Esas - 2024/266
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/409
KARAR NO : 2024/266
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2- ....
: Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 30/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira davalı yanın ... başvuru numaralı “...” ibareli markasına yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, markalar arasında sadece ilk haf yönünden farklılık oluştuğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, başvuru sahibinin markasının, tellafuz, kulaktaki izlenim itibariyle de müvekkili markasıyla iltibasa ve karışıklığa yol açacak şekilde aynı olduğu ve bu şekilde kullanılması halinde ortalama müşteri çevresi ve alıcılar gözünde yanılmaya, iltibasa, karışıklığa yol açacağını, tescil edilmek istenilen mal ve hizmetlerin müvekkili markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile örtüştüğünü ileri sürerek ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine kararveirlmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket markasının bir antibiyotik olduğunu, müvekkilinin ... sayılı “...” markasının halihazırda tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının 2011 yılından beri zaten kullandığını, 10 yıllık yenileme süresinin atlanması üzerine bu başvurunun yapıldığını, davacının davaya konu ... markasının tescil tarihinin 02.09.2013 olduğunu, yani müvekkilinin davacıdan daha önce bu markayı zaten kullandığını, markaların benzer olmadıklarını, “...” kelimesinin İngilizce bir kelime olup Türkçe karşılığı ''...'' anlamına geldiğini, ... kelimesi yönünden benzerlik iddia edilemeyeceğini, müvekkili markasındaki “...” kelimesinin bir anlamı olmadığını, davacı markasındaki “...” kelimesinin ise bir anlamı olduğunu, ... kelimesinin müvekkili şirketin tescilini talep ettiği ... kelimesi ile karıştırılması mümkün olmayacağını, müvekkilinin tıbbi ürün ve cihaz ticareti yaptığını, bu açıdan davacı ile aynı alanda çalışmadığını, davacı yanın markasını kullanmadığını, ciddi kullanıma konu ettiğini ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 26/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 30/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet marka arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları
"..." "..."
(...) (...)
05, 35. Sınıflar. 05. Sınıf
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 24/05/2024 havale tarihli raporda özetle;
"- Dava konusu marka kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markası kapsamındaki emtiaların tamamının aynı ya da benzer nitelikte olduğu,
- Bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında rapor kapsamında ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle ilgili tüketici kitleleri ve taraf markalarını oluşturan kelimelerin bütünsel algıda yarattıkları somut farklık nedeniyle karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05, 35'inci sınıflardaki:
"05.sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.
35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise ... sayılı "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Taraf markaları başvuru kapsamındaki 05. Sınıf emtialarda aynı ya da aynı türdeki tıbbi – sağlık, hijyen ürünlerini kapsamakta olup bu emtialar bakımından markaların doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, benzer tüketici grubuna hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunan, birbirleri yerine tercih edilebilir emtiaları kapsadıkları görülmektedir. Tarafların fiili olarak birbirlerinden farklı sektörlerde faaliyet göstermeleri, SMK m. 6/1 kapsamında yapılan işbu inceleme açısından önem teşkil etmemektedir. Zira söz konusu inceleme salt taraf markalarının sicil kayıtlarına konu mal ve hizmetler kapsamında yapılmaktadır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Taraf markaları incelendiklerinde dava konusu başvurunun "... ..." şeklinde sol kısmında somut kavramsal bir mesaj verme kabiliyeti olmayan, aksine dekoratif/süsleme amaçlı kullanıldığı değerlendirilebilecek yeşil ve lacivert renklerin kullanımı ile oluşturulmuş birden fazla çizgiden meydana gelen bir logo ve bu logonun hemen yanında yine lacivert renkte yazılmış “...” kelimesinden oluştuğu, “...” kelimesinin bütün olarak bir anlama sahip olmadığı, herhangi bir etken madde veyahut ...kökünden türetildiğine yönelik bir bilginin bulunmadığı, kelimenin son sesini oluşturan “...” kelime hecesinin taraf markaları kapsamında aynı ya da benzer oldukları tespit olunan sağlık sektörüne yönelik mal ve hizmetlerde “tıp, medikal” gibi kavramları işaret eden, yaygın kullanımı bulunan bir son ek olduğu, markanın ön sesinin ise “...” şeklinde bir harf dizilimi ve telaffuza sahip olduğu, bütün olarak “...-...” şeklinde telaffuz edilecek kelimenin markanın da asli unsuru olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın markası ise ... ibaresinin hiçbir ... unsuru taşımaksızın düz bir sözcük markası olduğu, seftriakson sodyum etken maddesini içerdiği ve “...” adı verilen antibiyotik grubunda yer aldığı, yazımına en uygun şekilde “...” veyahut doğrudan “...” olarak telaffuz edilebileceği, davalı taraf beyanlarının aksine markanın ön sesini oluşturan “...” harflerinin, Türkçedeki “...” anlamı itibariyle algılanma ihtimalinin son derece düşük olduğu, zira bütün olarak anlamsız nitelikteki böylesi bir markanın Türkçe bir kelime ile ilişkilendirilmesi için “...” ibaresi üzerindeki vurgunun farklı bir şekilde konumlandırılmış olunması gerektiği, nitekim aynı gerekçeyle davacı markasının esasen “...” olarak telaffuzunun (... antibiyotik grubunda yer alışının ilgili tüketici tarafından bilinecek oluşu karşısında) öncelikli olarak, markada başkaca hiçbir ek unsurun mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu tespitler çerçevesinde yapılması gereken karşılaştırma “... - ...” şeklinde esas unsurlara haiz taraf markalarının, tespit edilen tüketici grubu kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalini meydana getirecek bir benzerlik taşıyıp taşımadıklarıdır. Taraf markalarının görsel algıda benzer olmadıkları ilk anda fark edilebilmektedir. Markaların hakim sözcük unsurlarını oluşturan “...” ve “...” kelimeleri, ilk sıralarındaki “...” harfleri dışında birebir aynı dizilime haizdir. Markaların son üç sesini oluşturan “-...” sesinin, ilgili sektörde kimsenin tekeline bırakılması mümkün olmayan bir son ek oluşu gözetildiğinde, son üç harfte oluşan benzerliğin bütünsel algıda daha geri planda olacağı, bu nedenle ilgili tüketici için asli vurgunun “...” ve “...” şeklindeki dizilime sahip kısım olacağı, her ne kadar bu dizilimde de “-efa” sesleri birebir aynı ise de “-c” ve “-m” harflerinin gerek görsel gerekse de işitsel olarak birbiri ile hiçbir yakınlık göstermeyen harfler oluşu karşısında, karşılaştırılan işaretlerin arasında da bütünsel harf dizilimindeki yüksek oranlı benzerliğe rağmen karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma riskinin mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraf markaları her ne kadar ortak harflerden oluşmakta ise de taraf markalarının ilk harflerindeki böylesi somut bir farklılığın, devam seslerindeki benzerliğe üstün tutulması gerekecek bir etkiyi markalara yansıttığı, ilgili tüketicinin her iki taraf markası ile aynı ya da farklı zamanlarda karşı karşıya kalması halinde, birbirinden bağımsız başlangıç sesleri taşıyan bu ibareleri birbirinden farklı markalar olarak değerlendirecekleri değerlendirilmektedir.
Neticede başvuru kapsamında yer alan emtialar ve bu emtiaların ilgili tüketici kitlelerinin niteliği göz önüne alındığında, taraf markaları arasındaki bir kısım harfler bakımından oluşan benzerliğin markaların bütünsel algılarında oluşan belirgin farklılığın önüne geçmeye yeterli olmadığı, taraf markalarının gerek görünüm gerekse de nihai telaffuz esnasında kulakta yarattığı algı açısından yeterince farklılaşmayı başardığı, mezkur somut farklılığın işaretlerin daha düşük dikkat, algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler nezdinde dahi derhal ayırt edilebileceği, hal böyleyken işaretler arasında iltibas ihtimali mevcut olmadığı gibi tespiti yapılan ilgili tüketici nezdinde markaların aynı iktisadi – idari kaynaktan geldiği veya birbirlerinin serisi olarak algılanacağı kanaatine varılmasının da mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
2. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan raporun çoğunluk görüşü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/202
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.