T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/389
KARAR NO : 2024/276
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....
Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ....
VEKİLLERİ : Av. ... - ... ...
Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 16/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkilinin .... sayılı "...." ibaresi esas unsur olan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'na (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun .... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... (...) itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak alınan kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olduğunu, ... ibaresinin, kavramsal olarak İngilizce’ de keten anlamına geldiği de düşünülecek olursa, bu ibarenin taraf markalarında ortak olarak yer alması neticesinde kavramsal olarak benzerliğin de son derece yüksek olduğunu, dava konusu markanın da bu serinin devamı algısı yarattığını, dava konusu markada 24. Sınıf mallar ve bu malların satışı hizmetlerinin yer aldığını, bu ürünlerin kumaş ve kumaş mamullerinden yapılan ev tekstil ürünleri ve günlük giysiler gibi toplumun her kesimine hitap eden, alıcısının bütün toplum olarak değerlendirilebileceği ürünler olduğunu, daha evvel “.... “... ...” gibi markaların müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, müvekkili markalarının SMK m. 6/5 uyarınca tanınmış marka olduğunu, bu hususun gözardı edilemeyeceğini, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu ileri sürerek, ... ...'in ... sayılı kararın iptaline ve ve dava konusu markanın tescili halinde 24.sınıfta yer alan tüm mallar ve 35.sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;” hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ev tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraf markaları arasında bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasında “...” kelimesinin baskın olduğunu, davalı markasında kullanılan yazı tipinden oldukça farklı bir yazı tipi kullanılmış ayrıca "yaprak" şeklindeki sembol ile de kendine özgü bir yapı oluşturulduğunu, “...” kelimesi İngilizcedeki “...." gibi anlamlarından ötürü keten ürünler üreten müvekkilinin bu ibareyi seçtiğini, “...” ve “...” kelimelerinin dahi farklı anlamlara geldiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin zihnine davacı markalarının gelmeyeceğini, davacı markasının tanınmış olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davacı yanın Türkiye’de ve yurt dışında yapmakta olduğu faaliyetlere dayandırdığı iddiasının tanınmışlık açısından yeterli olmadığını, “...” kelimesinin özellikle ev tekstil ürünlerinde yaygın kullanılan bir ifade olup markalaşma nezdinde bir markaya ek olarak kullanılan kavram olmasında bir sakınca olmadığını, kötü niyet iddialarının soyut nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 19/09/2023 olduğu, 16/10/2023 1tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalive tanınmışlıktan haksız yarar sağlama gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan incelemede, işbu başvuruda yer alan ve ihtilafın nedeni olan "..." ibaresi, "...." anlamına gelmektedir. Bu bağlamda söz konusu ibarenin başvuru kapsamındaki mal/hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olması/ olmaması ve işbu başvuruda marka olarak algılanacak unsurun "..." ibaresinin olması dikkate alındığında, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından itirazın reddine karar verilmiştir.
Markalar benzer görülmediğinden ve SMK m.6/5 hükmünde yer alan şartların varlığı ispatlanamadığından bu yöndeki itirazlar da kabul edilmemiştir.
Diğer yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ",
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
"... ..."
(...)
24, 35. sınıflar.
Davacı Markaları
"...", "... ...", "... ... ...", "...", "... ..."
(... )
20, 24, 35. sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan 29/05/2024 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle;
"...- Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetlerin, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişki içerisinde olduğu,
- Ayrıntıları rapor kapsamında açıklandığı üzere taraf markaları arasında, dava konusu markadaki kullanım örneği itibariyle, ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olmadığı,
- SMK m. 6/5 maddesinin koşullarının somut olayda meydana gelmediği,
- Davacı yanca emsal olarak sunulan Bölge Adliye ve ... ilgili daire kararlarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu,,.." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
1) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... ..." ibareli marka başvurusunun 24, 35'inci sınıf:
" 24.sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
35.sınıf:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıflarda belirtilen alt gruplar yönünden tescilinin talebinde bulunduğu anlaşıldı.
Davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 20, 24, 35'inci sınıflarda tescilli "...", ".... "... ..." esas unsur ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.
Bu kapsamda; dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yana ait başta ... sayılı “...” markası olmak üzere, sair tüm markaları kapsamındaki aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı – aynı tür ya da yüksek düzeyli benzerlik ilişkisi içerisinde bulunan emtialar olduğu anlaşılmıştır.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme:
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "... ... ..." şeklindeki başvurunun birden fazla unsurdan oluşan bir bileşke marka olduğu, markada görsel algıda en üstte konumlandırılmış “...” kelimesinin yer aldığı, bu kelimenin somut anlama sahip bir sözcük olmadığı, yazımına uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceği, kelimenin hemen altında daha küçük harf karakterleri ile “...” ibaresine yer verildiği, “...” kelimesinin “keten, keten bez, keten kumaş, keten iplik, keten kıyafet” gibi ketenden imal edilmiş ürünler için kullanılan bir sözcük olduğu ayrıca “çarşaf, masa örtüsü” gibi anlamlarda da kullanıldığı, dolayısıyla ev tekstil ürünlerinde bu ibarenin kullanımının olabileceği, markanın en alt kısmında ise yapraklı bir bitki görseline yer verildiği, bu haliyle marka bütününde “...” sözcüğü üstte ve daha büyük olarak tasarlanmış ise de "..." kelimesinin de dikkat çekici şekilde konumlandırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı yanın önceki tarihli markaları ise tek başına “...” ve "..." görsellerinden oluşan markaları başta olmak üzere “...” kelimesinin muhtelif ek sözcük unsurları ile birlikte oluşturulmuş (bu ek unsurların kimi ayırt edici kimi ise cins- vasıf bildirici nitelikteki ibarelerdir) seri markaları veyahut davacı yanın bir üst/lider markası olan “...” markası ile birlikte kullanımlarından oluşan markalardır. "...” kelimesi sözlük anlamı itibariyle “keten veya pamuk gibi benzer bir malzemeden yapılmış çarşaf ve masa örtüsü gibi ev eşyaları”nı tanımlayan İngilizce bir kelimedir.
Bu bağlamda taraf markaları ortak olarak "..." kelimesini içermekle, söz konusu ibarenin iltibasa meydan verip vermeyeceği davanın özünü teşkil etmektedir. ... kelimesi, yukarıda belirtildiği gibi, her ne kadar masa örtüsü ve ev eşyası gibi ürünlerde tanımlayıcı olabilse de; davacının "..." ibareli seri markaları bulunmakla ve bu markaların dosyaya sunulan deliller kapsamında yoğun olarak kullanıldığı anlaşılmakla, davacının "..." markasının kullanım yoluyla belli bir ayırt edicilik kazandığı söylenebilecektir. Dolayısıyla, davacının "..." ibareli markalarını tanımış ve bilen bir ortalama tüketicinin, davalının dava konusu "..." ibareli markası ile karşılaştığında, davacı markası sanabileceği ve iltibas oluşacağı değerlendirilmiştir. Öte yandan; davalının "..." ibareli marka tescili istemi, davacının seri markaları arasına sızma girişimi olarak da değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, taraf markalarının başvuru kapsamındaki dava konusu edilen mal ve hizmetleri birebir kapsamakta olduğu hususu da dikkate alındığında; karşılaştırılan işaretler arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Nitekim, .... 'nin .... numaralı kararı da bu yönde olup; ilk derece mahkemesince davalı tarafa ait “....” unsurlarından oluşan markanın, davacıya ait .../... ibareli markalar ile benzer bulunarak, ilgili markanın 24., 25. ve 35. Sınıf mal/hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasına karar verildiği ve bu kararın onandığı anlaşılmıştır.
... numaralı kararında da “...” unsurlarından oluşan marka, davacıya ait markalar ile benzer bulunduğu anlaşılmıştır.
... sayılı kararlarında da "..." ibaresini içeren markaların, davacıya ait seri markalar ile benzer bulunduğu anlaşılmıştır.
.... sayılı ilamında, ... ... markası ile davacının ... ibareli markalarını benzer bulan .... sayılı ilamının kaldırılması istemli istinaf başvurusunu esastan reddettiği anlaşılmıştır.
2.TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Somut olayda ise davacı yanın tanınmışlık iddialarını destekler mahiyette gerek işlem gerekse de dava dosyası kapsamında sunduğu delillerden, özellikle muhtelif tarihli yargı kararları kapsamında, davacı yanın “...” markalarının yoğun ve yıllara sair kullanım ile ev tekstil ürünlerinde belli bir ayırt edicilik/bilinirlik elde ettiği yorumunda bulunulması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta dava konusu marka, davacı markaları ile benzer bulunduğundan ve dava konusu markanın genel görünüm itibariyle davacı markalarının kurumsal imajını çağrıştırır unsurları da içerdiği değerlendirilmekle, dava konusu markanın, davacı markalarının ticari itibarını, ayırt edici karakterini, tanınırlığını tehlikeye sokacak, bu tanınırlığa zarar verecek mahiyette bir benzerlik ilişkisi içerisinde olduğu, başka bir ifadeyle tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, bu markayı davacı yana ait tanınmış marka serisinin bir alt markası gibi algılayacağı ve böylelikle haksız kazanç elde edebileceği kanaatine varılmakla, SMK 6/5 koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak karar tarihinde dava konusu edilen ... sayılı marka henüz tescilli olmadığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih.... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-Dava konusu edilen ... sayılı marka henüz tescilli olmadığından hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 8.410,60 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde.... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde.... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 578,10.-TL
Posta Masrafı 332,50 .-TL
Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL
Toplam 8.410,60-TL