T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/393 Esas - 2024/268
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/393
KARAR NO : 2024/268
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
: 2- ...
: Av. ...
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 18/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin .... (...) nezdinde ... sayılı " ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "...." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun kısmi reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira dava konusu edilen markanın davacının tescilli ve tanınmış “...”lu seri markalarının bir devamı olduğunu, dolayısıyla davalının “...”lı markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, zaten de davacının markasında geçen “...” ibaresinin İngilizce kökenli olup Türkçe’de “elektrik” anlamına gelen, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, davacının da bu markayı elektrikli araçlarda kullanmak istediğini, nitekim ... kayıtlarında yapılan bir araştırma sonucunda 12 ila 37. sınıflara giren emtialarda farklı kişi ve kuruluşlar adına korunan 312 adet “...”lu markanın tescilli olduğunun görülebileceğini, dolayısıyla bahsi geçen emtialar yönünden “...” ibaresinin davalı firmanın tekeline bırakılamayacağını, her ne kadar ... tarafından davalının markalarının “motosiklet” emtiasında kullanıldığının ispat edilebildiği değerlendirilmiş ise de davalının kısmi redde mesnet alınan markalarının kapsamına bu emtianın girmediğini ve markaların kapsamının çok daha geniş olduğunu, bu durumda davalının bu markalarının SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağını, dava konusu edilen ... kararının bu yönden de hatalı olduğunu, ayrıca da taraf markalarını taşıyan ürünlerin pahalı olması nedeniyle hitap ettikleri ortalama tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesinin yüksek olduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının ve “...”lu markalarının tanınmışlığı göz önüne alındığında da dava konusu edilen ... kararının haksız olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca davalı firmanın itirazlarının da haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davalının ... nezdinde tescilli “...” ve “...” ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu edilen “...” ibareli markanın davalının tescilli ve tanınmış bu markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla ortalama tüketici nezdinde, dava konusu edilen markanın kapsamından çıkartılan emtialar yönünden taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davacının “...” ibaresinin “elektrik” anlamına gelmesi nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığı yönündeki iddialarının da doğru olmadığını, davacının özgün marka seçme hususunda önünde binlerce seçenek varken davalının tescilli ve tanınmış markalarıyla bu derecede benzer bir markayı tercih etmiş olmasının davacının kötü niyetinin ve davalı ile haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu, zira tarafların otomotiv sektöründe, yani aynı sektörde faaliyet gösteren tacirler olduğunu, dava konusu edilen markanın tescili halinde davacının davalının markalarının tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini ve davalının markalarının itibarını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 31/08/2023 olduğu, 18/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ..... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası
"..."
(...)
12, 37. sınıflar (reddedilen).
Davalı Markaları
"... "
(...)
12, 37. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 29/03/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu kullanmama def’i gözetildiğinde; davalının ... sayılı markasının, tescili kapsamına giren; “motosikletler, mobiletler, bisikletler” emtialarında, gerekli tarih aralığında ciddi biçimde kullanılmakta olduğunun yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat olunabildiği ve davalının davacının kullanmama def’ine muhatap bu markasının, sayılan emtialar özelinde, ... kararının iptali talepli dava yönünden, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında korunmasının talep edilebileceği, kullanımı ispat edilemeyen ... sayılı görselli markanın ise somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı,
2) Davalının kısmi redde mesnet alınan ... ve ... sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olduğu,
3) Davalının kısmi redde mesnet alınan ... ve ... sayılı markaları özelinde, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği,
4) Davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı,
5) (2) ve (3) nolu bentlerde yer verilen değerlendirmelerden dolayı, (4) nolu bentteki tespite rağmen, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar açısından, davalının ... ve ... sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
6) Davacının önceki tarihlerde tescilli markalarından kaynaklanan ve korunması gereken müktesep (kazanılmış) bir hakkının bulunmadığı,
7) Dava konusu edilen 29.08.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (5) ve (6) nolu bentlerde yer alan değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Davacının 01.04.2021 tarihinde 12 ve 37. sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 12.07.2021 tarihli ve 376 sayılı .... ’nde ilanı üzerine, davalı firmanın SMK m. 6/1, m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine ve .... sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının, bu itiraz üzerine davalının ... sayılı markalarının, kapsadıkları tüm mal ve hizmetler yönünden kullanıldığının ispatlanmasını talep ettiği, davalının bu talep üzerine marka işlem dosyasına;
-2016-2021 yıllarına ait “...” markalı elektrikli veya benzinli araç (moped, bisiklet, motosiklet) satışına ilişkin "..." görselli marka kullanımını da ihtiva eden çok sayıda fatura örneğini,
-... uzantılı web sitesine ve davalının "..." ve "..." görselli “...” adlı ... hesaplarına ait çıktıları,
-Davalının işyerinde "..." görselli stand ve tabelaların bulunduğuna dair fotoğrafları,
-"..." ve "Re, ..." görsellerinin kullanılmış olduğu ürün kullanım kılavuzlarının ve broşürlerinin örneklerini,
sunmuş olduğu, bu itirazı ve belgeleri inceleyen ...’nın, markaların benzemediği gerekçesi ile davalının itirazını 19.10.2022 tarihli ve .... sayılı kararı ile mesnet alınan tüm markalar ve gerekçeler yönünden reddetmesi üzerine davalının itirazını bu sefer sadece SMK m. 6/1 hükmüne ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği, bu itirazın ise ...’in .... ’nun huzurda dava konusu edilen 29.08.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile kısmen kabul edildiği anlaşılmaktadır.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "novociti ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Başvuru ile ..., ..., ... sayılı itiraz gerekçesi markanın bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olarak değerlendirilmiştir. Buna ilaveten, başvuru ile itiraz gerekçesi ..., ..., ... markanın SINIF KODU 12: Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. SINIF KODU 37: Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. bakımından aynı, aynı tür hizmetleri içerdikleri tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile itiraz gerekçesi ..., ..., ... sayılı markalar arasında yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve itiraz kısmen haklı bulunmuştur.
Buna karşılık, itiraz başvuru kapsamındaki diğer hizmetler bakımından haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığından bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.
Sayılan sebeplerle aşağıda yer alan şekilde karar verilmiştir.
KARAR
İtirazın kısmen kabulüne ve başvurunun " SINIF KODU 12: Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. SINIF KODU 37: Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri.Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. " bakımından reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.
KULLANIM İSPATI İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME
Davacı taraf, ... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde davalının itirazlarına/davasına mesnet aldığı ... sayılı markalarının, tescilli oldukları emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir.
Davacının marka işlem dosyasına sunduğu kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davalının kısmi redde mesnet alınan markalarının davacının dava konusu edilen markasının başvuru tarihinde en az 5 yıl süreyle tescilli olmaları gerekir. Kısmi redde mesnet alınan ve davacının kullanmama def’ine muhatap olan, davalının ... ve ... sayılı markalarının tescil tarihlerine bakıldığında, bu tarihlerin, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 01.04.2021 tarihinden geriye dönük beş yıl hesaplandığında ulaşılan 01.04.2016 tarihinden önce olduğu tespit edildiğinden, davacının kullanım ispatı talebinin, bu talebe muhatap davalı markaları yönünden süre açısından dinlenebilir olduğu değerlendirilmiştir.
Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davalının "..." görselli ... sayılı ve ... sayılı markalarının;
✓Davalı tarafından,
✓Tescilli oldukları emtialarda,
✓Türkiye sınırları içerisinde,
✓Ciddi bir şekilde,
✓Markasal hüviyette,
✓01.04.2016-01.04.2021 tarihleri aralığında ve
✓Tescillerine uygun olarak
kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır. Davalının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu fatura ve broşür örneklerinden, davalının ve işaretlerini, “moped, motosiklet ve bisiklet”ler üzerinde ve dahi bunların satışı hizmetlerinde, gerekli tarih aralığında, yoğun ve ciddi bir biçimde markasal hüviyette kullandığı anlaşılabildiğinden, davalının ... sayılı ve "..." görselli markasının, tescili kapsamına giren; “motosikletler, mobiletler, bisikletler” emtialarında, gerekli tarih aralığında ciddi biçimde kullanılmakta olduğunun yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat olunabildiği ve davalının davacının kullanmama def’ine muhatap bu markasının, sayılan emtialar özelinde, ... kararının iptali talepli dava yönünden, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında korunmasının talep edilebileceği, kullanımı ispat edilemeyen ... sayılı markanın ise somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Mal/Hizmet Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "novociti" ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 12, 37. Sınıflardaki(Başvuru kapsamından çıkarılan ve dava konusu edilen):
"12: Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.
37: Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı "..." ibareli markaların koruma kapsamında 12, 37. Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen 12. Sınıftaki emtialar, davalının ... sayılı markasının kullanıldığı ispat edilebilmiş olan “motosikletler, mobiletler, bisikletler” ile aynıdır veya bu taşıtlarda kullanılan parçalardan oluşmaktadır. Bu emtiaların tamamının benzer/türdeş emtialar olduğu değerlendirilmiştir. Zira bu emtialar aynı ihtiyacın giderilmesinde kullanılırlar, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri ön plandadır ve dağıtım kanalları/satış yerleri aynıdır. Ayrıca; davacının markasının kısmen reddedildiği 37. Sınıfa giren hizmetlerin aynılarının, davalının ... sayılı markasının tescilinin kapsamında bulunduğu da görülmektedir.
Bu nedenle, davacının markalarının kısmen reddedildiği emtiaların tamamı yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Davacının markasının kısmen reddedildiği 12 ve 37. sınıflara giren, kara araçları ve taşıma ile ilintili mal ve hizmetlerinin, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesi incelendiğinde; bu tüketicilerin/ alıcıların söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz ürün/hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği, zira bu emtiaların tüketiciler tarafından günlük olarak tüketilmediği/günlük ihtiyaçları karşılamadığı ve ucuza satılmadığı gerçekleri gözetildiğinde, söz konusu tüketici/alıcı kitlesinin bu mal ve hizmetleri satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; düz yazım karakterindeki siyah renkli harflerle ayrı olacak biçimde yazılmış “...” ve “...” ibarelerinden “...” ibaresinin “...” kısmının küçük harflerle yazıldığı, “...” ibaresinin “V” harfinin bir kuyruğunun da “O” harfinin içerisinden geçtiği görülmektedir. Bu işarette kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin, davacının çatı markası olduğu, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu beyan ve delillerden ve dahi müktesep hak iddialarına mesnet aldığı,..., ...+, ... görselli markalardan anlaşılabilmektedir. Halk tarafından bilinen ve belirli bir firmanın ürünlerinin çoğunluğunda yer alan bir çatı markası veya bir firmanın ticaret unvanının ayırıcı unsuruyla birlikte kullanılan ikincil kelime unsurlarından oluşan markalara uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tip markalarda yer alan ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı markası arka planda bırakılarak inceleme yapılması gerekir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta; dava konusu edilen işarette markasal hüviyette esas korunma altına alınması istenilen unsurun, yani markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının kısmi redde mesnet markalarının ortak olan görseli incelendiğinde; karma marka hüviyetinde olan bu işaretin üst kısmına açık yeşil renkli, ortaları “V” harfi görünümünde olan paralel çizgilerden müteşekkil bir figür konuşlandırıldığı ve bu figürün altına siyah renkli karakteristik, kalın ve büyük harflerle “...” ibaresinin yazıldığı görülmektedir. Bu işarette kullanılmış olan basit figürün işarete markasal hüviyette kattığı ayırt ediciliğin, kelime unsurundan daha düşük seviyede kaldığı değerlendirilmiştir. Zira; böyle, basit şekil unsuru yanında büyük puntolarla/baskın özelliklerde yazılmış ve konuşlandırılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, marka hukukunda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi hakimdir. Ayrıca; potansiyel müşteriler somut olaydaki gibi kelime, renk ve şekil içeren karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Dolayısıyla, kısmi redde mesnet alınan markalarda “...” ibaresinin esas unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda; taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin ilk dört harfi, dizinleri de dahil olacak biçimde ortaktır; diğer bir ifadeyle “...” ibaresi “...” ibaresinin içerisinde aynen geçmektedir. Bu ortaklıktan hareketle, karşılaştırılan markaların esas unsurları itibariyle benzer olduğu değerlendirilmiştir. Aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle benzer sözcükler sayıldığına dair ...’ın artık iyice yerleşmiş pek çok emsal kararı vardır. Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte ise, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadır. Ayrıca; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davalının “...”lı markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” esas unsurlu markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının markasında geçen Fransızca kökenli “...” kelimesinin Türkçe’deki “elektromotor gücün veya gerilimin birimi” (...) anlamı itibariyle markasal hüviyetteki ayırt ediciliği de ayrıca incelenmelidir. Bu ibarenin bahsi geçen anlamı itibariyle, markasal hüviyette soyut ayırt ediciliğinin zayıf olduğu değerlendirilse de aynı tespit, uyuşmazlık konusu olan 12 ila 37. sınıflara giren emtialar yönünden netlikle yapılamamaktadır. Zira, her ne kadar bu emtiaların “motor gücü” ile bir bağlantısı olduğu kabul edilebilse de bir ölçme birimi olan “...” kelimesinin, tek başına, bütünsel açıdan kara araçlarını doğrudan nitelendirdiği düşünülmemektedir. Dolayısıyla bu ibarenin kara araçlarında markasal hüviyette kullanılmasının asgari seviyede de olsa “orijinal” bir niteliği taşıdığı, kelimenin sözlük anlamından uzaklaştığı, bu emtialarla zihinsel bir çaba olmaksızın, yani doğrudan bir bağlantısının kurulamadığı ve dolayısıyla markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Diğer bir ifadeyle, “...” ibaresinin, elektrikle çalışanlar dahil olmak üzere, “kara araçları” ile ilintili mal ve hizmetlerde markasal hüviyette kullanılması durumunun, yeterli ölçüde “orijinallik/ayırt edicilik” ihtiva ettiği ve herkesin ilk anda aklına gelebilecek bir tercih olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu meyanda; markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan “...” ve “...” ibareleri arasındaki harf ve dizin ortaklığından hareketle, markaların kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan da yakınlaştığı değerlendirilmiştir. Ayrıca; “...” ibaresinde olduğu gibi, “...” ibaresinin de Türkçe’de yerleşik bir anlamı var ise de bu anlamın, dava konusu edilen emtialarla doğrudan bir ilişkisi olmadığı düşünüldüğünden, söz konusu emtialarda kullanılmış olmasının tüketici zihninde kavramsal açıdan spesifik bir algı yaratmadığı ve bu nedenle karşılaştırılan markaların tüketici zihninde yarattığı algının da farklılaştığının söylenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Bütün bunlara göre; somut olayda, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik olduğu ve iltibas oluşabileceği kanaatine varılmıştır.
2. DAVACININ “...” İBARESİ ÜZERİNDE ÖNCEKİ TARİHLERDE TESCİL EDİLMİŞ MARKALARINDAN KAYNAKLI MÜKTESEP HAK İDDİASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
.... Dairesi, 19.08.2008 gün ve ... . sayılı ve 14.11.2008 gün ve ..... sayılı kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre bir kazanılmış haktan söz edilebilmesi için;
✓Kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi,
✓Bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun da, kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması (zira, önceki markanın asli unsuru dahi değişmiş ise, bu artık yeni bir marka olacağından önceki markanın zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru olduğu gibi kabul edilemez),
✓Sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi,
✓Son olarak da, müktesep hak iddialarına mesnet alınan markanın fiilen kullanılıyor olduğunun ispat edilmiş olması,
Şartlarının tamamının bulunması aranmaktadır. Ayrıca, müktesep hakka ilişkin ilkeler uygulanırken, başvuru sahibinin, son başvurusuna konu işaretin, davalı veya bir başkasına ait tescilli markalara yanaşmaması ve onlarla iltibas oluşturma çabasına girmemesi gerekir. Yani; önceki tarihte tescilli olan markaların serisi niteliğindeki bir ibarenin marka olarak tescil olunabilmesi için, aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması, bir başka deyişle haksız rekabet ve iltibas tehlikesine yol açılmaması gerekir (.... sayılı kararı). Nitekim, ...’ın bu husustaki diğer bir emsal kararında (.... sayılı kararı) da; “.....başlangıçta karşı çıkılmaması nedeniyle farklı kişiler adına tescil edilmiş mükerrer markaların varlığı halinde, işaretler arasında benzeştirme, yakınlaştırma (iltibas tehlikesi) amacını taşımayan sonraki tarihli seri markaların da tescili mümkün olacaktır. Bir işletme ile özdeşleşmiş temel markaların zaman içindeki değişiklik ve gelişmelere uyum sağlaması ve temel vasfını koruyarak seri markalar yoluyla kendini yenilemesi ve bir anlamda çoğalması zorunlu ve gerekli olabilir...” hususlarına hükmedilmiştir.
Davacının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalarının tescil tarihlerine bakıldığında, bu markaların hepsinin, yukarıda yer verilen birinci kriter ile uyumlu olduğu görülmektedir. Aynı şekilde; bu markaların tescili kapsamına giren emtialar 12 ila 37. Sınıfa giren, yani davacının huzurdaki davaya konu edilen markasının kısmen reddedildiği emtialar ile aynı emtialar olduğu görüldüğünden, davacının bu markalarının, yukarıda yer verilen üçüncü kriter ile de uyumlu olduğu görülmektedir. Ayrıca davacı taraf; “...”lu markalarını, kara taşıtlarında fiilen kullandığına ilişkin delilleri de, dava dosyasına sunmuştur. Ancak; dava konusu edilen "..." görselli markada geçen “...” ibaresi, davacının çatı markasıdır ve dolayısıyla da bu işarette markasal hüviyette asıl koruma altına alınmak istenilen unsur, yani markanın esas unsuru “...” ibaresidir. Hal böyle olunca; dava konusu edilen markanın davacının önceki tarihlerde tescilli “...” ve dahi “...”li markalarının “asli unsuru muhafaza edilerek” oluşturulduğundan, yani somut uyuşmazlıkta yukarıda yer verilen kriterlerden ikincisinin karşılandığından bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçe ile davacının, önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından kaynaklanan ve himaye görmesi gereken müktesep hakkının somut olayda bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor, uzman mütaalaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.