T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/368 Esas - 2024/280
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/368
KARAR NO : 2024/280
HAKİM : ..
KATİP : ....
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 03/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun kısmi reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira ... ’da yerleşik davacının 50 yılı aşkın süredir ... nezdinde tescilli olan “...”lu markalarını ticari faaliyetlerinde kullanıyor olduğunu, kısmî redde mesnet alınan marka ile davacının markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, ... bir kelime ile ... bir kelimenin telaffuzunun birbirinden çok farklı olduğunu, ayrıca her iki kelimenin örneğin İngilizce gibi bir dilde tamamen farklı anlamlar ifade ettiğini, “...” kelimesinin ...’da “umurumda değil” anlamına gelmekte iken “...” kelimesinin buzdolabı/buzluk anlamına geldiğini, diğer yandan davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar yönünde somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiğinden de bahsedilemeyeceğini, zaten de tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, markaların kapsamına giren emtiaların kullanıcılarının da bilinçli tüketici niteliğini haiz olduğunu, dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde taraf markalarının yabancı dillerde okunuşları arasında fonetik farklılık olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu markalar Türkiye sınırları içerisinde koruma kapsamına alınacak olduğundan Türkiye'deki ortalama tüketicilerin algı ve yönelimlerine göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, taraf markaları arasında sadece birkaç harf farklılığı bulunduğundan bu markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin olduğunun kabulünün gerektiğini, zira "..." ve "..." ibarelerinin aynı şekilde okunduğunu, dava konusu edilen markada geçen “...” hecesinin kelimeye markasal hüviyette bir ayırt edicilik kazandırmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların aksine davacının sadece metal sektöründe değil 11. sınıfa giren emtialarla ilişkili faaliyetlerde de bulunduğunu, davalının da 45 yılı aşkın süredir grup şirketleri ile birlikte ev tipi buzdolabı, dondurucu, fırın, ocak, mikrodalga fırın, elektrikli pişirme sacı vb. ürünlerinin üretimini ve satışını gerçekleştirmekte olduğunu, yani taraf markalarının kullanılacağı emtiaların da aynı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirket ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 04/08/2023 olduğu, 03/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan incelemede, işbu başvuru ile itiraza mesnet olan markaların benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların kısmen aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda, markaların benzerlik düzeyi ile mal/hizmetlerin benzerlik düzeyi birlikte dikkate alındığında sayılan markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varıldığından, yayına itiraz incelemesi neticesinde verilen başvurunun kısmen reddine yönelik karar ve gerekçesi isabetli görülmüştür.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası Davalı Markaları
"..." "..."
(...) (...)
11. sınıf. 11, 35. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 24/04/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen/markanın kısmen reddedildiği emtiaların tamamı açısından emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,
3) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı,
4) Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yer verilen sebeplerden dolayı, (3) nolu bentte yer alan tespite rağmen, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar özelinde, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
5) Dava konusu edilen 03.08.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu bentte yer alan değerlendirme ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Mal/Hizmet Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 11. sınıflardaki:
"11: Vinç kabinleri için klima, vinç kontrolörleri ve ısı işlemleri, gıda maddeleri için soğutma koruması aparatları." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı markaların koruma kapsamında 11, 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen, “soğutma” amaçlı ürünler/sistemler ile davalının markasının tescilli olduğu, “soğutma, ısıtma ve iklimlendirme” amaçlı ürünlerin/sistemlerin, benzer/türdeş emtialar olduğu değerlendirilmiştir, zira bu emtialar aynı ihtiyacın giderilmesinde kullanılırlar, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri ön plandadır ve dağıtım kanalları/satış yerleri aynıdır. Bu nedenle de; davacının markalarının kısmen reddedildiği emtiaların tamamı yönünden somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu edilen markanın kısmen reddedildiği “vinç kabinleri için klima, vinç kontrolörleri ve ısı işlemleri, gıda maddeleri için soğutma koruması aparatları”nın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; bunların tüketicinin/alıcının gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan ürünler olmadığı, hatta bir kısmının tüketiciler tarafından profesyonel işleri kapsamında satın alındığı fiili gerçekleri gözetildiğinde, tüketicilerin bu emtiaları satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Taraf markaları, renk ve şekil unsurlarından yoksun, sırf kelime markalarıdır, işaretlerde düz yazım karakterindeki siyah renkli harflerle yazılmış “...” ve “...” ibareleri tek unsur olarak kullanılmıştır ve dolayısıyla, markaların esas unsurlarının bu ibareler olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur. Bu ibareler incelendiğinde; davacının markasında geçen kelimenin ortasındaki “t” harfinin büyük yazılmış olmasından dolayı, aslında bağımsız iki ayrı kelimenin birleşik yazıldığı bir kompozisyon algılanmaktadır, yani; davacının markasını gören bir tüketicinin zihninde oluşan ilk algı, ibarenin “...” ve “...” kelimelerinin birleştirilmesinden oluştuğu yönündedir. “...” ve “...” ibarelerinin başlangıcındakiler de dahil olmak üzere, dört harfinin, dizinleri de dahil olacak biçimde ortak olduğu görülmekle; karşılaştırılan markaların esas unsurları itibariyle benzer olduğu değerlendirilmiştir. Aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle benzer sözcükler sayıldığına dair Yargıtay’ın artık iyice yerleşmiş pek çok emsal kararı vardır. Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte ise, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadır. Dolayısıyla; davacının markasının “...” şeklinde, bütünleşik olarak ele alınması halinde dahi, taraf markalarının başlangıç kısmı benzer olduğundan, markalar benzer addedilmiştir.
Bu nedenlerle, “.../...” ibarelerinin bu benzer/türdeş emtialarda markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacının markasının, davalının markasının tescilli olduğu/korunduğu emtialar açısından davalının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; yukarıda detaylı olarak incelendiği üzere; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğundan ve davalının markasının tescili olduğu emtialar ile davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar benzer/türdeş olduğundan, markaların karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.