T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/333 Esas - 2024/263
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/333
KARAR NO : 2024/263
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ....
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 13/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacının kamu yararı amacıyla ve kamu hizmetinin gereklerine uygun nitelikte iktisadi alanda faaliyetlerini sürdüren ve sermayesinin tamamı devlete ait bulunan bir .... olduğunu, davacının unvanı “...” iken 25/03/2013 tarih ve ... sayılı ... Kararı ile “...” olarak değiştirildiğini, davacının ... sayılı tescilli markaların sahibi olduğunu, anılan markaları gerek ticaret unvanında gerekse ticari emtialarda fasılasız olarak kullanıldığını, dava dışı ... adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ve bu markanın davalının ....’da yerleşik işyerinde "..." şeklinde kullanımının önlenmesi için davacının açmış olduğu davanın ..... Esas nolu dava dosyası kapsamında yapılan yargılaması sonucunda kısmen kabul edilerek bu markanın tescili kapsamında yer alan bazı emtialar yönünden hükümsüz kılındığını, bu karara rağmen davalının işyerinde halen davacının markalarının haksız bir biçimde kullanılıyor olduğunu, davalının işyerinde kullanılan logodaki figürün (boynuzlu sığır kafası hayvan figürü) her iki yanındaki dalgalı çizgiler ile alt ve üst kısmındaki sözcüklerin diziliminin davacının tescilli markalarıyla yakın derecede benzediğini, bu markada kullanılan renklerin de davacının markalarını andırdığını, bu durumun tüketicileri yanılttığını ve davalının davacının marka haklarını ihlal ederek haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, davalının davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm ihlallerin hükmen kaldırılmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı firma davanın esasına cevap ve düplik dilekçelerinde özetle; davacı tarafından da dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı tarafından açılan ... sayılı dosyasının halen derdest olduğunu ve istinaf aşamasında bulunduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın derdestlikten, hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davanın yasal süresi içerisinde de açılmamış olduğunu, ayrıca da davalının işyerindeki tabelasında, poşette ve fişte ".... ..." ifadesini kullanmadığını, zaten de davacının davasına mesnet aldığı markalarını kullanmadığını, ayrıca taraf markaları arasında ..., renk, biçim, yazı fontu ve anlamsal olarak belirgin farklılar bulunduğunu, yani aralarında karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Davanın, markaya tecavüzün tespiti, hükmen kaldırılması ve ilan istemlerinden ibaret olduğu anlaşıldı.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, gerekli inceleme sonunda bilirkişi incelemesi hasıl olmuş, tebliğ ve itiraz süreleri dolduktan sonra, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı eylemlerinin, davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markalarına ilişkin markaya tecavüzün tespiti hükmen kaldırılması ve ilan istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 14/05/2024 havale tarihli bilirkişi tespit raporunun sonuç bölümünde özetle: "...1) Davacının markalarının “..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konserveleşmiş, dondurulmuş ... ürünleri, süt ürünleri (peynirler)”de kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebilmiş olduğu,
2) Davacının ..., ... ve ... sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markaların/markasal kullanımların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
3) Dava konusu edilen markasal kullanımlar ile davacının markalarının korunduğu emtiaların aynı/benzer/türdeş olduğu,
4) Bu sebeplerden dolayı, davalının dava konusu edilen markasal kullanımlarının, davacının ..., ... ve ... sayılı tescilli markalarından kaynaklanan haklarının ihlali niteliğini haiz olduğu,..." ifade edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait marka tescil belgesi, davacı yanın ibraz ettiği deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre;
... sayılı "... ... + ... + ... " ibareli markanın 18, 29, 40. sınıflardaki;
"18. Sınıf:işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar.. Bağırsaklar..
29. Sınıf: ..., ..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konserveleşmiş, dondurulmuş ... ürünleri.. Yenilebilir katı yağlar..
40. Sınıf: Hayvan kesim hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 03/12/2009 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı ".... ..." ibareli 18, 29 ve 40. Sınıftaki;
"18. Sınıf:işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar.. Bağırsaklar..
29. Sınıf: ..., ..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konserveleşmiş, dondurulmuş ... ürünleri.. Yenilebilir katı yağlar..
40. Sınıf: Hayvan kesim hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 26/05/2011 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "..." ibareli markanın 29. sınıftaki;
"..., ..., kümes hayvanlarının etleri; ... mamülleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri." mal ve hizmetleri bakımından 26/05/2011 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı ".... ..." ibareli markanın 29. sınıftaki;
"..., ..., kümes hayvanlarının etleri; ... mamülleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri." mal ve hizmetleri bakımından 30/05/2011 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı ".... ..." ibareli markanın 29. sınıftaki;
"..., ..., kümes hayvanlarının etleri; ... mamülleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri." mal ve hizmetleri bakımından 30/05/2011 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "..." ibareli markanın 29. sınıftaki;
"..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri." mal ve hizmetleri bakımından 15/01/2013 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı ".... ..." ibareli markanın 29. sınıftaki;
"..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri." mal ve hizmetleri bakımından 15/01/2013 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "... ..." ibareli markanın 18, 29, 40. sınıftaki;
"İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, İşlenmiş veya işlenmemiş bağırsaklar
..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir hayvansal katı yağlar.
Hayvan kesim hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 25/05/2015 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "..." ibareli markanın 18, 29, 40. sınıftaki;
"İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, İşlenmiş veya işlenmemiş bağırsaklar
..., ..., kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir hayvansal katı yağlar.
Hayvan kesim hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 04/01/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
DAVALININ İLERİ SÜRDÜĞÜ KULLANMAMA DEF’İ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME:
Davalı taraf huzurdaki davada, davacının davasına mesnet aldığı markalarının tescilli oldukları emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir.
Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davacının .... sayılı tescilli markalarının;
✓ Davacı tarafından,
✓ Tescilli oldukları emtialarda,
✓ Türkiye sınırları içerisinde,
✓ Ciddi bir şekilde,
✓ Markasal hüviyette,
✓ 13.09.2018-13.09.2023 tarihleri aralığında ve
✓ Tesciline uygun olarak
kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır.
Davacının dava dosyasına sunduğu, davalının işyerinin içten ve dıştan görünüşüne ilişkin görseller, davalı tarafından kesilmiş adet yazarkasa fişi, .... ’nin 12.07.2023 tarihli, .... sayılı ilamı ve dava dosyasına sunulmuş olan bilirkişi heyeti raporu örneği, davacının .... uzantılı web sitesinde “şarküteri” başlıklı sayfa altında “sosis köfte, salam, füme ..., pastırma, kavurma, füme dil, konserve, jöle işkembe, fermente sucuk” ürünlerinde davacının “...” markasının kullanıldığına ilişkin internet çıktıları, davacının markasal kullanımlarına ilişkin tarih bilgisi de ihtiva eden “...”nden görseller, çeşitli görselleri haiz bilumum ..., tavuk ve peynir ürünleri ila bunlara ilişkin reklamlardan görseller, ambalaj ve ürün görselleri ve hizmet markası kullanımlarını da ihtiva eden, davacının 2012-2022 yıllarında gerçekleştirdiği ..., tavuk ve peynir ürünlerinin satışına ilişkin çok sayıda fatura görselleri, aynı ürünlerin satışına ilişkin gider pusulaları ve müstahsil makbuzları ile davacının ambalaj satın alımlarına ve satış rakamlarına ilişkin tablolardan; davacının Türkiye genelinde her çeşit ... ve tavuk ürünü ile peynirlerde ve bu ürünlerin satışında, tescillerine uygun olarak, yoğun ve ciddi bir biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiği görüldüğünden, davalının davasına mesnet aldığı markalarının, tescilli oldukları takdirde, “..., kümes hayvanlarının etleri, ... mamulleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konserveleşmiş, dondurulmuş ... ürünleri, süt ürünleri (peynirler)” emtiaları açısından, SMK m. 29 hükmü kapsamında korunmasını talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ İDDİASI YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda karşılaştırılan işaretler/tescilli markalar ve markasal kullanımlar birlikte incelendiğinde; işaretleri oluşturan unsurların hepsinin birebir aynı olmadığı gözetildiğinde, markaların ayniyetinden söz edilemeyecektir.
Markaların benzerliği incelemesine geçildiğinde; bu incelemenin hangi kriterlere göre yapılacağı hususunda, doktrindeki ve yargı kararlarındaki yerleşmiş görüşler dikkate alınmalıdır. Buna göre de, öncelikle, birden fazla unsur ihtiva eden markalarla ilgili “markanın esas unsuru” ve “markanın bir bütün olarak ele alınması” incelemelerinin ve sonra da “markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerliğinin karşılaştırması” incelemesinin yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olan markalar/markasal kullanımlar yan yana konularak görsel olarak karşılaştırıldığında; davacının ... ... görselli markası haricinde kalan markaları, kelime, renk ve ... unsurlarının bir arada kullanıldığı karma markalardır; işaretlerde dairesel şekillerin/zeminlerin üzerine “....” kısaltması, “...”, “...” gibi isim tamlamaları ile “...” tarihi yazılmış ve bu unsurlar dışında işaretlerde başkaca .../renk unsurlarına ve “....” gibi cins isimlere/kelime öbeklerine de yer verilmiştir. Davacının .... görselini haiz markası ise bir kelime markasıdır ve markada geçen tüm kelimeler aynı yazım özelliklerinde ve aynı puntolarla yazıldıklarından bütünsel olarak algılanmaktadır. Aynı şekilde, davacının .... ve ... görselli karma markalarında da, işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda, yani markaların genel tertip tarzları ve görünümleri itibariyle görsel olarak tek bir unsurun ön plana çıkmadığı değerlendirilmektedir. Bu işaretlerde ortak olan .... ... figüründen, yani “...” kısaltmasının ve bir büyükbaş hayvanın boynuzlarıyla birlikte kafasının görüntüsünün, bazen ... tarihi ile ve “...” veya “...” kelime öbekleriyle birlikte dairesel bir zemin etrafına konuşlandırılmasıyla oluşturulmuş kompozisyondan müteşekkil özelliği baskın çıkan ... görselli markalarda ise, sayılan özellikleri haiz kompozisyonun bir bütün olarak algılandığı ve bu markaların esas unsurunun bir bütün olarak bu kompozisyon olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen markasal kullanımlarda da, “....” kelime öbeği ve davacının markalarındaki gibi, iki ucu büyükbaş bir hayvanın boynuzlarını andıracak şekilde tasarlanmış dairesel bir ... unsuru kullanılmıştır. Öncelikle; bu işarette kullanılmış olan “....” tamlaması ile “...” veya “...” tamlamalarının ve dahi iki ucu büyükbaş bir hayvanın boynuzlarını andıracak şekilde tasarlanmış dairesel bir ... unsuru ile bir büyükbaş hayvanın boynuzlarının da yer aldığı dairesel figürün, karşılaştırılan işaretler arasında görsel bir benzerlik/yakınlaşma yaratmaya yeterli ortak unsurlar olduğu değerlendirilmektedir. Bütün bu unsurlarının hiç birinin tek başına ön planda olmadığı genel kompozisyon itibariyle de karşılaştırılan işaretler benzerdir. Her ne kadar, “...” ve “...” ibareleri, birer cins isim, yani tasviri/tanımlayıcı birer kelime olmaları itibariyle, bilhassa somut uyuşmazlığa konu 29. Sınıfa giren ... ve ... ürünleri açısından markasal hüviyette ayırt edicilikleri düşük/zayıf ibareler ise de, bunların “...” veya “....” şeklinde, gerek kurgusal, gerekse anlamsal açıdan birbirlerine yakın benzer birer tamlama içinde kullanılmış olması, bu zayıf ibareler itibariyle dahi karşılaştırılan işaretlerin kurgusal açıdan yakınlaşmalarına sebebiyet vermektedir.
Dolayısıyla; davacının ambalaj şeklinin bütünsel kompozisyonundan ziyade, “...” kısaltmasını, “...” veya “...” kelime öbeklerini, büyükbaş bir hayvan kafası figürünü ihtiva eden dairesel bir zemin etrafına yerleştirilmiş bir kompozisyon içerisinde ihtiva eden ... ... ..., ... ... ve .... ... görselli markalar özelinde, karşılaştırılan markaların genel tertip tarzlarının ve ihtiva ettikleri unsurların benzerliğinin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “....”, “...”, “...” ibarelerini bu kompozisyon içerisinde ihtiva eden markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının yakın, benzer ibareleri ve kompozisyonu ihtiva eden markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulması ihtimalini doğurduğu değerlendirilmiştir.
Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir; karşılaştırılan markalarda/markasal kullanımlarda kelime unsurlarının ve kısaltmaların okunuşları ve kulakta bıraktıkları “tını”ları benzerdir. İşaretlerin kavramsal açıdan karşılaştırılması neticesinde de, markalarda/markasal kullanılmalarda yer alan kelime öbeklerinde geçen ve Türkçe’de anlamı olan cins isimler karşılaştırılan markaların/işaretlerin tüketicinin zihninde çok da farklı birer algı oluşturmamalarına sebebiyet vermektedir.
Sonuçta; davacının ... sayılı ve ... ... ... görselli, ... sayılı ve ... ... görselli ve ... sayılı ve .... ... görselli tescilli markaları özelinde, karşılaştırılan markaların/markasal kullanımların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği değerlendirilmiştir.
Davacının muhtelif markalarının kapsamına giren; “..., ..., kümes hayvanlarının etleri; ... mamülleri, ... hülasaları, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş ... ürünleri” ile davalının markasal kullanımlarının gerçekleştiği/satışa konu edilen emtialar aynıdır. Zira bunlar; benzer alıcı çevresine hitap edip eder, benzer ihtiyaçları giderir, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profilleri benzerdir, birbirleri yerine ikame imkânları ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri bulunur, benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki ürünlerde gören tüketicilerin markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurma ihtimali vardır ve aralarında ham madde/yarı mamul/mamul ilişkisi bulunur. Ayrıca; bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve ... içtihatlarında kabul edilmektedir. Zira; “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.
Davacının markalarının korunduğu ve dava konusu edilen markasal kullanımların gerçekleştiği emtialar arasında benzerlik/türdeşlik şartının da gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Somut olay açısından bakıldığında; davacının .... sayılı markaları özelinde, taraf markalarında kullanılmış olan “...”, “...” ve “....” tamlamalarının ve aynı tertip tarzıyla tasarlanmış ... unsurlarının mevcudiyetinden hareketle, bu işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...”, “...” ibarelerini böyle bir kompozisyon içerisinde ihtiva eden markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının yakın benzer ibareleri ve kompozisyonu ihtiva eden markasal kullanımlarıyla karşılaştığında bu markaları/markasal kullanımları benzer bulması ihtimalini doğuracağı değerlendirilmiştir. Dava konusu edilen markasal kullanımların konu emtialar ile davacının markalarının korunduğu emtiaların da aynı/benzer/türdeş olduğu ve dahi gıda ile ilintili bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı da tespit edilmiştir. Bu nedenlerle, bu mal ve hizmetlerde, benzer özelliklerdeki bu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılmasının tüketicilerin/alıcıların söz konusu mal ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasal kullanımlarının, davacının bu markalarının kapsamına giren bu emtialar açısından davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; yukarıda detaylı olarak gerekçelendirildiği üzere; davacının ... sayılı markaları özelinde, dava konusu edilen markasal kullanımların iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu nedenle de dava konusu edilen markasal kullanımların, davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlali fiili ile örtüştüğü kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın Kabulüne,
2-Davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine ve tecavüzün kaldırılmasına,
3-Hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı taraftan alınarak, Türkiye'de tirajı yüksek bir gazetede ilânına,
4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile bakiye 157,75 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 8.178,10 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 578,10.-TL
Posta Masrafı 100,00.-TL
Bilirkişi Masrafı 7.500,00.-TL
Toplam 8.178,10.-TL