T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/146
KARAR NO : 2024/287
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... ...
Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 22/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... u (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığını, davalı taraf markası kapsamında 33. Sınıf emtiaların yer almadığını, emtia benzerliğinin hangi gerekçeye dayalı kurulduğunun anlaşılamadığını, davalının redde gerekçe ... sayılı markası kapsamında 33. Sınıf emtiaların yer almadığını, davalı yanın Kurum nezdinde gerçek hak sahipliği iddiasının reddedildiğini, buna rağmen iltibas değerlendirmesi yapılmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davacı iddialarının aksine 32 ve 33. Sınıf mallar arasında benzerlik bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarında bu benzerliğin kabul gördüğünü, 32. Sınıfta “bira” emtiasının da yer aldığını, bu içeceğin doğrudan alkollü olduğunu, bu anlamda markaların benzer alıcı çevresine hitap etmeleri, benzer ihtiyaçları gidermede kullanılmaları, son kullanıcılarının benzer olması, birbiri yerine ikame edilebilme ile rekabet etme olanaklarının bulunması, kullanım amaçlarının aynı olması, birinin diğerini tamamlama imkanının olması, dağıtım kanallarının ortak bulunması, kullanım yöntemleri ve hedeflenen halk kesimlerinin benzer olması karşısında iltibas ihtimalinin var olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesine dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 23/01/2023 Olduğu, 22/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası Davalı Markaları
"..." "..."
(...) (...)
33. Sınıf 09, 11, 12, 16, 25, 32, 35, 36, 37, 38, 42. sınıflar
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu "..." ibaresinin 33. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 01.12.2020 tarihinde marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.04.2021 tarih ve 370 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı, davalı tarafça ... sayılı markası gerekçe tutularak itiraz edildiği, ...’nın 30.04.2022 tarihli kararında markalar arasındaki benzerliğe rağmen mal ve hizmetler bağlamında farklılık olduğu tespitiyle davalı itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu karara karşı davalı tarafça bir kez daha itiraz edilerek ... tarafından verilen kararın kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmesinin talep olunduğu, davalı itirazlarını inceleyen ... ’nun 23.01.2023 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Karıştırılma ihtimaline ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu işaretlerin görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir. İşaretler arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, markayı parçalarına ayırmadan, ancak asli ve ayırt edici unsurları gözeterek, her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenime göre, "tüm faktörler" bir arada gözetilerek "global değerlendirme" yapılması gereğine ilişkindir.
İtiraz, yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, "..." ibareli başvuru ile itiraza mesnet olan "..." ibareli markanın benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların benzer malları kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenleişbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
KARAR
İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 24/06/2024 havale tarihli raporda özetle;
"- Dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen 33. Sınıf malların, davalı yana ait ret gerekçesi markada 32. Sınıfta yer alan “biralar” emtiaları ile benzer olduğu,
- Ayrıntıları rapor içerisinde izah olunduğu üzere taraf markaları arasında ortak unsurların ayniyeti ve uyuşmazlık konusu emtiaların benzerliğinden ötürü karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olacağı,
- Heyetimizin iptali talep olunan ... kararında görüşler ile aynı kanaatte olduğu" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Mal/Hizmet Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında reddolunan ve dava konusu edilen 33. sınıftaki:
"33. SINIF: Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller" mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı markaların koruma kapsamında 09, 11, 12, 16, 25, 32, 35, 36, 37, 38, 42. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, redde gerekçe marka kapsamında “biralar” emtiaları ile başvuru kapsamında reddedilen emtiaların tamamının benzer olduğu görülmüştür.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu başvurunun "..." görseline haiz olduğu, markada hiçbir şekil unsurunun yer almadığı, düz yazım biçimi ile yazılmış “...” sözcüğünden oluştuğu, “...” kelimesinin dilimize İngilizce karşılığı olan “...” sözcüğünden yerleştiği, “...” gibi anlamlara geldiği, bu anlamı itibariyle başvuruya konu emtialarla kavramsal bir ilişki içerisinde olmadığı, başvurunun esas unsurunun doğrudan bu ibare olduğu değerlendirilmiştir. Davalı yanın redde gerekçe markası ise şeklinde olup anılan markada da hiçbir şekil unsurunun yer almadığı, markayı oluşturan “...” kelimesinin tamamının büyük harflerle yazıldığı, markanın esas unsurunun doğrudan bu ibare olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere “...” ve “...” kelimeleri esasen birbirlerinin birebir İngilizce – Türkçe karşılıkları olup yazımları itibariyle aralarındaki tek harf farkı “j-g” harflerinden ibarettir. Bununla birlikte söz konusu farklılık kelimelerin görsel, harf dizilimsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı algılar yaratmaları sonucunu doğurmamaktadır. Anılan ibare uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt edici vasfı yüksek olarak kabul edilebilecek bir kelime olup anılan markalar ile alkollü içecek çeşitleri olarak ifade edilebilecek taraf markaları kapsamındaki emtialarda karşı karşıya kalma riski olan tüketicilerin, her iki markanın esasen aynı iktisadi kaynağa ait ürünleri işaret ettiğini düşünerek yanılgı yaşama riskleri son derece yüksek olacaktır. Nitekim karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun düşmeyecektir. Tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği düşünülmektedir.
Sonuç olarak taraf markalarının, redde konu emtialar yönünden aralarında mevcut olan benzerliği ile birlikte işaretlerin bütünsel algılarının ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerliği bir arada değerlendirildiğinde, markaların birbirlerinden ayırt edilmelerinin mümkün olamayacağı böyle bir durumda karıştırılma ihtimali için aranılan her iki benzerlik halinin birlikte güçlü bir şekilde mevcut olmasından kaynaklı olarak, tüketicilerin taraf markaları arasında bir yanılgıya uğrama, hangi markanın hangi tarafa ait olduğu noktasında karışıklığa düşme riskinin meydana geleceği, nihayetinde redde konu 33. Sınıf malların tamamı yönünden taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.