T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/110 Esas - 2024/269
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/110
KARAR NO : 2024/269
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2- ...
: Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 28/02/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 28/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... ... yayınlanması üzerine davalı şirketin "......" ibareli seri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı ... kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkilinin 1983 yılında kurulan “... Şirketi” unvanıyla başlattığı ticari faaliyetlerini “...” ibareli ticaret unvanıyla kesintisiz şekilde yürüttüğünü, müvekkilinin çok uzun yıllardır açık hava reklam firması olarak kesintisiz şekilde “...” ... markasını kullanarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, SMK m. 6/3’den kaynaklanan haklarının bulunduğunu, davalı şirketin 03.06.2013 tarihinde ... ’ne kayıt olduğunu, davalı şirketin itirazına dayanak yaptığı ... numaralı markasının ise 05.11.2008 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin 1983 yılından tam 30 yıldır “...” ibareli markalar üzerinde üstün ve önceye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin markaları arasında karıştırma ihtimaline yol açabilecek bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkilinin “...” markasını uzun yıllardır yürüttüğü faaliyetleri ile meşhur ve maruf hale getirdiğini, müvekkili ile davacıya ait markalar arasında gerek markasal kullanıma ait sınıflar gerek müvekkilinin yıllara dayalı kullanımı bakımından iltibas ve benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin ulusal ve uluslararası markalarının bulunduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalar üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin markalarını tescil ettirerek kullanmaya devam ettiğini, davacının marka başvurusunun müvekkilinin tescilli markalarının esas unsuru ile aynı olduğunu, karşı taraf markası ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, her iki markanın da yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından birebir aynı olduğunu, davacının müvekkilinin markasının itibarından haksız yararlanmaya çalıştığını, benzer davranışlarla sıklıkla karşılaştıklarını ve Kurum nezdinde itirazlar ettiklerini, markaların aynı / benzer sınıflarda olduğunu, her iki firmanın da aynı ve karıştırılma ihtimali yüksek derecede mevcut olan sektörlerde faaliyet gösterdiği hususu da dikkate alındığında her iki markanın da benzer satış kanallarıyla tüketiciye sunulabileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK 6/1, 6/3'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 20/01/2023 Olduğu, 28/02/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ...- ..." ibareli başvurunun .... sayılı "." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi markaların "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca markaların tescil kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulunduğu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan başvuru sahibinin gerçek hak sahibi olduğu yönündeki iddianın karıştırılma ihtimali gerekçesine dayalı olarak verilen ret kararını ortadan kaldırması mümkün görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası
"..."
(...)
35, 41, 42. Sınıflar
Davalı Markaları
"..."
(....)
01-45. sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 17/10/2023 havale tarihli raporda özetle;
"Dava konusu marka başvurusunun, davalı şirketin redde mesnet alınan .... numaralı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin hak sahibiliği itirazını değerlendirilmek üzere 02/04/2024 tarihli ek raporda özetle;
".1)Kök rapora itirazların dayanağını oluşturan “gerçek hak sahipliği” iddiasının dava konusu yapılan ... kararının tesis edildiği dayanak olan marka işlem dosyası kapsamında ispat edilmemiş olduğu,
2)İleri sürülen itirazlar hakkında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde kök rapordaki görüşlerimizin değişmesine neden olabilecek herhangi bir hususun bulunmadığı,
3)Dava konusu marka başvurusunun, davalı şirketin redde mesnet alınan markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu yönündeki görüşlerimizin devam ettiği,.."
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 35, 41, 42. sınıflardaki:
"35 (35-1) Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
41 (41-3) Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).
(41-5) Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.
42 (42-1) Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise " ... sayılı "..." ibareli markaların koruma kapsamında 01-45. Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, Dava konusu marka başvurusunun reddedildiği hizmetlerin tamamı, davalı şirketin redde mesnet alınan markalarının kapsamındaki mallar/hizmetler ile aynı veya benzer olduğu anlaşılmıştır.
Hedef Tüketici Kitlesi
Dava kapsamında çekişme konusu hizmetler; çeşitli hizmetler bakımından nihai tüketim aşamasının bir öncesine ilişkin olup özellikle hazırlık veya nihai tüketim noktasında getirilmeye ilişkindir. Çekişme konusu hizmetler, nihai tüketim öncesinde tüketime hazır hale gelmesi gereken hizmetin oluşturulmasıyla ilgili aşamalara ilişkin olmaları nedeniyle söz konusu hizmetlerin organizasyonuyla ilgilenen, bu aşamaların herhangi bir aksaklık oluşmadan gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini kontrol edebilecek donanımdaki ilgililere hitap etmektedir. Bu kişiler de seçimleri bakımından olağanın üzerinde dikkat göstereceklerdir. Bundan dolayı da bilinçli tüketici kitlesinin dikkate alınması gerekmektedir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Karşılaştırılan marka işaretlerinde “...” ibaresine konu olan harf dizisi ortak durumdadır. Ancak, Başvuru markasında tali unsur olacak şekilde “...” ibareleri yer almaktadır. Davalı şirketin markalarının bir kısmında da çeşitli tali unsurlar (blog, veli atölyeleri, öğretmen atölyesi, yaz okulları, kış okulları, okulları, mind studio, basın gibi) bulunmaktadır. Belirtilen unsurlar, taraf markalarında marka kapsamlarındaki mal/hizmetlerle ilişkileri veya marka işareti kapsamında arka planda bırakılmış olmaları bütünsel olarak dikkate alındığında ilgili tüketici kitlesi bakımından da tali unsur olarak algılanacaktır.
Taraf markalarının asli unsurlarının ortak “...” ibaresinden oluşması karşısında ilgili tüketici kitlesi tarafından markaların aynı marka ailesinin üyeleri olduğu, birbiriyle bağlantı içinde olduğu gibi algıların oluşması kaçınılmaz olacaktır. Belirtilen unsurların tamamı bir bütün olarak dikkate alındığında karşılaştırılan markalar arasında bütünsel açıdan birbirini çağrıştırma veya ilişkilendirme dahil bir benzerlik bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda dava konusu marka başvurusunun tescil talebine konu edilen hizmetler ile muteriz davalı şirketin redde mesnet ve değerlendirmeye esas alınabilecek markalarının kapsamında bulunan hizmetlerden bazıları arasında aynı/ aynı tür olma durumu söz konusudur. Ayrıca, işaretler arasında ilgili tüketici bakımından ilişkilendirilmeye sebep olacak düzeyde benzerlik algısının oluşmasının söz konusu olabileceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda başvuru markası ile redde mesnet alınan .... numaralı markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
2. SMK 6/3 KAPSAMINDA YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
İtiraz sahibi davacının 18.10.2021 tarihli yayıma itiraza karış görüşlerinde ve 11.03.2022 tarihli karar itiraza ilişkin açıklamalarında “gerçek hak sahipliği” iddiaları bakımından gösterdiği dayanak; ... sayılı önceki tarihli ve koruması 23.05.2011 tarihinde sona ermiş olan ibaredir. Başka bir ifadeyle davacı başvuru sahibinin gerçek hak sahipliği iddiasına dayanak yaptığı ibare, dayandığı sırada da tescille bahşedilen koruması sona ermiş olan bir ibaredir. Öte yandan, davacının işlem dosyası kapsamında gerçek hak sahipliğinin hangi kullanımlara dayandığı, dayandığı ibareyi hangi mal veya hizmetler için ilgili tüketici kitlesi nezdinde ayırt edici hale getirdiği (veya ayırt edici hale getirip getirmediği) hususlarında somut herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Netice itibariyle, davacının gerçek hak sahipliği iddiası işlem dosyasında soyut iddialarının ötesine geçememiştir. Dolayısıyla, SMK 6/3 koşullarının somut olayda oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.