T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/421
KARAR NO : 2024/251
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 06/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 06/11/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... Kurumuna (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun .... ' nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını; müvekkilinin ''...'' markası altında su arıtma ve cihazları alanında iştigal gösterdiğini, anılan ibarenin müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin sektöründe tanınır olduğunu, bu nedenle benzer nitelikte markalar oluşturularak müvekkili markalarından yararlanılmak istenildiğini, davalı markasının da açıkça müvekkili markası ile karıştırılabilecek nitelikte olduğunu, davalının da birebir aynı iş kolunda faaliyeti olduğunu ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Davaya konu markalar bütünsel olarak incelendiklerinde aralarında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacıya ait "..." markası yalnızca beş harften müteşekkil ve herkesin kullanımına açık bulunan "su" kelimesinden türetildiğini, davalı markasında bulunan farklılık noktasında ise "..." karakteri Türkçe bir karakter olmaması dolayısıyla önemli ve çarpıcı bir farklılık olduğunu, "..." harf karakteristiğinin herhangi bir harf ile karıştırılma olasılığı bulunmadığını, davacı yanın tanınmışlık iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 ve 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları ve 6/5'e göre tanınmışlık iddiasının, ...'in ... sayılı ... kararının iptalini gerektirip gerektirmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 05/10/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 06/11/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli marka, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
...içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası Davacı Markası
"..." "..."
(...) (...)
05, 06, 11. sınıflar 11, 35, 37. Sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan 10/05/2024 havale tarihli raporda özetle;
"- Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 11. Sınıf mallar yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu,
- Başvuruda yer alan 05 ve 06. Sınıf emtialar yönünden ise taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetlerin yer almadığı,
- Benzerliği tespit olunan 11. Sınıf mallar yönünden açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında, emtialar açısından oluşan benzerlik ve işaretler arasındaki benzerlik bir arada gözetildiğinde, karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin kabulünün gerekeceği,
- Davacı yanın markalarının tanınır olduğu hususunu ispatlar herhangi bir delile işlem dosyasında yer vermediği," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 05, 06, 11'inci sınıflardaki:
"05.sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. 06.sınıf: Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri: inşaat demirleri; inşaatlar için adi metalden hasır ve etriyeler; levha, kütük, çubuk, profil, tabaka, sac halinde adi metaller. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme amaçlı metalden malzemeler ve araçlar: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, metal kutular, metal ambalajlar, alüminyum folyo, metalden çitler, korkuluklar, metalden tüpler, metal kaplar, madeni depolar, metal nakliye sandıkları, metal portatif merdivenler. Eleme, filtreleme ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar. Metalden havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, bacalar, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: metalden vanalar, manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar. Madeni para kasaları. Metaldenmamul demiryolu malzemeleri: raylar, ray bağlantıları, makaslar. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri; adi metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Metalden mamul kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar, madeni kuleler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler. Araç tekerlekleri için metal takozlar. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
11.sınıf: Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kalorifer kazanları ve petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kolektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı). Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar. Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markalarının ise ... sayılı ve "..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 11, 35, 37. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Emtia benzerliği değerlendirmesi neticesinde; taraf markaları başvuru kapsamındaki 11. Sınıf emtialar yönünden aynı da ya benzer mal ve hizmetleri kapsamakta olup dava konusu marka kapsamında 05 ve 06. Sınıflar yönünden ise taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olmadığı, bu emtialar yönünden markaların farklı ihtiyaçlara yönelik, birbiri ile rekabet ilişkisi içerisinde olmayan, farklı tüketici gruplarına hitan eden mal ve hizmetleri kapsadıkları değerlendirilmiştir. Davacı yanın ne işlem ne de dava dosyasında, markalarının tescili kapsamında olmadığı görülen bu sınıf emtialar yönünden bir sınırlamaya gitmediği tespit edilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markaları arasında benzerliği tespit olunan 11.sınıf malların genel olarak yetişkin tüketici grubuna hitap eden, sık olarak yararlanılmayan, uzun ömürlü kullanımları bulunan mahiyette, görece yüksek fiyatlı ve teknolojik özellikleri bulunan ısıtma – soğutma – iklimlendirme – pişirme amaçlı elektrikli elektrikli makine ve cihazlar ya da sıhhi tesisat, akvaryum aparatları gibi ürünler oldukları, tüketicilerin bu nitelikte ürünleri çoğu zaman anlık kararlar ile satın almak gibi bir eğilimlerinin mevcut olmadığı, önceden bir araştırma ve inceleme süreci yaşayarak tercihlerini somutlaştırdıkları, hal böyleyken ilgili emtialar bakımından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınacak tüketicinin de alelade bir market tüketicisi değil makul düzeyde bilgilenmiş, dikkatli ve seçici kimselerden oluştukları yönünde bir değerlendirmede bulunulması mümkündür. Ancak söz konusu tüketici grubunun hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı yönünde bir tespitte bulunulması mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu başvurunun "..." şeklinde olduğu, anılan kelimenin herhangi bir şekil unsuru taşımadığı, düz yazım şeklinde ve standart harf karakterleri ile oluşturulduğu, yazımına uygun olarak “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu, bütünsel olarak herhangi bir anlama sahip olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı yanın dayanak markası şekil ... ise şeklinde olup anılan ibarenin kırmızı renklerin hakim olduğu bir görsel ile yazılmış “...” kelimesinden oluştuğu, kelimedeki “...” harflerin somut karşılığı bulunmayan bir şekil ile desteklenerek görsel bir algı yaratıldığı, bu şeklinde bütünsel ayırt ediciliğe katkısının tali nitelikte olduğu değerlendirmesinin yapılabileceği, daha ziyade süsleme/dekoratif amaçlı bir katkı sağladığı, “...” kelimesinin yazımına uygun şekilde “su-laks” olarak telaffuz edilecek olduğu, bütünsel olarak herhangi bir anlama sahip olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda tespiti gereken husus taraf markaları arasında ayniyet düzeyindeki benzerliği tespit olunan 11. Sınıf mallar yönünden, ilgili tüketicilerin, işaretler arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimaline yol açacak bir benzerlik kurup kurmayacaklarıdır.
Taraf markaları görsel anlamda doğrudan bir benzerlik taşımamaktadır. Zira dava konusu marka düz yazım şekline haizken davacı markası ise şekil unsuru ile kombine edilmiş bir kelimeden oluşmaktadır. Bununla birlikte yukarıda da ifade edildiği üzere davacı yanın markasındaki şekil unsurunun bütünsel algıda sözcük unsurunun önüne geçecek bir katkı sağlamadığı düşünülmektedir. Nitekim sözcük ve şekil unsurlarından oluşan markalarda tüketici algısında sözcük unsuru daha ön planda olacak olup tüketicinin, mal veya hizmet ile işaret arasındaki ilişkiyi tanımlarken figüratif unsurları açıklamak yerine doğrudan sözcük unsuru ile markayı ifade edeceği değerlendirilmektedir. Bu durum doktrinde söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi olarak da kabul edilmiş bir ilkedir.
Dolayısıyla tüketicinin davacı yanın markalarında anımsayacağı esas unsurun “...” kelimesi olacağı değerlendirilmiştir. Kaldı ki her iki taraf markası da beş harften oluşan ve somut anlamlar ihtiva etmeyen kelimeler olup her iki kelimenin de 1-2 ve 4-5 sıradaki harfleri birebir aynı dizilime haizken yalnızca 3. Sıradaki “...” harfleri itibariyle kelimeler farklılaşmıştır. Bu kapsamda taraf markalarının kavramsal olarak karşılaştırılmaları isabetli olmayacaktır. Mezkûr farklılaşma kelimeleri farklı veya somut anlamlı sözcüklere dönüştürmediği gibi “....” şeklinde telaffuz edilecek kelimelerin bu telaffuzlarının yüksek düzeyde benzer oldukları düşünülmektedir. Öyle ki dilimizde soldan sağa okuma prensibi geçerli olduğundan, davacı ... davalı markasını "su" hecesi ile başlaması ve ikinci hecenin son 2 harfinin de aynı olduğu gözetildiğinde, sadece kelimelerin ortasındaki harflerin farklı olmasının ayrışmaya yetmeyeceği değerlendirilmiştir. Nitekim, ...'nin de ilk hecesi ve son hecesi aynı olan markalarda iltibas ihtimalinin yüksek olacağı yönünde pek çok kararı bulunmaktadır. Böyle bir durumda tüketicinin, dava konusu markayı da davalı tarafa ait olduğunu düşünerek hareket edebileceği ve bu durumun markaların iktisadi kaynaklarında bir yanılgının oluşması olarak değerlendirilebileceği aşikardır.
Bu çerçevede ilgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile, yukarıda anılanlar ışığında ve markaların kapsamındaki malların ayniyeti/benzerliği karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma olasılığı bulunmaktadır. Sonuç olarak dava konusu başvuru kapsamında 11. Sınıfta yer alan malların, birebir davacı yana ait marka kapsamında da yer aldığı, karıştırılma ihtimali riskinin ortadan kalkması için işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaşmaları gerektiği, somut olayda ise taraf markalarının esas unsurunu oluşturan sözcüklerin somut kavramsal karşılıkları bulunmayan, ayırt edici niteliğe haiz, beşer harften oluşan ve harf dizilimleri itibariyle sadece üçüncü harfleri farklılaşmış olan, bu nedenle de özellikle işitsel ve harf dizilimsel açıdan yüksek düzeyli benzerlik içerisinde olan ibareler oldukları, her ne kadar benzerliği tespit olunan emtiaların ilgili tüketici kitleleri ortalamanın daha üstü bir dikkat, özen ve bilgi seviyesine sahip seçici kimseler olarak görülmeleri mümkün ise de bu durumun tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmasına yol açmayacağı, tüketicinin daha evvelden davacı markalarından yararlandığı bir durumda, dava konusu marka ile aynı emtialarda karşılaştığında, bu işaretin “...” .... “...” mi olduğu tereddüdünü yaşayabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul miktarda tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, somut olayda ise bahsi geçen ihtimallere dair koşulların tamamının oluştuğu anlaşılmıştır.
2. SMK 6/5 BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Görülebileceği üzere tanınmışlık kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve uygulamada/doktrinde öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle, markanın tanınmışlığı ve anılan şartlardan en az birinin varlığı söz konusu tescil engelinin ortaya çıkması açısından bir zorunluluktur.
Somut uyuşmazlıkta davacı yanın tanınmışlık temelli iddialarını somutlaştırır hiçbir delile dosya içerisinde yer vermediği, nitekim davacı yanın yalnızca ... kararının iptali istemiyle açtığı görülen işbu dava açısından işlem dosyası itibariyle bu iddiasını somutlaştırması gerekirken, işlem dosyasında doğrudan tanınmışlık ret gerekçesine dahi dayanmadığı, 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-.... sayılı kararının 11. Sınıf mal hizmetler bakımından iptaline,
3-Fazlaya dair istemlerin reddine,
4-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen kısım yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 8.412,10 TL yargılama giderinden payına düşen 4.206,05 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 578,10.-TL
Posta Masrafı 334,00.-TL
Bilirkişi Masrafı 7.500,00.-TL
Toplam 8.412,10.-TL