T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/340 Esas - 2024/231
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/340
KARAR NO : 2024/231
HAKİM : ....
KATİP :...
DAVACI :....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 15/09/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ..... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira davacı şirketin Türkiye’de ... moda şirketlerinden birisi olduğu, davacı şirketin ... ... markalarını yıllardır tanınır ve bilinir şekilde kalite sembolü olarak kullandığı, ... sayılı ... ibareli markanın ... nezdinde de tanınmış marka olarak tescille özel koruma altında olduğu, davalı markasının davacı markasının logosuna karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzerlik ihtiva ettiği, davalı markasını gören bir kimsenin bu markayı logosu nedeni ile ... ile karıştıracağı ve bu nedenle davalının haksız kazanç elde edeceğini, yanılabileceğini, davacı markasına zarar gelebileceği, ayırt edici karakterin zedeleneceği, ticari bir bağ olduğunun düşünülebileceği, markaların aynı tüketici kesimine hitap ettiği, iç içe geçmiş V ve A harflerinin davacı ile özdeşleştiği ve aynı sektörde kullanılmasının karıştırılma ihtimalini artıracağı, tüketicilerin ortalama bilinç düzeyine hitap ettiği, davalı şirketin, başvurusunun kötüniyetli olduğu, davacı markalarının 03/14/16/18/24/25/27/29/30/32/35/40/41 gibi sınıflarda tescilli olduğu, davalı markasının ise 41. sınıfta tescilinin talep edildiğini ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve ... numaralı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkininine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının iyiniyetle 5-6 yıldır kişisel gelişim ve motivasyon, zaman yönetimi gibi temel eğitim için ... Şirketi’ni kurduğu, daha sonra şirket markasının ... Şirketi’ne dönüştüğü ve marka başvurusunun da haklı olarak yapıldığını, davalı markasının asli unsurunun “...” olduğu, logonun her iki kelimenin baş harfleri olan A’ların iç içe geçmesinden oluştuğu, davacının markalarının esas unsurunun ... olduğu ve bu hali ile tanınırlığa sahip olduğu, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olmadığı gibi 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimal olmadığı, davacı markalarının hazır giyim üretim ve satım alanında hizmet verdiği, davalının ise kişisel gelişim ve eğitim alanında hizmet verdiği dolayısı ile iştigal alanlarının ve dolayısı ile de tüketicilerin tamamen farklı olduğu, davacının 41. Sınıfta tanınmış bir marka olmadığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9 dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 17/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 15/09/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "
... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., sayılı "...", "...." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 3, 5, 6, 9. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Somut olay açısından, başvurunun ... sayılı ve ''...'' ibareli markadan farklılaşmış olduğu, bunun yanı sıra başvurunun ihtiva ettiği figüratif unsurun da ''...'' narkası ile birlikte tescile/kullanıma konu olan figüratif unsurdan farklılaşmış olduğu, başvuru kapsamında tescili talep edilen Sınıf 41 bakımından tanınmışlıkla ililkilendirme de bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, somut olay bakımından diğer itiraz gerekçelerinin haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
"..."
(...)
41. sınıf.
Davacı Markaları
"...."
(....)
03, 05, 07, 08, 09, 14, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 32, 33, 35, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 09/05/2024 havale tarihli raporda özetle;
"• Davacının itiraza mesnet markalarından sadece ... sayılı “...” ibareli ve ... sayılı “...” ibareli markalar ile dava konusu mal ve hizmet sınıflarının AYNI/BENZER olduğu,
• Davacının itiraza mesnet sair markaları ile hükümsüzlük açısından dikkate alınabilecek olan sair markaları ile dava konusu marka mal ve hizmet sınıflarının AYNI OLMADIĞI,
• Markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibasa yol açacak bir BENZERLİK BULUNMADIĞI, dava konusu markanın kelime unsurunun markayı davacı markalarından YETERİNCE AYRIŞTIRDIĞI,
• Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunMAdığı,
• Davacı markalarının 6/5 kapsamında incelenmesinde ... ibaresi açısından belirli bir bilinirliğin oluşmuş olduğu ve ancak karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeni ile değerlendirme yapılmadığı,
• Kötüniyete dair herhangi bir somut delil bulunmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 41'inci sınıftaki:
"41: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 03, 05, 07, 08, 09, 14, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 32, 33, 35, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda dava konusu marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet gösterilen ... sayılı “...” ibareli ve ... sayılı “...” ibareli markalar ile dava konusu mal ve hizmet sınıflarının AYNI/BENZER olduğu tespit edilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde, .... Sayılı 17/04/2019 Tarihli kararında da “başvuru kapsamında yer alan 43. sınıftaki hizmetlerin tamamının davacı markaları kapsamında aynen yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı,” denildiği anlaşılmakla, ilgili kategorinin "ortalama tüketici kitlesi" olduğu görülmüştür.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/işitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka başvurusu siyah bir zemin üzerine altın sarısı harfler ile iç içe geçmiş biri ters biri düz olan A’nın logo olarak kompozisyona dahil edildiği, yanında ise yine altın sarısı harfler ile ... ibaresinin yer aldığı bir kompozisyon yani kelime ve ... markasıdır. Davacı şirketin itiraza mesnet markaları incelendiğinde tamamının siyah beyaz şekilde kompozisyon halde olduğu, bazı markaların beyaz düz zemin üzerine siyah şekilde “...” ve “...” ibaresinden oluşurken kimisinin de iç içe geçmiş V ve A harflerinden oluşturulan yuvarlak çizgiler içerisine oturtulmuş bir logo ihtiva eden şekilde oluşan .... markaları olduğu gözlemlenmektedir. Bütünsel ve görsel olarak markalara ... ile ... kelimeleri arasında hiçbir benzerlik olmadığı gibi, kompozisyonel olarak da markaların birbirinden yeterince ayrıştığı değerlendirilmiştir. Sözcükler şekilden daha yüksek sesle konuşur ilkesi dikkate alındığında davalı markasında yer alan iç içe geçmiş iki adet A harfinden oluşan figürün tüketici zihninde kalıcı olmayacağı, ancak “...” ibaresini bilen ve tanıyan bir tüketicinin “...” ibaresi ile karşılaştığında ekonomik-idari bağlantı kurma ihtimali gerçekleşmeyeceği kanaati mevcuttur. Görsel anlamda davacı markalarında yer alan logolar ile davalı markasında yer alan logonun çağrışımsal olarak benzerlik içinde olduğu değerlendirilmiş olmakla birlikte, genel ve bütüncül olarak görsel benzerlik değerlendirilmesi yapıldığında, markaların birbirinden yeterince ayrıştığı ve davalı markasındaki kelime unsurunun ayırt edici olduğu kanaati oluşmuştur.
Dolayısı ile davacı şirket itiraza mesnet markaları ile dava konusu marka arasında görsel açıdan bir benzerlik/yakınlaşma bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Görsel açıdan yapılan bu değerlendirmenin, işitsel ve kavramsal açıdan da aynı sonucu verdiği değerlendirilmiştir. Neticeten, davacının itiraza mesnet markaları ile davalı markası arasında benzerlik/yaklaşma bulunmadığı ve iltibas oluşmayacağı kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ....
e-imzalıdır.