T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/427 Esas - 2024/229
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/427
KARAR NO : 2024/229
HAKİM : .....
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 09/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacının “...” isimli işletmenin ve bu ibareli tescilli markanın sahibi olan, turizm sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalının sahibi olduğu "..." uzantılı web sitesinde davacının bu markası hakkında paylaşılan şikayetlerde davacıya ait tescilli markanın izinsiz kullanılmakta ve markaya ait hizmete yönelik olarak maddi gerçeği yansıtmayan ve bu haliyle tüketiciyi yanıltan ve hakarete varan şikayetler ve yorumlar yapılmakta olduğunu, davacının markasının bilinirliği de göz önünde bulundurulduğunda davacının bu markasının bu yayınlar neticesinde zarara uğradığını, davalının iş modelinin, çoğunlukla reklam geliri ya da satış üzerinden komisyon bedeli üzerine kurulu olduğunu, ancak markalar hakkında şikâyet yazan kişilerin davacının gerçekten müşterisi olup olmadığının tespit edilmesi noktasında davalının hiçbir denetim mekanizmasının bulunmadığını, böylece bu şikayetçilerin davacının rakibi ve/veya davacının markasına zarar vermek isteyen bir kişi olma ihtimalinin göz ardı edildiğini zira şikâyet yazan kişinin kimlik bilgilerinin dahi davacı tarafça tespit edilemediğini ileri sürerek, davacının marka haklarına tecavüzün tespiti ile önlenmesine, markaya ilişkin hukuka aykırı şikayetlerin ve tecavüzün kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı firma vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Müvekkili "..." internet sitesinin davalı tarafından 2001 yılında kurulduğunu ve bugüne kadar pek çok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında önemli bir işleve sahip olan bu platformun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta durması olduğunu, bu platformun şeffaflığı ve tarafsızlığı sayesinde birçok devlet kurumu ile ortak çalışmalar da yürüttüğünü, platformdaki içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, davalının bu içeriklere sadece “...” ifadeleri çıkartarak müdahale ettiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların SMS onayı aşamasından geçtiğini, bu şekilde kullanıcıların gerçekliklerinin onaylandığını, platformda cevap hakkının kurumsal üye olup olunmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm firmalara ücretsiz sağlandığını, ayrıca firmalarla talep halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerin de paylaşıldığını, kurumsal üyeliğin sadece içinde “...” verilerinin de bulunduğu verilere ve benzer imkanlara kavuşmak için gerekli olduğunu, ancak davacı firmanın kendi tercihi olarak bugüne kadar hiçbir şikayete yanıt vermediğini, durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve TTK uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, tüketici mağduriyetlerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasının, firmaları çözüme zorlaması nedeniyle bazı şahıs ya da firmaları rahatsız ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Davanın, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve tecavüzün kaldırılması istemlerinden ibaret olduğu anlaşıldı.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı eylemlerinin, marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve tecavüzün kaldırılması istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 ve 149. maddeleri şu şekildedir:
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler
MADDE 149- (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
Ayrıca, hukukumuzda “haksız rekabet” müessesesi de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) düzenlenmiştir. TTK’nın 54. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” 55. Maddesinin 4. Fıkrasına göre de; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” örnek babından bir haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir.
Mahkememizce alınan 16/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde özetle: "...Yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği ve değerlendirildiği üzere, somut olayda; davaya konu web sitesinde davacının “...” markasıyla ilgili tüketici şikayetlerine yer verilmiş olmasının, ticari bir amaç gütmeksizin, sadece şikâyet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı kapsamında oluşturulan bir platformda, ticari dürüstlük kuralları çerçevesinde fiili bir zorunluluk nedeniyle yapıldığı ve bu nedenle de davacının marka haklarının ihlali ve haksız rekabet sayılamayacağı kanaatinde olduğumuzu, Sayın Mahkeme’nin takdirlerine, saygılarımızla, arz ederiz....." ifade edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait marka tescil belgesi, davacı yanın ibraz ettiği deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında göre;
Davacı yanın marka hakkı ihlali iddiasına mesnet gösterdiği ... sayılı markasının olduğu,
... sayılı "... " ibareli markanın 35, 39, 41, 43 ve 44. sınıflardaki;
"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri (Muhasebecilik hizmetleri dahil). İthalat ihracat acente hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).
Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri. Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri. Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.
Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil).
Hayvan bakım evleri hizmetleri.
Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler.)" mal ve hizmetleri bakımından 01/12/2021 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "... " ibareli markanın 12, 16, 18, 19, 20, 22, 28, 29, 30, 32, 33, 38, 40 ve 45. sınıf alt gruplarındaki bir kısım emtialar bakımından 29/04/2004 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "..." markasının 12, 16, 18, 19, 20, 22, 28, 29, 30, 32, 33, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıf alt gruplarındaki bir kısım emtialar bakımından 29/04/2004 tarihinde tescil edildiği;
... sayılı "... " markanın 36, 37. Sınıflardaki;
"Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. ... hizmetleri.
İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve yakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri."; tespit edilmiştir.
Davacı, davasını ... isimli sitedeki; "... otelde yeme içme kötü ötesi, doğru dürüst yiyecek bulamıyoruz. .... restoranlarda kesinlikle yer yok. Çok dolu otel oğlum bağırsak enfeksiyonu oldu yiyecek içeceklerin güzel yıkanmamasından. Doktora istiğin zaman muayene olamıyorsun ilaç bulunmuyor eczane bulunmuyor..." ve "Kesinlikle geldiğimiz için çok pişman olduk. Yemekler o kadar lezzetsiz ve kalitesiz ki haşlanmış sebze, pizza, salata ve makarnayla günleri bitirdik. Antalya otellerinde snackleri bu kadar sınırlı ve kötü olan başka otele denk gelmedim..." şeklindeki paylaşımlara-yorumlara dayandırmıştır.
Öncelikle; "..." sitesi muhteviyatı itibari ile birçok firma ve marka ile ilgili olumlu ve olumsuz tepkilerin dile getirildiği bir web sitesi olduğu herkesin malumudur. Bu nedenle söz konusu platformda, Türkiye’de bir çok marka ile ilgili hem tanıtıcı bilgiler verilmektedir, hem de markanın ürünleri ile ilgili şikayetleri bulunan kullanıcıların şikayetleri yer almaktadır. Dosya kapsmaında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, site kapsamında a’dan z’ye tüm markaların anahtar kelime olarak yer aldığı belirtilmiştir. Davalının ... sitesinin amacı dikkate alındığında, bunun son derece normal olduğu da ortadadır. Bir ürün ile ilgili bir şikâyet yazılmak istenildiğinde doğal olarak marka belirtilmesi gerekmektedir. Her markaya ait şikâyetlerin düzen içinde gösterilebilmesi adına her bir markaya ait özel şikâyet sayfası oluşturulması işin ayrı bir doğal yönüdür. Diğer bir ifadeyle; davalı tarafın sitesi, tüketicilerin almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platformdur. Söz konusu platformun yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesi zorunluluk arz etmekte olup, söz konusu markalar kullanılmadan anılan sitenin fonksiyonunu icra etmesi ve kullanıcıların düşüncelerini ifade etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla; davalı sitesindeki davacının “...” markasının kullanımını işaretin kullanımına ilişkin meşru bir bağlantı bulunması durumu içerisinde değerlendirilmesi mümkündür.
Ayrıca, davalı tarafın sitesindeki kullanımlar, platforma olumlu ya da olumsuz görüş bildirenlerin ifadelerinde geçtiği için kullanımın davalı tarafından gerçekleştirildiğinden söz edilmesi mümkün olmayacaktır. Site üzerinde yapılan incelemelerde, davacının markasının tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin (veya başkaca mal veya hizmetlerin) davalı tarafından satışı, ticari amaçla elde bulundurulması, ithal edilmesi, sözleşmeye konu edilmesi gibi herhangi bir fiile rastlanmamıştır. Diğer bir ifadeyle; davalının web sitesinde “...” ibaresinin, davalı tarafından markasal bir hüviyette kullanılmadığı anlaşılmıştır. Zira; yukarıda da belirtildiği üzere, marka hakkı ihlalinden söz edilmesi için aranan “ticari etki yaratma” koşulu, platformda olumlu ya da olumsuz görüşlerin bildiriminin/paylaşılmasının gerçekleşmesi (deneyim aktarımı) nedeniyle ticari etki oluşturacak kullanımlar olarak değerlendirilememektedir. Kaldı ki; belirtilen deneyim aktarımı da davalı tarafından değil üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Davalı, bu süreçte üçüncü kişilerin paylaştıkları bilgiler ile ilgili olarak platformu sağlayan ve yöneten (yer sağlayıcı) durumunda olup, her türlü paylaşımın ilgililerine aktarılması, ilgililerin üçüncü kişilerin şikâyetinden haberdar edilmesi de platformun işleyişine ilişkin önemli aşamalardandır. Dolayısıyla; davalının sitesinde davacı marka kullanımının SMK madde 7/3 kapsamında dürüst bir kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Öte yandan; şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı, Anayasal haklardandır. TMK ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça ... sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmadığı gibi, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmesi de doğru olmayacaktır. Nitekim; .... sayılı 10.09.2018 tarihli emsal kararına göre de; davalının ... adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5651 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve TTK uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı gözetildiğinde, somut olayda davalının dava konusu edilen yayınlarının/fiillerinin, davacının marka haklarını ihlal etmediği ve davacı ile haksız rekabet yaratmadığı kanaatine varılmıştır.
Nitekim, eldeki dosya ile emsal sayılabilecek .... .; ... .; .... . sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu görülmüştür.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle somut olayda; davalının dava konusu edilen yayınlarının/fiillerinin, davacının marka haklarını ihlal etmediği ve davacı ile haksız rekabet yaratmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile bakiye 247,70 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.