T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/68 Esas - 2024/201
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/68
KARAR NO : 2024/201
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
TALEP:
Davacı vekili 14/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Davacı şirketin çikolata üreticisi olduğunu ve "..." markasının 30. sınıf bakımından tescil edilmesi için davalı Kurum'a başvuruda bulunduğunu, ancak başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1(ç) maddeleri uyarınca reddedildiğini; oysa ki “...” markasının bir bütün halinde tüketiciler tarafından marka olarak algılanabilecek özelliklere sahip olduğunu ve bu nedenle ayırt edicilik vasfına haiz olduğunu, başvurunun kabul edilmesi gerektiğini, "..." markasının bir slogan marka olmakla birlikte ortalama tüketicinin dikkatini çekebilecek ve merak algısı oluşturabilecek bir marka olduğunu, oluşan bu işaretin tescil olunmak istenilen 30. sınıftaki hizmetlerin tasviri vasıflarından uzak olduğunu, davacı şirketin görsel anlamda bir seri marka ilişkisi kurmayı amaçladığını, işbu seri markaların 30. sınıf kapsamındaki "..." ibareli markanın ürün/hizmetler sunmakta olduğunu iddia ederek, ... sayılı "..." ibareli müvekkili başvurusunun reddine dair ... ...'in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü" uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava: 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(ç) madde ve bentleri temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 18/12/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 14/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156. maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi ve bendi anlamında .... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın redde konu mallar/hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Öte yandan, başvuru sahibi adına tescilli ... sayılı marka işbu başvurudan farklı mahiyette görüldüğünden, başvuru sahibinin müktesep hak gerekçeli itirazının kabulü mümkün olmamıştır.
Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.
Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt grubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğin 5. maddesi anılan ilkeyi belirttikten sonra, Kurum’un tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında aynı tür malı veya hizmeti farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebileceği hükmünü getirmiştir. Dolayısıyla, sınıflandırma aynı tür mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Somut davada; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında çekişmeli 30. Sınıf “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” bakımından kısmen ret kararı verildiği, ve bu karara yapılan itirazın da ... tarafından reddedildiği, dolayısıyla dava konusu edilen mal/hizmetlerin belirtilen reddedilen mal/hizmetler olduğu anlaşılmıştır.
Mutlak red sebeplerinden SMK 5/1-ç hususunda konuya ilişkin olarak...yaklaşımının markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; ... sayılı içtihadında "...." ile "..." ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı Enstitünün mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.
Yine emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve .... sayılı içtihadında 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda ...; önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle” yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan ... ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır.
... hukukundan örnek vermek gerekirse; ...'ne (... ) göre ... ve ... markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde ... markaları da ...'ya göre benzer kabul edilmemiştir. ...da ibarenin aynı olduğu markalarda ... unsurunun ayniyeti ortadan kaldıracağına dair yerleşik kararlar vermiştir. ...emsal kararlarında markaları ayırt edilemeyecek derece benzer görmemiştir. Örneğin, ... sayılı kararında ...sayılı ... markası ile ... sayılı ...+... markasını mülga 556 sayılı KHK m. 7/1-b (Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, tescil edilemez) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek tadar benzer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu kararda; “redde dayanak alınan ... nolu marka “...” harfleri yanında ayrıca ... işaretinden oluşmaktadır. Bu durumda dava dışı şirket adına daha önceki tarihte tescil olunan markanın kelime ve ... esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli bir işaret olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu başvuru ise ... harflerinden ibarettir. Önceki tarihli tescilli marka ... unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde, işaretlerin 556 s. KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.” ifadelerine yer verilmiştir.
...’ya göre ise; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda "..." markaları, ile "..." ile "..." markaları ... nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır.
Dosya kapsamında; başvuru konusu marka incelendiğinde "..." olarak küçük harfle yazım ve bu ibarenin altında çizginin yer aldığı görülmüştür. ... kararına gerekçe markanın ise "..." olarak büyük harfle düz yazımdan ibaret olduğu görülmüştür. Her iki markada da başka bir figüratif unsur yer almamaktadır.
Taraf markaları, 5/1-ç maddesi kapsamında yukarıda açıklanan içtihatlar da dikkate alınarak değerlendirildiğinde; bütünsel algılarının işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olma kriteri çerçevesinde olacak mahiyette benzeştikleri anlaşılmıştır, markalar tıpatıp aynılığı içermektedir. Dolayısıyla markaların 6769 sayılı SMK 5/1-ç maddesi açısından yeterli düzeyde farklı olmadığı değerlendirilmiştir.
Markaların kapsadıkları mal ve hizmetler incelendiğinde de; itiraz aşamasında başvuru markasının ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda da ifade dildiği gibi başvuruya konu işaret ile mesnet marka kapsamında, aynı veya aynı türden mal ve hizmetler bulunuyor olması koşulu da sağlanmıştır.
2) SMK 6/3 KAPSAMINDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Davacı taraf ... sayılı dava konusu başvurunun, kendi adına tescilli ... sayılı marka nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu ve bu durumun Kurum tarafından gözetilmediğini iddia etmiştir.
Müktesep hak uygulamasında, önceki tarihli markasının devamı olarak bir marka başvurusu yapan marka sahibi, bazı hallerde yapılan itiraza karşı itiraz sahibinin markasından önceki tarihli markasının varlığını müktesep hak savunması olarak ileri sürebilmekte, bu halde yapmış olduğu yeni marka başvurusunun tescili engellenememektedir. Yani müktesep hak ilkesi gereğince, bazı istisnai durum ve koşullarda bir işletmeye ait önceki marka, bu işletmenin daha sonraki marka başvuruları için kazanılmış hak teşkil etmektedir (....).
Müktesep hak kavramının kanunda tanımı bulunmamakta olup, konu süreç içerisinde...kararları ile birlikte şekillenmiştir. ... istikrarlı uygulaması sonucunda içtihat olarak yerleşen ilkeleri kapsamında müktesep hakkın uygulama alanı bulması için;
a. Önceki tarihli marka ile sonraki tarihli markaların benzer olması,
b. Markaların kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının aynı olması ve
c. Önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkmış olması ilkelerinin kümülatif olarak sağlanması gerekir.
Somut dava bakımından; yukarıda belirtilen hususları ispata dair dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. Bu sebeple, söz konusu ibarenin ve önceki tescillerin/başvuruların davacı lehine hak teşkil etmesi mümkün değildir. Bu kapsamda da verilmiş olan Kurum kararının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan başvurma harçtan karşılanması ile bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.