T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/296
KARAR NO : 2024/216
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
: Av. ... -...
DAVALILAR : 1- ... ....
: Av. ... - ... ....
: 2- ... - ...
: Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ....
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 25/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 25/07/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı ... (...) kararı ile nihai olarak itirazın kısmen kabulüne, 42. Sınıfa ait hizmetler bakımından verilen ret kararının kaldırılmasına karar verildiği, ancak söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının 2013 yılında kurulmuş, akıllı telefonlar başta olmak üzere çok sayıda elektronik cihazın üreticisi olarak lider konumunu haiz bir firma olduğunu, 2019 yılında tanınmış aktör ....” ürününün tanıtımı için yürüttüğü kampanya sonucunda dünya çapındaki bilinirliğinin daha da arttığını, bugün “...” teknolojisine .... gibi birçok geniş pazarda ulaşabilmenin mümkün olduğunu, davacının bilhassa akıllı telefonlar, kulaklıklar, güç bankaları (...), oksijen işletim sistemleri, hidrojen ... , telefon kılıfları, gömlekler, çantalar, televizyonlar ve akıllı saatlerin üretim ve satışını global seviyede gerçekleştirmekte olduğunu, davacının tanınmış markalarının dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de tescilli olarak korunduğunu, davacının huzurda dava konusu edilen markasının tescili için ... nezdinde dosyalamış olduğu başvurunun, davalı firmaların itirazları neticesinde 9. Sınıfa giren bir takım emtialarda kısmen dahi olsa reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının “... ...” ibareli markasının davalıların marka tescilinden daha önceki tarihlerde tanınmış hale geldiğini, ayrıca taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, zira davacının markasında görsel açıdan ön planda olan unsurun “...” ibaresi olduğunu, taraf markalarında sadece “...” ibaresinin ortaklığından hareketle markalar arasında bir benzerlik olduğundan bahsedilmesinin marka hukukuna uygun düşmediğini, zaten de uyuşmazlık konusu olan emtiaların hitap ettiğin tüketici kesiminin bilinç ve dikkat seviyesinin yüksek olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, zira taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı “...” ibaresi olduğunu, davacının markasında geçen “...” ibaresinin Türkçe’de “artı bir” yerleşik anlamına gelen, yani markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir kelime öbeği olduğunu, nitekim pek çok teknoloji firmasının “...” ibaresini çatı markalarıyla birlikte, seri markalarını ya da yeni ürünlerini tanımlamak için kullandığını, nitekim davalının da “...." gibi seri markalarının da bulunduğunu, dolayısıyla ortalama tüketicinin davacının “...”lı markasını davalının seri markalarının bir devamı hüviyetinde algılayabileceğini, ayrıca “...” ibaresi davacının ticaret unvanının ayırıcı unsuru olduğundan esasen davaya konu markada markasal bir işlevinin bulunmadığını, nitekim ... kayıtlarından davacı adına tescilli “...”lı başka markaların olduğunun da tespit edilebildiğini, markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken çatı markalarının geri planda tutulması gerektiğini, davacının iddialarının aksine ortalama bir tüketicinin “...” ibaresinin ...’da “...” anlamına geldiğini bilmesi ihtimalinin bulunmadığını, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşüklüğünden bahsedilemeyeceğini, ayrıca davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti şartının da gerçekleşmiş olduğunu, davacının iddialarının aksine 09. Sınıfa giren emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç ve dikkat seviyesinin her zaman yüksek olmadığını, zira telefon kılıf, hoparlör, kulaklık, akıllı telefon uygulamaları gibi emtiaların günümüzde çocuklar tarafından dahi satın alınabildiğini, ayrıca davalıların “...” markasının hem dünya çapında hem de ülkemizde tanınan ve tercih edilen markalar olduğunu, bu markaları taşıyan ürünlerin günümüzde 15 milyondan fazla kullanıcı tarafından tercih edildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının kendi markasının tescili sırasında gerçek hak sahibi olma iddialarının dinlenemeyeceğini, zaten de davacının bu iddialarına mesnet aldığı tanıtımların başladığı tarih ile dava konusu edilen markanın başvuru tarihi arasında sadece 4 ay fark bulunduğunu savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği ve ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 23/05/2022 olduğu, 25/07/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
MARKA BAŞVURUSUNA İLİŞKİN İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
... numaralı marka tescil başvurusu dosyasında; davacının 06.04.2021 tarihinde 09, 18, 25, 35, 36, 41 ve 42. sınıflara giren bir takım mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı "... ..." görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 12.08.2021 tarihli ve 378 sayılı ....’nde ilanı üzerine, davalı firmanın SMK m. 6/1, m. 6/3, m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine ve 2021 064082 ve ... sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davalının itirazının ... 20.01.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile SMK m. 6/1 hükmü ve davalının ... sayılı markası yönünden haklı bulunarak davacının marka başvurusunun kısmen reddedildiği (REDDEDİLEN EMTİALAR ŞU ŞEKİLDEDİR: 09: ....; USB ...
TÜRKÇESİ: Veri işleme aparatı; tablet bilgisayarlar; akıllı gözlükler; akıllı saatler; indirilebilir akıllı telefon yazılım uygulamaları; adım ölçerler; banyo terazileri; akıllı telefonlar; akıllı telefonlar için kılıflar; akıllı telefonlara uyarlanmış koruyucu filmler; kablosuz yönlendiriciler; televizyon aparatı; hoparlörler; kulaklıklar; ölçüm aparatı; Cep telefonları için USB kabloları; elektrik adaptörleri; kilitli kapılar için elektronik erişim kontrol sistemleri; kablosuz şarj cihazları; Şarj edilebilir piller.);
davacının bu karara karşı dosyaladığı itirazın da ...’in ...’nun huzurda dava konusu edilen 20.05.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile 42. Sınıf bakımından kısmen kabul edilerek, belirtilen sınıftaki malların başvuru sahibine iadesine, sair sınıflar bakımından itirazın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla dava konusu edilen sınıf red kapsamında kalan 09. Sınıftır.
Dava konusu edilen ... ...'in ... sayılı kararında; ".... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki "Sınıf Kodu 09 ... Sınıf Kodu42 ..." bakımından kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi marka arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların 09. sınıfa ait mallar bakımından aynı/benzer malları kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında 09. Sınıftaki mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Diğer yandan itiraz gerekçesi ... sayılı markanın kapsamından 42. sınıfa ait hizmetlerin ... çıkartıldığı ve söz konusu kararın ... sayılı ... kararıyla kesinleştiği tespit edildiğinden başvuru ile ... sayılı marka arasında 42.sınıfa ait hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmış ve söz konusu hizmetlerin başvuru sahibine iadesi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın kısmen kabulüne ve 42. sınıfa ait hizmetler bakımından verilen ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir..." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası Davalı Markası
"... ..." "..."
(...) (...)
09. sınıf (reddedilen ve dava konusu edilen) 09, 38. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 22/02/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu,
2) Davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden, davalıların markalarının tescilli olduğu emtialar ile ayniyet/benzerlik/türdeşlik şartının gerçekleştiği,
3) Davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bu emtiaları satın alırken düşük olmadığı,
4) (1) ve (2) nolu bentlerde yer alan değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
5) Dava konusu edilen 20.05.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu bentte yer alan değerlendirmeler ile uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında reddedilen 09. sınıftaki:
"....".
TÜRKÇESİ: Veri işleme aparatı; tablet bilgisayarlar; akıllı gözlükler; akıllı saatler; indirilebilir akıllı telefon yazılım uygulamaları; adım ölçerler; banyo terazileri; akıllı telefonlar; akıllı telefonlar için kılıflar; akıllı telefonlara uyarlanmış koruyucu filmler; kablosuz yönlendiriciler; televizyon aparatı; hoparlörler; kulaklıklar; ölçüm aparatı; Cep telefonları için USB kabloları; elektrik adaptörleri; kilitli kapılar için elektronik erişim kontrol sistemleri; kablosuz şarj cihazları; Şarj edilebilir piller." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markasının ise ... sayılı markaların koruma kapsamında 09, 38 Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, somut uyuşmazlıkta, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden, davalıların tescilli markasının kapsamlarına giren emtialar ile ayniyet/benzerlik/türdeşlik şartının gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Dava konusu sınıfa ilişkin mal/hizmetlerin tüketicilerinin, söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz ürün alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği, zira bu emtiaların tüketiciler tarafından günlük olarak satın alınmadığı gerçekleri gözetildiğinde, söz konusu tüketici kitlesinin bu ürünleri satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Taraf markaları, renk ve şekil unsurlarından yoksun, düz yazım karakterindeki siyah renkli harflerle yazılmış kelimeden/kelime öbeğinden müteşekkil işaretlerdir. Davalıların markası “...” ibaresini tek unsur olarak ihtiva ettiğinden, bu kelimenin markanın esas unsuru olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur. Davacının markasında geçen kelime öbeğini oluşturan kelimeler de aynı yazım özelliklerinde, aynı satırda ve aynı puntolarda yazılmış olduğundan, bu ibarelerin herhangi birinin tek başına ön planda olmadığı ve görsel açıdan aynı baskınlıkta/bütünleşik bir kelime öbeği olarak algılandığı değerlendirilmiştir. Bu kelimelerden “...” ibaresinin davacının çatı markası ve dahi davacının ticaret unvanının ayırıcı unsuru olduğu, tarafların dava dosyasına sunduğu beyan ve delillerden anlaşılmaktadır.
Halk tarafından bilinen ve belirli bir firmanın ürünlerinin çoğunluğunda yer alan bir çatı markası veya bir firmanın ticaret unvanının ayırıcı unsuruyla birlikte kullanılan ikincil kelime unsurlarından oluşan markalara uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tip markalarda yer alan ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı marka arka planda bırakılarak inceleme yapılması gerekir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen işarette markasal hüviyette esas korunma altına alınması istenilen unsurun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.
Taraf markalarında esas unsur olarak kullanılan “...” ibaresinin ayniyetinden hareketle, taraf markalarının benzediğinin söylenip söylenemeyeceği hususu, huzurdaki uyuşmazlığın özünü teşkil etmektedir. Zira; “...” ibaresi “...” anlamına gelen (....), tasviri/tanımlayıcı bir ibaredir. Ancak bu kelimenin, ülkemizdeki konuşma dilinde ve ticari hayatta sıklıkla kullanılan bir ibare olmadığı, anlamının ortalama tüketici tarafından bilinmesi ihtimalinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki; bu kelimenin anlamı bilinse bile, bu anlamın uyuşmazlık konusu 9. Sınıfa giren emtialarla ilintili olmadığı, bu emtialarla ilintili tanımlayıcı/tasviri bir anlamı çağrıştırmadığı ve dolayısıyla markasal hüviyette ayırt ediciliğinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; taraf markalarının esas unsuru olan “...” ibaresinin, markanın hukuki tanımına uygun bir biçimde bir kişinin/kuruluşun ticari faaliyetlerini diğerlerinden ayırmaya yarayan ayırt edici bir ibare olduğu değerlendirilmiştir. Bu yüzden de; taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ibaresinin ortaklığından hareketle, markaların benzerliğinden söz edilebilecektir. Dava konusu edilen markada davacının “...” çatı markasının da kullanılmış olması, markalarda ortak olarak geçen ve esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” kelimesinin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte değildir. Zaten; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (...) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davalıların “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilindedir.
Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Taraf markalarının esas unsurlarının aynı olması, markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan yakınlaştırmaktadır. Markaların kavramsal açıdan karşılaştırılmasına geçince; markaların esas unsuru aynı olduğundan, bu kelimenin yerleşik anlamını bilmeyen tüketicilerin dahi zihninde ilk planda oluşan algı benzer olacağı düşünülmüş ve bu nedenle işaretler kavramsal açıdan da farklı görülmemiştir. Bütün bunlara göre; somut olayda karşılaştırılan işaretler arasında görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu ve iltibas oluşabileceği kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın düşümü ile 346,90TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.