T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/83
KARAR NO : 2024/191
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ...
DAVA : ... (... ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
TALEP:
Davacı vekili 16/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin, ... nezdinde yayınlanan ... sayılı ... başvurusunun sahibi olduğunu, ...’da yayınlanan ... bülten tarihinin 02.06.2021 olduğunu ve 16 ülke için ... talimatında bulunulduğunu, ülkemizin de bu ülkelerden biri olduğunu, Türkiye’de ... için öngörülen 3 aylık süre içerisinde başvurunun gerçekleştirilemediğini, bu durumun 13.01.2022 tarihinde müvekkili tarafından ... fasikül başvurusunda dosyalanmış olduğunu ve ... başvurusunun bülten yayın tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde gerçekleştirilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin Türkiye’deki ... hakkını kaybetmemek adına bülten yayım tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde hakkın yeniden tesisini talep ettiğini, işbu talebin ve itirazın nihai olarak ... (...) kararı ile reddedildiğini, ... sayılı ... kararının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nu 107, 114 ve 115. maddeleri ile ... Sözleşmesinin 64/1, 66, 67/1. maddeleri gereği hukuka aykırı olması sebebiyle iptali gerektiğini ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: İlgili mevzuat gereği Türkçe çevirinin, Kuruma öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, ... Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edileceğini, davacı tarafından ... verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde müvekkili Kuruma ... fasikülünün Türkçe çevirisi sunulmadığı ve yine bu süre içinde ek süre talebinde de bulunulmadığı için, davacının söz konusu ... “ulusal ...” statüsü kazanmadığını ve Türkiye’de başından beri geçersiz hale geldiğini, 6769 sayılı SMK’nın 107. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için 99. madde uyarınca, Türkiye’de geçerli bir ... başvurusunun veya ... sahibinin olması ve bir hak kaybının oluşmasının gerekmekte olduğunu, süresi içerisinde çevirisi sunulmamış bir ... ulusal ... statüsüne sahip olamayacağı ve bu sebeple davacının, 6769 sayılı SMK’nın 107. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan hakların yeniden tesisi hakkından yararlanamayacağını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava, davacı başvurusu olan ... sayılı ... başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali isteminden ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, ... başvurusu konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Mahkememizce deliller toplanmış, bu kapsamda davaya konu ... sıra numaralı ... işlem dosyası, taraflarca sunulan belgeler ile toplanan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 03/10/2023 havale tarihli raporda özetle; ".... Sözleşmesi, ... Verilmesi İle İlgili ... Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri kapsamında, süresi içinde validasyonu yapılmamış bir ... Türkiye’de geçerli kılınması için “hakların yeniden tesisi” müessesesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda farklı görüşlerin mevcut olduğu, bu görüşlerden hangisine itibar edileceği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Somut olay bakımından süresi içinde validasyonu yapılmamış bir ... Türkiye’de geçerli kılınması için “hakların yeniden tesisi” müessesesinin uygulanabilir olduğu görüşüne varılması halinde dahi, davacı tarafın sadece bir talimat gönderip, sonra başkaca hiçbir işlem yapmamasının, “şartların gerektirdiği özeni” gösterildiğini kanıtlayacak yeterlilikte olmadığı,.." belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarını karşılar nitelikte 19/01/2024 tarihli ek raporda;
"...Çevirileri süresi içinde sunulmadığı için baştan beri geçersiz olduğu kabul edilen bir ... için 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununu hükümlerinin uygulanamayacağıve bu nedenle SMK m.107/2 hükmünün uygulama alanı olmadığı,
Bu durumun yanı sıra somut olay bakımından davacının "şartların gerektiği tüm özeni" göstermemiş olduğu, ..." şeklinde ifade dilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Yukarıda ifade edildiği gibi, davacı taraf SMK madde 107 kapsamında hakların yeniden tesisini talep etmiş, ancak bu talep Kurum ... kararında reddedilmiştir. Söz konusu ... kararında red gerekçesi olarak, ... Sözleşmesinin Türkiye'de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca 3 ay içinde çevirilerin sunulmadığı ve yine 3 aylık süre içerisinde ek süre talebinde bulunulmadığı yönündedir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, süresi içinde validasyonu yapılmamış bir ...'nin Türkiye’de geçerli kılınması için “hakların yeniden tesisi” müessesesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda farklı görüşlerin mevcut olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, SMK'nın 107. maddesi ve SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 114 ve 115. Maddeleri, bir ... başvurusuna dair sürelere uyulmaması halinde başvuru sahibine, süreye uyulmamanın sonucunun ...'e bildirildiği tarihten itibaren 2 ay içinde ücretini ödeyerek "işlemlere devam edilmesini" talep etme hakkı ve uyulmamış olan sürenin bitiminden itibaren 1 yılı geçmemek üzere, süreye uyulmama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren 2 ay içinde ücretini ödeyerek "hakların yeniden tesisini" talep etme hakkı sunmaktadır.
SMK'nın 107. Maddesinin 2. Fıkrası "... başvurusu veya ... sahibi tarafından, ... başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının ... başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca ... hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir." hükmünü haizdir.
... Verilmesi ile ilgili ... Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik'in 12. maddesi ise "Tarifname, ... istemleri ve varsa teknik resimleri içeren ... fasikülünün Türkçe çevirisi ... verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ... sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur. ... Türkçe çevirinin, Enstitü'ye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, ... Türkiye'de başından beri geçersiz kabul edilir." düzenlemesini içermektedir.
SMK ve SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri, ... Türkiye'de geçerli kılınması (...) işlemlerine ilişkin sessizdir ve hiçbir hüküm içermemektedir. Ne SMK'da ne de Yönetmelikteki ilgili maddelerde işlemlerin devam ettirilmesi veya hakların yeniden tesisi talepleri açısından istisna olan sürelerde (SMK 107, Uyg. Yön. Madde 114-115) ... Türkiye'de geçerli kılınması (...) süresi yer almaktadır. ... 90/5 maddesine göre usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalar kanun hükmünde sayıldığından, ... Sözleşmesi'nin de dikkate alınması tartışmasız bir gerçektir. Bu bağlamda ... Sözleşmesi (...)'nin 64(1), 66 ve 67. ve 122. maddelerinin göz önünde bulundurulması gerekecektir.
...'nin 64. maddesi bir ..., ... belge yayımı tarihinden itibaren, ... verildiği üye ülkelerde ... sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal ... verdiği hakları sağlar hükmünü amirdir.
66. maddeye göre ise, başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir ... başvurusu, seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazanır.
... Verilmesi ile ilgili ... Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in 12. maddesi ... Türkçe tercüme sunumunu düzenleyen bir maddedir. “Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, ... Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir.” hükmü ... Sözleşmesi'nin 64. madde hükmü ile uyuşmazlık gösteremeyeceği ve bir ... yok hükmünde sayılmasının mümkün olamayacağı için aşağıdaki şekilde yorumlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Türkiye’de geçerli kılınmak istenen bir ..., ... verildiğine dair ... bülteninde yayımlandıktan sonra; SMK madde 107 de 2. paragrafta belirtilen ... başvurusu veya ... sahibi tarafından, ... başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının ... başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca ... hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir (... ). Bu talep, uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücreti ödenerek yapılır. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.
Görüldüğü üzere; SMK'nın 107. maddesinin, ... Sözleşmesi'nin "Hakların Yeniden Tesisi" başlıklı 122. maddesi ile uyumlu düzenlendiği ve hakların yeniden tesisi talebinde bulunulabileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. ... Sözleşmesi'nin 'nin 122. Maddesinin son fıkrası olan 6. bendinde “Bu maddede belirtilen hiçbir husus, bir Taraf Devletin, bu Sözleşmeyle sağlanan sureler uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi ve bu hakların o devletin yetkili makamları tarafından gözden geçirilmesi hakkını kısıtlayamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm kapsamında, iç mevzuatımızda karşılık gelen düzenlemelerden biri SMK'nın Uyg. Dair Yön.'in 114 ve 115. maddeleridir. Diğer bir deyişle, ülkemiz iç hukuka aktarımda yönetmelik ile konuyu düzenlemiştir. Ancak yukarıda açıklandığı gibi, Yönetmeliğin 12. maddesinin, ülkemizin tarafı olduğu ve ...'sının 90/5 maddesine göre kanun hükmünde olan ... Sözleşmesi'ne uygun olarak düzenlenmediği değerlendirilmiştir.
Öte yandan; SMK'nın 107, 114, 115. madde düzenlemeleri göz önüne alındığında; tarafı olduğumuz ve Anayasamıza göre kanun hükmünde olan bir uluslararası anlaşma niteliğine haiz ...'nin 64, 66 ve 67. maddeleri ve 122. maddesi ile SMK'nın belirtilen maddelerinin çelişmediği ve uluslararası ve ulusal mevzuatta tanınan ... hakkına ilişkin düzenlemenin geniş olduğu, ancak iç hukuk düzenlemesi olan ... Verilmesi ile İlgili ... Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in 12. Maddesi ile durumun daraltılarak düzenlendiği kanaati hasıl olmuştur.
Somut olayda; ...'da yayınlanan ... Bülten tarihi:02/06/2021, Kurum'a tercüme evrakların sunum tarihi: 13/01/2022 (Kurum'un ret kararı aynı tarih), ...'na hakların yeniden tesisi başvuru talebi:18/01/2022 (Başkanlığın ret kararı aynı tarih), ilgili karara itiraz tarihi: 25/01/2022 tarihidir. Bu durumda tercüme evrakın ... Verilmesi ile ilgili ... Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in 12. maddesine göre, 02/09/2021 tarihine kadar sunulacağı, yani uyulmamış olan sürenin bitiminin bu tarih olarak esas alınacağı ve SMK 107/2 hükmüne göre, bir yılı geçmemek üzere hesaplanması geren sürenin sonunun 02/09/2022 olduğu; bu durumda da Kurum'a 13/01/2022 tarihinde yapılan başvurunun süresinde yapılmış sayılacağı değerlendirilmiştir.
Tüm bunlara göre; uluslararası mevzuat ve ulusal uygulama çerçevesinde ... süresi için hakların yeniden tesisi talebinin geçerli bir talep olarak değerlendirilmesinin yasal dayanaklarının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim, ... Dairesi'nin 27/09/2023 tarihli ve ....sayılı kararında " ... Bu itibarla ..., bu sözleşmeyle sağlanan süreler uyarınca gerek 65 inci maddesi gerekse 122 nci maddesi kapsamında, taraf devletlerin hakların uygulanmasına yönelik düzenleme hakkı hususuna ve o devletin yetkili makamları tarafından bu hakların gözden geçirilmesinin kısıtlanamayacağı hususuna vurgu yapılmıştır. Başvurunun süresinde yapılmış olması durumunda dahi hakların yeniden tesisi talebi üzerine başvurucunun, Türkiye’nin ...’nin 65 inci maddesi ve ... Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde düzenlenen haklarına uyulmama gerekçesinin davalı kurum tarafından gözden geçirme hakkı kısıtlanamayacağından, başvurucunun ... verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ulusal aşamaya başvurmadığı da değerlendirildiğinde, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin gözden geçirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçe ile hakların yeniden tesisi talebinde bulunulabileceği ancak süreye uyulmamanın gerekçesinin tartışılması gerektiği ifade edilmiştir. Yine, ... sayılı ilamı ile söz konusu ilamda da atıf yapılan .... sayılı ilamının da aynı yönde olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayımızda süresinde başvuru yapamama gerekçesi; davacı tarafın gerekli özenin gösterildiği ve/fakat teknik/sistemsel bir arıza nedeni ile söz konusu gecikmenin yaşandığı yönündedir. Davacı taraf, ... için 16 ülkenin seçildiğini, bunlardan birinin Türkiye olduğunu, ... talimatı yapacak olan vekilin ... talimatı vermiş olup, sistemsel hatadan dolayı Türkiye aşamasının kaçtığını belirtmiştir. Konuya ilişkin olarak dosyaya sunulan 06/01/2022 tarihli İngilizce e-postanın Türkçe tercümesi bilirkişilerce yapılmış ve mahkememizce kontrol edilmiş olmakla söz konusu e-postada:
"18 Mayıs 2021 tarihinde Türkiye dahil 16 ülkede ... doğrulanması için talimatlar alındı. İş akışlarımıza göre talimatlar iç docketing adresimize iletilmiş ve 19 Mayıs 2021 tarihinde Türkiye dışındaki 15 ülke için, Türkiye hariç, kayıt sistemimizde dosyalar açılmış ve süreler kaydedilmiştir. Bir hata nedeniyle Türkiye dosyası açılmamıştır. Talimatlar tamamlandı olarak işaretlendi ve docketing e-posta kutusunu kontrol etmeye hazır hale getirildi.
Geleneksel sürecimize uygun olarak işaretlenen talimatlar bağımsız bir ikinci personel tarafından kontrol edildi, ancak Türkiye'nin eksik olduğu fark edilmedi. Talimatlar, standardımıza göre kontrol edilmiş olarak işaretlendi. Doğrulama diğer tüm ülkelerde doğru bir şekilde tamamlandı.
Sistemlerimiz birkaç yıldır uygulamamızı desteklemek için mevcut durumda ve benim farkında olduğum ilk kaçırılan süre. Bu nedenle sistem genellikle güvenilirdir ve amaç için uygundur. Bu başarısızlık, iki bağımsız hata nedeniyle meydana geldi – ilki personel dosyayı açmamış bir hata yapmış ve ardından bağımsız çapraz kontrol sırasında ilk hatanın keşfedilmediği bir hata meydana gelmiştir.
Hata, Türk ofisi tarafından yenileme ücretinin reddedildiği Aralık 2021'de farkedildi.”
Bu ifadelerden anlaşılan; davacı tarafın söz konusu talimata ilişkin olarak sistemsel hata nedeniyle Türkiye dosyasının açılamadığı ve talimatların tamamlandı olarak işaretlendiği, ikinci personel tarafından ilk hatanın fark edilemediği yönündedir. Bu durumda; yukarıda detaylıca izah olunan ... 64, 66, 67. madde hükümleri de göz önüne alındığında, davacının süreye uymama gerekçesinin sistemsel hatadan kaynaklı olduğu, bunu fark eder etmez ...'e süresi içinde (SMK 107/2'de düzenlenen 1 yılı geçmemek üzere belirlenen süre) başvurdukları, ağır ihmal ya da kusurun bulunmadığı ve hakların yeniden tesisi talebinin somut olayda kabul edilebilir olduğuna kanaat getirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, rapor aksi yönde; yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olmadığına kanaat getirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 9.725,40 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40-TL
Posta Masrafı 840,00-TL
Bilirkişi Ücreti 8.500,00-TL
Toplam 9.725,40-TL