T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/214
KARAR NO : 2024/175
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... -... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... ...
AV. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
BİRLEŞTİRİLEN .... SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... -
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ: :17/05/2023
TALEP:
Davacı vekili 20/04/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı ".." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ... sayılı ... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira dava konusu marka başvurusunun müvekkili şirketin tek markası olmadığını, ... nezdinde tescilli ve aynı asli unsuru içeren farklı markalarının da bulunduğunu, müvekkilleri şirketin “...” ibaresi üzerinde markalarını büyüttüğünü, bu nedenlerle de söz konusu markasının asıl ve gerçek hak sahibinin müvekkilleri şirket olduğunu, müvekkili şirketin markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, dayanak gösterilen markaların müvekkili şirkete ait markalar ile benzer olmadığını, müvekkilleri şirkete ait markada “...” ibaresinin ön planda olduğu gibi diğer ek ibarelerine göre ilk dikkat çeken ibare olduğunu, benzer gösterilen markalarda ise tüm ibarelerin aynı özelliklere sahip olduğunu, “...”, “...” ve “...” ibarelerinde bir farklılık olmadığının görüleceğini ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davacının tescil başvurusunda bulunduğu ... numaralı “... ...” ibareli markanın müvekkili ...’e ait “... ” esas unsurlu markaları ile benzerlik gösterdiğini, müvekkilin ilk “... ...” ibareli markasını 2013 yılında tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkilinin itiraza konu marka başvurusu ile aynı marka adına sahip başvurusunun mevcut olduğunu, işbu davaya konu marka başvurusundan önce yayına çıktığını, buna karşın zaten yayında olan mevcut marka var iken yine aynı marka adı ile yeni bir başvuruda bulunulmasının kötü niyetli olduklarının göstergesi olduğunu, müvekkilinin “... ...” ibaresinde asıl hak sahibi olduğunu ve “... ...” markaları ile tanınan, tercih edilen bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin bu markalar ile tanınırlığa ulaştığını, başvurulan markanın sınıf ve emtialarının müvekkili markası ile aynı olması sebebiyle başvuru markasının müvekkiline ait bir marka gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğunu beyanla haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olan davanın evvela usulden reddine, şayet bu talep kabul edilmezse davaların esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, bu iddianın alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 21/02/2023 olduğu, 20/04/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun .. sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile .. ... sayılı "..." ibareli markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markaların eşya listesi kapsamında, kısmen aynı/aynı tür hizmetlerin yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markalar arasında, kısmi redde konu hizmetler bakımından, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığından, ... verilen karar yerinde görülmüştür. Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen diğer hususlar verilen kararı değiştirir nitelikte bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.
Kararlara karşı dava açılması: ... itiraz işlemleri ile ilgili nihai kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabilir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Başvuru Markası
"...."
(...)
43. Sınıf
Davalı Markaları
"...."
(...)
43. sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 10/01/2024 havale tarihli raporda özetle;
I-) Davaya konu ... sayılı markanın tescili talebi reddedilen / dava konusu edilen 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin, birleşen dosya davalısının itirazına mesnet yukarıda listelenen markalarında yer alan hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu,
II-) Davaya konu ... sayılı davacı şirket markası ile birleşen dosya davalısı şahsın itirazına dayanak ... markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
III-) Davacı şirket lehine kazanılmış hak oluşmadığı,
IV-) Heyetin yukarıda belirtilen inceleme yöntemleri, bilimsel ve teknik dayanakları kapsamında, varılan sonucu ile AYNI nitelikte olan dava konusu ...’nun 20.02.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor yada ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... " ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 43. sınıftaki:
"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı markaların koruma kapsamında 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, davaya konu markanın dava konusu edilen 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin, davalının markalarında yer alan hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu tespit edilmiş, iltibas değerlendirmesi bakımından mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı anlaşılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen 43. sınıftaki hizmetlerin ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç / dikkat / özen seviyesi incelendiğinde; yiyecek-içecek sağlanması hizmetlerinin, günümüzde artık müşterilerin günlük ihtiyaçlarının bir parçası haline de geldiği, aile fertlerinin büyük bir kısmı neredeyse ana/ara öğünlerinden en az birini ilgili işletmeler yoluyla sağladığı, dışarıda ve/veya dışarıdan yeme-içme kültürü oldukça yaygınlaşmış olduğu ve makul ve normal hale geldiği, daha da ulaşılabilir ve sıradan olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu hizmetlerin hitap ettiği hedef kitlenin, bu hizmetleri satın alırken sahip olduğu dikkat, özen ve seçicilik düzeyinin düştüğü bu nedenle de markalardaki farkları ayrıştırma güçlerinin düştüğü, bu hali ile düşük/orta seviyede olduğu kabul edilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Taraf markalarına bakıldığında, kelime ve şekil unsurlarını içerdiği, davacı yanın davaya konu markasının “...” ibaresinden oluştuğu, davalı yan markalarının “...” ibarelerini içerdiği, taraf markalarında ortak “...” ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Markalarda yer alan ibarelerin anlamlarına bakıldığında, davaya konu markada ortak olduğu iddia olunan “...” ibaresinin, Türkçe olduğu, ..., Güncel Türkçe Sözlük uyarınca, “siyaha çalan buğday rengi, kurşuni renk, bu renkte olan, teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), karaca, yağız” anlamlarına geldiği, markada söz konusu ibare dışında “....” ibarelerinin de yer aldığı, İngilizce olan ibarelerin “...” olarak Türkçemize çevrilebileceği, davalı yan markalarında ise “...” ibaresi ile birlikte İngilizce “...” ibarelerinin yer aldığı, Türkçe'ye “....” şeklinde çevrilebileceği, anlamsal olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarında ön plana çıkan esas unsurun “...” ibaresi olduğu, taraf markalarında yer alan “...” ibarelerinin tescile konu edilen / tescil edilen sınıflarda ayırt ediciliğinin olmadığı, bu hali ile yan unsur seviyesinde kaldığı, davalı yan markaları bir bütün olarak “...” olarak kabul edilse bile markalarda yer alan ve Türkçe karşılığı “... ” şeklindeki kullanımda dahi “...” ibarenin ön plana çıktığı, fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin Türkçe okunacağı, bu hali ile ortak ibarenin okunuşunun aynı olduğu, markalarda yer alan diğer ibarelerin ise İngilizce okunacağı, bu hali ile davaya konu markanın “...” şeklinde okunmasının, davalı yan markalarının ise “...” ve “...” şeklinde okunmasının muhtemel olduğu, sesçil açıdan da markaların birbirlerine yakın olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın beyaz zemin üzerine siyah tonlarda, iki ayrı satıra gelecek şekilde, üstte daha büyük boyutta, kendine özgü yazı karakteri ile “...” ibaresinin, altta şekil içerisinde çok dah küçük boyutta “...” ibaresinin yer aldığı, davalı yan markalarından ... sayılı markaların benzer figüratif özellikler içerdiği, siyah/beyaz tonlarda şekil içerisinde üç ayrı satırda, üstte “...” ibaresinin yer aldığı, ... sayılı markanın sarı siyah tonlardaki şekil içerisinde iki ayrı satıra, üstte kendine özgü yazı karakteri ile daha büyük boyutta “...” ibaresinin yer alacağı şekilde kompozisyon edildiği görülmüştür.
Anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; davaya konu markada ön plana çıkan unsurun “...” ibaresi olduğu, söz konusu ibarenin asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, markayı temsil eden hakim unsur olarak kabul edildiği, davalı yan markasında yer alan diğer kelime unsurlarının, asli dikkat ve vurguyu toplayan müşterek “...” ibaresine çağrışımı ve karıştırılmayı bertaraf edecek düzeyde ayırt edicilik katan ibareler olmadığı, dolayısıyla, taraf markalarındaki diğer kelime, şekil ve renk unsurlarından doğan tali farklılıkların göz ardı edilebilir olduğu (dayanak; ...), ...’nun 19.10.2011 tarih ... sayılı “....” kararında da “Her iki markada da vurgunun ‘...’ ibaresinde toplandığı, orta düzeyde bir tüketicinin hafızasında bıraktığı imajın ve fonetik etkinin bu kelimede odaklanacağı, davacı şirketin ürünlerini almak isteyen orta seviyedeki alıcıların aynı ya da benzer raflarda sunulan aynı tür ürünleri gördüğünde davacı markasının hafızada ve gözde bıraktığı iz ve etki nedeniyle davacı ürünlerini aldığını zannetmesi, gerçekte davalının ürünlerini satın alması olasılığının yüksek olacağı” benimsenmekle, somut olayda da söz konusu durumun mevcut olduğu, davalı şirkete ait asıl unsuru “...” olan markalarının varlığı karşısında, davaya konu “... ” markasının daha önce tescil edilip kullanılmakta olan davalı markasının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığının algılanmasına yol açabileceği, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzerliği, birbirine yakınlığının bulunduğu, bütün bu nedenlerle markalardaki işaretler açısından benzerlik bulunduğu, sonuç olarak taraf markalarında yer alan esas unsurun görsel, anlamsal ve seçil olarak benzer olduğunun kabul edilmesi gerektiği, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları (...0), somut olayda ilgili alıcı kitlesinin, ortak ibarelere odaklanacağı, “markaların kullanılacağı mal ve hizmetlerin türü ne kadar yakınsa, markaların karıştırılması tehlikesinin de o kadar büyük olduğu ve yeni markanın eskisinden belirgin şekilde farklı olması gerektiği”, bu nedenle taraf markalarının benzer olduklarının kabul edilmesi gerektiği, neticeten de taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Asıl ve Birleşen Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın düşümü ile 247,70TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.