T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/185 Esas - 2024/172
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/185
KARAR NO : 2024/172
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
: Av. ....
Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
: Av. ...
: 2- ...
Av. ...
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/05/2024
TALEP:
Davacı vekili 05/04/2023 harç tarihli dava dilekçesiyle özetle: Davalı şirketin ... sıra numaralı tasarım tescil başvurusunun ilanı ile müvekkili tarafından ... sıra numaralı tasarımları mesnet gösterilerek ... nezdinde itiraz edildiğini, ancak itirazlarının nihai olarak ...’nun (...) ... sayılı kararı ile reddedilerek, dava konusu tasarım başvurusunun tescilinin devamına karar verildiğini, anılan bu kararın hukuka uygun olmadığını; zira, davalı tarafından müvekkili şirkete ait tescilli tasarım kullanılarak taklit edildiğini, davalı şirkete ait itiraza konu tasarımın hiçbir şekilde ayırt edici bir unsur barındırmadığını; yeni olmayan veya ayırt edicilikten yoksun olan itiraza konu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına ... nezdinde kayıtlı ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında özetle: Dava konusu ... kararının hukuka uygun olduğunu, Kurulun somut olaya konu tasarımlarda birçok figürün bir arada bulunması ve ülkemizde korunan bir sınai mülkiyet hakkının ihlali olmaması sebebi ile itiraza gerekçe olarak gösterilen tasarımların bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde, genel izlenim itibari ile farklı olduğuna karar verdiğini, kurul tarafından ayırt edicilik incelemesi yapılırken iltibas kelimesinin kullanılmış olmasının kararı usulen hatalı kılmayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait davaya konu tasarım ile davacıya ait mesnet tasarımın birbirinden farklı olduğunu, tasarımlarda esas alınan kullanıcı kitlesinin bilgilenmiş kullanıcı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzerliğin meydana gelmesi için ise genel görünümde tasarımların arasında belirgin benzerlik bulunması gerektiğini, genel görünüm bakımından tasarımların birbirinden oldukça farklı olduğunu, bu sebeple müvekkili tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici niteliği haiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; davalı başvurusu olan ... sayılı tasarım başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı ... kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'dan celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusu olan ... sayılı tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olup olmadığı, ... tarafından alınan ... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tebliğ tarihinin 17/03/2023 olduğu, 05/04/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... sıra numaralı tasarımın itiraza gerekçe gösterilen ... sıra numaralı tasarımlara dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Bilindiği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 56/4 maddesi uyarınca “bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir”. SMK 57/1 maddesine göreyse “Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. SMK 57/ 2 maddesi ise koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. Ayırt ediciliğe ilişkin SMK 56/5 “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” SMK 56/6 “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” SMK 67/ 2 Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir. hükmünü ihtiva etmektedir.
Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan incelemede; itiraza konu ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen ... sıra numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibariyle farklı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle itiraza konu ... sıra numaralı tasarımın ... sıra numaralı tasarımlara nazaran yeni ve ayırt edici olduğu düşünülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR:
İtirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına, oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur.
6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde tasarımın korunma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/f.4'e göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, kamuya sunma eylemi Türkiye’de ya da dünyanın neresinde ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması önem arz etmez.
Ayırt edicilik kriterini düzenleyen SMK'nın 56/f.5, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslamada ölçü "bilgilenmiş kullanıcı" dır. Bilgilenmiş kullanıcının tanımı SMK'da yer almamakla beraber, tasarımın ayırt ediciliğinde "ürün hakkında temel bilgilere sahip bir kişinin" yapacağı değerlendirme esas alınacaktır. Öğretide, bilgilenmiş kullanıcının bir uzmanı ifade etmediği; ortalama bir tüketiciden daha üst düzeydeki bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilmiştir.
Aynı maddede (56/6); ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. “Seçenek özgürlüğü” kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58. maddede; “Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.” ifadesi yer almaktadır. Aynı maddeye göre, “Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.” koruma kapsamı dışında kalmaktadır.
Bilgilenmiş kullanıcı, kıyaslama yaparken ayrıntılar içerisinde boğulmamalı, iki tasarımın kendisinde uyandırdığı genel izlenime dikkat etmelidir. Bir tasarım diğerinden ayrıntıda bir çok farklılık içerse dahi, eğer genel izlenim benzerlik arz ediyorsa, söz konusu tasarım korunmayacaktır.
... Dairesi, tasarım hukukuna ilişkin davalarda "mutlak yenilik" kriterinin belirlenmesi açısından bilirkişi incelemesini aradığından (... , 14.12.2002 tarihli ve ... sayılı ilamı ve daha birçok emsal ilam), alanında uzman bilirkişi heyetinden (endüstriyel tasarımcı- endüstriyel tasarımcı - endüstriyel tasarım bölümünde profesör) rapor dosyaya kazandırılmış, denetlenebilir olduğundan hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle:
"...- davalıya ait ... nolu tasarımın, ...nolu tasarım karşısında yeni olduğu ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu;
- davalıya ait ... nolu tasarımın, davacıya ait ... nolu tasarımlar ile aynı olmadığı; dolayısıyla bu tasarımın mesnet tasarımlar karşısında yenilik koşulunu sağladığı; ancak davalıya ait ... nolu tasarım ile davacıya ait ... nolu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimlerin benzer olduğu; dolayısıyla davalıya ait ... nolu tasarımın, ... nolu tasarımlar karşısında ayırt edici nitelik koşulunu sağlamadığı;
- dolayısıyla, davaya konu ... sayılı ... kararı ile aynı görüşte olmadığımız ..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, ...'in ret kararına mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç maddi tespitler barındıran bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler şu şekildedir:
KARŞILAŞTIRMALAR:
Davaya konu tasarımların uygulandıkları ürünlerin koltuk ürünü olduğu görülmektedir. Dosya kapsamında uzman heyetten alınan bilirkişi raporunda aşağıdaki görüşler ifade edilmiş, mahkememizde de aynı yönde kanaat oluşmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacıya ait ...nolu tasarım, kolçak yapısı ve minder ile bazanın oluşturduğu yapının görünümü bakımından dava konusu tasarımlardan tamamen farklı bir tasarım arz etmektedir. Tasarımın genel izlenimi üzerinde oldukça etkili olan bu unsurlar, tasarımların aynı olmadığını açıkça ortaya koymakta ve tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratacakları genel izlenimler arasında farklılık olacağı sonucunu doğurmaktadır. Bu sebeplerle, davalıya ait ... nolu tasarımın, ...nolu tasarım karşısında yeni olduğu ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davalıya ait ... nolu tasarım ile davacıya ait ... nolu tasarımların karşılaştırılmasında tespit edilen ortak özellikler ve farklılıklar ise aşağıda belirtilmiştir:
1.Ortak özellikler:
- Her iki taraf tasarımları ikili geniş minder yapısına sahiptir ve minder kalınlık/yükseklik oranları benzerdir.
- Her iki taraf tasarımlarında da minderler üst ön dikişsizdir; döşemenin dönüşü ile radyus almış ön hat bulunmaktadır.
- Her iki taraf tasarımlarında yer alan minderlerin birleşme hattı tam çizgidir; yani minderler arası bağlantı bölgesi bulunmamaktadır.
- Her iki taraf tasarımlarında kullanılan ve temel geometrik yapıyı oluşturan oranlar benzerdir.
- Her iki taraf tasarımlarında da kesintisiz arkalık kullanılmıştır.
- Her iki taraf tasarımında yer alan kolçaklar benzer geometrik yapıdadır; kolçaklar, öne doğru yumuşak bir eğimle sonlanmaktadır ve kolçakların dış üst kenarında bulunan fitil ön yüze doğru eğmeçli bir hat çizerek dönmektedir.
- Tasarımlarda yer alan kolçakların dış kısımları benzer şekilde eğimlidir.
2.Farklılıklar:
- Tasarımlarda kullanılan kolçakların dış kenarından dolaşan fitilin eğimi farklıdır.
- Davalıya ait tasarımda, minder altında, döşeme kumaşı kaplı ince bir baza bulunmaktadır. Davacıya ait tasarımlarda baza bulunmamaktadır.
- Tasarımlarda yer alan dikiş ve baskı desenler kimi yerlerde benzerken (kolçak dışında dikey çizgili yapının yer alması gibi), kimi yerlerde farklıdır.
- Kolçakların iç eğimlerinde farklılık olabileceği düşünülmektedir; ancak görsel anlatımlarda kullanılan fotoğrafların farklı açılardan çekilmiş olması sebebiyle, bu husus tam olarak anlaşılmamaktadır.
- Tasarımlarda kullanılan ayaklar farklıdır.
Davalıya ait ... nolu tasarımın, davacıya ait ... nolu tasarımlar ile aynı olmadığı; dolayısıyla bu tasarımın mesnet tasarımlar karşısında yenilik koşulunu sağladığı görüşüne varılmıştır.
Ancak, tasarımlar için bir diğer koruma koşulu olan ayırt edicilik koşulunun değerlendirilmesinde, genel izlenim, bilgilenmiş kullanıcı, seçenek özgürlüğü gibi kavramlar devreye girmektedir. Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabulü için, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile diğer tasarımın bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında farklılık olması gerekmektedir. Öte yandan, tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu hususunun da göz önüne alınması öngörülmektedir.
Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımların ayırt edici niteliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken bir kavramdır. Değerlendirilecek tasarımın yönelik olduğu ürün grubu hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış, piyasayı tanıyan, bilen, herhangi bir sebeple benzer tasarımlar hakkında bilgi ve/veya kullanım deneyimine sahip olmuş farazi bir kişi olarak kabul edilen bu kurgusal kimse, bir uzmanı ifade etmediği gibi, konu ile ilgisi olmayan herhangi bir kimse olarak da değerlendirilmemelidir. Bilgilenmiş kullanıcı, her somut olay açısından ayrıca belirlenmesi gereken; davaya konu tasarımı ve türevlerini bilen, bu tür tasarımların uygulandığı ürünler hakkında bilgi sahibi olan ve söz konusu tasarımların nasıl kullanıldığını bilen deneyimli bir kullanıcı olarak tanımlanabilecektir. Davaya konu tasarımlar açısından bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarımların ait olduğu ürünler ve çeşitleri hakkında bilgi sahibi, bu ürünlerin ait oldukları pazarı tanıyan, bilen, belirli amaçlar için ürün çeşitliliğini takip etmiş/eden, deneyimli bir kullanıcı olarak tanımlanabilir. Seçenek özgürlüğü ise bu tür koltuklar açısından oldukça geniştir. Seçenek özgürlüğünün geniş olması, tasarımlar arasındaki ortak özelliklerin, benzerlik olarak nitelendirilmesi ihtimalini artıran bir husus olmaktadır. Yani, tasarımlarda ortak özellik konumunda olan kolçak yapılarındaki ve fitillerle belirginleştirilmiş formlardaki benzerliklerin, herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen benzer şekilde tasarlandığı görüşünü ortaya çıkarmaktadır. Davalıya ait ... nolu tasarım ile davacıya ait ... nolu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimlerin benzer olduğu; dolayısıyla davalıya ait ... nolu tasarımın, .... nolu tasarımlar karşısında ayırt edici nitelik koşulunu sağlamadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla yenilik koşulunu sağlasa da ayırt edicilik koşulunu sağlamayan davalı tasarımının hükümsüzlük şartını taşıdığı anlaşıldığından, ayrıca "mutlak yenilik" incelemesine gerek görülmemiştir.
Mahkememizce yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; tespit edilmiş olan benzerliklerin yanında farklılıkların, tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurulduğunda, davalının tasarımına bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici nitelik kazandırmadığı, dava konusu tasarım ile görsel arasında ayniyete varan benzerlik olduğu kanaati oluşmuştur.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu ... sayılı tasarımın, davacıya ait itiraza mesnet marka görselleri karşısında ayırt edici olmadığı tespit edildiğinden ... kararı iptali ve dava konusu tasarımın hükümsüz kılınmasına Mahkememizce kanaat getirilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE;
2-.... 'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-... sıra numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine
4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 6.133,40 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 248,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 5.500,00.-TL
Toplam 6.133,40-TL