T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/443 Esas - 2024/168
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/443 Esas
KARAR NO : 2024/168
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA : Tanıma ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı kurumun 12/08/2007 tarihinde .... tarafından kabul edilmesinin ardından kurulmuş olup, tıpkı Türkiye'de faaliyet gösteren ... gibi bireyler tarafından yatırılan paranın kaybedilme riskini azaltmayı ve finans ve bankacılık sisteminin sürdürülebilirliğini ve gelişimini sağlamayı hedefleyen ...'da mukim bir kurum olduğunu, kendisine kanunla verilen görevleri icra etmekte olup, bu görevlerden birinin de mahkemelerce iflasına karar verilen ticari bankaların tasfiye sürecini yürütmek olduğunu, bu kapsamda tenfiz istemine konu davanın davacısı olan tasfiye halinde ...'nin tasfiye memurluğunu yürütmekte olduğunu, tenfiz istemine konu kararın davacısı ...'ın, sözleşmesel ilişki içinde olduğu davalı ... Tekn. Ltd. Şti'nin tür değiştirerek "A.Ş." haline geldiğini, tenfiz istemine konu davanın ... tarafından davalı şirket aleyhine açılmış ve taraflar arasında davalı şirketin ...ile akdettiği 01/05/2015 tarihli, ... numaralı lisans sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşme uyarınca davalının "..." adlı bankacılık yazılımına ilişkin lisans hakkı tanımayı, yazılımın kurulumunu sağlamayı ve sözleşmenin ekinde belirtilmiş olan modülleri teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bunun karşılığında ...'nin 4.000.000,00 Euro ödeme yapmayı taahhüt etmiş olup, tarafların ödemenin modüllerin teslim alınması ile aşamalı şekilde yapılması konusunda anlaştıklarını, ...'nin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek üzere 1.300.000,00 Euro tutarında ödeme yaptığını, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ifa etmediğini ve sözleşmeyi esaslı şekilde ihlal ettiğini, sözleşmenin ihlali ve ödenen bedelin 50.000,00 Euro tutarındaki gecikme cezası ile birlikte iadesini talep ve dava hakkının ... nezdinde doğduğundan bahisle; bu miktarların ödenmesi talebiyle ... nezdinde .... sayılı dava açıldığını, 18/04/2018 tarihli kararla davanın kabulüne ve toplam 1.350.000,00 Euro'nun davalı şirket tarafından ...'a ödenmesine karar verildiğini, kararın 30/05/2018 tarihinde kesinleştiğini belirterek, ilgili kararın tenfizi bakımından eldeki davanın açıldığını, davacı kurumun işbu davayı ikame etmeye taraf ve dava ehliyeti ile hukuki yararının mevcut olduğunu, yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin ...'ta sayılan tüm şartların oluştuğunu, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşmanın mevcut ve yürürlükte olduğunu, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiğini, kurulan hükmün kamu düzenine aykırı olmadığını, davalı şirketin, ... kanunlarına göre usulüne uygun bir şekilde mahkemeye çağrıldığını, tenfiz koşullarının oluştuğunu belirterek davanın kabulü ile ... nezdinde .... sayılı kararının tenfizi talebinde bulunmuştur.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin Türkiye'de yerleşik olup, uzun yıllardan beri bilgisayar yazılımları ve teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, .... (...) arasında 01/05/2015 tarihinde ... numaralı "...." adlı bankacılık yazılımına ilişkin lisans sözleşmesi imzalandığını ve davalı şirketin yazılımın basit lisansını, dokümantasyonu, ürün uygulaması ve kurulumu kapsamındaki haklarını, ...'ye sağlamayı ve bunun karşılığında ...'nin toplam 4.000.000,00 Euro'yu davalı şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin projenin büyük bölümünü tamamlamasına ve ...'nin bunun karşılığında 1.300.000,00 Euro ödemesine karşın, 2016 yılının son aylarına doğru ...'nin ciddi mali krize girdiğini ve projede görevlendirdiği personelin işten ayrıldığını/çıkarıldığını, davalı şirketin herhangi bir kusuru olmadan projenin tamamlanmasının fiilen imkansız hale geldiğini, dava konusu kararın verildiği ve 30/05/2018 tarihinde kesinleştiğinin 11/01/2023 tarihli dilekçenin taraflarına tebliği üzerine yeni öğrenildiğini, davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmadığını, hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, mahkemede temsil edilmeyip savunma hakkının tanınmadığını, bu durumun ... madde 54/ç'deki tenfiz şartlarına açık aykırılık oluşturduğunu, iflas ve tasfiyenin Türk Mahkemesinin münhasır yetkisinde bulunduğunu, fikri mülkiyet hakları bakımından da Türk Mahkemesinin münhasır yetkisi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tenfiz davasına karşı dava olarak cevap dilekçesi ile açılan, taraflar arasındaki lisans sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle alacak, tazminat, tecavüzün ref'i ve men'i talepli dava, tefrik edilerek mahkememizce ayrı esasa kaydedilmiş ve belirtilen davada işbu hükmün kesinleşmesi bekletici mesele yapılmıştır.
UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇE
Bilindiği üzere yabancı mahkeme kararlarının tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (...)'da düzenlenmiştir. Tanıma ve tenfiz, esasen, yabancı mahkeme kararlarının Türk hukuku tarafından kabul edilmesini ve Türkiye’de icra edilmesini sağlar. Yabancı mahkemelerde verilen her kararın Türkiye'de uygulanabilmesi için tanıma ve tenfiz usulünün tamamlanması gerekir.
Bir yabancı mahkeme kararının, Türk hukukunda tanıması ve tenfiz davası konusu olabilmesi için taşıması gereken nitelikler üç aşamada düzenlenmektedir.
1.Öncelikle ... m. 50, 51, 52 ile öngörülen “ön şart” niteliğinde bulunan koşullar incelenmektedir.
2.Ardından ... m. 54 ile öngörülen “esas şartlar” bakımından kontrol edilmektedir.
3.Son olarak ... m. 55 (2) ile öngörülen “tanıma ve tenfiz engelleri” yönünden değerlendirilmektedir.
Bu bakımdan ... ilgili maddeleri şu şekildedir:
Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tanınması
Tenfiz kararı
MADDE 50 – (1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
(2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.
Görev ve yetki
MADDE 51 – (1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.
(2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
Tenfiz istemi
MADDE 52 – (1) Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır:
a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.
b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu.
Dilekçeye eklenecek belgeler
MADDE 53 – (1) Tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:
a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.
b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.
Tenfiz şartları
MADDE 54 – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.
Söz konusu hükümlerde öngörülen koşulları taşıyan bir yabancı mahkeme kararı hakkında Türk mahkemesi tanıma veya tenfiz kararı vermek zorundadır.
Öte yandan; ... ile Ülkemiz arasında, 03/05/2002 tarihinde imzalanan, 09/03/2004 tarihli ve 2004/6988 sayılı Kanunla onaylanan ve 23/03/2004 tarihli ve 25411 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Türkiye Cumhuriyeti ile ... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması” mevcuttur.
Söz konusu anlaşmanın 1. Maddesi; "İşbu Anlaşmanın amacı, bir ... vatandaşlarının, diğer ... adli makamları önündeki hukuki ve ticari işlemlerinde yasal korunması, her iki ..., adli makamlarınca, hukuki ve ticari konularda karşılıklı adli yardım sağlamak üzere işbirliği yapılması ve hukuki ve ticari konularda mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi hususlarını düzenlemektir."(anlaşma tam metni için kaynak: .... internet adresinden edinilen tercümeye) şeklinde düzenlenmiştir.
Anlaşmanın 17. Maddesine göre; "Akit Taraflar, diğer ... ülkesinde verilmiş aşağıda gösterilen kararları, işbu Anlaşma hükümlerine uygun olarak kendi ülkelerinde tanıyacak ve tenfiz edeceklerdir:
a) Hukuki ve ticari konularda verilmiş mahkeme kararları;"...
Görüldüğü üzere, tenfiz davası konusu edilen ... Mahkemesi'nin 18/04/2018 tarihli ve 2-2 (81)-305/2018 sayılı kararı, hukuki ve ticari konuda verilmiş bir mahkeme kararıdır.
Anlaşmanın 18. Maddesi şu şekildedir:
" İşbu Anlaşmanın 17. maddesinde belirtilen kararlar aşağıdaki şartlara bağlı olarak tanınacak ve tenfiz edilecektir:
a) Karar, verildiği ... hukukuna göre kesinleşmiş ve icra edilebilir olmalıdır;
b) Davalının, kararın verildiği ... hukukuna göre, mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmış ve iddialarını ileri sürme ve savunmaya imkansızlıkları halinde temsil edilebilme olanağı tanınmış olmalıdır;
c) Aynı taraflar arasında, aynı sebep ve konuya dayalı olarak;
i) Tanıma ve tenfizin talep edildiği bir ... mahkemesinde daha önce açılmış görülmekte olan bir dava,
ii) Tanıma ve tenfizin talep edildiği ... bir mahkemesince nihai bir kararla sonuçlandırılmış olan bir dava, mevcut bulunmamalıdır.
d) Karar, tanıma ve tenfizin talep edildiği ... mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmalıdır;
e) Kararın tanınması ve tenfizi, tanıma ve tenfizin talep edildiği ... kamu düzenine aykırı olmamalıdır."
Anlaşmanın belirtilen 18/a maddesi kapsamında; dava konusu edilen ve tenfizi talep edilen mahkeme kararının aslı ve kesinleşme şerhi ile bunların tercümesi mahkememize dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup, yapılan kontrolde noksanlık tespit edilmemiştir.
Anlaşmanın belirtilen 18/b maddesi kapsamında, davalı taraf tenfize konu davada, davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmadığını, hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, mahkemede temsil edilmeyip savunma hakkı tanınmadığını savunmuştur. Bu kapsamda dosyanın tetkikinden; ... İktisat Mahkemesi'nden verilme, Dosya No:.... sayılı ve 15/05/2019 tarihli "Belge" başlıklı tercüme belgenin incelenmesinden (belgenin aslı dosyaya sunulmuştur), mahkemesince verilmiş ve davalının yargılamaya katılmama durumu ile ilgili olarak, "... davalı ise ... gerçekleşen duruşma tarihi ve yerine yönelik gerekli kaidede bildirilmesine rağmen temsilcisi duruşmaya katılmamış ve nedenleri ile ilgili mahkemeyi bilgilendirmemiştir." şeklinde olduğu ve bu belgenin yetkili makamlarca usulüne uygun olarak verilmiş belge niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalının kendisine tebligat yapılmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Öte yandan, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının tasfiye memuru olduğu anlaşılan ...'nun, davayı açmakta taraf ve dava ehliyeti ile hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu mahkeme kararı, bankacılık yazılım sözleşmesine ilişkin olarak akde aykırılık sebebiyle tazminat konuludur ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına girmekte olup, mahkememiz görevlidir. Nitekim konuya ilişkin olarak mahkememizce evvelce verilen görevsizlik kararının .... sayılı ilamı ile ortadan kaldırıldığı ve mahkememizin görevli addedildiği anlaşılmıştır.
Tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararı, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş bir karar olup, kamu düzenine aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan ... hükümleri ve Ülkemiz ile ... arasında imzalanan Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Sözleşmesi hükümleri kapsamında yapılan şekli incelemede eksiklik bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... Mahkemesi 18/04/2018 tarihli ve 2-2 (81)-305/2018 sayılı kararının tenfizine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 1.796,40 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/04/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40-TL
Posta Masrafı 1.411,00-TL
Toplam 1.796,40-TL