T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/290
KARAR NO : 2024/121
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ... -... ...
VEKİLİ : Av. ... - ..
DAVALI : 2- ... - ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/04/2024
TALEP:
Davacı vekili 07/06/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tescilli markaları olan “..., ... ..., ... ... ...” markalarının tanınmış marka olup tescilinin tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalının ürünlerinde kullanmış olduğu ... harfinin tasarımının müvekkilinin kullanmış olduğu ... tasarımına bire bir benzemekte olduğunu, tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olduğunu, tüketici nezdinde dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkiline ait ürünlerin en belirgin özelliğinin kullanılan “...” harfi olduğunu, ayakkabı sektöründe “...” harfinin müvekkiliyle özdeşleşmiş olup bir ürün üzerinde “...” harfi görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen ilk markanın müvekkilinin markası olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahsa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve diğer evrak tebliği yapıldığı halde, davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 23/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 07/06/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında;
" ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... " ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı görüşüne varılmıştır. Bu tespit ve ihtilafın konusunu teşkil eden çeşitli şekillerde stylize edilmiş “...” harfinin gündelik ve ticari hayatta yaygın olarak kullanımı bulunan ayırt edicilik vasfı nispeten zayıf bir unsur olması dikkate alındığında, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda belirtilen tespitler ışığında, SMK m.6/3 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, eskiye dayalı kullanım iddiası da kabul edilmemiştir.
Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itirazlar kabul edilmemiştir.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (.... 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
SMK 6/1 maddesi anlamında markaların karıştırılmasından söz edebilmek için mal/hizmet benzerliğinin yanı sıra; dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve ... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise;
Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜ NİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası
"..."
(...)
25, 35 Sınıflar.
Davacı Markaları
"... "
(....)
... sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 07/12/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1- Dava konusu marka ile davacının ... tescil numaralı markaları arasında SMK m. 6/1 anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu;
2- Somut olayda SMK m. 6/3 koşullarının oluşmadığı,
3- Somut olayda SMK m. 6/4 koşullarının oluşmadığı,
4- Somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı,
5- Kötü niyet hususunda değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
6- Dava konusu 25.05.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali koşullarının
oluştuğu,
7- Dava konusu ... tescil numaralı marka bakımından davacının .... tescil numaralı markalarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu;" ifade edilmiştir.
KULLANIM İSPATI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Davacının dayanak .... sayılı markaları hakkında kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur.
Davacı tarafından markalarının kullanım ispatına yönelik olarak; 1- 2019 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu Katalog 2- 2018 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu Katalog 3- 2017 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu Katalog 4- 2017 Sonbahar-Kış Koleksiyonu Katalog 5- 2016 Sonbahar-Kış Koleksiyonu Katalog 6- 2016 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu Katalog 7- 2020 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu Katalog 8- 2018 ve 2019 Yılına Ait Katalog Faturaları ve Faturada Yer Alan Ürünlerin İnternet Sitesindeki Görselleri 9- Ulusal Basında Yer Alan Haberler, delil olarak sunulmuştur.
Deliller incelendiğinde; kataloglarda tarihin bulunduğu, bu katalogların basılmış olduğunu gösteren ve katalogların basımını yapan işletmeler tarafından davacı adına faturalar düzenlenmiş olduğu, davacının 25. sınıf kapsamındaki mallar üzerinde markalarını kullanmış olduğunun ispatlandığı, diğer bakımdan davacı markalarının bir kısmının bazı mal/hizmetler bakımından kullanımının ispat edildiği, bir kısmının edilemediği (bknz. dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bölüm (4)) anlaşılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 25, 35'inci sınıflardaki:
"25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.
35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "... ..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında ... 'inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda, davacının gerek ... kararının iptali gerek marka hükümsüzlüğü davası bakımından somutlaştırarak dayanak gösterdiği bir kısım markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile dava konusu marka kapsamında yer alan 25. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler aynı veya benzerdir. Mal/hizmetler arasındaki aynılık/benzerlik durumu, taraf marka kapsamlarının (kullanım ispatı ile ilgili özel durum da dikkate alınarak) yapılan dökümlerinde kalın olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla; davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların tamamı açısından, SMK md.6/1 kapsamında emtiaların aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davaya konu davalı markası, ... formunda siyah ve kırmızı renkle tasarlanmış iki “...” şekli ve siyah renkle büyük harflerle yazılmış “...” kelimesinden oluşmaktadır. İngilizce “güç” anlama gelen “...” ibaresinin ticari yaşamda sıkça kullanıldığı ve bu nedenle markasal ayırt ediciliğinin zayıf olduğu dikkate alındığında, yıldız şekillerinin markasal ayırt edicilikte ön plana çıktığı değerlendirilmiştir.
Davacının dayanak markalarında ise ortak unsur olan "..." harfinin, genel kabul görmüş diller içerisinde belli bir anlamı olmadığı, görsel açıdan genel olarak iki ayrı zeminin tercih edilmiş olduğu, ilkinin turuncu zemin üzerine beyaz tonlarda "..." harfi ile birlikte, "..." harfinin altında, küçük boyutta "..." ibaresinin yer aldığı, gene beyaz zemin üzerine siyah, kırmızı, turuncu tonlar kullanılmak üzere, “...”, “... ...” ibarelerinin yer aldığı, davacı markalarının esas ve ayırt edici unsurlarının “...” , “... ...” ve/veya “...” olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu marka ile davacının “...” unsurlu markaları (,,,,) ve “...” esas unsurlu markalarının (....) görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu marka başvurusu ile davacının dayanak yukarıda işaret edilen markaları arasında kapsam ve işaret benzerliği olduğu , ortalama dikkate sahip tüketici tarafından dava konusu markanın, davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin çok yüksek olduğu; başvuru markası ile davacının hem kapsam hem işaret benzerliği içerdiği tespit edilen davacı markaları arasında ilgili tüketiciler tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve aynı gerekçe ile markanın hükümsüzlüğü şartlarının da oluştuğu değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m.6/3 gereği, tescilsiz bir markanın, işaretin, ticaret unvanının eskiye dayalı kullanımı yoluyla bu marka, işaret, unvan üzerinde hak sahibi olan kimsenin bu markayı tescil ettirenin, tescil başvurusunu engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğü için talepte bulunma yetkisi mevcuttur. Somut olayda; davacının tescilsiz bir markanın, işaretin, ticaret unvanının eskiye dayalı kullanımına dayanmadığı görülmekle, SMK 6/3 şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
3. SMK 6/4 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m. 6/4 uyarınca “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir.
SMK 6/4 uygulaması için markanın yabancı bir ülkede kullanılmış olması ve bu durumun tescil istenen ülkede biliniyor olması aranır. Tescil istenen ülkede markanın kullanılıyor olması şart değildir. Değerlendirme konusuna ilişkin bir tescil engelinden söz edilebilmesi için Türkiye’de tescilli olmayan ancak ... Sözleşmesi’nden yararlanabilecek bir kişinin markasıyla aynı veya benzer markanın varlığı gerekmektedir.
Marka işlem dosyası kapsamında itirazlara dayanak yapılan markalar, davacının Türkiye’de tescilli olan markalarıdır. Türkiye’de tescilli olmayan markalara ilişkin açık bir dayanak gösterilmemiştir. İtiraz dilekçelerine ek olarak ibraz edilen ve Türkiye’de tescilli olmayan markaların ise yurt dışında kullanımı ve bu kullanımların Türkiye’de biliniyor olması ile ilgili delil işlem dosyası kapsamında yer almamaktadır.
Dolayısıyla davacının itirazlarında ileri sürmüş olduğu ... Sözleşmesi anlamında tanınmışlığının hangi markalara dayandırıldığının belirtilmediği gibi ek olarak sunulan yurt dışı tescillerine ilişkin tanınmışlığın ispat edilemediği gözlemlenmiştir. Bu nedenle somut uyuşmazlığa ... Sözleşmesi anlamında tanınmışlıktan kaynaklı tescil engelinin uygulanma imkânı bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
5. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Davacı her ne kadar dayanak markalarının tanınmış marka olduğunu iddia etmiş ise de, marka işlem dosyası ve dava dosyasında SMK m. 6/5 hükmünde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller sunulmadığı, davacının ... sayılı ... ibareli markasının ... nezdinde tanınmış olarak kabul edildiği, tanınmışlık başvuru tarihinin .... Veri tabanına göre 08.02.2007 tarihi olduğu, bununla birlikte söz konusu markaya ilişkin tanınmışlık kararının dava dosyasına sunulmamış olduğu, söz konusu markanın hangi mallar veya hizmetler için tanınmış olduğu hakkında bilgi bulunmadığı, kaldı ki; ... sayılı davacı markası ile dava konusu markanın benzer bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu marka açısından SMK m. 6/5 hükmü koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
6. SMK 6/9 UYARINCA KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 6/1 maddesi uyarınca dava konusu ... kararının yerinde olmadığına ve SMK 25/1 yollaması ile SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-.... 'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 427,60.TL harçtan peşin alınan 179,90. TL harcın düşümü ile 247,70. TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.000,00.TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 6.345,90TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde.... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 460,50.-TL
Bilirkişi Ücreti 5.500,00.-TL
Toplam 6.345,90.-TL