T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/390
KARAR NO : 2024/123
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
:Av. ... - ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
TALEP:
Davacı vekili 16/10/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: müvekkilinin "...." ibaresinin marka olarak tescili için ...'e başvuruda bulunduğunu, başvurunun ... numarasını aldığını, ... sayılı "..." ibareli marka ile aynılık ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle SMK'nın 5/1(ç) maddesi gerekçe gösterilerek nihai olarak ... (...) tarafından kısmen reddedildiğini, ancak söz konusu Kurum kararının hatalı olduğunu, zira, markalar arasında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalar arasında yazım stili, renk tonu, tertip tarzı, figüratif özellikler bakımından farklılıklar olduğunu ileri sürerek; ...'in ... sayılı kararının iptali ile ... numara ile işlem gören dava konusu marka başvurusunun başvuru listesinde yer alan bütün emtialar açısından tescili için gerekli kurum işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının "... tektil ..." ibaresinin ... Sınıfta tescili talepli başvurusu, .... 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5'inci maddesinde yer alan, aşağıdaki işaretler marka olarak tescil edilemez:
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tecil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler"'in marka olarak tescil edilmeyeceği yönündeki emredici hüküm gereğince kurum tarafından resen gözetilmeksi gereken mutlak ret sebeplerinin tetkiki sonucunda, başvuruya konu markanın ... nolu "..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığı tespit edilmiş. Dava konu olayda da markaların mal ve hizmet listeleri üzerinden değerlendirme yapılarak karar tesis edilmiş olmakla, idari süreçte kurum tarafından yapılan işlemler açıklanan mevzuat dahilinde yapılmış olup tümüyle hukuka uygun olduğundan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "..." ibareli başvuru yönünden ... tarafından re'sen 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ç maddeleri uyarınca alınan karara esas marka başvurusunun ilgili hüküm kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İptali istenen ... kararının davacıya 20/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 16/10/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında: "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka/markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
....
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın/markaların redde konu mallar/hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Başvuru sahibinin itiraz gerekçelerinden bir diğeri ise markaların kullanım alanlarının, bir diğer deyişle başvuru ve kısmi ret gerekçesi markaların sahiplerinin iştigal alanlarının farklılığıdır. Kurum, markaların kapsamlarını markaların mal / hizmet listelerini göz önünde bulundurarak değerlendirmek zorundadır. Kurumun marka sahiplerinin faaliyet alanlarını veya markaların fiili kullanım biçimini göz önünde bulundurarak, markaların mal / hizmet listelerini dar yorumlama gibi yetkileri bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Kurum her durumda olduğu gibi incelenen başvuruda da önceki tarihlerde tescil edilmiş / başvurusu yapılmış ret gerekçesi markaları mal / hizmet listeleri çerçevesinde değerlendirmiştir. Bahsedilen açıklamalar ışığında, ret gerekçesi markaların mal / hizmet listesi kapsamları olduğu gibi değerlendirilmiş ve kısmi ret kararına konu mallarla / hizmetlerle aynı / aynı tür ve benzer malların / hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Aynı husus, ... sayılı "..." kararının 45. paragrafında da paralel biçimde değerlendirilmiştir: "Davacının, tarafların tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek yaptığı itiraz da konuyla bağlantısızdır. Malların ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, ilgili markalar kapsamında fiilen piyasaya sürülen (pazarlanan) malların ve hizmetlerin değil, markalar kapsamında korunan malların ve hizmetlerin değerlendirmeye alınması esastır." Bu çerçevede başvuru sahibinin iştigal alanlarının farklılığı gerekçeli itirazı haklı bulunmamıştır. Diğer iddialar da yerinde bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde mutlak red nedenleri" başlıklı 5. maddesinin (ç) bendi; “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” hükmündedir.
Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farklılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
SMK 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt grubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğin 5. maddesi anılan ilkeyi belirttikten sonra, Kurum’un tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında aynı tür malı veya hizmeti farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebileceği hükmünü getirmiştir. Dolayısıyla, sınıflandırma aynı tür mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Konuya ilişkin olarak, .... yaklaşımının markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; .... ’nin 09.12.2015 tarihli ve .... sayılı içtihadında "...+..." ile "..." ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı ... mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.
Yine .... 'nin emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve .... sayılı içtihadında; 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen "....+....+..." ibareli başvuru ile "...+..."; "....+..."; "..." ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda ..., önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle" yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan ... ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır.
... hukukundan örnek vermek gerekirse; ...'ne (...) göre ... ve ... markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde ... ve ... markaları da ...’ya göre benzer kabul edilmemiştir. ...’ya göre; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda "...+..." ve "...+..." markaları, ile "...+..." ile "..." markaları ...nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır.
Somut davada; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında dava konusunu oluşturan çekişmeli 24, 35. sınıf "Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" emtiaları bakımından SMK 5/1 (ç) maddesi kapsamında, ...'nca ret kararı verilmiş ve bu karara yapılan itiraz da ... tarafından reddedilmiştir.
Taraf markaları, 5/1-ç maddesi kapsamında yukarıda açıklanan içtihatlar da dikkate alınarak değerlendirildiğinde; bütünsel algılarının işaretlerin aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olma kriteri çerçevesinde olacak mahiyette benzeşmedikleri görülmektedir. Nitekim, dava konusu marka "..." ibaresinden oluşmakta, mutlak ret sebebi uyarınca reddedilen mesnet marka ise "..." ibaresinden ibarettir. Dava konusu edilen davacı markasında "..." kelimesinden evvel "..." harfi bulunmakta ve yine "..." ibaresinden sonra da tekstil" ibaresi yer almaktadır. Böylelikle, dava konusu marka ile mesnet markanın tıpatıp aynı sayılamayacağı (yukarıda yer verilen ulusal ve uluslararası içtihatlar da dikkate alındığında) izahtan varestedir. Bunun yanı sıra, markaların ilk izlenimde yarattıkları kurumsal algılar da farklı olup karşılaştırılan markaların esas unsuru "..." ibaresi olsa dahi, bu haliyle taraf markaları arasında yalnızca ortak sözcük unsuru kullanımından kaynaklı 5/1-ç maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılmasının isabetli olmayacağı, taraf markalarının özellikle nihai algılarının, “aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma kriterini taşımadığı anlaşılmaktadır.
Zira yukarıda yer verilen ... kararları ışığında da markada kullanılan ilavelerle oluşturulan bütünsel görsel algının yeterli derecede markaları birbirinden uzaklaştırdığı görülmektedir. Esas unsurları itibariyle taraf markaları arasında benzerlik hali mevcut olmakla birlikte bu benzerliğin, karıştırılma ihtimaline dayalı nispi ret gerekçeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Dolayısıyla markaların 6769 sayılı SMK 5/1-ç maddesi açısından yeterli düzeyde farklı olduğu değerlendirilmiştir.
Nitekim, mutlak ret nedeni olan 5/1-ç maddesinin Yüksek Mahkemenin de ortaya koyduğu kriterler kapsamında dar yorumlanması gerekmektedir. Aksi halde, iltibas/karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin 5/1-ç maddesi yönünden de yapılması tescil sahibi lehine geniş bir korumayı re’sen sağlayacak ve bu durum markasını tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerin bir kısmında ya da tamamı bakımından artık kullanmayan hak sahiplerinin re’sen korunmasına neden olacaktır ki kanun koyucunun iki farklı düzenleme getirmesindeki amacının da bu olmadığı açıktır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç bölümünde belirttiği "... numara ile işlem gören dava konusu "..." marka başvurusunun başvuru listesinde yer alan bütün emtialar açısından tescili için gerekli kurum işlemlerinin devamına karar verilmesi" şeklindeki istem bakımından; açılan dava 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesi uyarınca açılan ... karar iptali talepli dava olduğundan ve dava ... kararının yerinde olup olmadığı koşulları ile sınırlı olarak incelenebileceğinden ve neticeten de mahkemece (kısmen ya da tamemen) "kabul" ya da "red" biçiminde karar verilebileceğinden; yukarıda belirtilen talep, fazlaya dair istem olarak değerlendirilmiş ve dava konusu kapsamında talep edilemeyecek bir husus olarak nitelendirilip, reddi gerekmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu marka başvurusunun 6769 s. SMK’nın 5/1 (ç) bendi uyarınca tescil engeli koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın kabulüne, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE
2-... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3-Fazlaya dair istemlerin reddine,
4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 648,10 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 578,10 TL
Posta Masrafı 70,00 TL
Toplam 648,10 TL