T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/357 Esas - 2024/158
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/357
KARAR NO : 2024/158
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2024
TALEP:
Davacı vekili 25/09/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin.... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira “...” ibaresinin müvekkiline ait tescilli "..." grup markaları ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, taraf markaları arasında tek bir harf dışında tüm harflerin ve dizilişinin aynı olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin ... ibareli markaların gerçek ve önceye dayalı hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait “...” markasının yurt dışında birçok ülkede tescilli ve maruf olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle:Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 26/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 25/09/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali tanınmış marka ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
Başvuru sahibi tarafından yayına itiraz aşamasında sunulan karşı görüş dilekçesiyle, itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatlanması talep edilmişse de markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle itiraz gerekçesi markalar hakkında istenen kullanım ispatı talebinin varılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir.
İtiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından, kötü niyet gerekçeli itiraz kabul edilmemiştir.
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet benzerliği/ayniyeti/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... . sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
"..."
(...)
05, 29, 30, 35. sınıflar.
Davacı Markaları
"..."
(....)
05, 29, 30, 31, 32, 33, 35, 39, 40, 41, 43. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 25/01/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1. Davalının dava konusu ... numaralı marka başvurusunda yer alan tüm emtialar yönünden iltibas tehlikesinin oluştuğu;
2. Tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı;
3. Eskiye dayalı kullanım iddiası koşullarının oluşmadığı;
4. Kötüniyet hukuki değerlendirme gerektirmekle Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu;" ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05, 29, 30, 35'inci sınıflardaki:
"05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar. Polen diyet takviyeleri, Diyet gıda takviyesi olarak kullanım için arı poleni tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.
29: Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, reçeller, salçalar. yemeklik polen, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.
30: Pekmez. Bal, arı sütü, propolis.
35: Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar . Polen diyet takviyeleri, Diyet gıda takviyesi olarak kullanım için arı poleni, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, reçeller, salçalar, yemeklik polen, Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Bal, arı sütü, propolis ve pekmezler malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 05, 29, 30, 31, 32, 33, 35, 39, 40, 41, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan tüm emtiaların, davacının önceki tarihli markalarının kapsamında aynı/benzer olacak şekilde yer almakta olduğu anlaşılmıştır. Dolayısı ile emtia benzerliğinin oluştuğu kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davalının dava konusu ... sayılı marka başvurusu ... ibaresinden oluşmaktadır. Söz konusu ibareler markada bitişik yazılı olup büyük ve standart harflerle kaleme alınmıştır. Marka kelime markası olup, şekil unsuru yer almamaktadır. Dolayısı ile markanın esaslı ve yegane unsuru ... ibaresidir.
Davacı adına tescilli markalarına bakıldığında ise markaların "...." ibarelerinden oluştuğu ve çeşitli kompozisyonların mevcut olduğu görülmüştür. Davacının markalarında bir kısım şekil, kompozisyon ve ilave ibareler yer almakla birlikte markaların esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu görülmüştür. Zira markaların söz konusu ibarenin ön plana çıkarıldığı ve esaslı unsur olarak konumlandırıldığı markalar olduğu görülmüştür. Davacının markaları ... ibareli seri markalar olarak oluşturulmuştur.
Tüm bu hususlar neticesinde davacının ... esas unsurlu markaları ile ... esas unsurlu davalı marka başvurusu karşılaştırıldığında, sesçil olarak markaların yüksek derecede benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Zira taraf markalarında sadece orta seste yer alan K ve L harfleri farklı olup markaların başlangıç ve son sesleri tamamen aynı olduğu gibi markalarda yer alan tek sesin orta kısımdaki farklılığı markaları sesçil olarak farklılaştırmaya yeter düzeyde bulunmamaktadır. Taraf markalarında yer alan ... ibaresi markaların esaslı unsurları arasında yer almaktadır. Dolayısı ile bu ibareyi markanın esaslı unsurundan ayrı değerlendirip markaları BAL, BAK şeklinde inceleyip markaların farklı olduğu kanaatine varmak mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki belirtilen ihtimalde de tek heceden oluşan kelimelerin yine sesçil olarak son derece benzer olduğu açıktır. Nitekim, .... 'nin markaların benzerliği değerlendirmesinde, ilk hece ile son hecenin aynı olmasının iltibası artırdığı yönünde yerleşmiş içtihatları olduğu bilinmektedir.
Her ne kadar gıda ürünleri açısından ... ibaresinin ayırt edici gücü markanın ilk unsurlarına göre, görece daha düşük olsa da markalarda her iki unsur (..., ...) bir bütün olarak marka algısı yaratmış ve birlikte kullanılmıştır. Dolayısı ile markaları parçalara bölerek değil bir bütün olarak değerlendirmek gerekmektedir.
Diğer yandan her ne kadar davalı marka başvurusunda şekil unsuru yer almamakla birlikte taraf markalarını şekilsel kompozisyonlar yönünden değerlendirmek mümkün olmasa da tarafların markalarını oluşturan esaslı unsur konumundaki kelimelerin benzerliğinden kaynaklı bir görsel benzerliğin bulunduğu rahatlıkla söylenebilir. Bununla birlikte markalarda görsel unsurların, tüketicilerin markalara yönelik tecrübelerini 3. Kişilere aktarımında ikincil planda olacağı, başka bir ifadeyle sözcük ve şekil unsurlarından oluşan markalarda tüketici algısında sözcük unsuru daha ön planda olacak olup tüketicinin, mal veya hizmet ile marka arasındaki ilişkiyi tanımlarken figüratif unsurları açıklamak yerine doğrudan sözcük unsuru ile markayı ifade edeceği değerlendirilmektedir. Bu durum doktrinde "söz görünümden yüksek sesle konuşur" ilkesi olarak da kabul edilmiş bir ilkedir.
Neticeten; davacının ... ibareli seri markalarını tanımış ve bilen bir tüketicinin, davalının ... ibareli markasını gördüğünde davacının seri markalarından biri sanabileceği ve bu meyanda davalının marka tescil talebinin de davacını seri markaları arasına sızma girişimi olarak değerlendirilebileceği; markalar arasında iltibas olabileceği kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK madde 6/3’te yer alan düzenlemeler uyarınca başvuru tarihinden veya varsa rüçhan
tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde
edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilmekte veya tescil edilmiş ise
hükümsüz kılınabilmektedir.
Burada söz konusu olan; tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ayırt edici nitelikteki herhangi bir işarettir. Dolayısıyla bu kullanıma dayalı üstün bir hakkın varlığı, işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasına bağlıdır. Ticaret sırasında kullanma, marka hukukuna özgü kullanma suretiyle gerçekleşir.
Somut olayda davacının adına tescilli önceki markalarının tescillerine dayalı olarak iltibas tehlikesinin oluştuğu yönünde tescile dayalı bir kanaat oluşmakla birlikte SMK madde 6/3 gereğince tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edildiği yönünden bir iddia ve buna dayalı bir ispat vasıtası sunulmamıştır. Dolayısıyla, SMK 6/3 koşullarının somut davada oluşmadığı değerlendirilmiştir.
3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
5. HÜKÜMSÜZÜLÜK TALEBİ BAKIMMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE,
2-.... sayılı kararının iptaline,
3-Dava konusu edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın düşümü ile 157,75TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 6.238,10TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 578,10.-TL
Posta Masrafı 160,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 5.500,00.-TL
Toplam 6.238,10.-TL