T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/246 Esas - 2024/132
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/246
KARAR NO : 2024/132
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ....
Av. ....
DAVALILAR : 1- ...
Av. ....
: 2-....
Av. ...
Av. ...
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
TALEP:
Davacı vekili 12/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı ve "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirket, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkiline ait otellerin pek çok ödüle sahip olduğunu, müvekkiline ait “... ” markası altında otelde ve internet sitesinde ürün satışları yaptığını, "...." alan adının müvekkiline ait olduğunu, internet arama motoru açısından da “...” markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, markanın sulandırılmasına sebebiyet verileceğini, markalar arasında iltibas bulunduğunu, markaların aynı seriden olduğunun düşünüleceğini, müvekkiline ait markaların 01 ilâ 45 tüm sınıflarda tescilli olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının “...” ibareli başka markalar için de başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu ... kararının yerinde olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, kullanılan yazı stilinin farklı olduğunu, SMK 6/3. Maddesinin dava kapsamında uygulanma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin davacı tarafından çekişme konusu mal ve hizmetlerde kullanılmadığını, SMK 6/5. maddesinde bulunması gereken şartların gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, SMK 6/6. maddesinin uygulanmasının şartlarının gerçekleşmediğini, SMK 6/9. madde uyarınca kötüniyetin somut delillerle ispatlanamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Türkiye’nin önde gelen tekstil firmalarından olduğunu, 1955 yılında temellerinin atıldığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını, “...” ekinin markanın uzak doğu kökenli bir ibare gibi algılanmasını sağlayacağını, müvekkiline ait markanın 5 harften, davacıya ait markanın 3 harften oluştuğunu, davacı markası kısa bir marka olduğu için zayıf bir marka olduğunu, Latincede "yeni" anlamına geldiği için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, .... E. sayılı dosyada “....” markalarının benzer görülmediğini, “...” ibaresinin tek başına hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, marka inceleme kılavuzu uyarınca kısa markalarda tüketicinin farklılıkları kolay algılayabileceğini, davacının otelcilik hizmeti verdiğini ve tanınmış olduğuna ilişkin iddiasının mesnetsiz olduğunu, kötüniyet iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde, davalı başvurusu olan .... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, .... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 13/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 12/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı ve ".... "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve sair gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
...
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
...
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."
SMK 6/1 maddesi anlamında;
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için mal/hizmet ayniyeti/benzerliğinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve Yargıtay kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise;
Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyet bahsedebilmek için;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
"..."
(...)
24/ 25/ 35. sınıflar.
Davacı Mesnet Markaları
"... , ...", "..."
(....)
01- 45. Sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 19/01/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1.Davalıya ait marka başvurusu ile davacıya ait ... sayılı marka arasında, başvuruda yer alan: 24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Mal ve hizmetleri bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu,
2. SMK’nın 6/3 maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı,
3. SMK’nın 6/5 maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı,
4. SMK’nın 6/6 maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı,
5. SMK’nın 6/9 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 24/ 25/ 35'inci sınıflardaki:
"24: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.
35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "..., ...., "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 01-45'inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davaya konu marka başvurusunda bulunan çekişme konusu: "24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetleri," mal/hizmetlerinin davacıya ait markalarda aynı/benzer/ilişkili olarak yer almaktadır. Dolayısıyla, işbu mal/hizmetler yönünden SMK md. 6/1 kapsamında mal ve hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Somut uyuşmazlıkta, çekişme konusu malların hemen her kesimden tüketiciye sunulan ürünler olması ve ürünlerin dağıtım kanallarının dükkân, internet, AVM vb. çok geniş olması, hedef tüketici kitlesinin bir kısmı için dahi karıştırılabilir olan markaların yine de iltibas doğuracağının kabul edilmesi karşısında ortalama tüketiciler nazara alınarak inceleme yapılacaktır.
B) Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davaya konu marka başvurusu, beyaz zemin üzerine, herhangi bir şekil yahut renk unsuru içermeyen “...” kelimesinden oluşmaktadır. Markada başkaca bir unsur bulunmaması karşısında markanın esaslı unsurunun bir bütün olarak “...” olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı markalarının ise -seri marka imajı iddiası kapsamında tamamına bakıldığında- “...” ibaresi çerçevesinde yaratılan markalar olduğu görülmektedir. Yine davacı markaları incelendiğinde, markaların herhangi bir şekil yahut renk unsuru içermeyen kelime markaları olduğu görülmüştür. Markalardan ... sayılı markalarda, gerek tek olarak yer almak gerekse koyu yazılmak suretiyle “...” ibaresinin ön plana çıkartıldığı görülmekle, markaların esaslı unsurunun “...” olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan ... sayılı markada ise her ne kadar “...” ibaresi sunulan hizmeti tanımlayan ve harcıalem ibareler olsa da “...” ibaresinin bir bütün olarak algı yaratması karşısında markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında ihtilafın özünün, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin markaları iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzerlik noktasına çekip çekmediğidir. Bu doğrultuda yukarıda yapılan tespitlerde “...” ibaresinin Türkçe’de herhangi bir anlamının bulunmaması, .... sayılı markalarda esaslı unsurun “...” olması karşısında taraf markaları arasında görsel olarak benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davaya konu marka başvurusunun bir bütün olarak “...” biçiminde okunacak olması, “...” dan kaynaklı benzerliğin markanın ilk kısmında gerçekleşmesi karşısında markaların sesçil benzerlik taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; "..." kelimesinin Türkçe'de anlamının bulunmaması, “...” ibaresinin de doğrudan bir anlamının bulunmaması karşısında taraf markalarının kavramsal olarak benzer olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu kapsamda bakıldığında, davacıya ait ... sayılı markalar ile davalıya ait marka başvurusunun görsel ve işitsel olarak benzer olması, markaların aynı seriden geldiğinin düşünülebilecek olması karşısında benzerliği tespit olunan mal/hizmetler kapsamında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.
2. 6769 SAYILI SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Markanın tescil öncesinde kullanılması yoluyla ilgili piyasada bilinir hale getirilmesi durumunda, söz konusu marka üzerinde tescil öncesinde hak sahipliği ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda tescil öncesinde işaret üzerinde markasal kullanım yoluyla elde edilen bir hak söz konusudur. Kişiye gerçek hak sahibi sıfatı atfedilmektedir. Diğer bir ifadeyle marka üzerindeki hakkın kazanılması ve korunması açısından önceliğin tescilden önce elde edilmesi de mümkündür. Buna göre bir işareti seçip, kendine mal eden ve markasal kullanım yoluyla ilgili ürün pazarında bilinir hale getiren kişi gerçek hak sahibi konumuna gelmektedir. Gerçek hak sahipliği tespit edilirken işaretin ilgili ürünlerde ilk defa kim tarafından kullanıldığına veya tescil edildiğine bakılmaktadır. Bir işaretin işletmenin broşürlerinde, kataloglarında, faturalarında vs. ticari evrakında sunulan ürünlerin ayırt edilmesini sağlayacak ve işletmesel köken gösterecek biçimde kullanılması markasal kullanıma karşılık gelir.
SMK m.6/3 gereği öncelik hakkına konu edilebilecek kullanım tescilsiz bir marka aracılığıyla olabileceği gibi tescilsiz ticaret unvanı, tescilsiz işletme adı gibi ticaret sırasında kullanılan başka bir işaret vasıtasıyla da gerçekleştirilebilir. SMK m.6/3 gereği, tescilsiz bir markanın, işaretin, ticaret unvanının eskiye dayalı kullanımı yoluyla bu marka, işaret, unvan üzerinde hak sahibi olan kimsenin bu markayı tescil ettirenin, tescil başvurusunu engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğü için talepte bulunma yetkisi mevcuttur.
Yapılan açıklamalar dahilinde somut uyuşmazlığa bakıldığında, davacının, tescilsiz kullanımlarına değil tescilli markasına dayanması karşısında SMK 6/3. madde bağlamındaki talebin davada uygulanabilir olmadığı kanaatine mahkememizce varılmıştır.
3. 6769 SAYILI SMK 6/5 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. 6769 SAYILI SMK 6/6 MADDESİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesinin 6. fıkrası: “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü amirdir.
Davacı yan "...." alan adının kendisine ait olduğunu iddia etmiştir.Ancak, bilirkişi heyetince ilgili alan adı görüntülenememiştir. Belirtilen internet adresinin "..." yapıldığında alan adının davacı adına kayıtlı olduğu bilirkişilerce rapor edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar ilgili alan adının kök unsurunun “...” olduğu görülmekteyse de site içeriğinde hangi ürünlerin pazarlamasının yapıldığı tespit edilememekle SMK’nın 6/6. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
5. 6769 SAYILI KANUNUN 6/9 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 6/1 maddesi kapsmında benzerliği tespit edilen mal/hizmetler yönünden, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
2-... sayılı kararının 24. Sınıfın tamamı ile 35. Sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, Tekstilden bayraklar, namalar, etiketler, Bebekler için kundak örtüleri, Kampçılar için uyku tulumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğeryöntemler ile sağlanabilir,)" mal/hizmetleri yönünden iptaline,
3- Dava konusu edilen davalı şirket adına tescilli ... sayılı markanın 24. Sınıfın tamamı ile 35. Sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, Tekstilden bayraklar, namalar, etiketler, Bebekler için kundak örtüleri, Kampçılar için uyku tulumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğeryöntemler ile sağlanabilir,)" mal/hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın düşümü ile 247,70TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 5.025,40TL yargılama giderinden payına düşen 2.512,70TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 140,00.-TL
Bilirkişi Masrafı 4.500,00.-TL
Toplam 5.025,40.-TL