T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2016/919 Esas
KARAR NO: 2023/120
HAKİM:... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... ...
Av. ... -
Av. ... ..
DAVALI : ... - .......
Av. ... -
DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/11/2016
KARAR TARİHİ: 14/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, Müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin, ortaklarının konut arsa ihtiyacını karşılamak üzere 1994 yılında kurulmuş bir yapı kooperatifi olduğunu, Müvekkilinin, 24.04.1998 tarihinde davalı kooperatife üyelik başvurusunda bulunduğunu, davalı kooperatifin 30.05.1998 tarih ve 34 sayılı yönetim kurulu kararıyla da üyeliğe kabul edilerek 227 numaralı ortak olarak üye defterine kaydedildiğini, ayrıca üyeliğe ilişkin tüm parasal yükümlülüklerin müvekkili tarafından yapılmasıyla da bir adet ortaklık pay senedinin müvekkiline verildiğini, bununla da davalı kooperatifin, 6.000 metrekare brüt yüz ölçümlü arsayı müvekkiline tahsis/teslim etme ve tapusunu devretme yükümlülüğü altına girdiğini, aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen davalı kooperatifin, müvekkiline karşı olan arsa tahsis etme ve tapusunu devretme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ancak davalı kooperatifin diğer üyelerin arsalarını teslim ile birlikte tapularını da devrettiğini, müvekkilinin davalı kooperatifteki üyeliğinin halen devam ettiğini, davalı kooperatifin müvekkiline karşı yükümlüğünü yerine getirmemesi üzerine, müvekkili tarafından öncelikli olarak davalı kooperatife bir çok kez sözlü talepte bulunulduğunu, sözlü taleplerin neticesiz bırakılması üzerine de, müvekkili tarafından ...yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek davalı kooperatife gönderildiğini, anılan ihtar yazısının 24.05.2016 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edilmesine rağmen, davalı kooperatifçe ihtara konu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, somut olayda davalı kooperatifin üyesi bulunan müvekkilinin, tüm ödentilerini peşin olarak yerine getirmiş bulunduğunu, davalı kooperatifin Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde düzenlenen üyelerine eşit davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, hali hazırda müvekkiline tahsis edilecek bir arsa da bulunmadığından, müvekkilinin davalı kooperatiften uygun bir tazminat talep etme hakkı doğduğunu belirterek davanın kabulü ile ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, davacının gerek ilk kooperatife girdiği tarihte ödeme yaptığına ilişkin beyan ve belge sunmadığını, ilerleyen safhada yine üyelik aidatı ödediğine ilişkin belge bir yana iddiada dahi bulunmadığını, kooperatif kayıtlarında bu isimde bir üyeye rastlanmadığını, Kooperatifin önceki dönem yöneticilerinin hali hazırdaki tasfiye memurlarına 2008 öncesi hiçbir kaydı teslim etmediklerini, 2008 sonrası kayıtlarda da davacı üyeye tesadüf edilmediğini, ... Sayılı dosyasında; önceki dönem yöneticisi ... hakkında yargılama yapıldığını, bu davada yöneticinin 2010 yılı sonrası kooperatif kayıtlarını teslim etmediğinin ileri sürüldüğünü, yöneticinin yargılama sırasında önceki dönem kayıtlarını ileri sürmüş ise de, dosyadan aldırılan bilirkişi raporunda; kooperatifin kayıtlarının düzgün tutulmadığı, yine 2010 yılı öncesi ile, 2010- 2013 yılları aralığındaki kayıtların yeni yönetime teslim edilmediğinin açıklandığını, hali hazırdaki tasfiye memurlarının elinde; sadece 2008 yılı sonrasında genel kurul toplantı tutanaklarının bulunduğu başkaca bir kayıt bulunmadığını, bu kayıtlar incelendiğinde kooperatifin önceki yöneticilerinden ...ın sonraki yönetimlere bilgi ve belge vermediğinin ortaya çıkacağını, nitekim davacının elinde bulunan ortaklık pay senedindeki imzanın yönetici ...'ya ait olduğunu, davacının Ortalık Pay Senedi ekinde ilk ortaklığa girerken yaptığı ödemeyi gösterir belge sunmaktan kaçındığını, ortada ilk üyelik ödemesi olmadığı için davacı kooperatif kayıtlarına hiç alınmadığını, davacının senedin teslim edildiği 1998 yılındaki yönetici ... ile başkaca ticari ilişkileri bulunması hasebiyle bu kişiye elden ödeme yapmış olması gerektiğini, anlaşıldığı kadarıyla bu ödemenin hiç kooperatif kayıtlarına intikal ettirilmediğini, davacının 1999 yılındaki genel kurul toplantısında hazirun listesine dahi yazılmadığını, davacı ile ... arasındaki şahsi ilişkinin kooperatife yükletilerek davacının kooperatif üyesi sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, 1999 yılındaki Kura Zaptında dahi davacı ismine rastlanmadığını, davacının 1998 yılında pay senedi irtikâp ettiği gözetildiğinde davacının 21 yıldır üyelik aidatı ödüyor olması gerektiğini, davacının ise, üyelik aidatı bir yana Ortaklık Pay Senedine esas ilk ödeme belgesini dahi ibraz etmediğini belirterek öncelikle husumet yönünden veya esastan davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ortaklık pay senedinin kendisine verildiğini ve tüm parasal yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davacının kooperatif ana sözleşmesi uyarınca kendisine tahsis edilmesi gereken arsa tahsis edilmediği iddiası ile davacı tarafından davalı kooperatife karşı açılan tazminat talebi konularına ilişkindir.
Dava dosyasında kooperatif kayıtları üzerine inceleme yetkisi verilmek suretiyle 2 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır, raporlarda yapılan tespitler mahkememizce irdelenmiştir. Buna göre;
Mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan 04/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; ortağın kooperatiften konut tahsisi yahut tahsis edilecek konut bulunmaması nedeniyle konut yerine tazminat talep edebilmesi için ; dava tarihi itibarıyla ortaklık sıfatını taşıması ve yargılama boyunca da ortaklık sıfatını muhafaza etmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan bilgi ve kayıtlara ve yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişinin erişebildiği kayıtlara göre; 2009 yılı hesap yılından itibaren genel kurul hazirun cetvellerinde de davacının ismi bulunmamaktadır. 2004-2008 yılları genel kurul hazirun cetvellerine ulaşılamamış olunmakla, ortaklık senedine göre davacının üyeliğe kabul edildiği tarih olduğu iddia edilen 30.05.1998 tarihinden sonraki genel kurul hazirun cetvellerinde davacının isminin yer almadığı anlaşılmaktadır. Davacı, ayrıca, davalı kooperatifin ortağı olduğuna dair başkaca bir delil sunamamıştır.
Hal böyle iken; davacının 30/05/1998 tarihinde davalı kooperatife üye olduğu kabul edilse dahi ortağın tahsis edilecek arsa bulunmaması nedeniyle kooperatiften tazminat talep edebilmesi için kooperatife bir ödemesinin bulunması gerekmektedir. Davacı tarafından dava dosyasına gerek aşamalarda gerekse 23 nolu celsede tesis edilen 1 nolu ara karar gereğince herhangi bir ödeme belgesi sunulmamıştır.
Bu bilgiler ışığında; davacı tarafça davalı kooperatife üye olunduğu ve bu üyelik sebebiyle davalıya bir ödeme yapıldığı hususlarının ispatlanamadığı görüldüğünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 14/02/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.