T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/944 Esas
KARAR NO : 2025/576
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ...
DAVACI : ... - (T.C....)
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/12/2018
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer ortak ... ... davalı şirketi 18.10.2017 tarihinde kurduklarını, müvekkilinin 5, ... ... ise .... hisse sahibi olduğunu, ... ... münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğunu, ihalelere girerek işler alacaklarını düşündüklerini, ancak şirketten sağlıklı bilgi aalamadığını ve şirketin faaliyetlerini kontrol edemediğini, bu sebeple müvekkilinin hisselerinin 464 ünü diğer ortak ... ... devrettiğini, ancak bu devir bedelini tahsil edemediğini, bu sürede şirketin gelirlerinden, bankalardan, gayrimenkul ve araçlardan sağlanan kira, kar pâyı v.s. işleyen teşebbüslerden hiçbir ödeme yapılmadığını, bankalardan bilgi geldiğinde bu durumun anlaşılacağını, bankalara yatırılan ve çekilen paralar ile taşınmaz alım satım gelir ve giderlerinin defterlere doğru düzgün kaydedilmediğini düşündüklerini, daha sonra müvekkilinin ısrarlı talepleri üzerine diğer ortağın 63.000,00 TL'lik bir çek vererek şimdilik bunla idare etmesinin istediğini, daha sonra ödeme yapılacağını söylediğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını ve icra takibine konu yapıldığını, çekle ilgili sahtecilik başvurusu yaptıklarını, diğer ortak hakkında tefecilik ve benzer konularda birçok suçlamalar bulunduğunu, son olarak ../.... dolayısı ile hakkında kamu davası açıldığını, müvekkilinin 03.12.2018 tarihinde noterden bir ihtarname göndererek kendilerine kâr payı ödenmediğini şirket işleri hakkında bilgi verilmediğini, bu sebeple 1 hisselerine karşılık gelen hisse bedelini ve ayrılık akçesi ile kar paylarının ödenmesini istediğini, bu ihtara cevaben gönderilen 17.12.2018 tarihli ihtarda kar elde edilmediği, şirket defterlerini incelenmesi için zorluk çıkarılmadığını, kendilerine gönderilen ihtarnamenin kötü niyetli olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin Bağ-kur primlerinin dahi ödenmediğini, üstelik sermaye artırımı için ... ... verdiği paralar sebebiyle aile birikimlerinin ortadan kaybolduğunu, bütün bunlar dikkate alındığında müvekkilinin ortaklıktan çıkmak istediğini, TTK'nın 638. maddesinde düzenlenmiş bulunan ortaklıktan çıkma taleplerine göre aralarında ciddi anlaşmazlık bulunduğu için haklılık taşıdığını, maddenin 2. fıkrasına göre ... ... şüpheli işlemleri dolayısıyla müvekkilinin mağduriyetine neden olunmaması için dava sonuna kadar şirket mal varlığı ve banka hesapları ile hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini, çıkma payı alacağının gerçek değerinin tespiti ile belirlenecek çıkma payı alacağının davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, öncelikle şirketin tüm mal varlığı banka kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı şirketin reel kârının tespiti ile müvekkilin hissesine düşen kısmının ödenmesine, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işlemiş reeskont faizi ve yargılama giderleri ile birlikte müvekkiline ödenmesine yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının geçeği yansıtmadığını ve reddinin gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın 638. maddesine aykırı olarak dayanıksız sebepler ileri sürüldüğünü, davalı şirketin kr elde edemediğini, bu sebeple kâr payı ödenmesinin mümkün bulunmadığını, davacının çıkma gerekçesi olarak ... ... ../... dolayısı ile hakkında kamu davası açılmasını gerekçe gösterdiğini, ancak masumiyet karinesi nedeni ile hüküm açıklanmadığını, bunun haklı bir sebep olamayacağını, davacının şirket kurulmadan önce de bu soruşturmadan haberdar olduğunu, 63.000,00-TL TL'lik çekin ... ... tarafından şahsi borcu için davacıya verildiğini, şirketle ilgisi bulunmadığını, Bağ-Kur primi ödenmesinin de şirketin yükümlülüğünde olmadığını, bunun dışında delillendirmeden “düşünülmektedir” ya da “duyulmuştur” tarzı ifadelerle suç isnat edildiğini, Şirketin ticari defter ve kayıtlarını her ortağın istediği zaman inceleyebildiğini ve davacının bütün işleri bildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Ticaret sicil kaydı
-Davalı şirkete ait araç ve taşınmaz kayıtları.
-Bilirkişi heyeti raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 636/3.m. gereğince limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ile ayrılma akçesi ve ödenmediği ileri sürülen kâr payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamız arasına celp edilen davalı Şirketin ticaret kaydının incelenmesinde; davalı şirketin ticaret sicil kaydının aktif olup ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, Şirket ortaklarından olan dosyamız davacısı ...'ın 800,00-TL sermaye karşılığı 4 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı şirketin diğer ortağı olan ... ... devredildiği, söz konusu pay devrinin davalı şirket ortaklar kurulunun 21/02/2018 tarih ve 2018/01 sayılı kararı ile kabul edildiği, ... 25. Noterliği'nin 30.10.2017 tarih ve .... yevmiye sayısı ile tasdikli 27/10/2017 tarih ve 2017/1 sayılı Genel Kurul kararı gereğince aksi yönde karar alınıncaya kadar görev yapmak üzere davalı şirkete münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak şirket ortağı ... ... görevlendirildiği anlaşılmıştır.
.... Tapu Müdürlüklerinden davalı şirkete ait iken dava dışı 3. Kişilere devredilen taşınmazların pasif tapu kayıtları dosyamıza celp edilerek incelenmiştir.
... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden gönderilen müzekkere yanıtı ve ekinde gönderilen araç bilgileri formu ve aktif araçların tescil bilgilerini gösterir araç özet bilgileri formlarının incelenmesinden; davalı ... adına aktif kayıtlı .... plakalı pasif kayıtlı araçların mevcut olduğu görülmüştür.
Dosyamızda dinlenen davacı tanıklarından ... yeminli beyanında özetle; dava konusu şirketin muhasebecisi olduğunu, şirketi kendisinin kurduğunu, 495'i hissenin ... Bey'in 65 hissenin de... Bey'in olduğunu, ... Bey'in daha sonra ... hissesini ... beye devrettiğini, kendisinin 2018 yılının 4.ayına kadar muhasebecilik yaptığını, sonra ayrıldığını, kendisinin çalıştığı dönemde şirketin herhangi bir faaliyet göstermediğini, kendisinin herhangi bir faaliyet kaydetmediğini, ... Bey'in başka bir suçtan dolayı yargılanması nedeniyle ... Bey'in şirketten ayrılmak istediğini, ... Bey'in ... beyden borç para aldığını, bunun için anlaşmazlık çıkınca 63.000,00-TL'lik çeki ... beye kendisinin yanında verdiğini, .... Bey'in ... Beyin kendisine bilgi vermediği için şirketin ne tür faaliyetinin olduğunu kendisine sorduğunu, kendisinin de muhasebe faaliyetleri içerisinde herhangi bir faaliyet olmadığını söylediğini ve başkaca bilgisi bulunmadığını ifade etmiştir.
Davacı tanıklarından ... ise; kendisinin ... Bey'in şirketinde iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığını, dava konusu şirketin ... beyle ... bey tarafından kurulduğunu, ayrı bir merkezi olmadığını, ... Bey'in şirketlerinin bürosunda işlerinin takip edildiğini, kendisine sorduğunda şirketin herhangi bir iş almadığını söylediklerini, kendisinin gördüğü kadarıyla şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını, kendisinin Mart 2019'da ... Bey'in şirketinden ayrıldığını, ... beye personel aldınız mı eğitimi ne zaman vereceğiz diye sorduğunda, ... beyden bilgi alamadıklarını söylediğini, kendisinin ... Bey'in şirketlerinden ücret alacağı bulunduğunu beyan etmiştir.
Davacı tanığı ... yeminli beyanında özetle; kendisinin ... Bey'in şirketinin muhasebe biriminde çalıştığını, 18 tane şirketin bulunduğunu, bunlardan birisinin de dava konusu şirket olduğunu, bu şirketin herhangi bir faaliyetinin mevcut olmadığını, taraflar arasında herhangi bir münakaşa veya bilgi alıp vermeme konusunda tartışma görmediğini beyan etmiştir.
Diğer davacı tanığı Selva... ise yeminli beyanında özetle; ... Bey'in Ada Güvenlik şirketinde büro elemanı olarak çalıştığını, davacı ... ile ... Bey'in ortak bir şirket kurduklarını duyduğunu, faaliyet konusunda bir bilgisi bulunmadığını, ... Bey'in ... Bey'in çalıştığı şirkete sürekli gelip gittiğini, bu şirketlere iş elbisesi tedarik ettiğini, aralarında böyle bir ilişkinin olduğunu ancak herhangi bir tartışmaya tanıklık etmediğini ya da duymadığını belirtmiştir.
Dosyamızda dava konusu talepler yönünden alınan ve SMMM bilirkişisi ile ticaret mevzuatı alanında nitelikli hesap bilirkişisinden alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı şirketin dosyada bulunan vergi beyannamelerine göre 2018 sonu itibarı ile her hangi bir faaliyetinin bulunmadığı, ancak bankalardan, Trafik Tescil ve Tapu kayıtlarından bir çok taşıt ve taşınmaz satın alındığı, bunların bir kısmının satıldığı, bankalara çok yüklü paralar geldiği ve bankalardan faiz geliri elde edildiği, ancak bütün bu işlemlerin beyannamelere dahil edilmediği, davacının ortaklıktan ayrılmasına karar verilecek olursa yapılan hesaplamaya göre davacının çıkma payının 31.12.2018 tarihi itibari ile 182,28-TL olabileceği mütalaa edilmiştir.
Davalı şirkete ait olan ve davalı dava dışı müdürü ... ... tarafından gerek davadan önce ve gerekse işbu davanın açılmasından sonra satış ve devri gerçekleştirilen taşınmazların değer tespitleri yönünden taşınmazların bulunduğu mahallerin yargı çevremiz haricinde olması nedeni ile istinabe ile mahallinde keşif icrası ile bilirkişi asıl ve ek raporları temin edilmiştir.
Dosyamızda davalı şirkete ait araçların değer tespitlerinin yapılması için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyetinin 07/07/2023 tarihli 2. ek raporunda özetle; davalının ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş 16.857,58-TL stopaj
kesintisi düşüldükten sonra net 95.526,21-TL faiz geliri bulunduğunu, bu gelirden banka hesap ekstresinden tespit edilen hesap işletim ücretleri ve diğer
banka giderleri toplamı 150,44-TL ile 107,21-TL teminat mektubu komisyonu mahsup edildiğinde bankadan sağlanmış ancak şirket kayıtlarına intikal ettirilmemiş toplam (95.526,21-150,44 -107,21) 95.268,56-TL’lik net gelir olduğunun tespit edildiği,
davalı şirketin banka ekstrelerinden ve tapu kayıtlarından tespit edilebilen
1.096.110,24-TL net gelirinin bulunduğu, önceki raporlarında tespit edildiği üzere davalı şirketin ticari defter kayıtlarında ne bankalara, ne
taşıtlara ne de taşınmazlara dair her hangi bir kayıt bulunmadığı, davalının ticari iş ve işlemlerini kendisinin ticari defter kayıtlarına yansıtmadığını, bu durumun ticari defterler ile ilgili
(TTK, VUK, HMK v.b.) bütün mevzuata aykırılık oluşturmasının yanında gerek şirkete gerek
müdür gerekse şirket ortaklarına yönelik vergisel yükümlülük yüklediği, Şirketin banka hesaplarına yatırılan paraların çoğunlukla dava dışı şirket müdürü ... ... tarafından
yatırıldığı, davalı tarafından borçlanarak sağlanmış varlıklardan davacının hissesi
nispetinde pay almasının mümkün bulunmadığını, ancak şirketin sağladığı ve ticari defter kayıtlarına
yansıtıp vergi idaresine bildirmediği kazançlardan doğal olarak şirketin ortaklarının hisseleri
nispetinde tasfiye payı talep edebileceklerini, Şirketin tespit edilebilen net kârının 1.096.110,24-TL
olup bilançolarda görünen birikmiş zararlarının (750,00 + 1.069,60) 1.819,60-TL ,
net dağıtılabilir kârının 1.094.290,64-TL, davalı şirketin bilançosunda yer alan net öz varlık tutarının (18.228,04–1.069,60- 750,00) 16.408,44-TL olduğu, buna göre şirketin ortaklarına dağıtabileceği tasfiye payları toplamının = 1.094.290,64 + 16.408,44
= 1.094.290,64-TL olduğu, dava dışı ortak ve müdür ... ... % 99 payına karşılık ayrılma akçesinin 1.083.347,73-TL, davacının % 1 oranındaki hissesine karşılık ayrılma akçesinin ise; 10.942,91-TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin dosyada bulunan vergi beyannamelerine göre 2018 sonu itibarı ile her hangi
bir faaliyetinin bulunmadığı, ancak bankalardan, Trafik Tescil ve Tapu kayıtlarından bir çok
taşıt ve taşınmaz satın alındığı, bunların bir kısmının satıldığı, bankalara çok yüklü paralar
geldiği ve bankalardan faiz geliri elde edildiği, ancak bütün bu işlemlerin beyannamelere
dahil edilmediği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosyamız
daha önce rapor asıl ve
ek raporlarını sunan bilirkişi heyetine tevdi edilerek davalı şirketin keşfen değer tespitleri yapılarak
dosyamıza bilirkişi raporları sunulan Keçiören, Çankaya, Mamak ve Altındağ ilçelerinde yer alan
tüm taşınmazlar ile Niğde ve Sakarya illerindeki taşınmazları yönünden bilirkişi raporlarında dava
tarihi itibariyle yapılan değer tespitleri dikkate alınarak 22/06/2022 tarihli celse görevlendirme ara
kararı çerçevesinde koşulları mevcut ise; davacının davalıdan talep edebileceği çıkma payı
bedelinin hesaplandığı 3. Ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyamıza sunulan 16.05.2025
tarihli bilirkişi heyeti 3. Ek raporunda özetle; davalı şirketin adına kayıtlı ne
taşınmazları ne de taşıtları alacak ya da bankadaki mevduatı oluşturacak parası
bulunmadığı, davalı şirketin 20.000,00-TL ödenmiş
sermayesinin bulunmakta olduğu, her hangi bir gerçek ya da tüzel kişiden (ortaklar dahil) alınmış borç da
bulunmadığı, dolayısıyla ticari defterlerde mevcut olmayıp dava dosyasına sunulan belgelerden tespit edilen
varlıkları nasıl satın alabildiğinin tespit edilemediği, muhtemelen bu varlıkları edinmek için
borçlanıldığı, ancak bu borçlanma kayda alınmadığı, bu sebeple borçlanarak sağlanmış bu
varlıklar şirketin net öz varlığı içinde değerlendirilemeyeceği, ancak bu varlıklardan elde edilmiş
kârların şirketin kârına dolayısı ile öz varlığına yazılabileceği, daha önce şirketin adına kayıtlı
taşıtların öz varlık olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, şirketin dosyaya kayıtları celp edilen taşıtları edinebileceği ya da o taşıtları şirketin öz varlığı
sayabilecekleri borç olmayan bir kaynağın gösterilmediği, mevcut verilere göre davalının şirketten alabileceği çıkma payının güncel tutarının (-)
158,20 (negatif) olabileceği, kar payı tutarının ise 27.649,86-TL olabileceği, davalının
talebinin 9.000,00-TL ayrılma akçesi ve 1.000,00-TL geçmiş dönem kar payı olmak
üzere toplam 10.000,00-TL olduğu, davacının ortaklıktan ayrılmasında haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususunun Mahkemeni takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti 3. ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, sunulan ek rapor içeriğindeki tespit ve hesaplamalar dosya kapsamındaki veriler ve deliller ile uyumlu görülmekle yeniden rapor alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir.
Davacı vekili dava konusu ayrılma akçesi ve kâr payı alacağı talep kalemleri yönünden taleplerini miktar itibariyle 20/11/2024 tarihli dilekçesinde açıklamıştır.
Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK’nın ortaklıktan çıkmayı düzenleyen 638. maddesi; “ (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara
şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2)
Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından
bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına
alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir."
Dosyamızda dinlenen tanık beyanları ile alınan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları birlikte gözetildiğinde; davalı şirketin ortakları olan davacı ile dava dışı ortak ... ... arasında şirketin ana sözleşmesinde öngörülen kuruluş amacını gerçekleştirmeye yönelik olarak korunması zorunlu işbirliği ve güven unsurlarının mevcut olmadığı, dosyamıza celp edilen araç ve taşınmaz tapu kayıtları dikkate alındığında davalı şirketin adına kayıtlı iken söz konusu araç ve taşınmazlarının önemli bir kısmımın davalı şirket müdürü ... ... tarafından 3. Kişilere devir ve temlik edildiği, ancak söz konusu satış ve devir işlemlerinden kaynaklı olarak elde edilen gelirin ticari defterleri usulüne uygun ve mevzuat hükümlerine göre tutmakla yükümlü şirket müdürü tarafından kanuna uygun olarak tutulmadığından, bu hususun şirket müdürü yönünden TTK 626.maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğu, açıklanan maddi olgular ile birlikte davalı şirketin dava tarihi itibariyle ve hali hazırda gelir getirici herhangi bir ticari faaliyetinin mevcut olmaması, eş anlatımla şirketin gayrı faal olmasının da davacı yönünden davalı şirket ortaklığından çıkma talebi yönünden haklı neden teşkil ettiği ve davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine karar vermek gerekmiştir. Ancak dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti 3. ek raporu dikkate alındığında; davacının davalı şirketin talep edebileceği çıkma payının güncel tutarının (-)
158,20 (negatif) olarak hesaplandığı gözetildiğinde; davacının davalıdan tahsilini talep edebileceği ayrılma akçesi mevcut olmamakla; davacının ayrılma akçesine yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, her ne kadar davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde davalı şirket tarafından kendisine ortaklık hissesine karşılık olan kâr payının tahsilini talep etmiş ise de; anılan talep kaleminin kabulü hukuken olanaklı görülmemiştir.
Zira, limited şirketlerde karın dağıtımına ilişkin esaslar 6102 sayılı TTK'nın 608 ve devamı maddelerinde düzenlendmitri. 6102 sayılı TTK'nın 608. maddesi hükmüne göre ortaklık sözleşmesinde aksine kural bulunmadıkça ortakların, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilece kâr payı dağıtımı ancak kanun ve şirket ana sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe kâr payının esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanacağı, bir sermaye ortaklığı sayılan limited ortaklıkta, çıkarılan ticari bilançoya göre saptanan kârın dağıtılabileceği, kârın dağıtılması için çıkarılması gereken ortaklık bilançosunun, TTK'nın 616. maddesi hükmüne göre, genel kurulun kararı ile kesinleşeceği, buna göre, kârın dağıtımına genel kurulun karar verebileceği, Mahkeme'ce, genel kurulun yerine geçilerek kâr dağıtımına karar verilemeyeceği, kâr dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisi TTK 616//1-e.m. gereğince münhasıran genel kurula ait olup bu yetkinin başka bir organa devredilemeyeceği gibi genel kurulun, kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağının dava açarak kendisine ait kârı isteyemeyeceği, bu kuralın buyurucu nitelikte olduğu, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamayacağı tartışmasızdır. (... Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D. Başkanlığı'nın 16/10/2024 tarih, 2022/867E., 2024/1109 K. ve 28/09/2023 tarih, 2021/1144E. 2023/1264
K. sayılı ilamları)
Bu bilgiler ışığında ve toplanan deliller kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı yan dava konusu dönem yönünden kâr payı alacağı bulunduğu halde kâr payının dağıtılmadığından bahisle kendisine ödenmeyen kâr payı alacağının tahsiline yönelik olarak işbu davayı açmış ise de; davalı limited şirketin genel kurulu tarafından kâr payı dağıtımına yönelik olarak herhangi bir karar alınmadığı gibi davacı tarafından diğer ortağa kâr payı ödendiği halde kendisine ödenmediği yönünde bir iddia ve buna yönelik herhangi bir delil dosyamıza sunulmamıştır. Yine, dosya kapsamından davacı tarafından davalı şirketin genel kurul gündemine kâr payının dağıtılması yönünde herhangi bir çağrı veya başvurunun yapılmadığı veya yapıldığına ilişkin bilgi belgenin de dosyaya kazandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Daha açık bir anlatımla, davacı vekili TTK'nun 416/3. maddesinde yapılan atıfla 411. maddesindeki yasal prosedürü yerine getirdikten sonra eldeki davayı açtığını usulüne uygun deliller ile ispatlayamamıştır. Değinilen yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar çerçevesinde limited şirketlerde şirketin kâr elde etmiş olması, kendiliğinden limited şirket ortağına kâr payı talep etme yetkisi vermeyecek olup şirketin ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde genel kurul tarafından genel kurul kararı alınması zorunludur. Ne var ki; somut olayda bu yönde alınmış herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşıldığından, açılan davada kâr payının tahsiline yönelik talebin reddi gerekmiştir. (Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27/11/2018 tarih ve 2016/14687 esas, 2018/7407 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/12/2015 tarih ve 2015/902 esas, 2015/13883 karar , 19/11/2013 tarih ve 2013/16155 Esas 2013/20847 sayılı içtihatları da aynı doğrultudadır. )
Açıklanan gerekçelerle; dava konusu kâr payı alacağı ile ayrılma akçesine yönelik istemler yönünden davanın reddine, dava konusu davalı şirketten çıkma istemi yönünden davanın kabulüne, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusu kâr payı alacağı ile ayrılma akçesine yönelik istemleri yönünden davanın REDDİNE,
2-Dava konusu davalı şirketten çıkma istemi yönünden davanın KABULÜ İLE; Davacının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 413356 sicil numarasında kayıtlı davalı şirket ortaklığından çıkmasına İZİN VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 170,78-TL harç ve 460,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 630,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 15,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı ile peşin yatırılan 170,78-TL harç ve 460,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 666,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-(Reddine karar verilen talep alacak miktarı gözetilerek) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 123.453,55-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,50) gözetilerek 61.726,77-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakliye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/07/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip 252983
¸e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 17.793,55-TL
2-Bilirkişi ücreti :+105..500,00-TL
TOPLAM : 123.453,55-TL