T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/524 Esas
KARAR NO : 2024/535
...
DAVA TARİHİ : 06/06/2013
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2013
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 12/11/2010 tarihli .... ünvanını aldığını, davalı idarenin ihale ettiği işin yapımını en avantajlı teklifi veren müvekkil şirketin üstlendiğini ve 15.375.000-TL bedelle sözleşmenin imzalandığını, işin bitim süresinin yer tesliminden itibaren 669 gün olacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafın sözleşmeyi 11.02.2011 günü sona erdirdiğini, 11.03.2011 tarihinden sonra müvekkilinin yaptığı imalatların sözleşme kapsamında yapılan imalatlar olmadığını, vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilerek karşılıklı hak ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini, davalı idarenin işi durdurduğunu ve işin başka bir yüklenici ile sözleşme yapmak amacıyla durdurulduğunun müvekkil şirket yetkililerince bildirildiğini, müvekkil şirket yetkilileri de zorunlu olarak işi durdurduğunu, davalının sözleşmenin feshine ilişkin bozucu yenilik doğuran iradesinin müvekkile ulaştığını ve ulaştığı anda geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde hüküm ve sonuçlarını doğurduğunu, davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı idarenin işi kaldığı yerden müvekkilinin yapmasını istediğini, müvekkilinin de istenen imalatları yaptığını, müvekkil şirketin işin 7.000.000 tonluk kısmını tamamladığını ve 29.05.2012 tarihli tutanakla davalı idareye teslim edildiğini, 2012 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayında iş sahasının bulunduğu bölgede mevsim normallerinin çok üzerinde yağmur yağdığını, yağışlar nedeniyle çalışmanın fiilen imkansız hale geldiğini, işe başlamak için bir süre beklemek gerektiğini, 2012 yılı Temmuz ayı ortalarına kadar müvekkile ait makine ve ekipmanların maden sahasının çalışmaya elverişli hale gelmesinin beklendiğini, bu esnada davalı idarenin 21.06.2012 tarihli yazı ile müvekkil şirketi uyardığını, daha sonra uyarı konusu eksikliklerle ilgili inceleme yapmadan ve inşaat sahasında yeterli makine ve personel bulunmasına rağmen sözleşmenin tek taraflı olarak idarece feshedildiğini, süre kayıplarının hukuka aykırı olarak sözleşmenin bitim süresine eklenmediğini, müvekkilinin uğradığı zararların idarece karşılanması gerektiğini beyanla sözleşmenin hukuka aykırı olarak feshedildiğinin tespitine, 11/03/2011 tarihinden sonra müvekkil şirketçe yapılan imalatların BK'nun vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince şimdilik 5.000-TL'nin 11/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, 12.11.2010 tarihli sözleşme ile ilgili olarak ikinci kez 25/07/2012 tarihinde yapılan fesih işleminin geçerli olmadığının ve haksız olarak feshedildiğinin tespitine, bu konuda kanaat oluşmaması halinde ise 25/07/2012 tarihinde yapılan fesih işlemi ile 28/06/2012 tarihli ihtarnamenin yasal şartları oluşmadığının ve haksız olduğunun tespitine, dava konusu banka teminat mektubunun irat kaydedilemeyeceğinin tespiti ile müvekkile iadesine, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararlar için fesih tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, sözleşme dışı yaptırılan yol, heyelan ile inşaat sahasına dolan malzemenin kaldırılması ve benzeri fazladan yaptırılan imalatların tespitine, imalatların bittiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline ve bugüne kadar ödenmeyen hakediş bedellerinden şimdilik 5.000,00-TL'nin 31.07.2012 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin iktisadi bir devlet teşekkülü olduğunu, bazı istisnalar dışında mal ve hizmet alım ihaleleri ile yapım işlerine ilişkin tüm ihalelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapıldığını, dava konusu iş için anılan yasa gereğince ihaleye çıkıldığını, ihale sonucunda işin en düşük teklif olan 12.975.000,00-TL + KDV bedelle dava dışı... verildiğini, sonucun tüm katılanlara bildirildiğini, davacının en düşük ikinci teklifin sahibi olan o zaman ki ünvanıyla ....Ltd.Şti.olduğunu, davacının ihale sonucu ile ilgili itiraz bulunduğunu, itiraz başvurusunun müvekkil tarafından reddedilmesi üzerine Kamu İhale Kuruluna şikayet başvurusunda bulunduğunu, Kamu İhale Kurulu'nun şikayet üzerine verdiği karara istinaden yeniden karar alınarak işin 15.875.000,00-TL + KDV bedelle davacıya verildiğini, 12/11/2010 günü sözleşme imzalandığını, 08/12/2010 günü yer teslimi yapılarak davacının işe başladığını, bu süreç devam ederken müvekkilinin Kamu İhale Kurulu'nun düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin karar ve bu karara dayanak alınan genel tebliğin bazı maddelerinin iptali için .... sayılı dosyası ile dava açtığını,... iptali istenen tebliğ hükümleri ile ilgili olarak yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini, bu karar üzerine dava dışı en iyi teklif sahibi ....'nin komisyon kararının yeniden geçerlilik kazanması nedeniyle sözleşmeye davet edildiğini,... sözleşmeyi imzalamayı kabul etmesi halinde davacı ile yapılan sözleşmenin feshi ile ... ile sözleşme imzalanması gündeme geleceğinden durum açıklığa kavuşuncaya kadar davacıdan işin durdurulmasının istendiğini, işin durdurularak 11/03/2011 tarihinde tarafların katılımıyla tutanak altına alındığını, dava dışı... sözleşmeyi imzalamayacağını bildirmesi üzerine davacı yanla sözleşme imzalanmış bulunduğundan sözleşmenin feshine gerek kalmadığından davacı ile sözleşmenin devamına karar verildiğini, 04/04/2011 tarihli tutanakla davacı yanın işe kaldığı yerden devamına karar verildiğini, işin durdurulması ve yeniden işe başlanması arasında 24 günlük duruşa göre yeni bir iş programı verildiğini, sözleşmede toplam 12.500.000 ton işin iş programına göre 2010 Aralık ayı ile 2012 Ocak aylarını kapsayan iki etap halinde yapmasının öngörüldüğünü, 1.etapta belirtilen süre sonunda 538.175,75 ton fazlasıyla toplam 7.538,175,75 ton iş yapıldığını, 2.etap işin Ocak 2012 döneminde başlamasına karşın bu aylar çalışılmayan aylara geldiğinden davacı yanın Ocak, şubat, Mart aylarında çalışılamayacağını bildirdiğini, 19/03/2012 tarihli yazı ile davalıya çalışılmayan ayların sona ermesi sebebiyle 01/04/2012 tarihinde yeniden işe başlanacağının bildirilerek iş programına göre işin yürüyebilmesi için gerekli hazırlıkların yapılmasının istendiğini, davacı yanın işe başlamaması üzerine tutanak tutulduğunu, ilerleyen tarihte de işe başlanmaması üzerine 10/04/2012 tarihinde uyarı yazısı yazıldığını, davacı yanın çalışmalarının iş programını yakalamaya yetmemesi üzerine işi yetiştiremeyeceğinin anlaşılması üzerine davacıya 20 günlük ek süre verilerek iş programına uygun çalışmaya başlaması, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, bu süreye rağmen yine iş programına uygun halde işin yapılamadığını, bunun üzerine sözleşmenin fesih işlemi ile birlikte teminat mektuplarının sözleşme gereği cezai koşul olarak gelir kaydedildiğini, sözleşmenin feshi üzerine kalan işi de içine alacak şekilde çıkılan yeni ihale sonucu dava dışı bir firma ile imzalanan sözleşmedeki birim fiyatın davacı ile imzalanmış olan sözleşmeye esas birim fiyattan yüksek olması nedeniyle ortaya çıkan zararın davacı yandan istendiğini ancak davacı yanın ödeme yapmadığını, müvekkilinin TTK'nın 16.maddesi uyarınca tacir olduğunu ve ticaret siciline kayıtlı olduğunu, kurumlar vergisine tabi bulunduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, Ticaret Mahkemesi'nde davanın görülmesi gerektiğini, davacının alacaklı olduğu bedeli belirleyebilecekken kısmi dava açmasının usule aykırı olduğunu, sözleşmenin 11/02/2011 günü sona erdirildiği iddiasının doğru olmadığını, bu tarihte yürütmenin durdurulması kararına istinaden sözleşmenin feshedilmeyip davacıdan işi sürdürmesinin istendiğini, sözleşmenin 25/07/2012 tarihine kadar tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte yürürlükte kaldığını, davacı tarafından yapılan tüm işlerin sözleşme kapsamında yapıldığını, mevsim normalleri üzerindeki yağış nedeniyle çalışmanın yapılamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin haksız feshedilmediğini, sözleşme feshedilmemiş olsaydı kalan sürede işi tamamlayabilecekleri iddiasının doğru olmadığını, süre kayıplarına ilişkin olarak 44 günlük bir duruş olduğunu ve nedenle yeniden iş programı yapılarak müvekkile verildiğini, bunun dışında sözleşmeye eklenmesi gereken duruş ya da gecikmenin yaşanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; müvekkiline ait bor sahalarından biri olan Balıkesir ili, Bigadiç ilçesinde Tülü Açık Ocağında tüvenan cevher üretimine yönelik olarak 2010-2011-2012 yılları arasında yaklaşık 669 gün sürecek şekilde 12.500.000,00-TL ton örtü kazı işinin, tartım esasına dayalı ölçüm şekli ile yapım işi olarak 3. kişilere yaptırılması için ihaleye çıkartıldığı, ihale sonucunda davalı yan ile 12/11/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, yer teslimi yapılarak davacının işe başladığını, davalının iş programını yakalayamaması nedeniyle uyarıldığını, sonrasında davacının sözleşmeyi feshettiğini, fesih işlemi ile birlikte davacının iki ayrı banka teminat mektubunun gelir kaydedildiğini, işin yeniden ihaleye çıkartıldığını, ihale sonucunda 3. bir şirket ile 12/03/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını, 1.124.418,35-TL menfi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Asıl dava, eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti, dava konusu banka teminat mektuplarının iadesi, haksız fesih nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini ile sözleşme haricinde fazladan yapılan iş bedelleri ile ödenmeyen hakkediş alacaklarının tahsiline yönelik olup birleşen dosyada ise; davalının fiili nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshine istinaden davacı işverenin uğradığı iddia edilen menfi zararın davalı yükleniciden tahsili talebinden ibarettir.
Davanın açıldığı ... Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek, dosya kesinleşme üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme, ihale evrakları, ihtarnameler ve tüm deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; asıl dava yönünden; davacı - karşı davalı yüklenicinin sözleşmenin haksız feshedildiğine karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasında yapılan ihale sonucu sözleşmenin imzalandığı, idarenin Kamu İhale Kurumu tarafından verilen kararın iptali için Danıştay'a başvurduğu,... tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bunun üzerine taraflarca tutanak tutularak işin durdurulduğunu, idarece davalıdan daha düşük teklif veren şirkete teklifte bulunduğu, şirketin sözleşme yapmaya yanaşmaması sebebiyle taraflar arasında ikinci bir tutanak tutularak işin devamına karar verildiği, tarafların tutanakları itirazsız imzaladıkları, işin durduğu 24 gün zaman kaybı taraflarca kabul edilip iş programı revize edildiği, durdurma kararı üzerine tutanağın tutulduğu 11/3/2011 tarihinde sözleşmenin feshedilmediği, dolayısıyla davacının ilk feshin geçersizliğinin de talep edilemeyeceğini, iş programı revize edilerek sözleşme şartlarına göre hazırlanan hakkedişlerin itirazsız imzalandığı, dava tarihine kadar hiçbir ihtarda bulunmadığı, bu nedenle talebin haklı sebeplere dayanmadığını , asıl davacı - birleşen davada davalının 25/7/2012 tarihli feshinde haksız olduğunu iddia ettiği, dayanak sözleşmenin 12/11/2010 tarihinde akdedildiği, sözleşmenin üçüncü maddesinde birinci etabın 7000000 ton işin 365 günde, ikinci etap 5500000 ton işin ise 304 günde olmak üzere tüm işin yer teslim tarihinden itibaren 669 günde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, 25. Maddesinde yüklenicinin iş programını aksatması gibi davranışlar veya işin süresinde bitirilmemesi halinde idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açık şekilde belirtilen ihtarına rağmen aynı halin devam etmesi durumunda ayrıca protesto çekmeye gerek kalkmasızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir kaybedilerek sözleşmenin hükmen feshedileceğinin düzenlendiğini, dosya kapsamında birinci etap imalatta gecikme olmadığı gibi daha fazla imalatın gerçekleştiği, ihtilafın ikinci etaba ilişkin olduğu, davacı tarafından hazırlanan revize iş programında Ocak - Şubat - Mart 2012 aylarında imalatın yapılmayacağı, nisan ayında 650000, mayıs ve haziran aylarında her ay 800000 ton, temmuz ayında 850000 ton imalat yapılacağının programlandığını, davalı - karşı davacı idarenin 19/03/2012 tarihli yazısında işe başlama hazırlıkları yapılması gerektiğinin bildirildiği, daha sonra 10/04/2012, 07/05/2012 tarihli yazılarında ise işe başlanılmadığı, gerekli makine parkının hazır olmadığı hususunda davacının uyarıldığı, uyarılarından sonuç alınamaması üzerine sözleşmenin 25.maddesine uygun olarak 20 gün süre ile ihtarname keşide edildiği, bu arada davacı .... tarihinde iflasın ertelenmesine karar verilmesi talebiyle dava açtığı, mahkemece 14/03/2013 tarihinde iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verildiği, davalı - karşı davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği 25/7/2012 tarihi itibariyle tamamlanması gereken imalat miktarının 10100000 ton olup hakkedişi yapılan imalat toplam miktarının 7750867,95 ton olarak hesaplandığını, bu durumda işin önemli ölçüde geciktiği, iflas erteleme davası da değerlendirildiğinde süresinde bitirilmesinin olanaksız olduğu, Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca işin süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşılması halinde iş süresinin sonuna kadar beklenilmesinin gerekmekte olduğunu, davacının aşırı yağışlar sebebiyle işe devamlı randımanlı başlanmadığını iddia ettiğini, sözleşmenin 18.maddesinde doğal afetler gibi mücbir sebepler meydana gelmesi halinde yüklenicinin olayın meydana geldiği tarihten itibaren 20 gün içerisinde idareye yazılı olarak başvurması gerektiği hususunun yer aldığını, davacının maddede belirtilen hususu yerine getirdiğini kanıtlayamadığını, ayrıca heyelan olduğunu ileri sürmüş ise de; buna ilişkin yazılı başvuruya rastlanılmadığını, bu durumda sonuç itibariyle idarenin sözleşme ve şartnameye uygun şekilde davacı yükleniciyi uyardığı da nazara alınarak sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kanaatine varıldığı, kesin teminat ve ek teminatın gelir kaybedilmesinin sözleşmeye uygun olduğunu, bundan dolayıda davacı karşı davalının kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığını, itirazsız imzaladığı hesap kesme hakkedişinde 160.942,69-TL alacağın bulunduğunu, bu tutarın davalı karşı davacı idare ve itiraz etmediği gibi birleşen davada da talep ettiği menfi zararından da bu tutarın mahsup edildiğini, huzurdaki davada talep edilen 5.000,00-TL olup, bakiyesinin birleşen davadan dikkate alındığını belirtmişlerdir.
Birleşen dava yönünden ise; davalı karşı davacının sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zarar kapsamında ödemek zorunda kaldıkları damga vergisi ve elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmasından kaynaklanan menfi zararın tazmininin talep edildiğini, ayrıca dava dışı şahısla yapılan sözleşmede oluşan farkın davalının satın aldığı motorin ve elektrik bedeli ile fiyat farkından doğan damga vergisi alacağının talep edildiğini, Borçlar Kanunu 108.maddesine göre istenebilecek menfi zararın işin görülmesi için yapılan masraflar ve iş bedeli olduğunu, masraflar dışındaki iş bedeli daha uygun koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmalarından doğan zarar olduğu, bu zararın ise sözleşmenin yapıldığı tarihte davalının teklifine başkasının verebileceği en yakın teklif ile sonradan başkasına yaptırılan iş sebebi ile davacının bu kişiye iş için ödediği bedel arasındaki fark olduğunu, asıl davada tartışıldığı üzere sözleşmenin feshinin haklı gerekçelere dayandığı düşünülmekle davalo - karşı davacı idarenin menfi zararını talep edebileceğini, davacıdan sonraki ikinci en iyi teklifin ... Şirketinin teklifi olup 1.27-TL / ton birim fiyat teklif edildiğini , ikmal işinin ise 1.97-TL tohum birim fiyatla, era - mg grup ortaklığına verildiğini, bu durumda davacı idarenin menfi zararının 1.224.291,69-TL olduğunu, davacı idare kayıtlarında 29.058,75-TL %1.18 damga vergisi bedeli, davalı ...Bakiyesinden mahsup edilerek 97.443,34-TL .... Alacağının varlığının gönderildiğin, ... Kayıtlarında söz konusu damga vergisi kaydının bulunmadığını , davalı yüklenici tarafından idareye 11/11/2010 tarihli 922.500,00-TL tutarlı ve 1/12/2011 tarihli 200.000-TL tutarlı kesin teminat mektubu verildiğini, idare tarafından 27/7/2012 tarihli yazılarıyla teminat mektuplarının nakde çevrilerek irat kaydedildiğini, davalı karşı davacı idarenin kesin teminat mektubun yasa gereğince güncellenmesi neticesinde talep edebileceği eksik tutarın 130.111,58-TL olup, idarenin 8.492,01-TL talep etmiş olduğunu, her iki taraf defter ve kayıtlarında mevcut olan elektrik ve yakıt kayıtlarına göre 7.529,75-TL tutarında elektrik gideri, 75.800,00-TL bedelli euro dizel gideri bulunduğu, davacı idarenin bunu davalıdan talep etme hakkının bulunduğunu, netice olarak asıl davada davalı karşı davacının sözleşmeyi tek yanlı feshinin haklı nedene dayandığı, kesin teminat ve ek kesin teminatın gelir kaydedilmesini sözleşmeye uygun olduğunu, fesih hakkı nedenlerle dayandığından kar payı talebinin yerinde olmadığını, davacı karşı davalı yüklenicinin hesap kesme hakkedişindeki alacak miktarının 160.942,69-TL olup davacı - karşı davalının 5.000,00-TL talebiyle bağlı olduğunun kalan 155.942,69-TL'nin birleşen davada davalı karşı davacı idare alacağından tenzil edildiğini, birleşen dava yönünden ise idare alacağının taleple bağlı kalınarak 1.129.418,36-TL olarak hesaplandığı, ancak davalı - karşı davacı kapanış noter tasdikli mevcut defterlerinde şüpheli alacaklar hesabından 1.124.418,35-TL kaydedildiği, aradaki 5.000,00-TL farkın asıl davada dikkate alınan davacı yüklenici alacağından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Tarafların itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, ek raporda özetle, kök rapordaki tespitler tekrar ve teyit edilmiştir.
Birleşen dosya davacı vekiline alacaklarının ne kadar olduğunu açıklaması için süre verilmiş, 14/03/2016 tarihli dilekçe ile davacının hakkedişinden kalan 137.424,10-TL alacağının davacı idarenin uğradığı zarar olan 1.261.842,45-TL alacaktan mahsup edildiğinden bakiye 1.124.418,35-TL alacaklarının kaldığını, bu miktar üzerinden iş bu davayı açtıklarını beyan etmişlerdir.
Bilirkişi raporu teknik verilerek ve dosya münceratına uygun, denetime açık ve yeterli görüldüğünden davacı tarafından yerinde görülmeyen yeni bilirkişi incelemesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; 12/04/2017 tarih,.... Karar sayılı ilamı ile; asıl davada davanın kısmen kabulü ile; talep ile bağlı kalınarak dava konusu 5.000,00-TL hakediş bedelinin dava tarihi olan 08/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen... esas sayılı dosyası yönünden ise; davanın kabulü ile; dava konusu 1.124.418,35-TL alacağın dava tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avan faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş ise de; Mahkememiz kararı temyizen... Başkanlığı'nın 04.07.2019 tarih, .... sayılı ilamı ila bozulmakla; dava dosyası Mahkememiz yeni esasına kayden usule ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davalı idarenin açtığı ihale sonucunda ihaleyi kazanan davacının davalı idare ile davalı idareye ait bor madenin çıkartılması işinin üstlenildiği, ihale sonucuna ilişkin davalı idare tarafından Kamu İhale Kurumuna şikayette bulunulduğu, KİK'in kararına karşı iptali amacıyla...'a dava açıldığı, bu aşamada da sözleşme kapsamında işlerin yapılmaya devam edildiği,...'da açılan dava nedeniyle işin bir süre durdurulduğu, daha sonra taraflarca tutanak tutularak işe devam edildiği ve 24 günlük zaman kaybı iş programı revize edilerek idareye sunulduğu, bu kapsamda da işin yapıldığı, ancak davalı tarafından sözleşmenin feshedilerek teminat mektuplarının nakde çevrildiği, davacının feshin haksız olduğu tespiti, teminat mektuplarının iadesi, ödenmeyen istihkak alacakları ve uğranılan zararın tazmini ve sözleşme dışı yaptırılan iş bedellerinin tazmini talebiyle derdest davanın açıldığı, birleşen dosyada ise davacı idare tarafından davalı yüklenici aleyhine sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, haklı fesih nedeniyle oluşan menfi zararlarının tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır.
Asıl davacı-birleşen davalı Şirket hakkında ... karar sayılı dosyasında iflas kararı verilmekle; iflas kararının kesinleşmesi beklenilerek İİK 194.m. gereğince dosyamızda yargılama, 2. Alacaklılar toplantısının yapılmasına kadar durdurulmuştur.
Bahse konu eksikliklerin ikmalinden sonra müflis davacı Şirket hakkında yargılamanın 25/10/2023 tarihli ara kararı gereğince; dosyamızın asıl ve ek raporlarını sunan son bilirkişi heyetine tevdii ile; (müflis davalı Şirket yönünden davanın sıra cetveline kayıt ve kabul davasına dönüştüğü gözetilerek) İİK 195 m gereğince 27/11/2015 tarihli ek raporlarının sonuç kısmında asıl davalı-birleşen davacı kurumun asıl davacı-birleşen davalı müflis Şirketten talep edebileceği hesaplanan 1.129.428,36-TL alacak ile ayrıca 1.124.418,35-TL yönünden ayrı ayrı (nihai takdir Mahkememize ait olmak üzere) müflis Şirketin iflas tarihi olan 10/10/2017 tarihine kadar tarihine kadar işleyecek avans faizinin hesaplanarak rücu asıl alacağı ve işlemiş faizi ile birlikte toplam davacı alacağının tespit edildiği ek rapor temin edilmiştir.
Asıl davacı-birleşen davalı Şirket vekilinin müvekkili müflis Şirket hakkındaki iflas kararının kaldırıldığına yönelik beyan dilekçesi sunması üzerine .... sayılı iflas kararının İİK 182.m. gereğince ... sayılı ilamı ile kaldırılmasına ve kaldırma kararının ilanına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Bu itibarla, işbu davada değinilen...'nin kararından sonra davaya sıra cetveline kayıt-kabul davası olarak nitelendirilerek davaya alacak davası olarak devam etmek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
Bu bağlamda ise; yapılan yargılama, toplanan deliller ve taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri ile bilirkişi heyeti asıl ve raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu isteme dayanak sözleşmede belirtilen programa uygun olarak birinci etap imalatının süresinde davacı yüklenici tarafından yapıldığı, ilk etabın tamamlanmasından sonra ikinci etaba nisan ayında yüklenici tarafından başlanılacağının programlandığı ve iş programında belirtildiği, ancak davalı idarenin ihtarlarına rağmen sözleşmenin eki olan iş programına uygun şekilde davacı tarafından süresinde sözleşme konusu işin ifasına başlanılmadığı, bu nedenle de davalı idare tarafından sözleşmenin 25.maddesine istinaden yüklenicinin iş programını aksatması veya işin süresinde bitirilmemesi gerekçelerine dayanılarak ve ihtaren sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, dosyamıza Mahkememizin bozmaya konu kararından önce sunulan bilirkişi heyeti raporunda da saptandığı üzere işin ifasına süresinde başlamadığı sabit olan asıl davacı yüklenici şirketin işi kalan süre dikkate alındığında; süresinde bitirmesinin olanaksız olduğu, bu nedenle 6098 sayılı TBK 124.m. gereğince yeniden süre vermek semeresiz olmakla; sözleşmeyi feshetmeden önce asıl davalı-birleşen davalı kurumun asıl davacıya ifa için yeniden süre vermesinde hukuken gereklilik ve fayda bulunmadığı, asıl davacı yüklenicinin sözleşme konusu edimini sözleşmeye uygun şekilde tam ve gereği gibi süresinde yerine getirmediğinin toplanan deliller ve sunulan bilirkişi heyeti raporları ile sabit olması nedeniyle davalı idarenin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, asıl davacı-birleşen davalı idare tarafından sözleşme değinilen sebeplerle haklı sebeplerle feshedildiğinden, davacı yüklenicinin yasal koşulları oluşmayan kar mahrumiyeti ve feshin haksızlığının tespiti taleplerinin reddi gerektiği, öte yandan taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında asıl dava konusu Banka Teminat Mektuplarının haklı fesih nedeni ile asıl davalı-birleşen davacı idare tarafından irat kaydedilmesi, sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun olduğundan, asıl davacı yüklenicinin davacının teminat mektuplarının iadesini veya tazminini talep hakkının mevcut olmadığı, yine her ne kadar asıl davada davacı yüklenici sözleşme dışı fazladan yaptığı iş ve imalatların bedelini talep etmiş ise de; fazla imalat iddiasını dosya kapsamında usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığından, bahse konu talebinin de reddi gerektiği, ancak asıl davacı yüklenici şirket ile birleşen davacı idare'nin incelenen ticari defter kayıtlarında davacının karşılıklı ve mutabık kayıt olarak yer alan 160.942,69-TL hak ediş alacağının bulunduğu, bu nedenle de asıl davada davacı yüklenici Şirket lehine sözkonusu talep kaleminden 5.000,00-TL'lik kısmının (bakiye kısım birleşen davada davacı idarenin alacağından tenzil edilmek üzere) işbu davada asıl davacı lehine hüküm altına alınması gerektiği kanaatine varılmakla; asıl davada davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 5.000,00-TL hak ediş alacağının asıl davalı idare davadan önce temerrüde düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden ise; birleşen davanın kabulü ile; asıl davalı-birleşen davacı idare tarafından gerçekleştirilen sözleşmenin feshinin haklı olup sözleşme uyarınca davalı yan sözleşmenin feshine sebep olduğundan, Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davacı idarenin uğradığı menfi zararın, kesin teminat mektubu, bedel farkı ile davalı yükleniciye verilen akaryakıt ve elektrik bedelinin davalı yükleniciden tahsiline, bu doğrultuda birleşen davada davalı yüklenicinin asıl davada lehine hüküm altına alınan 5.000,00-TL haricindeki hak ediş alacağının birleşen davacı alacağından tenzili sonrasında bulunan 1.124.418,35-TL alacağın davalı yüklenici davadan önce temerrüte düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yükleniciden tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 5.000,00-TL hakediş bedeli alacağının dava tarihi olan 08/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 341,55-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 341,55-TL ve 19.169,5
0-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 19.511,05-TL harçtan mahsubu ile bakiye 19.169,5
0-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/2.m. gereğince maktu 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-(Reddine karar verilen alacak miktarı üzerinden) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/2.m. gereğince nispi 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 5.372,95-TL yargılama giderinin HMK326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,25) gözetilerek 1.343,23-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
B-BİRLEŞEN ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
1-Davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın KABULÜ İLE; dava konusu 1.124.418,35-TL alacağın dava tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 76.809,01-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 19.202,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 57.606,71-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 24,30-TL başvurma harcı ile 19.202,30-TL peşin harç olmak üzere toplam 19.226,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 153.686,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 5.835,78-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Posta ve davetiye gideri : 122,95-TL 1-Posta ve davetiye gideri : 85,78-TL
2-Bilirkişi ücreti : + 5.250,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : + 5.750,00-TL
TOPLAM : 5.372,95-TL TOPLAM : 5.835,78-TL