T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/687 Esas
KARAR NO: 2022/739
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:... - ...
....
VEKİLLERİ:Av.... - ... Av. ... - ...
DAVALI:... - ...
...
VEKİLLERİ:Av. ... -
Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ:03/12/2019
KARAR TARİHİ:14/12/2022
YAZIM TARİHİ:13/01/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı kooperatife üyeliği olduğunu, kooperatif aidatlarını ödememek için istifa ettiğini, istifa ettiği takdirde aldığı konutu geri vermesi gerektiğini, ancak davalının aldığı konutu da geri vermediğini ve ödediğini de geri almak istediğini, bağımsız bölümün üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, istifa tarihinden bugüne dek şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı kooperatife verilmesini, davalının ödemiş olduğu aidatların tespitini, bu miktardan genel giderler düşüldükten sonra kalan kısmın davalı adına depo edilmesini, bağımsız bölümün iptali ile müvekkili kooperatif adına tapuya tescilini, davalının taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesini, taşınmazın boş olarak davacıya teslimini, fazlaya ilişkin diğer haklar saklı tutularak mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı kooperatife üye olduğu süre boyunca konutun üyelik aidatlarını ve kooperatifin genel giderlerini eksiksiz ve zamanında ödediğini, müvekkilinin istifasından sonra ana sözleşmenin 20. Maddesi gereğince istifa tarihi olan 12/10/2015'den itibaren bu iki yıllık sorumluluk bedelinin de ödemesini peşinen yaptığını, müvekkilinin sırf aidat ödememek için istifa ettiği iddiasının mantıklı bir iddia olmamakla birlikte bu gerekçeyle daha sonradan kendisine dava açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu bağımsız bölüm için dosyadaki tapu kaydından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıdan tapu almadığını, tescil isteminin yersiz olduğunu, bu yüzden dava dilekçesindeki istemin imkansızlık durumunda olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın husumet, yetki, zamanaşımı ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
-Kooperatif defterleri,
-Bilirkişi heyeti 16/02/2021 tarihli raporunda özetle; Somut olayda davalının, kooperatiften istifa ettiğini ancak kooperatif yolu ile edindiği taşınmazın kooperatife iade edildiğini, davalının kooperatif yolu ile edindiği taşınmazın, Ocak ayı itibariyle güncel değerinin 365.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, kooperatifin tasfiye durumuna geçiş tarihini göz önüne alarak, davalının istifa tarihi itibari ile kooperatifin tasfiye durumunda olmadığını, bu nedenle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlenen “...istifa yolu ile ortaklıktan çıkan kişinin, 17. maddede öngörülen ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak yedek akçeler ve genel giderlerden payına düşenin indirilmesinden sonra yaptığı ödemelerinin istirdadı hakkı saklı kalmak kaydı ile kooperatif ortaklığı yolu ile edindiği haklarını kooperatife iade etmesi gerekir...” ile hüküm kurulması halinde, davalı adına davacı kooperatif tarafından tescil edilen .... parsel üzerinde inşaa edilen .... nolu bağımsız bölümün tescilinin iptali ile davacı Kooperatif adına tapuya tescili ve davalının ödediği tüm aidatların belirlenerek, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak yedek akçeler ve genel giderlerden payına düşenin indirilmesinden sonra, davacı tarafından davalıya iade edilmesi gerektiğinin düşünüldüğünü, davalının, davacıya yaptığı ödeme miktarın dava dosyasındaki evraklarda bulunmadığını, bu bedelin belirlenebilmesi için muhasebe konusunda uzman bir bilirkişinin, dava dosyasına kazandırılacak evraklar doğrultusunda inceleme yapmasının gerekeceğini, davacı kooperatifin, davaya konu taşınmazın davalı adına tescili yapıldıktan sonra, ileriye dönük aidatların davalı tarafından yatırılması şartı ile istifayı kabul ettiğini, dava tarıhi itibari ile tasfiye durumunda olduğunu, 03.06.2010 tarihli 5983 sayılı kanunun 2. Maddesi ile KK”'nın 81/2. Maddesine ilave edilen “... Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar... ” ile hüküm kurulması halinde, davacının davaya konu taşınmazın iadesi ile ilgili talebinin yerinde olmayacağını belirtmiştir.
Bilirkişi heyeti 14/01/2022 tarihli raporunda özetle; Davalı ...'un kooperatif üyeliği hakkından kaynaklı kura ile adına tahsis edilmiş dairenin ferdileşme nedeniyle tapu tescili 30/04/2009 tarihinde yapıldığını, daha sonra kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, kooperatif yönetiminin istifasını kabul kararında davalının genel kurulca belirlenmiş aidatlarını tamamını ödemiş olduğunun belirtildiğini, kooperatifin 14/04/2019 tarihli genel kurulunun 5/a maddesinde kendilerine konut tahsisi yapılmış üyelerin ferdileştirmelerinin kabul edildiğini, davacı kooperatifçe dava konusu talep, konutunu almış üyelerin parasal yükümlülüklerden istifayla kaçınmasının, kooperatifin kuruluş amacına ve üyeler arasındaki eşitlik ilkesine ters olduğu ve konutunu edinememiş üyelerin mağduriyetine sebebiyet verildiği gerekçesine dayandırıldığını, kendilerine konut verilememiş mağdur olan üyelerin mağduriyetlerinin(parasal olarak) giderilmesi için, 23.02.2014, 05.07.2015 tarihli genel kurullarda ve kooperatifin 14/04/2019 tarihli genel kurulunun 5/c maddesinde (konutunu teslim aldıktan sonra istifa etmiş üyeleri de kapsayan) belirlenmiş ek ödeme kararı alınmış olduğunu, .... Mahkemesinin yetersiz karar nisabı nedeniyle alınmış tasfiye kararının geçersiz bulunmasına karşın, yapılacak veya yapımı devam eden konut inşaatı bulunmayan kooperatifin(alacaklarını tahsil, borçlarını ödeme durumunda)fiili tasfiye hali söz konusu olduğunu, kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunda 5. maddesinde kabul edilmiş kararların (5/c dahil), dava konusu konutunu teslim almamış üyelerin alacaklarının tasfiyesine yönelik olup, davalı adına tescili yapılmış konutun tapusunun iptali talebinin genel kurul kararıyla çelişkili, bu şartlarla Kooperatifteler Kanunu ve Ana Sözleşmenin ilgili maddelerinde karşılığı olmadığı kanısına varıldığını, Mahkeme kararının tapu iptali yönünde olması halinde ise, farklı uzman bilirkişi heyeti raporunda ... sınırları dahilindeki, .... nolu bağımsız bölümün Ocak (2021) ayı itibariyle değeri 365.000,00 TL olarak tespit edildiğini belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 18/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; Dava konusu taşınmazın bulunduğu semt ve mevkii, belediye hizmetlerinden yararlanma durumu, şehir merkezine olan mesafesi, ulaşım olanakları, kullanım alanı, arsa payı, bulunduğu kat ve cephesinin şerefiyesi ile emsal taşınmazların piyasa rayiçleri göz önünde bulundurulduğunda 03.12.2019 tarihi itibariyle değerinin 275.000,00-TL olacağı tespit ve takdir edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava kooperatif üyesine tahsis edilen bağımsız bölümün tapusunun iptali ve tescili ile ecri misil talebine ilişkindir.
Yargılama sürecinde tarafların gösterdiği deliller toplanılmış, .... Sayılı Kararı, dava konusu yerin tapu kaydı, davacı kooperatifin genel kurul tutanakları ve hazirun listesi dosyaya kazandırılmış taşınmazın değeri üzerinden harç ikmali yaptırılmış ve kooperatif defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Toplanan deliller sonucunda; davalının, davacı kooperatife ortak olduğu, dava konusu konutun halen davalı üzerine tapuda kayıtlı olduğu, davalının noter kanalı ile gönderdiği 12/05/2015 tarihli istifa yazısının kooperatif yönetim kurulunca "herhangi bir aidat borcu olmadığından kabulüne ve üyelikten düşürülmesine yönetim kurulunca oy birliğiyle karar verilmiştir." denilerek istifasının kabul edildiği, davalının istifası sonrasında da kooperatif genel kurulunda belirlenmiş aidatların davalı adına tahakkuk ettirildiği, kooperatife üye 92 kişinin konut teslim almadığı, bunun ise kooperatifin yapabileceği konut sayısından fazla sayıda ortak alınmasından kaynaklandığı, konut tahsisi yapılmayan üyelerin mağduriyetinin giderilmesi için 05/07/2015 tarihli Genel Kurulda, konut tahsisi yapılan üyelere ek tahsilat ödeme yükümlülüğü getirildiği, davalının ek tahsilatı da ödediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanılan deliller gözetildiğinde; davalının istifasının genel kurul kararına dayalı olarak yönetim kurulunca kabul edildiği, yönetim kurulu kararında davalının tüm aidat borçlarını ödediği, herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği, bunun dışında konut sahibi olamayan ortaklar yönünden 05/07/2015 tarihli genel kurulda davalı ortağında dahil olduğu gruba fazla aidat yükümlülüğü getirildiği ve davalının genel kurul kararı doğrultusunda kendisinden talep edilen ek ödemeleri de gerçekleştirdiği, bu durumda davalının kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararlarına dayalı tüm ödemeleri yaptığı belirlendiğinden tapu iptal ve tescil talebi ile ecri misil talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 80,70 TL harçtan 44,40 TL peşin harç, 3.927,83 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 3.891,53 TL karar harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından tapu iptal ve tescil talebi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 41.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından ecrimisil talebi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e duruşma vasıtasıyla yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2022
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır