T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/294 Esas
KARAR NO : 2024/507
...
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2014
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu 11.06.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...tarafından davalı ... 2013 ve 2014 yılı hesap ve
işlemlerinin denetlenmesi sonucunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında ... uzmanları tarafından hazırlanan 14.05.2014 tarih ve XXI‐7/9‐1, XXI‐11/19‐3 ve XXl‐l5/34‐2 sayılı Denetleme
Raporunda....Şirketinin 9.07.2008 tarihinde ...
Ltd. Şirketi unvanı ile ve 200.000,00-TL sermaye ile ...tescil edilerek
Kurulduğu,... sermayesinin 14.450.000 -TL'den 22.500.000-TL'ye artırılması sonucu ihraç 8.050.000,00-TL tutarındaki payın borsada satılarak halka arzının gerçekleştirildiğive şirket paylarının 31/05/2012
tarihinde BİST ikinci Ulusal pazarda işlem görmeye başladığını, bu nedenle de şirketin ... ve ilgili alt düzenlemelerine tabi hale geldiğini, şirket esas faaliyet konusunun organik tarım ürünleri ile organik
et ve süt üretimi olduğunu, 24/01/2014 tarihinde şirketin hakim ortakları ... devredilmiş olduğu,24.01.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ilgili olarak tarafların yükümlülüklerini tam olarak yerine
getirmemiş olmalarına rağmen, ....'nin sahip olduğu A grubu 1.000.000,00-TL nominal bedelli payın ...'e ve B grubu 2.200.000,00-TL nominal bedelli payın ise; ... satışına ilişkin hisse devir sözleşmesi imzalandığını kamuya duyurmuş
olduğunu, ‐29.01.2014 tarihli ... adresinde 11.04.2014‐18.04.2014 tarihleri arasında denetim çalışmalarında Şirket çalışan sayısının 6'ya düştüğü, 05.05.2014 tarihinde ise; davalı ... şirketinin merkez adresinde Şirket yetkilileri ya da herhangi bir çalışanın bulunmadığının Şirket yetkilileri ya da herhangi bir çalışanın bulunmadığının tespit edilmiş
Olduğunu, şirket hesap ve muhasebe kayıtlarının elektronik ortamda tutulduğunu, elektronik ortamda tutulan hesap ve kayıtlarının 2012 yılı yevmiye defteri haricinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yasal defterlere (yevmiye, envanter ve defteri kebir) aktarılmadığının tespit edilmiş olduğunu,24/01/2014 tarihinde davalı ... Şirketinin hakim ortakları olan ... temsil eden 1.000.000 adet A Grubu ve 11.445.665 adet B grubu payın ...Şirketine
devredilmesi için anlaşmaya varılmış olduğunu, sözleşmede birim hisse bedelinin 2,60-TL olarak belirlenmiş olduğunu ve 12.450.000 adet hisse için toplam satış bedelinin 32.500.000-TL olarak öngörüldüğünü, devrolan hisselerin ... Şirketinin sermayesinin % 55,3'üne tekabül ettiğini , sözleşmeye göre hisse devir bedelinin 20.500.000,00-TL'si için şirket aktifinde kayıtlı taşınmazlar ve bir kısım taşınırların tamamının devredenlere ya
da devredenler tarafından gösterilecek kişilere tapuda devredileceğinin kararlaştırıldığı, hisse devir bedelinin kısmen bu taşınmazların satım bedeli ile karşılanacağı, bakiye satım bedelinin ise; hisseleri devreden ... adet tarla mesken olmak üzere toplam 28 adet taşınmaza sahip olduğu, dava konusu 24.01.2014
tarihli hisse devir sözleşmesinden sonra 31.01.2014‐03.04.2014 tarihleri arasında söz konusu gayrimenkullerden 27’sinin 5.896.749‐,00-TL bedelle ...'ın akrabalık, ortaklık ve iş ilişkisi olan gerçek ve tüzel kişilere satılarak tapudan devredildiği, 31/12/2013 tarihi itibariyle Şirketin üzerine kayıtlı iken 24.01.2014 tarihli hisse devir sözleşmesinden sonra satışı olduğunu, satıma konu şirket
gayrımenkullerinin satış bedelinin 5.896.749,00-TL olarak belirlenmesine rağmen aynı gayrimenkullerin
şirket finansal tablolarındaki kayıtlı değerinin 20.976.936‐TL olduğunun anlaşıldığını, 30.01.2014‐03.04.2014 tarihleri arası satılan anlaşılmış olduğunu, şirket
muhasebe kayıtları ile banka hesaplarının tetkikinde satış bedellerinin alıcılardan tahsil edildiğine ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığını, satışlara ilişkin hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde 24.01.2014 tarihli sözleşmenin amacının
şirketin varlıklarının haksız ve usulsüz şekilde bir şekilde davalı ... ve yakınlarının uhdesine geçirilmesi olduğunu, davalılar tarafından şirketin sermayesinin ve mal varlığının azalmasına sebebiyet verildiğini beyanla davalı ... Organik A.Ş. 'ye ait iken diğer davalılara devredilen dava konusu 27 adet taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile tapu kayıtlarının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, bu davanın esasının dava dışı ... arasındaki hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığını, dava konusu taşınmazların müvekkilleri tarafından dava dışı .... pay devir bedeline ilişkin olarak müvekkillerine intikal etmiş olduğunu, sözkonusu hisse devrinin gerçek mi yoksa muvazaalı mı olduğunun açıklanmasının zaruri olduğunu, devir zincirinin doğru kurulması ve olayın niteliği itibariyle aydınlatılması için Hisse Devir Sözleşmesinin taraflarının davaya dahlinin zaruri olduğunu, ayrıca açılan davanın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle de davaya bakmakla ...
...'a isnat edilen suçlar ve tespitler dahilinde savunmasının alınmamış
olduğunu, iddia ve isnatların sadece internet sitelerinden ve haber kanallarından öğrenilmiş olduğunu, ... sayılı dava dosyasında açılan davanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesini gerektiğini, Hisse Devir Sözleşmesinin tarafları arasında akdedilmiş muvazaalı ve/veya gizli bir işlem bulunmadığını, aksine bütün detayların sözleşmede yer aldığını ve yapılacak işlerin belirtilmiş olduğunu, imzalanan hisse devir sözleşmesinin gerçek ve hukuken taraflarını bağlayıcı nitelikte olduğunu, olayda muvazaanın yasal koşullarının gerçekleşmediği, müvekkili ... taşınmazı kredili olarak satın aldığını ve satım bedelini de ...
Tarım.…A.Ş.'ye ödediğinden, taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati tedbirin haksız olduğunu, 6362 sayılı ...'nın 92. maddesi gereğince huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunması için
öncelikle ihraçcının hukuka aykırı bir işleminin bulunması, bu hukuka aykırı işleme binaen şirketin malvarlığında azalma Kurulun hukuka aykırılığı ve malvarlığını azaltan işlemi tespit
ettikten sonra ilgililerden hukuka aykırılığın giderilmesini istemesi, hukuka aykırılık giderilmediği ve/veya malvarlığındaki azalma tamamlanmadığı takdirde ise; ilgili mercilere durumun bildirilmesi hususunda yetkili ve görevli olduğunu, somut olayda ilgililere ... tarafından herhangi bir ikaz ve uyarı yapılmadığı gibi gerekçe ve dayanak gösterilen
Denetleme raporunun içeriğinin de Savcılık makamından alındığını, bu nedenle de ...'nın davayı açmakta hukuki yarar ve dava ehliyetinin de bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadıkları gibi kendilerini vekil ile de temsil ettirmemişlerdir.
DELİLLER :
-Ticaret sicil kayıtları
-Tapu kayıtları
-Dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtları
-Hisse devir sözleşmesi
-Bilirkişi heyeti raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, halka açık (ihraçcı) Şirket konumundaki davalı Şirketin taşınmazlarının muvazaalı olarak birkısım davalılar ile dava dışı Şirket arasında gerçekleşen Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında diğer davalılara gerçekleştiği muvazaalı devir nedeni ile Şirketin mal varlığının azalmasına veya kaybına sebebiyet verildiğinden bahisle davalılara satış yoluyla devredilen taşınmazların iptali ve davalı Şirket adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı ...görevli olduğundan bahisle Mahkemenin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği, 29/04/2019 tarihinde görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra Mahkememize tevzien gönderilmiştir.
Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda verilen 11/09/2019 tarih, .... Gereğince Mahkememizin bakmaya yetkili olduğundan bahisle kaldırılmasına karar verilmekle; dava dosyası Mahkememiz yeni esasına kayden yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyamızda dava konusu tapu iptali ve tescili talep edilen taşınmazların tapu kayıtları ile davalı Şirketin ticaret sicil kaydı dosyamıza celp edilerek incelenmiş, dava konusu taşınmazların satış ve dava tarihindeki gerçek değerlerinin ayrı ayrı tespiti hususunda bilirkişi heyetinden mahallinde keşif icrası ile rapor aldırılması için...'ye istinabe yazısı yazılmış, bahse konu bilirkişi heyeti raporu dosyamıza sunulmakla incelenmiştir.
Dosyamıza celp edilen davalı Şirketin ticaret sicil kaydının ve dosyada örneği mevcut hisse devir sözleşmesi ile taşınmaz tapu kayıtlarının birlikte incelenmesinde; davalı ... Organik Şirketinin 09/07/2008 tarihinde ... şirkette sahip oldukları toplam
12.445.665 adet payın (Şirket sermayesinin %55’ini dava dışı ... hakim ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ...Tarım Şirketine devrettikleri, hisselerini devreden dava dışı hissedarlardan ...ın davalı ... Şirketinde 01.06.2012 tarihinden hisse devrinin gerçekleştirildiği 27.01.2014
tarihine kadar Yönetim kurulu başkanı olarak, .... imza sirkülerine göre 28.06.2012‐29.01.2014 tarihleri arası...derece imza yetkilisi olduğu, 29.01.2014‐14.04.2014 tarihleri arası ...
14.04.2014‐01.04.2015 tarihleri arası ise ... münferiden imza yetkilisi oldukları tespit
edildiği, ..’ın 01.06.2012‐27.01.2014 tarihleri arası, ... 27.01.2014‐
14.04.2014 tarihleri arası, ... ise; 14.04.2014‐11.03.2015 tarihleri arası Yönetim Kurulu
Başkanı olarak görev yapmış olduğu tespit edilmiştir.
Yine, aynı hisse devir sözleşmesinde; hisse devir tarihi olan 24.01.2014 tarihinde 22.500.000,00-TL çıkarılmış sermayesi olan davalı ... Şirketinin 1.000.000,00 TL (Birmilyon Türk Lirası) Borsada işlem görmeyen ... grubu imtiyazlı payları ile
11.450.000,00-TL borsada işlem gören B grubu payı dahil olmak üzere toplam 12.450.000,00-TL nominal bedelli payın beher hisse için (A ve B grup ayrımı yapılmaksızın) devir bedeli 2,60 TL
olarak kararlaştırılarak şirketin sermayesinin % 55,33'ünü temsil eden 12.450.000,00 adet şirket hissesinin toplam 32.370.000,00-TL bedelle dava dışı
...
... ...'a ait A grubu 1.000.000 adet ve B grubu 9.110.665 adet B grubu olmak üzere toplam 10.110.665 adet hissenin 26.287.729-TL bedelle, , ...a ait B grubu 1.890.000 adet hissenin 4.914.000 bedelle ve ...a ait 445.000 adet hissenin 1.157.000-TL bedelle alıcı Şirkete devredildiği, buna göre hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan toplam hisse devir bedelinin 32.358.729-TL olduğu, sözleşmenin "Devir Bedelinin Ödenmesi ve Payların Devri" başlıklı 6.1maddesinde ise; tarafların hisse devri yapılması kararlaştırılan Şirket’in 22.500.000,00 TL tutarındaki çıkarılmış
sermayesinin %55,33’ünü temsil eden her biri 1‐TL (Bir Türk Lirası) kayıtlı değerdeki 12.445.665 adet
paylarının tamamı için hisseleri devralan tarafından devredenlere hisseleri oranında ve toplamda 32.370.000,00-TL hisse devir bedeli ödeneceği konusunda tarafların mutabık kaldıklarının belirtildiği, ancak 6.2 maddesinde söz konusu hisse devir bedelinin 20.500.000,00-TL'lik kısmının hisseleri devredilen ... Şirketinin şirket aktifinde kayıtlı ve hisse devir sözleşmesinde belrtilen taşınmazlarının ve taşınırlarının tamamının devredenlere veya devredenler tarafından gösterilecek kişilere tapuda satışı yoluyla ödeneceği, satış işlemleri sonucunda 20.500.000,00-TL'lik kısmın ...'ın gayrımenkul alımı sebebiyle ... Şirketine borçlu olmayacağı, 6.3 maddesinde düzenlenen hisse devir ve ödeme takvimine göre toplam hisse devir bedelinin 1.000.000,00-TL'lik kısmının hisse devir günü peşin olarak ödeneceği, 05.02.2014 tarihine kadar nakden 6.500.000-TL'nin devralan tarafından nakden ödeneceği, ödemelerin gerçekleşmesinin ardından 1.500.000 lot hisse devrinin gerçekleşeceği, 28.02.2014 tarihine kadar nakden 4.500.000-TL'in hisseleri devralan Şirket tarafından ödeneceği, ödemeler
tamamlandığında ise; bütün hisselerin devrolunacağı, devreden... uhdesinde bulunan 1.000.000 -TL bedelli borsada işlem görmeyen A grubu imtiyazlı payın en son olarak 4.aşamada devredileceğinin kararlaştırıldığı tartışmasızdır.
Dosyamıza celp edilen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ile bilirkişi heyeti asıl raporu ve dosyada mevcut ... denetim raporu ile bağımsız denetim raporları birlikte dikkate alındığında; davalı ... Şirketinin 31/12/2013 tarihi itibariyle Diyarbakır İli, Bismil İlçesinde 6
adet mesken, 22 adet tarla olmak üzere toplam 28 adet gayrimenkulünün bulunduğu, 24.01.2014 tarihli
Hisse Devir Sözleşmesinden sonra aynı Şirkette 27/01/2014 tarihinden sonra göreve başlayan yeni şirket yönetim kurulunda Yönetim
kurulu başkanı olarak Şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkilendirilen dava dışı ... ...tarafından dava dış... ve ...verilen vekaletname ile 31/01/2014-03/04/2014 tarihleri arasındaki dönemde sözkonusu taşınmazların 27 adedinin davalılara tapudan devrinin gerçekleştirildiği ve Şirketin 31.12.2013 tarihli mizanında kayıtlı değeri
20.976.936,00-TL olarak gösterilen işbu dava konusu 27 adet taşınmazın tapuda resmi senette gösterilen toplam satış bedelinin ise; 5.896.749,00-TL olduğu saptanmıştır.
Dosyamızda taraf delilleri toplanarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiş, SMMM, ... mevzuatında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ile borçlar mevzuatı alanında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle;... satışı yapılmış gayrimenkuller nedeniyle düzenlenmix (KDV dâhil) 2.276.016,22-TL tutarlı fatura nedeniyle ... Organik Gıda A.Ş. tarafından 500.000,00-TL tahsil edilmiş
olduğu, faturadan bakiye kalan tutarın tahsil edilmemiş olduğu, diğer davalılara satışı yapılmış
gayrimenkuller nedeniyle düzenlenmiş olan 17.087.027,33-TL bedelli fatura nedeniyle ise her hangi bir tahsilat
yapılmamış olduğu,her ne kadar ...’ye ait taşınmazların satışı nedeniyle yukarıda belirtilen faturalar düzenlenmiş ise de; sözleşmede 6.2 maddesinde şirket aktifinde kayıtlı taşınır ve taşınmazların hisselerini devredenlere ya da göstereceği kişilere devredileceği ve bu devir nedeniyle tahakkuk edecek bedelin tamamının devralan yatırımcı tarafından gayrikabili rücu olarak ödeneceğinin belirtilmiş olması nedeniyle hisse devir bedelinin ... …..Ş. tarafından ödenmesi gerekeceği, hisse devir sözleşmesi kapsamında alıcı ...Tarım...Şirketi tarafından ödeneceği kararlaştırılan 32.500.000,00-TL'ye karşılık nakden 8.342.621,06TL, taşınırların devri nedeniyle 253.093,55-TL, taşınmazların devri nedeniyle 20.976.936,00-TL olmak üzere toplam 29.572,650,61-TL ödeme yapıldığı , sözkonusu ödemelerin sözleşme karşılığı yapılmış olması nedeni ile ... ...Şirketinin zararı olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ... Şirketinin hisselerinin devri karşılığı olarak şirketin aktifinde bulunan taşınmazların devri nedeniyle şirketin aktifinde meydana gelen azalmanın hisselerinin devri karşılığı olarak şirket aktifinde bulunan taşınmazların ...Tarım...A.Ş. ve Ayhan Öztürk tarafından karşılanması gerektiği ... kararları ile hükme bağlandığından, davalıların şirket varlıklarında meydana gelen azalmadan hukuken sorumlu olmayacakları nihai takdir Mahkememize ait olmak üzere mütalaa edilmiştir.
Davacı ... işbu davada dava konusu Şirket hisse devrinin TTK 380.maddesi kapsamında ve doktrinde 'finansal yardım yasağı' olarak tanımlanan TTK'nın 380. m. uyarınca batıl olduğunun tespit edilmesi suretiyle iptal edilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili ise; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hisse devrinin TTK 380.m. kapsamında değerlendirilebilecek bir işlem niteliğinde bulunmadığını savunmaktadır.
Bilindiği üzere; 28/07/1981 tarihli 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun yerine 30/12/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 6362 sayılı yeni Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. Maddesinde aynen; “Bu Kanunun amacı: sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir." şeklinde belirtilmiş, Kanunun amacının yerine getirilmesi için kurulan ..., Kanuna tabi şirketler ve kurumlara yönelik, başta dava açma olmak üzere, başlıcaları düzenleme yapma ve denetleme dahil olmak geniş yetki ve görev ile donatılmıştır (117 ve devam eden madddeler).
Bu yetkilerden biri de, başlığı "İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler" olan 92. madde hükmüdür.
Anılan maddede aynen; "Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul;
a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,
b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya," şeklindedir.
Görüldüğü üzere; 6362 sayılı Kanunun 92. maddesinde ...'ya, Kanuna tabi ihraççılarm sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açan hukuka aykırı durum ve işlemlerinin tespiti halinde, tespit tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açma yetkisi verdiği görülmektedir. Sözkonusu yetki ile halka açık şirketleri, dolayısıyla bu şirketlerin yatırımcılarını korumaya yönelik doğrudan yasa hükmü ile tanınan bir kamusal yetkidir. Bu yetki ayrıca bir kamusal görevi de içermektedir. Bu yetki ve görev uyarınca açılacak iptal davaları ile mahkemeler tarafından zarar verici işlemlerin iptali ile, iptal konusu usulsüz ve sermaye piyasası mevzuatına aykırı nitelikteki iş ve işlemler sonucunda ihraçcı şirketin malvarlığında oluşan kaybın tekrar şirkete dönmesi, böylece Şirket malvarlığındaki azalmanın önlenmesi ve eski haline iadesi öngörülmüştür.
Birkısım davalılar vekili değinilen yasal düzenleme ile davacı kuruma verilen yetkiye dayalı olarak davacının dava açma ehliyetinin ve işbu davada hukuki yararının mevcut olmadığını ileri sürmektedir. Konu ile ilgili olarak 6362 sayılı Kanunun 92.maddesi hükmünde belirtilen esaslara aykırı 'durum ve işlemler' sebebiyle ihraççıların sermayesinin veya malvarlığının kaybına yol açılması halinde ...'nun iptal davası açabileceği açıkça hükme bağlanmış ve maddede bu amaçla ... tarafından açılabilecek davanın dayanağı ortaya konularak ... tarafından dava açılabilecek haller tahdidi şekilde ve (sınırlı) sayma yöntemi ile belirtilmemiştir. Bu durumda, anılan yasal düzenleme kapsamında davacı ...'nın hem şirketin yetkili organ kararına hem de bu organ kararının uygulamaya geçilmesini sağlayan tapuda taşınmaz satış ve devir işlemleri gibi icrai nitelikteki işlemlere karşı iptal davası konusunda dava elhiyetinin ve somut uyuşmazlıkta ayrıca hukuki yararının mevcut olduğu belirgindir. Nitekim, somut olayda davalı şirket yönünden sermaye veya malvarlığının kaybına yol açan durum ve işlem ancak icrai bir işlem sonucunda oluşabileceği tartışmasızdır. Bu çerçevede dar ve sınırlı bir yoruma tabi tutulduğu takdirde 92. maddede yer alan "iptal" ibaresinin sadece ihraçcı Şirketin yönetim kurulu veya genel kurul kararlarının iptali şeklinde değerlendirilmesi ile mümkün ise de; maddede korunması amaçlanan şirket ortakları olan küçük yatırımcının menfaati ve maddenin düzenleniş amacı birlikte gözetildiğinde; aynı ibarenin amaçsal yoruma tâbi tutularak daha geniş anlamda ihraççı şirketi zararlandıran her türlü iş ve işlemlerin iptali olarak anlaşılması ve buna göre Mahkememiz'ce değerlendirme yapılması zorunludur. Söz konusu düzenlemenin getirdiği yararın sağlanabilmesi bakımından halka açık şirketin uğrayacağı zarar veya oluşacak sermaye kaybının önlenmesi açısından, hukukumuzda da örnekleri olduğu üzere, iptal davasının şartlarının ortadan kalkması halinde söz konusu davanın, zararın veya kaybolan sermaye tutarının iadesi (istirdadı) davası olarak devam edebileceği de gözardı edilemez. Hal böyle iken, aksi yönde bir değerlendirme ile işbu dava konusu taşınmaz satış işlemlerinin ve tapu kayıtlarının iptali ile davalı ihraçcı şirket adına tapuya tescilinin davacı tarafından talep edilemeyeceğinin kabul edilmesi ise; sözü edilen yasal düzenlemedeki yetkinin amacına ve davacı kuruma tanınma amacına aykırı şekilde gereği gibi kullanılamaması sonucunu doğuracağı izahtan varestedir. Açıklanan nedenlerle; davacı ...'nın işbu davayı açmakta ehliyetinin ve hukuki yararının mevcut olduğu kabul edilmiş, aksi yöndeki davalılar vekilinin itirazı Mahkememiz'ce benimsenmemiştir.
Öte yandan, davamızda tapu iptali ve tescil isteminde davacı yan tarafından dayanak olarak ileri sürülen 6102 sayılı TTK 380.maddesine de değinilmek gerektiği takdirde ise;
"Kanuna karşı hile" kenar başlıklı anılan maddede aynen; "(1) Paylarının iktisap edilmesi amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı, konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır. Bu butlan hükmü, kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemlere ve şirketin veya onun bağlı şirketlerinin çalışanlarına, şirketin paylarını iktisap edebilmeleri için, avans, ödünç ve teminat verilmesine ilişkin hukuki işlemlere uygulanmaz. Ancak, bu istisnai işlemler, şirketin, kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda bulunduğu yedek akçeleri azaltıyor veya 519 uncu maddede düzenlenen yedek akçelerin harcanmalarına ilişkin kuralları ihlal ediyor ve şirketin 520 nci maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân bırakmıyorsa, geçersizdir. 2)Ayrıca, şirket ile üçüncü kişi arasında yapılmış bulunan ve bu kişiye, şirketin kendi paylarını; şirketin, şirkete bağlı bir şirketin veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirketin hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören bir düzenleme, eğer bu payları şirket alsaydı işlem 379 uncu maddeye aykırı kabul edilecek idiyse batıldır." düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan hükümden anlaşılacağı üzere anonim şirketin paylarının iktisabı amacıyla başkasıyla yaptığı konusu avans, ödünç ve teminat olan işlemler batıldır. Doktrinde madde hükmünde yer alan avans, ödünç ve teminat işlemini de kapsamayan yasaktan söz ederken genel olarak finansal destek verme yasağı ibaresi kullanılmıştır.
Kanun koyucu anılan hüküm ile şirketin paylarını iktisap edecek kişiye destek olmasını engellemek istemiş, maddede sayılan işlemler bakımından somut zarar tehlikesi kabul edilmiştir. Maddede sayılan işlemler şirket mal varlığında somut olarak, FİİLEN ZARAR OLUŞTURMASA hatta şirket için avantajlı koşullar da içerse yasak kapsamına girecektir. Amaç genel olarak şirket mal varlığını korumanın yanında yönetim kurulunun pay sahipliği yapısına müdahalesinin önlenmesidir.
Değinilen madde hükmü, sermaye piyasası mevzuatına tabi olan ihraçcı şirketin bütün mal varlığını korumayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla yüksek miktarda mal varlığına sahip şirketlerin paylarının iktisabı amacıyla önemsiz miktarda ödünç veya teminat vermesi dahi anılan hükmün ihlal edilmesi sonucunu doğuracaktır. ...
Konu ile ilgili olarak TTK'nın 380/1.maddesinde; Şirketin paylarını iktisap etmesi amacıyla Şirketin başka bir kişi ile yaptığı işlemler konu alındığından, sadece pay sahipleri değil; pay sahibi olmayan 3.kişiler de şirket ile yapılan işlemin tarafını oluşturabilecektir...Kanunda Şirketin paylarının iktisap edilebilmesi için finansal destek vermesi yasaklandığı için hükmün kapsamına öncelikle Şirket payının bir hukuki işlem ile devredildiği haller (devren iktisap) girecektir. Bu hukuki işlemin tarafları konusunda kanun koyucu sınırlayıcı bir düzenleme öngörmediğinden, şirketin iktisap ettiği kendi paylarını elden çıkarırken finansal destek vermesi hükmün kapsamına gireceği gibi iktisap işlemi ile finansal destek işlemine taraf olanların farklı olması da hükmün uygulanmasına engel olmayacaktır. Kanunda yasak kapsamındaki hukuki işlemler konusu avans, ödünç ve teminat verilmesi olan hukuki işlemler olarak belirtilmiştir. (TTK 380/1c.1) Hükümde sınırlı bir sayma yöntemi tercih edilmemiş, onun yerine yasak kapsamındaki hukuki işlemler konusu itibariyle belirlenmiştir. Diğer yandan, yasak kapsamındaki hukuki işlemlerin Şirket zararına hukuki sonuçlara yol açması şartı aranmadığından, bu hukuki işlemlerin batıl kabul edilmesinde yapılan işlemlerin şirket malvarlığındaki etkileri dikkate alınmamıştır...TTK 380/1 hükmünde sayılan işlemler (avans, ödünç, teminat) sınırlı sayıda belirtilmemiş aksine hangi türdeki işlemlerin yasağa tabi olduğu örneklendirilmiştir.Hükümde sayılmayan yasak kapsamına girip-girmediğini tespitte yardımcı olması amacıyla birtakım ortak özellikler belirlenmiştir. Bunlar pay iktisabını kolaylaştırmak amacıyla finansal destek sağlayan bir hukuki işlemin olması, Şirketten likidite çıkışının ve somut zarar tehlikesinin şart olmaması şeklinde sayılabilir. Gerçekten de pay iktisabı amacıyla şirketin verdiği teminatlar paraya çevrilmelerinden ve şirketten nakit çıkışına neden olmalarından bağımsız şekilde batıl kabul edildiğinden aynı esasın hükümde sayılmayan işlemler hakkında da kabul edilebileceği söylenebilir. Dolayısıyla şirketin daha önce taşımak zorunda olmadığı bir zarar iflas rizikosunu üstlenmesi de bu riskin gerçekleşmesinden veya riskin artmasından bağımsız olarak şirket malvarlığının kullanımı olarak kabul edilir. Şirketin geri ödeme talebinin olduğu ödünç işlemleri hükümde açıkça yasal işlem olarak kabul edildiğinden, şirketin hiçbir talep hakkı olmadığı kasrşılıksız kazandırmalar evleviyetle bu kapsamda ele alınmalıdır. (...
Bu bağlamda, değinilen tespitler ve bilimsel görüşler ışığında bilirkişi heyeti raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 92.maddesine dayalı olarak dava dışı 3.şahıslar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi kapsamında hisseleri devre konu olan davalı şirketin dava konusu taşınmazlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tapuya tescili istemine ilişkin olduğu, dosyamızda yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında; davalı....Ş. hissedarları ile dava dışı ...…A.Ş. arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine istinaden davalı ....Şirketinin % 55,3 hissesine tekabül eden ve dava dışı şirket ortakları ..., E...'a ait olan şirket hisselerinin dava dışı ...Tarım...Şirketine devri nedeni ile taraflar arasında tanzim edilen hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan hisse devir bedelinin 20.500.000,00-TL'lik kısmının, hisse devir sözleşmesinde belirtilen tarihlerde hisseleri devralan şirket tarafından ödenmemesi durumunda dava konusu 27 adet taşınmazın hisseleri devreden anılan ortaklara veya kendilerinin göstereceği kişilere satışı yoluyla sözkonusu bakiye hisse devir bedelinin ödeneceğinin hüküm altına alındığı, ancak hisse devir sözleşmesinin gerek şirketler hukuku gerekse de borçlar hukuku anlamında kural olarak sözleşmenin tarafları yönünden hak ve yükümlükler içermesi gereken tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme niteliğinde olduğu, dosyamızda hisse devrinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği ancak hisse devri sonrasında belirtilen bakiye hisse devir bedelinin protokolde belirlenen tarihlerde hisseleri devralan tarafından ödenmemesi nedeni ile dava konusu mülkiyeti davalı Şirkete ait taşınmazların diğer davalılara satış yoluyla devrinin gerçekleştirildiği, ancak sunulan bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere davalılardan ... satış yoluyla devredilen gayrımenkuller sebebiyle düzenlenmiş olan (KDV dahil)
2.276.016,22-TL bedelli fatura nedeniyle davalı ....Şirketi tarafından 500.000,00-TL tahsilat yapıldığı, fatura konusu satım bedelinden bakiye bedelin ise; davalı Şirket tarafından anılan davalı alıcıdan tahsil edilemediği, diğer davalılara satışı yapılan dava konusu
gayrimenkuller nedeniyle düzenlenmiş olan 17.087.027,33-TL bedelli fatura nedeniyle de her hangi bir tahsilat
yapılmamış olduğunun sabit olduğu, bu durumda davalı Şirketin kendi hisselerini devralarak ortağı olan dava dışı ...Tarım...A.Ş. tarafından hisseleri devralması karşılığında asli edim olarak ifası gereken hisse devir bedelinin 20.500.000,00-TL'lik kısmını TTK 380.maddesinde yer alan düzenleme konusu yasağa aykırı şekilde finanse ettiği, davalı şirketin taşınmazlarının dava dışı önceki 3 hissedarı ile dava dışı ...Tarım ..A.Ş. Arasındaki devir işlemi sonrasında hisse devir bedelinin finanse edilmesine yönelik olarak taşınmazlarının diğer davalılara hukuka aykırı şekilde devredilmesi nedeni ile Şirketin aktifinde yer alan 28 adet taşınmazın dava konusu 27'si üzerinde mülkiyet hakkının sona erdiği, sözkonusu taşınmazların satım bedelinin ise; 500.000,00-TL'lik kısmı haricinde davalı Şirkete diğer davalı alıcılar tarafından ödenmediği dikkate alındığında; davalı Şirketin taşınmaz malvarlığının tamamına yakının kaybı sonucunu da doğuran sözkonusu işlemden açıkça ve somut olarak zarar gördüğünün tartışmasız olarak kabulü gerektiği, bu nedenle de davalı ... ...Şirketine ait dava konusu taşınmazların diğer davalılara satış yoluyla devrinin 6102 sayılı TTK'nın 380.maddesi kapsamında yasak işlem olması nedeni ile 6098 sayılı TBK'nın 27.m. gereğince açık kanuna aykırılık nedeni ile batıl işlem olarak kabulü gerektiği, batıl işleme dayalı olarak davalılara devredildiği sabit olan dava konusu taşınmazların tapuya davalılar adına tescilinin geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı gözetildiğinde; açıkça yolsuz tescil niteliğinde kabulü gerektiği, bu durumda ise; 6362 sayılı Kanunun 21 ve 92 ile 94.m ile TTK 380 ve TBK 27.m. Bağlamında davalı ....Şirketi haricindeki davalılar aleyhine açılan davanın haklılığı kanıtlandığından kabulü gerektiği, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise; davanın tapu iptali ve tescili istemini içermekte olup sadece tapu kayıt maliklerine husumet yöneltilerek açılmasında usulen zorunluluk bulunduğu ve istemin açıklanan mahiyeti gereğince taşınmazlarda tapu kayıt maliki konumunda olmayan .... Şirketinin pasif husumet ehliyetinin (taraf sıfatı) mevcut olmadığından davalı ....Şirketi aleyhine açılan davanın ise, pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle dosyamız arasına UYAP sisteminden alınan dava konusu taşınmazların güncel mülkiyet durumu itibariyle tapuda davalılar adına kayıtlı olan ve hüküm fıkrasında ada ve parsel numaraları ile diğer ayırıcı bilgileri belirtilen dava konusu taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı hisse oranları da gözetilerek tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptaline, davalılar adına tapuya kayıtlı olmayan ve bir kısım hisseleri dava dışı 3.kişiler adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazların varlığı nedeni ile dava konusu ... bölüm no’lu taşınmazın tapu kaydının iptali istemi yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
Her ne kadar davanın açıldığı ... haricindeki feri müdahale talep edenlerin feri müdahale talepleri ile feri müdahale talep dilekçeleri ile birlikte harç yatırmadıkları anlaşılan diğer feri müdahale talep edenlerin söz konusu taleplerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
(Öte yandan, her ne kadar davacı.. tarafından peşin ve Mahkememiz ara kararına istinaden tamamlama harcı yatırılmış ise de; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 92/3.maddesinde yer alan; "...(3) (Ek: ...; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır." şeklindeki yasal düzenleme gereğince davacı kurumun aynı Kanunun 92.maddesinde tanınan yetkiye istinaden açtığı işbu davada her türlü harçtan muaf olduğu gözetilerek davacı kurum tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harçlarının davacı kuruma talep halinde ve kararın kesinleşmesi beklenmeksizin iadesi gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile (usulden) reddine,
2-Dava konusu ... parsel) üzerindeki 2 bağımsız bölüm no’lu taşınmazın tapu kaydının iptali istemi yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine,
3-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu ... üzerindeki taşınmazda davalı ...’e ait ... pay ile sınırlı olarak,
-... pay ile sınırlı olarak,
... pay ile sınırlı olarak,
... parsel) sayılı taşınmazın,
-... sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ayrı ayrı İPTALİ İLE; ... adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İİK 28.m. gereğince hüküm özetinin derhal ... gönderilmesine,
3-...m. gereğince karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
4-Dosyamızda feri müdahale talep edenlerin taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
5-(Dava konusu taşınmazların keşfen tespit edilen ve istinabe ile alınan bilirkişi raporuna konu muhdesat dahil değerleri toplamı üzerinden alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 1.986.939,25-TL'nin (davacı kurum tarafından yatırılan peşin harç ile tamamlama harcının harçtan muaf olması nedeni ile iade edileceği gözetilerek) davalılardan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 100.701,75-TL peşin harç ile 469.683,26-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 570.385,01-TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davacıya İADESİNE,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 594.870,92-TL vekalet ücretinin ... haricindeki davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
8- Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
9-(Davanın reddine karar verilen taşınmaz hisselerinin bilirkişi raporunda tespit edilen toplam değerleri üzerinden) Davalı ... haricindeki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 329.258,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,
10-(Red sebebinin farklı olduğu gözetilerek) Dava konusu ... parsel (yeni ada parsel no:...parsel) üzerindeki 2 bağımsız bölüm no’lu taşınmazın tapu kaydının iptali istemi yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi nedeni ile kendisini vekil ile temsil ettiren ... haricindeki davalılar yararına karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,
11-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 50.434,10-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,86) gözetilerek 43.373,32-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
12-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile A... istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 11.434,10-TL
2-Bilirkişi ücreti : + 39.000,00-TL
TOPLAM : 50.434,10-TL