T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/527 Esas - 2023/357
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/527 Esas
KARAR NO: 2023/357
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/10/2020
KARAR TARİHİ: 09/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: :
1-Davacı vekili, 08/11/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacının kullandığı motosiklete arkadan kasten çarptığını ve davacının sakat kaldığını, sürekli işgöremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, gerek olay sonrasında tutulan trafik kazası tespit tutanağında gerek cumhuriyet savcılığınca aldırılan bilirkişi raporunda ve gerekse 5. Ağır ceza mahkemesince aldırılan kusur raporlarının tamamında arkadan vurup kaçan ve sonrasından kamera kayıtlarıyla tespit edilen aracın ... plakalı araç olduğunun tespit edildiğini, aracın da davalı şirket tarafından sigortalandığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bakıcı gideri,100,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00-TL malullük-sakatlık maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Davacı vekili, 10/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 360.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 720.000,00-TL yükseltmiştir.
CEVAP :
3-Davalı, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
4- Dava, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın davacının kullandığı araca çarpması sonucu oluşan kazada yaralanan davacının aracın sigorta şirketine karşı açtığı kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı konularına ilişkindir.
5- Dosyamız arasına celp edilen ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyasının incelenmesinden;dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve davacıya ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
6- Dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumlarının incelenmesine gelince; dava konusu olayla ilgili olarak ... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan ceza yargılaması neticesinde, eldeki davanın davalısı olan sigorta şirketine sigortalı olan ve kazaya karışan aracın işleteni ve sürücüsü Emin Toprak yönünden Sanık Emin Toprak'ın, katılan Faruk Özalp'ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla, eylemine uyan TCK nun 82/1-a maddesi gereğine AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,-Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından, TCK nun 35/2. maddesi gereğince meydana gelen zarar ve tehlikenin boyutu da dikkate alınarak takdiren 13 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, -Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek TCK nun 62/1 . maddesine göre cezası 1/6 oranında indirilerek 10 YIL 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, karar verildiği yapılan istinaf incelemesi sonunda sanığın 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, karar verildiği ve bu kararın da temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu sebeple, eldeki dava dosyasında yeniden kusur incelemesi yapılmamış ve dava konusu olayda davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın sürücüsünün motorlu taşıtı aracı kılarak davacıya kasten zarar verdiği tespit edilmiş ve davalıya sigortalı aracın sürücüsü %100 Kusurlu kabul edilmiştir.
Öte yandan; Kasti yaralama konusunda bu hususun teminat dışı olup olmadığı da mahkememizce irdelenmiştir. Buna göre;
Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4-a maddesine göre "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise," rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamış olup; aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların somut olayda mevcut olduğu, davalı araç sürücüsünün kasıtlı eyleminin teminat dışı hallerde düzenlenmediği rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğu ve zararın teminat dışı olmadığı, bu kabule göre de göre davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. (Konuyla ilgili emsal kararlar; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.03.2019 tarih ve 2018/6259 Esas, 2019/2787 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 8/6/2022 tarih ve 2022/666 Esas, 2022/8446 Karar sayılı ilamı)
7-Maluliyete ilişkin olarak; Ankara Üniversitesi TF tarafından düzenlenen 15/09/2022 tarihli maluliyet raporunda; davacının kaza nedeni ile %96 oranında sürekli işgöremezliğinin oluştuğu ve devamlı surette başkasının bakımına muhtaç olduğu belirtilmiştir. Raporun dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılmsı... Yönetmeliği hükümleri gereğince alındığı görüldüğünden ve mahkememizce bu rapor yeterli bulunduğundan aktüer incelemesi bu rapor doğrultusunda yapılmıştır.
8-Aktüer hesabı bakımından ise dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre;
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı)
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı)
10-Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden 1.800.811,09-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 2.146.253,68-TL bakıcı gideri talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
11- Davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin incelenmesinden; kaza tarihinde ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma klozu teminat limit tutarının 360.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limit tutarı olan 360.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ayrıca kaza tarihinde ZMSS poliçesi tedavi giderleri klozu teminat limit tutarının 360.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limit tutarı olan 360.000,00 TL ile sınırlı olduğu, bakıcı giderinin de bu klozdan karşılanması gerektiği anlaşılmıştır.
12-Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının toplanan deliller ve Mahkememiz’ce yukarıda anılan ilkeler gözetilerek alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise dava tarihi olan 22/10/2020 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faizi işletilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
360.000,00-TL tutarındaki kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 360.000,00-TL tutarındaki bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 720.000,00-TL tutarındaki tazminatın 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 49.183,20 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın ve 2.458,48 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 46.670,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacının peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 3.661,58 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 97.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.09/05/2023