T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/186 Esas - 2023/264
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2021/186 Esas
KARAR NO: 2023/264
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1-...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ....
Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2-...
VEKİLİ: Av....
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 26/03/2021
KARAR TARİHİ: 07/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 26/03/2021 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili...‘ye ait ..... No.lu ... - Karayolu İle Yapılan Uluslararası Taşımaları İçin Taşıyıcının Mesuliyeti ... Sigorta Poliçesi ile.....’nin 05.08.2014 – 05.08.2015 tarihleri arasında kendisine ait ve kendisinden başkasıyla kira akdi olmayan kiralık araçlarla taşımasını taahhüt ettiği mallara taşınma sırasında meydana gelebilecek zararlar poliçede belirtilen şartlar ve limitler dâhilinde sigortalandığını, sigortalı .....’nin Türkiye’de muhtelif gönderici firmaların muhtelif vasıftaki emtialarının ....’daki muhtelif alıcı firmalara nakliye işi kapsamında kendisine teslim edilen emtiaları sigortalı firmaya ait .....(romörk) plakalı araca yüklendikten sonra ....’ya sevk edildiğini, yapılan nakliye sırasında 08.12.2014 günü saat 05:30 sıralarında nakliye yapılan aracın sürücüsünün .... ‘da .... köyü Metro Dinlenme Tesislerinde park ettiği esnada aracın (tırın) kupa bölümünden başlayan yangın sonucunda araç ve içerisinde bulunan emtiaların tamamen yanmak suretiyle hasara uğradığından bahisle hasara uğrayan emtia hasarlarının sigorta poliçesinden karşılanması için sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkil şirket nezdinde ... no.lu hasar dosyası açıldığını, bu dosyadan görevlendirilen sigorta eksperinin düzenlemiş olduğu ön ekspertiz raporunda; " [..] ... (çekici)/ ....(römork) plakalı tır sürücüsü Sürücü.....’ ın Müşteki İfade Tutanağı: “…Ben ...Lojistik şirketinde çalışırım. 05.12.2014 ve 06.12.2014 günü ... serbest bölgesinden tekstil ve oto yedek parça yüklemesi yaptım. .... ülkesine gidiyordum.... ilini geçtikten sonra takograf sürem dolunca ..... Dinlenme Tesislerinde durdum. Tesislerde durduğumda 08.12.2014 günü saat 00:30 sıralarıydı. Parka girince otoparkın ön tarafında yoğunluk vardı. ..... isimli araçlarda çok gürültü yapıyordu. Bu sebepten rahatsız olmama adına tırımı arka bölümdeki karanlık park alanına çektim. Aracımı park ettikten sonra içinde uyuyup istirahat ettim. Saat 04:30 sıraların uyandım ve kahvaltı yapmak için tesislere gittim. Saat 05:30 sıralarında aracımın yandığını söylediler. Bende hemen aracımın yanına gittim. Aracımın kupa bölümünde yangın mevcuttu ve alevler kabini tamamen sarmıştı. Aracın kapılarını açmaya çalıştım açamadım. Dorsenin yangın tüpü ile müdahale etmeye çalıştım başarılı olamadım. Yangını söndüremedim. Yangını söndüremeyince yangın yayıldı ve dorseye sıçradı. Aracımın kupa bölümünde nüfus cüzdanım 80027 belge numaralı sürücü belgem, SRC 3 belgem, araçta yüklü yükü gösterir gümrük belgeleri, digital takograf kaydı, gümrük refakat belgeleri tırın çekicisine ve dorsesine ait ruhsatlar vardı ve yangında yandı. Ayrıca tırın dorsesinde yaklaşık 5.5 ton kumaş ve 2 ton araba yedek parçası mevcuttu. Bu malzemelerin tahmini değeri yaklaşık 40.000 EURO’ dur. Benim aracım 2014 model idi. Trafiğe çıkalı yaklaşık 2 ay oldu ve araç yeni olduğu için bakım kilometresine bile gelmemişti. Aracımın yanmasına anlam veremiyorum. Bana ve tırıma zarar vermek isteyecek herhangi bir kimse yoktur. Ben kullanmakta olduğum ......çekici plakalı ....römork plakalı tırımın yanmasına ilişkin herhangi bir kimseden şikayetçi ve davacı değilim. Uzlaşmak istemiyorum. "şeklinde olduğu, [..] Sigortalı firma yetkilisi Sn. .... ile yapılmış olan görüşmelerde; araçta herhangi bir ek donanımın (çakmak, çay takımı vs.) bulunmadığı, sürücünün nakliye esnasında aracın hızının 30 km.’ den fazla artmadığını fark ederek, aracı park sahasına çekerek uyuduğu ve kahvaltı yaptığı, geri döndüğünde aracın ve emtiaların yanmış olduğunu gördüğünün belirtildiği, [..] .... plakalı römorkun 30.09.2014 tarihinde .... firmasından sigortalı firmaca 101.023,85 TL’ ye, ....plakalı çekici 09.10.2014 tarihinde ..... firmasından 246.235,47 TL’ye satın alınmış olduğunun görüldüğü, [..] Sigortalı firmaya; çekicinin alınmış olduğu... firmasına ihtarname çekilmesinin önerildiği, Eksperimizin kanaatine ve sürücü ile yapılan görüşmelere göre söz konusu yangın çekicide meydana gelen teknik bir arıza nedeni ile (elektriksel, mekanik, yakıt sisteminin sızdırması v.b.) başlamış ve römorka sıçrayarak tüm emtianın yanmasına sebep olmuştur." şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, müvekkili .... sigortacısı olması ve taşımanın yapıldığı aracın kasko sigortacısı tarafından hasarlı aracın tamir için yetkili servise götürülme ihtimali bulunduğundan araç üzerindeki yangının çıkış nedenini belirlemeye elverişli delillerin zamanla yok olabilecek ve bir daha elde edilemeyecek deliller olması nedenleriyle, henüz trafiğe çıkalı 2 ay olan 2014 model araçta meydana gelen yangının çıkış nedeninin tespiti için ....İş sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 15.03.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; tespite konu aracın yanmasına sebebiyet verecek tüm sebepler irdelenmek suretiyle “ Jandarma sonucunda düzenlenen olay yeri inceleme raporunda da belirtildiği üzere Tır ve çevresinde yapılan incelemede şüpheli olabilecek konumda herhangi bir iz ve emare tespiti yapılamadığından sabotaj (kundaklama) şüphesinin ortadan kalktığı, çekicinin elektriksel ve elektroniksel sistemlerinde herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu aracın elektrik tesisatında kısa devre (ark) oluşması sonucunda yangının başlangıcının meydana geldiği “ şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini, ...İş sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporu üzerine...no.lu hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperinin düzenlemiş olduğu 09.01.2015 tarihli kesin ekspertiz raporunda, “ ... plakalı çekicinin muhtemelen teknik bir arıza sonucu yandığı, yangının daha sonra .... plakalı römorka sıçradığı ve çekici, römork ve içindeki emtiaların tamamen yandığı, olay nedeniyle taşınan 3.kişilere ait emtialarda oluşan hasarların SDR hesabı uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunan hasar miktarının 46.578,29 Euro olduğu, hasar tutarının bilirkişi raporunun sonucuna göre çekiciyi üreten firmaya rücu edilme imkanının bulunduğu, sigortalının da çekicinin alınmış olduğu .... firmalarına rücu ihtarnamesi gönderdiği “ şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, müvekkili ...... ‘ne 22.01.2015 tarihinde (2.737,79 Eur) 7.433,92.-TL olmak üzere toplam 48.071,27.-TL sigorta tazminatı ödediğini, tam bu esnada yangın olayına ilişkin olarak daha önce Velimeşe Jandarma Karakol Komutanlığına 08.12.2014 tarihinde saat 07:30 daki ifadesinde; " 05.12.204 ve 06.12.2014 günü ... Bölgelerinden tekstil ve oto yedek parça yüklemesi yaptığını, ....'ya götürmek için yola çıkıp İstanbul ilini geçtikten sonra takograf süresinin dolması üzerine..... Metro Dinlenme Tesislerinde durduğunu, 08.12.2014 günü saat 00:30 sıralarında park alanına girerek uyuyup istirahat ettiğini ve saat 04:50 sıralarında uyanarak kahvaltı yapmak için tesislere gittiğini, saat 05:30 sıralarında aracın yandığını söylediklerinde aracın yanına gittiğinde aracın kupa bölümünde yangın olduğunu ve alevlerin de kabini tamamen sardığını, kendisinin araç kapılarını açmak istedi ise de başarılı olamadığını, dorsenin yangın tüpüyle müdahale etmeye çalıştı ise de başarılı olamayarak yangını söndüremediğini ve yangının yayılmak suretiyle de dorseye sıçradığını, kupa bölümünde nüfus cüzdanı, 80027 belge numaralı sürücü belgesi, SLC-3 belgesi, araçta yükü gösteren gümrük belgeleri, dijital takograf kartı, gümrük refakat belgeleri, tırın çekicisi ve dorsesine ait ruhsatlar ile dorsesinde 5,5 ton kumaş ile 2 ton araba yedek parçasının yandığını" beyan eden.... Marka 2014 model ... (çekici), .... marka, 2014 model ... (römork) sürücüsü ..., aynı olay sebebiyle bu defa aynı karakola 15.01.2015 tarihinde saat 22:00 sıralarında bizzat karakola müracaatla vermiş olduğu ifadesinde; "Evvelce 08.12.2014 tarihinde vermiş olduğu ifadesinin gerçeği yansıtmadığından vicdanen rahatsız ve pişman olduğunu, bunun için karakola geldiğini, yangın olayından önce 09.10.2014 tarihinde Kartal ilçesinde faaliyet gösteren .... firmasında işbaşı yaptığını, firma yetkilisi olan İlyas Kahraman adındaki şahsa maddi sıkıntılarını anlatmak suretiyle işe alındığını, İlyas Kahraman'ın da kendisine bu konuda yardım vaat ettiğini, kendisinin işe başlamasından 20 gün sonra gitmiş olduğu ..... seferinin son iki harcırah ücretinin ödenmediğini, bu arada ailesinin de parasız kalmasından dolayı ailevi huzursuzlukların baş göstererek boşanma aşamasına geldiklerini, bunun üzerine 06.12.2014 günü ...'ın yanına giderek alacaklı olduğu ücreti ve 08.12.2014 günü için planlanan ..... seferinin araç ve yol masraflarını istediğinde .....'ın ..... seferinin tamamlanmasından sonra dönüşte alacaklarını ödeyeceğini söylediğini, kendisine kira borcu ve eşinin doğum yapmakta olduğundan maddi sıkıntı içerisinde olduğunu söylemesine rağmen İlyas Kahraman'ın sözünü yerine getirmediğini, ...'ın ısrarı üzerine 07.12.2014 akşamı saat 21:30 civarında ... plaka sayılı çekiciye bağlı.... Dorse ile tekstil ve oto aksesuarları ile yüklü olarak Almanya 'ya gitmek için ..... ilçesi ..... caddesi üzerinden hareket ettiğini, bu sırada eşinin sürekli telefon açıp eve para bırakmadan ayrılmış olmasından dolayı devamlı baskı yapması sonucunda yol güzergahı olan ..... ilçesindeki Metro Dinlenme Tesislerine girerek aracı park ettiğini ve tekrar ......a telefon açarak kendisinden yardımcı olmasını istediğinde olumlu veya olumsuz bir şey söylemeden telefonu yüzüne kapattığını, bunun sonucunda bir anlık bunalıma girerek arabayı perdelerinden çakmakla yakmak suretiyle tutuşturduğunu, daha sonra da pişman olup dorsede bulunan 1 adet yangın tüpü ile müdahale etmeye çalıştığını ancak yangın tüpünün çalışmaması sonucu yangının büyümesi üzerine itfaiyeye haber verdiğini, itfaiyenin de 50-55 dakika sonra geldiğinde rüzgarın da etkisi ile aracın tamamen yandığını, sonuçta her şeyin yanmış olduğunu ve kendisinin de bir anlık sinirle bu işi yaptığını, görevliler tarafından araç yükünün satılması maksadıyla boşaltılmış olup olmadığının sorulması üzerine satmadığını ve araçta resmi mühür bulunduğunu, aracı yakarken başka bir madde ve sıvı kullanmadığını ancak perdenin naylon alaşımlı olduğundan çabuk tutuştuğunu, ilk defa vermiş olduğu ifadesindeki aykırılığın ise yangından sonra korkmuş olması sebebiyle yalan söylemek zorunda kaldığını, olayı kimsenin görmediğini ve uzlaşmak istediğini" beyan ederek yangını kasten çıkardığını beyan ve ikrar ettiğini, davaya konu olayda, gerek ... (çekici) / .... (romörk) plakalı araçların ve gerekse bu araçlarla taşınan emtiaların hasarına neden olan yangının bizzat sigortalının çalışanı olan araç sürücüsü ... tarafından kasten çıkartıldığı, bizzat sürücü tarafından beyan ve ikrar edildiğinden, taşımada zarar gören emtiaların hak sahiplerinin uğramış oldukları zararların taşıyıcının sorumluluk sigorta poliçesinden tazminine ilişkin müvekkil şirkete yapmış oldukları ödenmeyen taleplerin, müvekkil şirketin tazmin sorumluluğunun bulunmadığının sürücünün ikrarları ile ortaya çıkmasından dolayı müvekkil şirket tarafından haklı olarak reddolunduğunu, bunun yanı sıra sigortalı araç sürücüsünün yangını kasten çıkardığına dair ikinci beyanı öncesinde müvekkili şirket tarafından yangında zarar gören emtialar için hak sahiplerine ödenen 48.071,32.-TL ve fer’ilerinin geçerli olmayan sebebe dayalı olarak haksız şekilde ödenmiş olduğunun ortaya çıkmasından dolayı sigortalı ..... ve ...’dan tahsili amacıyla .....E. sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak itirazın iptali davası açıldığını, aynı şekilde yangının sigortalı araç sürücüsü tarafından kasten çıkartıldığının ortaya çıkması üzerine .... tarafından sigortalı.... Lojistik Ltd.Şti.‘nin hakları temlik alınarak yangında zarar gören .....’ye ait emtialar için müvekkil şirkette, 12.325,22 Euro sigorta tazminatının ödenmesi yönündeki talebin reddolunması nedeniyle, müvekkili ...... E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, aynı olaya ilişkin, aynı Mahkemede iki ayrı dava dosyası bulunmasının usul ekonomisi yönünden fayda getirmeyeceği düşünülerek, yukarıda belirtmiş oldukları, taraflarınca birleştirme talepli olarak açılan ve davalısı sigortalı .... E. sayılı alacak davası ile birleştirilmiş olup, yargılamaya bu dosya üzerinden devam edildiğini, yine aynı şekilde yangının sigortalı araç sürücüsü tarafından kasten çıkartıldığının ortaya çıkması üzerine, davaya konu yangın sonucu taşınan emtiaları hasar gören ...... tarafından müvekkil şirkete, 4.746,76 Euro sigorta tazminatının ödenmesi yönünde yapmış olduğu talebin reddolunması nedeniyle, müvekkili ..... ve sigortalısı ..... E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, yine, .....Sigorta Şirketi tarafından, sigortalısı .....’nin davaya konu taşıma sırasında hasara uğrayan emtialar için sigortalısına ödediği 20.822,00.-TL sigorta tazminatının rücuen tazmini için sigortalı ......’ne karşı ayrı ayrı mala zarar verme suçlarını işlediği iddiası ile iki kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut delil elde edilememesi nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine “ şeklinde hüküm kurulmuş olup, kararın kesinleştiğini, sürücü ... aleyhine açılan .. aleyhine açılan asıl davanın kabulüne, müvekkili ..... ile ... aleyhine açılan birleşen itirazın iptali davanın ise reddi yönünde hüküm kurulması üzerine asıl dava davacısı... vekili ile sulh protokolü konusunda anlaşmaya varılmış olup, düzenlenen sulh protokolü uyarınca, Müjdat Çakmaklı vekiline 27.09.2019 tarihinde, 77.279,13.-TL asıl alacak ve 9.532,34.-TL işlemiş faiz olmak üzere 86.811,47.-TL tazminat ve ferilerinin ödendiğini, müvekkili .... tarafından kendisine başvuruda bulunan 3.kişilerin taşınan emtia hasarlarının sigorta poliçesinden karşılanmasına yönelik talepleri kapsamında, Levent Tunalı’ya 22.01.2015 tarihinde 11.782,88.-TL, .....’ne 22.01.2015 tarihinde (10.428,36 Eur) 28.316,13.-TL, .... ‘ye 22.01.2015 tarihinde (198,26 Eur) 538,34.-TL, ..... ‘ne 22.01.2015 tarihinde (2.737,79 Eur) 7.433,92.-TL olmak üzere toplam 48.071,27.-TL sigorta tazminatı ödenmiş olup, ödenen 48.071,27.-TL sigorta tazminatının davalılar..... ile ...’dan rücuen tazmini için açılan davada, .... E. sayılı dosyası ile açılan dava ..... vekiline, 07.10.2019 tarihinde, 29.370,00.-TL asıl alacak ve ferilerinini ödendiğini, .....’nin davaya konu taşıma sırasında hasara uğrayan emtialar için sigortalısına ödediği 20.822,00.-TL sigorta tazminatının rücuen tazmini için sigortalı .... E. sayılı dosyası ile açmış olduğu ve müvekkil ....’ye ihbar olunan davada, 19.06.2017 tarihinde “ davanın kabulüne “ yönünde hüküm kurulmuş olup, işbu davanın davalısı.... E. sayılı dosyasından tesis olunan 28.05.2019 tarihli hüküm gereği temlik alan...’ya 27.09.2019 tarihinde yapmış olduğu 86.811,47.-TL,....i ile varılan sulh gereği 11.03.2020 tarihinde yapılan 24.575,97.-TL ödeme ile toplam 188.828,71.-TL’nin zarar sorumlularından rücuen tahsili için sigortalısının haklarına halef olduğundan, 188.828,71.-TL alacak için zarar sorumlusuna rücu hakkı elde ettiğini, davalılarda.... yevmiye no.lu fatura karşılığında sigortalı ....’ye satıldığını, davalıların üretip, piyasaya sürdüğü, pazarlama ve satışını gerçekleştirdiği .... marka çekicinin elektriksel ve elektroniksel sistemlerinde herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu aracın elektrik tesisatında kısa devre (ark) oluşması sonucunda yangının başladığının .....İş sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi raporu ile sabit olup, taraflar arasındaki ticari satışın gerçekleştiği tarihin 09.10.2014, çekicinin trafiğe çıktığı tarihin 10.10.2014, davaya konu yangın olayının meydana geldiği tarihin ise 08.12.2014 tarihi olduğu nazara alındığında, ilk trafiğe çıkış tarihi ile olay tarihi arasında yalnızca 2 ay bulunan çekicinin gizli ayıplı olduğu da aşikar olduğundan, imalat hatası nedeniyle kendi kendine yanmak suretiyle hasar ve zararlara sebebiyet veren çekicinin üreticisi ve satıcısı konumunda bulunan davalılar, davaya konu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davaya konu olay nedeniyle, ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamaması üzerine, müvekkil şirketin alacağını tahsil için davalılar aleyhine mahkememiz huzurunda işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili.....) taşınan emtialarının hasarlarının sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin talepleri kapsamında ödenen toplam 48.071,27.-TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, müvekkili ... E. sayılı dosyası ile açılan davada tesis olunan karar üzerine yapılan sulh protokolü gereği...’ya asıl alacak ve işlemiş faiz olarak ödenen toplam 86.811,47.-TL’nin ödeme tarihi olan 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, müvekkili ..... tarafından .....E. sayılı dosyası ile açılan davada tesis olunan karar üzerine yapılan sulh protokolü gereği .....’ye asıl alacak olarak ödenen toplam 29.370,00.-TL’nin ödeme tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, müvekkili ... tarafından ..... E. sayılı dosyası ile açılan davada tesis olunan karar üzerine yapılan sulh protokolü gereği.....’ye asıl alacak ve işlemiş faiz olarak ödenen toplam 24.575,97.-TL’nin ödeme tarihi olan 11.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile olmak üzere toplam 188.828,71.-TL asıl alacağın belirtilen tarihlerden itibaren ayrı ayrı işletilecek ticari avansı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı .... vekili bila tarihli cevap dilekçesinde özetle, dava konusu ola; davacının sigortalısı ....'ın idaresinde park halinde iken, taşıdığı emtialar ile birlikte yanması sonucu meydana geldiğini, davacının davasına dayanak yaptığı .... D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yangının çıkış nedeni olarak "ÇEKİCİNİN ELEKTRİKSEL VE ELEKTRONİKSEL SİSTEMLERİNDE HERHANGİ BİR NEDENLE MEYDANA GELEN ARIZA SONUCU ..." yangın çıktığı, kısa devre (ARK)'ye sebebiyet veren arızanın tespit edilemediği belirtilmektedir. Bilindiği üzere nakliyat yapan araçlarda kısa devre(ark) oluşması sebebi ile ortaya çıkan yangınların %70'inin araç sürücü tarafından kullanılan ve aracın elektronik aksamına uygun olmayan Elektrikli Soba, Webastolar, Su Isıtıcıları, Çay ve Kahve Makineleri, çakmaklığa takılmak sureti ile kullanılan diğer elektronik ürünler vb kabin içerisinde kullanılan elektrikli aletlerden kaynaklandığının görüldüğünü, tamamen yanmış, %100 oranında kullanılmaz hale gelmiş araçta dahi kablolar üzerinde detaylı bir inceleme yapılarak ark patlamasına sebep olan sebep olan arızanın kaynağının tespit edilmesi mümkün iken bu tespitin yapılmadığını, şayet bu tespit yapılabilmiş olsa idi; kablolarda morarma olup olmadığını incelenebilecek, böylelikle yüksek akıma maruz kalmış elektrik tesisatı kablolarına ulaşılarak gerçekten de yangının iddia ettikleri üzere üretim hatasından mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklı çıktığının tespit edilebileceğini, işu davada da dayanılan raporda kısa devrenin neden kaynaklandığının tespit edilemediğini ve herhangi bir nedenle gibi soyut muğlak bir ifade kullanıldığını, kısa devrenin sebebi dahi tespit edilemeden, kullanıcının hatası irdelenmeden, sadece sözlü beyanla yetinilip direk olarak çekicide üretim hatası olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, kaldı ki ilgili bilirkişi raporunda da üretim hatası olduğuna dair tespit yapılmadığını, oysa kazanın bu şekilde gerçekleşmediğini, davacının da dilekçesinde ikrar ettiği üzere; YANGINI BİZZAT ARAÇ MALİKİ ŞİRKET ÇALIŞANI KASDEN ÇIKARMIŞTIR. ZİRA, MAN MARKA KAMYONLARDA KULLANILAN ARAÇLARDA KULLANILAN KABLOLAR YANMAZ KABLO OLARAK TABİR EDİLEN DIN ISO 6722 KODLU KABLOLARDIR. BU KABLOLAR NİTELİĞİ İTİBARIYLA HİÇ KIVILCIM ÇIKARMAKSIZIN ERİRLER VE YANGINA DA SEBEBİYET VERMEZLER. ... KONVANSİYONUNA GÖRE YALNIZCA TAŞIYICININ KUSURLU BULUNDUĞU DURUMLARDA, TAŞIYICININ HUKUKİ VE MALİ SORUMLULUĞU TEMİNAT ALTINA ALINMIŞTIR. TAŞIYICININ KUSURUNUN BULUNMADIĞI HALLERDE ... KONVANSİYONUNA GİDİLEMEYECEĞİ GİBİ EMTİADA OLUŞAN ZARARLAR İÇİN ... SİGORTACISINA DA BAŞVURULAMAYACAKTIR. ANCAK TAŞIYICININ KUSURSUZLUĞU ŞÜPHEYE YER OLMAYACAK ŞEKİLDE İSPAT EDİLMELİDİR. Davalının dilekçesinde .... D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak taşıyıcının herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve yangının çıkış nedeninin çekicideki gizli ayıptan kaynaklandığını iddia ettiğini, halbuki mezkur bilirkişi raporunda ne taşıyıcı firmanın ne taşıyıcı çalışanı araç sürücüsünün kusursuzluğuna dair ne de yangının sebebi olarak belirttikleri çekicideki gizli ayıbın çekicinin hangi nicelik veya niteliklerinde görüldüğüne dair tespitler bulunmadığını, ... madde 17/2 'ye hükmü: "Yaşanan kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm ışığında taşıyıcının sorumlu tutulmaması için; istek sahibinin hatası veya ihmalinden, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan veya taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlarla hasar veya gecikmenin ortaya çıkması gerekmektedir. Dava konusu olayda madde hükmünde sayılan şartlar tespit ve ispat edilmediğinden dolayı taşımacının sorumsuzluğundan bahsedilemeyeceğini, malik firma şoförünün yangını kasten çıkardığını, yangın sonrasında inceleme yapan Jandarma Komutanlığı aynı şoförün kullandığı, aynı şirkete ait bir aracın da yıl içerisinde aynı yerde yandığının sözlü olarak beyan edildiğini, ....E. sayılı dosyaya sunduğu belgeler arasında bu konuya ilişkin bilgi ve belgelerin de bulunduğunu, buna ilaveten, aracın sürücüsü ... 15.01.2015 tarihinde saat 22:00 sıralarında bizzat karakola müracaatla vermiş olduğu ifadesinde; Evvelce 08.12.2014 tarihinde vermiş olduğu ifadesinin gerçeği yansıtmadığından vicdanen rahatsız ve pişman olduğunu,... firmasında firma yetkilisi İlyas Kahraman adındaki şahsa maddi sıkıntılarını anlatmak suretiyle işe alındığını, olay günü de dinlenme tesislerinde İlyas Kahraman'a telefon açarak kendisinden yardımcı olmasını istediğinde olumlu veya olumsuz bir şey söylemeden telefonu yüzüne kapattığını, bunun sonucunda bir anlık bunalıma girerek arabayı perdelerinden çakmakla yakmak suretiyle tutuşturduğunu, bir anlık sinirle bu işi yaptığını, ilk vermiş olduğu ifadesindeki aykırılığın ise yangından sonra korkmuş olması sebebiyle yalan söylemek zorunda kaldığını, yangını kasten çıkardığını beyan ve ikrar etmiştir. bu durumda herne kadar ceza dosyasında ilgili şahıs beraat etmiş ise de bu yangının kasden çıkarıldığı gerçeğini değiştirmemektedir. bu sebeple araçta gizli ayıptan bahsetmenin mümkün olmadığını, yangının kasden çıkarıldığına ve araç bu şekilde yandığına göre ortada bir gizli ayıptan bahsetmenin abes olduğunu, man aş 150 yıllık köklü geçmişi ile yalnızca türkiye'ye değil tüm dünya'ya araç satan dünyaca tanınmış bir markadır ve man marka araçlar kalifiye mühendisler gözetiminde otomatonlar ile üretimi sağlanır ve üretimin akabidinde yetkili satış bayisine teslimi yapılmadan önce aracın türüne göre 31 veya 35 ayrı kalemde yapılan pdı (pre delıvery ınspectıon) kontrollerine tabi tutulur ve bu kontroller ile aracın tüm teknik ve elektronik sistemleri yeniden gözden geçirilir ve incelenir. olası her türlü hata da bu incelemeler sonucu giderilir.yangın kasden çıkarıldığına ve araç bu şekilde yandığına göre ortada bir gizli ayıptan bahsetmek abestir. man aş 150 yıllık köklü geçmişi ile yalnızca türkiye'ye değil tüm dünya'ya araç satan dünyaca tanınmış bir markadır ve man marka araçlar kalifiye mühendisler gözetiminde otomatonlar ile üretimi sağlanır ve üretimin akabidinde yetkili satış bayisine teslimi yapılmadan önce aracın türüne göre 31 veya 35 ayrı kalemde yapılan pdı (pre delıvery ınspectıon) kontrollerine tabi tutulur ve bu kontroller ile aracın tüm teknik ve elektronik sistemleri yeniden gözden geçirilir ve incelenir. olası her türlü hata da bu incelemeler sonucu giderileceğini, davaya konu araçta gizli ayıp olduğuna dair tek bir tespit olmadığını. bu konuda sadece yokluklarında ve işin ehli olmayanlarca sadece yangın bazında yapılmış bir tespit olduğunu, taraf olmadıkları dosyalarda sürece müdahale edemedikleri ortada iken sulhen yaptığı anlaşmalara göre ödeme yapan davacının, 3 kişilere yaptığı ödemeleri taraflarına rücu edemeyeceğini, davacının aracın ayıplı çıkması halinde aracın üreticisine rücu edilebilmesi için taraf olduğu davalarda müvekkile davayı ya ihbar etmediğini ya da çok geç ihbar ettiğini, açılan davaların bir çoğunun ya feragatle ya sulh ile neticelendiğini ve müvekillerinin savunma hakkının gasp edildiğini, neticede bu yangının davacının sigortalısının çalışanı tarafından kasden çıkarıldığına dair ikrarı olduğunu, bu durumda araç kasden yakıldığına göre bunun sonuçlarının aracın üreticisine veya bayisine yöneltilmesinin abes olduğunu, araçta gizli ayıp olduğuna dair bir tespit olmadığını, dava dışı ... TTK hükümlerine göre hiçbir şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından aynı zamanda zamanaşımı definde bulunduklarını, bu halde çekicide var olduğu iddia edilen ayıpların kesin deliller ile ispat edilemediğinin de açık olduğunu, bu sebeplerle sadece "çekicide bulunan gizli ayıp sebebi ile" satıcının ve üreticinin sorumluluklarına gitmeye çalışmak hukuk düzenine, kanunlara göre mesnetsiz olduğunu, yine davacının hiçbir hukuki temeli bulunmadığı halde ve temerrüt gerçekleşmediği halde yapmış olduğu ödemelere dair faiz ve faizin başlangıç tarihlerine ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı def'ilerini tekrar ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 17/05/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine yönlendiren davanın dava dışı sigortalıya ait araçta 08.12.2014 tarihinde çıkan yangın ve bu yangın sonucunda meydana gelen zararların tazminine ilişkin olduğunu, davanın haksız ve yersiz olarak müvekkiline yönlendirildiğini, zarara sebep olan yangının dava dışı sigortalı araç sahibinin şoförü tarafından çıkarıldığına dair jandarma ifadesi bulunduğunu, meydana gelen yangının araçtaki üretim hatasından/ayıptan kaynaklandığına dair delil bulunmadığını, yangını çıkardığını baskı altında olmaksızın kendiliğinden jandarmaya itiraf eden sanığın, ceza yargılaması sırasındaki şikayetten vazgeçme ve inkar yönündeki beyanları ile cezalandırılmamasının hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olmadığını, dava dışı sigortalı tarafından aynı hasar nedeniyle müvekkili aleyhine açılmış ...) sayılı dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup kesin hüküm bulunduğunu, iş bu davada bahsi geçen ve müvekkiline dava açıldıktan 3 yıl sonra ihbar edildiği için ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince süresinde ihbar şartı yerine getirilmeyen ... Esas sayılı dosyasının ise feragat nedeniyle karar çıktığını, dava dilekçesinde "tesis olunan karar üzerine" denilmekte ise bu dosyalarda kesinleşmiş aleyhe hüküm bulunmadığını, dolayısıyla davacının bu davalar nedeniyle müvekkile rücu imkanı bulunmadığını, yine dava dilekçesinde bahsi geçen ... Esas sayılı dava dosyasının müvekkile ihbar edilmediğini, iş bu dava anına kadar bu dava sonunda ödendiği iddia edilen 24.575,97 TL tazminattan müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerince zamanında ihbar koşulunun yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ve 3. kişilere ödendiği iddia edilen 48.071,27 TL tazminattan iş bu dava anına kadar müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerince zamanında ihbar koşulunun yerine getirilmediğini,.husumete dair itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde hasara uğrayan araç üreticisi olarak davayı müvekkiline yönlendirmekte ise de davaya konu edilen çekicinin müvekkil şirket tarafından üretilen bir araç olmayıp, davanın müvekkil şirkete yönlendirilmesisini doğru olmadığını, derdestlik/kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde ... plakalı çekicide çıkan yangın nedeniyle sigortalısı dava dışı sigortalı ...(sonradan alacağın temliki yolu ile ...)ya ödediği 86.811,47 TL'yi talep etmekte ise de adı geçenler tarafından müvekkili aleyhine ... Esas sayılı dosya ile 28.07.2015 tarihinde aynı kapsamda talepler içeren dava açılarak talepte bulunulduğunu, mahkemece usulden reddedilen davanın Yargıtay’ın usulü bozması sonrasında ... Esas sayısını aldığını, bu davada davacının yatırması gereken harç ve masrafları yatırmadığı ve davayı takip etmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu doğrultuda iş bu alacak davası; halen ... Esas sayılı dosyası ile aynı içerikli olup 2. defa yargılama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanan davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını ihbar ettiği 2 davada ve ihbarda dahi bulunmadığı diğer davada İstinaf-Yargıtay incelemesini sağlamadığını, davaya konu olduğu iddia edilen hasarın 08.12.2014 tarihinde meydana gelduğunu, davacının daha önce müvekkile ihbar ettiği 2015 tarihli esasa sahip 2 davaya ilişkin ihbarlarını ise 26.09.2018 tarihinde yani hasardan 4 yıl kendine yöneltilen davalardan ise 3 yıl sonra ihbar ettiğini, diğer 2 kalem alacak için ise iş bu davaya kadar ihbar ve bildirimde dahi bulunmadığını, davacının 3. kişilere 22.01.2015 tarihinde ödediği 48.071,27 TL; ... E. sayılı dosyada, davacısı tarafından davadan feragat edildiği halde, müvekkilinin rıza ve onayı ve dahli olmaksızın imzaladıkları iddia olunan sulh protokolü gereğince 07.10.2019 tarihinde ödediği 29.370,00 TL tazminata ilişkin ise davayı 15.12.2018 tarihinde; yani yine davadan 3 yıl sonra müvekkiline ihbar ettiğini, her iki dosyada da gerekli itirazların taraflarınca yapıldığını, 1. nolu davada mahkemece kurulan kararın iş bu davanın davacısı tarafından İstinaf-Temyiz edilmeksizin, onayları-rızaları ve dahilleri olmaksızın kesinleştiriltiğini, dava dışı protokol ile tazminat ödemesi yapıldığını, 2. nolu dava dosyasında ise davacısı tarafından feragat edildiği halde ... sigorta tarafından yine müvekkilinin bilgisi-onayı ve rızası olmaksızın dava dışı protokol ile ödeme yapıldığını, görüldüğü üzere davacının iş bu dava ile talep ettiği alacaklardan 2 kalem için hiç bir ihbarda bulunmadığı gibi diğer 2 kalemde ise ihbara dair yükümlülüklerini hem davanın açılmasından 3 yıl sonra yerine getirtiğini hem de yargılamada müvekkilinin haklarının savunulmasını engeller nitelikte feragat ile sonuçlanan bir davaya rağmen ödeme yaptığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. maddesinin davanın ihbarını düzenlediğini,“madde 61- (1) taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” bu doğrultuda aracın ayıplı çıkması halinde davalı sigorta şirketince ödenen meblağın müvekkile rücu edilebilmesi için ihbar edildiğinin aşikar olduğunu ancak, 2 alacak kalemi hiç ihbar edilmediğinden, diğer 2 dava ise zamanında ihbar edilmediğinden taraflarının iddia ve savunmada bulunma hakkının sınırlandırıldığını, davanın ihbarını gerektiren hal davanın başında bilinmekte ise de, davanın ihbarının davanın başında yapılması gerektiğini, davanın ihbarını gerektiren hal sonradan öğrenilmiş ise de tarafın öğrenmeden hemen sonra davayı ihbar etmesi gerektiğini, bu doğrultuda, davanın ihbarı davanın başında veya davada rücuu gerektiren halin mahkemeye bildirilmesinden hemen sonra yapılmazsa dava zamanında ihbar edilmemiş sayılacağını, davacının dava dışı ödemeler yapacak kadar ( 22.01.2015 tarihinde 3. kişilere ödeme yapmıştır) ayıp hükümlerinin işletileceğine inanıyor idiyse en geç bu tarihte yani 22.01.2015 tarihinde müvekkile ayıp ihbarında bulunmak zorundayken kendisine karşı açılan davalardan neredeyse 3 yıl sonra ihbarda bulunduğunu, davanın ihbarını gerektiren hal davanın başından itibaren bilinmesine rağmen dava açıldıktan 3 yıl sonra müvekkile ihbar edilmesi nedeniyle müvekkilin başta dosyada mevcut delilleri inceleme ve itiraz etme hakkı, yeni delil sunma hakkı, bilirkişi raporlarına itiraz etme hakkı gibi savunma imkânlarının kısıtlanmış olduğunu, üstüne üstlük feragat nedeniyle lehe sonuçlanan bir davada ödeme yapıldığını, diğer davalarda ise İstinaf-Temyiz yollarına başvurulmadığını, ihbar edilen davalara verilen cevaplarında da belirtildiği üzere yokluklarında ve savunma hakkı kullandırılmaksızın yaptırılan tüm usulü işlemlere itiraz etiklerini, alınan bilirkişi raporlarını (ki sadece tespit davasında hasara dair bir rapor alınmıştır) kabul etmediklerini, tarafı olmadıkları ve itiraz hakları bile bulunmayan ve tespit ve inceleme sırasında dahi var olmadıkları .... İş sayılı dosyada oluşturulan bilirkişi raporuna ve bu rapora bağlı olarak gerçekleştirilen her türlü rapor ve benzeri görüş ve bilgilere açık bir şekilde itiraz ettiklerini, iddia edildiği gibi man marka araçta herhangi bir ayıp olmayıp yangının asıl nedeninin araç sürücüsü olan ... isimli şahsın aracı kundaklaması olduğunu, bu minvalde ayıbın kabulü anlamına gelmemekle beraber; iddia edildiği gibi bir ayıp olsaydı dahi davalı ve davanın diğer taraflarının bu dava özelinde 6102 sayılı yasa TTK 23/c maddesi kapsamında ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ilgili yasa metni;“c) malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. diğer durumlarda, türk borçlar kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." denildiğni, yani basiretli bir tacirin açıkça belli ayıplarda 2 gün, açıkça belli olmayan ayıplarda 8 gün içerisinde malı incelemek ve satıcıya ihbar etmekle mükellef olduğunu, diğer hallerde ise 6098 sayılı TBK 223/2 maddesi uygulama alanı bulacağını ilgili yasa metni;“alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. ”denildiğini, bu halde davacının ayıbı öğrenir öğrenmez müvekkili firmaya ihbar yükümlülüğü olduğu halde hasardan 3 yıl sonra 2 alacak kalemi için dava ihbarında bulunulmuş diğer 2 alacak kaleminde ihbarda dahi bulunulmadığını, örneğin ... karar sayılı kararında;“…….bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. borçlar kanunu'nun 198. maddesinde ( 6098 sayılı b.k.'nun 223. maddesi ) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz…….bu durumda davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kanıtlanamadığından, davaya konu taşınmazın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken…..” denilmek suretiyle süresinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamayacağını hüküm altına alındığını,... karar sayılı kararında;“…anılan maddeye göre, alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. o halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi;… 818 sayılı borçlar kanunu' nun 198. maddesinde (6098 sayılı tbk.' nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz…” denilmek suretiyle süresinde ayıp ihbarı bulunulmaması halinde davanın reddedileceğini açık bir şekilde karara bağlandığını, kısacası TTK 23/c yollamasıyla uygulanacak TBK’nın 223/2 maddesi kapsamında davalı ve dava dışı sigortalının ayıba dair ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, man marka araçta üretim hatası/ayıp bulunmadığını, davacının dilekçesinde araçta ayıp olduğuna dair ileri sürülen görüşlerin gerçeği yansıtmadığını, her şeyden önce dilekçeleri ekinde sundukları üzere davacı ... sigorta şirketi tarafından hazırlatılan ve fakat dava dosyasına ibrazdan kaçınılan ve dilekçeleri ekinde sunulan 18/03/2015 tarihli ... dosya nolu "kesin ekspertiz raporu" yangının çıkış sebebinin araç kaynaklı değil dışarıdan müdahale ile meydana geldiğini ve suistimal hasarı olduğunu ortaya koyduğunu, raporun sonuç kısmında aynen;"sigortalı araç üzerinde tespit edilen yangın hasarının jandarma ifadesinde belirtildiği üzere araçtan kaynaklanan bir yangın olmadığı, yangının dışarıdan müdahale ile başlatılan bir yangın olduğu kanaati hasıl olmuş olup ilgili dosya tarafımca olumsuz olarak sonuçlandırılmuştır.
denildiğini, hal böyle iken davacı şirket tarafından yaptırılan eksper incelemesinde dahi hasarın dışarında müdahale sonucunda meydana geldiği tespit edilmişken araçta bulunan ayıptan bahsetmenin mümkün olmadığını, davaya konu aracın yanmasına ilişkin alınmış tek bir bilirkişi raporu olduğunu ve bu raporun müvekkilinin itiraz hakkının bulunmadığı/taraf olmadığı ....da ortalamama +6 derece olduğu, sürücünün kabinde sabahlayabilmesi için webastonun 00.30-05.30 saatleri arasında muhtemelen açık olduğu ve yangının bu nedenle kabloların ısınması, kablo muhafaza kauçuklarının yanmasının ve kablo uçlarındaki lehimlerin erimesinin teknik olarak nedeni de, kısa devre sonucunda aküden aşırı akım çekilmesi sonucun meydana gelebileceği sonucuna varıldığını, (raporun 4. sayfasında) tarafı olmadıkları ve itiraz etme haklarının bulunmadığı ilgili bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemekle beraber; heyet tarafından yangının elektrik tesisatındaki kısa devre nedeni ile çıktığı belirtilmesine rağmen bu kısa devrenin neden kaynaklandığı tespit edilemediğini ve herhangi bir nedenle ifadesine yer verildiğini, bu doğrultuda kısa devrenin neden kaynaklandığı tespit edilmeden çekicide üretim hatası olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki ilgili bilirkişi raporunda da üretim hatası olduğuna dair tespit yapılmadığını, bu konuda teknik ve ayrıntılı tüm açıklamalarını dava dışı araç sahibinin müvekkili aleyhinde açtığı ...Esas sayılı ve lehe sonuçlanan davada yapmış bulunduklarını, dava dışı araç sahibinin kötüniyetli davranışları ile raporu etkilemeye çalıştığını, örneğin bilirkişi incelemesi sırasında depodan yakıt örneği alınmak istendiğinde yakıt deposunun anahtarının olmadığının söylendiğini ancak bu incelemenin mecburi olduğunun belirtilmesi üzerine ancak farklı bir günde anahtarın getirtilmesinin mümkün olduğunu fakat davacı tarafından gönderilen anahtarın yakıt deposunu açmadığını, bir diğer hususun ise bilirkişi incelemesinin ilk gününde depo kapağının zarar görmemiş olduğu beliritlmişken, ikinci inceleme gününde daha önce zarar görmemiş durumda olan depo kapağının zarar gördüğünün belirtildiğini ve davacı tarafından gönderilen anahtar kapıyı açmamasına rağmen kapağın, daha önce zorlanmasına bağlı olarak kendiliğinden açıldığının not edildiğini, nakliye şirketlerinin maliyet düşürmek amaçlı olarak çok yaygın şekilde standartlara uymayan yakıtlar kullandığı da göz önüne alındığında, taraflarında yakıt deposu anahtarının davacı tarafından özellikle teslim edilmediği ve yanlış anahtarın gönderildiği, aradan geçen sürede ise yakıt deposu kapağının zorla açılarak içindeki yakıtın çıkartıldığı kanaati oluştuğunu, depo anahtarının teslim sürecini ve bu süreçte kapağın zorlandığını, kolayca açılabilir hale geldiğini raporda belirten bilirkişi heyetinde de aynı düşüncenin oluştuğu, bu nedenle bu hususların raporda belirtildiğini, kaldı ki depo içindeki yakıt boşaltıldığı halde elde edilebilen az miktarda yakıt numunesinin Tübitak tarafından incelenmesinde ulusal markerın bulunmadığı daha öz bir ifade ile araçta "kaçak" yakıt kullanıldığının belgelendiği, kaçak yakıt kullanımının ise tüm markalarda olduğu üzere man markası araçlarda da garanti dışı kalma nedeni olduğunu ayrıca araç şoförünün dosya kapsamındaki tüm beyanlarında takometre süresinin dolması nedeni ile aracını durdurduğunu ifade etmişken, davacı şirket yetkilisi... araçta bir arıza meydana geldiği izlenimi oluşturmak amacı ile, takometre süresinden hiç bahsetmeyerek, araç şoförünün aracın saatte 30 km.den daha hızlı gitmediğini fark ederek aracı durdurduğunu söylediği şeklinde gerçekdışı bir beyanda bulunduğunu, bu beyana ise hem sigorta şirketi tarafından hazırlanan ön raporda hem de delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda yer verilmesi sonucunda, bu gerçek dışı beyanın sonuca etki ettiğini, bir an için bu beyanın doğru olduğu düşünüldüğünde ise araçta arıza oluştuğu için davacı yan çalışanının hemen yetkili servis ile irtibata geçmesi ve müdahale edilmesini istemesi gerektiğini oysa olay günü herhangi bir yetkili servisten yardım istenmediği gibi aracın arızalandığı ve 30 km/saat üzerinde bir sürat yapamadığına dair bir bildirimde de bulunulmadığını, dolayısıyla; eğer bu iddia doğrusu ise açık bir kullanıcı hatası, doğru değilse açık bir kötü niyet olduğunu, davacının ... tarafından hazırlanan ön ekspertiz raporuna hiçbir biçimde itibar edilemeyeceğini çünkü kar amacı güden bu sigorta şirketinin ancak aracın arızalı olması halinde davalılara rücu etme hakkına sahip olduğunu, dolayısı ile oluşturacağı raporda aracın davacıdan kaynaklanan veya belirlenemeyen bir nedenle yanması durumunda tüm zararı karşılamak zorunda kalacağını ancak raporda aracın arızalı olduğunu bildirmesi halinde yapacağı ödemeyi doğrudan müvekkili şirkete rücu edeceğini, bu nedenle bu hukuki ve ekonomik ilişkinin tarafı olan ve menfaati müvekkili şirketle çatışan sigorta şirketi tarafından düzenlenen raporun işbu yargılamada esas alınmasının mümkün olmadığını, yapılan tespitlerde yangının sürücünün bulunduğu kısımdan çıktığının belirtildiği, bu durumun yangının, uzun yol şöförü olan ve günlerce yaşamını aracında devam ettiren şoförün kullanımındaki araçlardan (portatif çay makinesi, araç şarj aleti, çakmak vs.) kaynaklı olabileceği düşüncesini ilk olarak akle getirmesine rağmen bu yönde bir inceleme yapılmadığını ancak aracın durdurulma nedenine ilişkin olarak gerçek dışı beyanda bulunan davacı şirket yetkilisi...'nun herhangi bir ek donanım bulunmadığı beyanına itibar edildiğini, bilirkişi raporunda aracın webastosu (kabin ısıtıcısı) ve kullanımına geniş yer verildiğini, heyet tarafından toplanan veriler doğrultusunda; yangın tarihinde hava sıcaklığının ...'da ortalamama +6 derece olduğu, sürücünün kabinde sabahlayabilmesi için webastonun 00:30-05:30 saatleri arasında muhtemelen açık olduğu ve yangının bu nedenle kabloların ısınması, kablo muhafaza kauçuklarının yanmasının ve kablo uçlarındaki lehimlerin erimesinin teknik olarak nedeni de, kısa devre sonucunda aküden aşırı akım çekilmesi sonucun meydana gelebileceği sonucuna varıldığını, dolayısı ile bilirkişi heyeti tarafından yangının çıkış sebebinin sürücü tarafından webastonun aşırı kullanımı olduğunun düşünüldüğünün belirtildiğini ancak heyet tarafından yangının elektrik tesisatındaki kısa devre nedeni ile çıktığı belirtilmesine rağmen bu kısa devrenin neden kaynaklandığı tespit edilememiş ve herhangi bir nedenle ifadesine yer verildiğini, man marka araçlarda çift sigorta sistemi kullanılmakta olup riskli bir akım tespiti halinde derhal elektiriği kestiğini yine araçlarda kullanılan kabloların yanmaz kablo olarak tabir edilen dın ıso .... kodlu kablolar olduğunu, bu kabloların niteliği itibarıyla hiç kıvılcım çıkarmaksızın eridiklerini ve yangına sebebiyet vermediklerini, dolayısı ile kısa devre nedeninin webastonun aşırı kullanımı olduğu düşünülse de buna kesin bir dille raporda yer verilemediğini, oysa ki gerçekten araç sürücüsünün yukarıda belirtilen şekildeki webasto kullanımının hatalı olup, aküde zarar oluşturmasının kuvvetle muhtemel bir eylem olduğunu, nitekim akü arızalarının üretim kaynaklı ve kullanıcı kaynaklı arızalar olmak üzere ikiye ayrıldığını, kullanıcı kaynaklı arızaların başında ise; park halindeyken uzun süre kullanılan kabin ısıtıcısı (webasto), buzdolabı, kahve makinası vb. geldiğini, dosyada tartışmasız olan tek konunun davacı şirket şoförünün aracın içinde en az 5 saat vakit geçirdiği olduğunu, bu süre zarfında aracın alışılmadık bir şekilde dinlenme park alanının tenha bir yerinde olması da dikkate alındığında, araç içinde ne yapıldığı veya nasıl bir süreç geçirildiği şüphesi duyulduğunu, kaldı ki aracın bu süre zarfında çalışır vaziyette tutulup tutulmadığının da sorgulanmasının gerekli ve şart olduğunu, saatlerce rolantide çalışmak ve yine saatlerce ilave ısıtıcının çalıştırılması nedeniyle araçta meydana gelebilecek hasarlardan kullanıcının sorumlu olduğu da tartışmasız olduğunu, davacıya ait araçların en son teknoloji ürünü ve tüm güvenlik donanımlarına sahip araçlar olduğunu, binek araçlardan çok daha fazla güvenlik ve konfor donanımına sahip olduğunu, bu aracın rölantide uzun süre çalıştırılmasının ancak kullanıcı müdahalesi ile mümkün olduğunu, araç ile beraber kullanıcıya verilen kullanma kılavuzunun 181. sayfasında aracın rölantide çalışmasının düzenlendiğini, "rölantide stop etme: araç duruyorsa ve aşağıda belirtilen koşullar sağlanmışsa,yakl. 5 ila 10 dakika sonra ekranda bir mesaj gösterilir. bu koşullar yakl. 1 dakika daha devam ederse motor otomotik olarak stop edilir. kontak açık kalır. bu koşullar şunlardır: -araç durur halde -park freni çekilmiş- motor rölanti devir sayısında çalışıyor- herhangi bir pedala basılmıyor- yan tahrik devrede değil- park halinde rejenerasyon başlatılmamış" görüleceği üzere dava konusu edilen aracın hareketi durduktan sonra herhangi bir müdahale olmaması halinde 10 dakika içinde motorun otomatik olarak stop edeceğini, eğer davacı aracı rölantide çalıştırmış ise manuel bir müdahalede bulunmak zorunda olduğunu, davacının aracın çalışmadığı esnada ilave ısıtıcının kullanıldığı iddia ediliyorsa da bu durumda kullanma kılavuzunda verilen talimatlara aykırı davrandıklarının ortaya çıkacağını, kullanım kılavuzunun 100. sayfasında ilave ısıtıcının kullanılmasına ilişkin "sadece sürücü kabini ısıtılıyorsa, hava ilave ısıtıcısına göre daha yüksek bir akım çekişi olacağı bilinmelidir. bu yüzden araç çalışmıyorken yalnız kısa süreli kullanımı mümkündür" sigortalı aracı kullanan şoför ...'ın aracı kendisi tarafından yakıldığına yönelik jandarma ifadesi yangın sebebini açıkça ortaya koyduğunu, dava dışı sigortalının çalışanı ve şoförü olan ...'ın yangının hemen akabinde 08.12.2014 tarihinde verdiği ifadesinde araçta kendiliğinden bir yangın başladığını tüm müdahalesine rağmen bu yangını söndüremediğini beyan ettiğin ancak bu şahsın 15.01.2015 tarihinde Velimeşe Jandarma karakoluna başvurarak özetle;"...... 08.12.2014 tarihli ifadesinin gerçeği yansıtmadığından vicdanen rahatsız ve pişman olduğunu, bunun için karakola geldiğini, ......( araç sahibi ile maaş ve harcırah konularında tartışmalar yaşadığını anlatmaktadır....) olay günü eşinin sürekli telefon açıp eve para bırakmadan ayrılmış olmasından devamlı baskı yapması sonucunda yol güzergahı üzerinde bulunan metro dinlenme tesislerine girerek aracını park ettiğini ve tekrar araç sahibi İlyas Kahraman'a telefon açarak kendisine yardımcı olmasını istediğinde olumlu veya olumsuz bir şey söylemeden telefonu yüzüne kapattığını, bunun sonucunda bir anlık bunalıma girerek arabayı perdelerinden çakmakla yakmak suretiyle tutuşturduğunu, daha sonra pişman olup dorsede bulunan 1 adet yangın tüpü ile müdahale etmeye çalıştığını ancak yangın tüpünün çalışmaması sonucu yangının büyümesi üzerine itfaiyeye haber verdiğini........ aracı yakarken başka bir madde ve sıvı kullanmadığını ancak perdenin naylon alaşımlı olduğundan çabuk tutuştuğunu, ....." beyan ederek yangının kendisi tarafından herhangi bir katalizör (benzin-mazot-tiner vs) kullanılmaksızın çıkartıldığını kabul ve ikrar ettiğini, bu hususun çok önemli olduğunu, dava dışı sigortalı araç sahibinin müvekkili firma aleyhine açtığı tazminat davasında hiç bu ifadeden bahsetmediğini, iş bu davacı sigorta şirketi tarafından ise bu ikrara rağmen yeni bir eksper raporu alınarak aracın sabotaj sonucu yanıp yanmadığı araştırılmadığını, davacının dava dilekçesinde araç sürücüsü hakkında ... E. sayılı dosyada delil yetersizliğinden dolayı mala zarar verme suçlamasından beraat kararı verildiğini bu nedenle dava dışı taraflara ödeme yapıldığının savunduğunu, kendisine dolaylı ya da doğrudan baskı yapılma şansı dahi bulunmayan araç şoförünün jandarma karakoluna giderek "vicdan azabı" nedeniyle gerçekleri itiraf etmesi üzerine sigorta şirketi araç sahibine ödeme yapmayacağını ve yaptığı ödemeleri geri istediğini beyan ettiğini, dava dışı araç sahibinin zararını alabileceği tek kişinin ise ikrarda bulunan ama aracı sadece yol harcırahı yatmadığı için yakan gelir seviyesi düşük ve ödeme imkanı bulunmadığı aşikar olan ... olduğunu, dava dışı araç sahibinin tazminatı alabilmesinin tek yolunun bu şahsın pişmanlık sonucu verdiği ifadesini mahkemede değiştirmesi ve tekrar aracın kendiliğinden yandığını ileri sürmesi olduğunu, ceza mahkemesinin elinde geri alınmış bir itiraf, şikayeti takip etmeyen araç sahibi bulunduğunu, yanan aracı olayın üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle sabotaja yönelik inceleme imkanı dahi bulunmayan mahkemenin delil yetersizliğinden beraat kararı vermesinin aracın bizzat kendisi tarafından yakıldığına dair itirafı ortadan kaldırmayacağını, nitekim .... sayılı soruşturma dosyası kapsamında olayla ilgili bilgisine başvurulan .... 18.12.2014 tarihli ifadesinde “olay yeri tır parkıdır. ancak ışıklandırması yetersiz olduğundan tırlar oraya park etmez. olay esnasında da tesisin ön tarafında park yeri vardı. araç yanarken sürücüsü ... çok rahattı, bir tedirginlik, telaş veya endişeli değildi.” beyanında bulunduğunu, yine olayla ilgili bilgisine başvurulan... 18.12.2014 tarihli ifadesinde “aracı yandığı yer tesise ait tır parkıdır. ancak ışıklandırması olmadığından kimse orayı kullanmaz, tesisin ön tarafındaki tır parkını kullanır. olayın olduğu günde tesisin ön tarafı boştu. istese oraya park edebilirdi. ben aracın yandığını ...’a söylediğimde o aracın olduğu park alanında başka araç yoktu. ancak ... yangını duyunca hiç telaşlanmadı, gayet rahat bir şekilde eline masada bulunan çay bardağını alarak ben koşarken o yürüyerek olay yerine geldi. olay yerinde yangın yeni başlamıştı söndürebilirdik ancak bana müdahale ettirmedi.” beyanında bulunduğunu, yer verilen bilgi sahibi ifadeleri dikkate alındığında, sürücü ...’ın görülmemek için aracı tenha ve ışıklandırması yetersiz olan dinlenme tesisindeki arka alana park ettiği, araçta çıkan yangına karşı kayıtsız kaldığı ve yangına müdahale ettirmediğinin sabit olduğunu, nitekim araç sürücüsü ...'ın ifadesini değiştirmek istediğini 15.01.2015 tarihli kolluk ifadesinde ise davalı ...’ta çalışan operasyon sorumlusu ile tartıştığını, bir anlık siniri ile arabayı perdelerinden çakmakla yakmak suretiyle tutuşturduğu beyanında bulunarak aracı kendisinin yaktığı kabul ettiğini, bu aşamada ilginç ama bir o kadar önemli bir bilginin e dikkate alınması gerektiğini, taraflarınca yapılan araştırmalarda araç sürücüsü ...’ın sürücülüğünü yaptığı .... plakalı çekicide 20.03.2014 tarihinde yangın çıktığı, çekici ve dorsede bulunan malların kül olduğu bulunduğunu, ilgili olay incelendiğinde, büyük bir tesadüfle.....plakalı çekicinin işbu davaya konu ...plakalı çekicinin de yandığı karaahmet metro dinlenme tesislerinde yandığınını görüldü. işbu hususun sürücü ....’ın ...nin .... Talimat dosyasında alınan “diğer .... plakalı araç ise yine Almanya’ya hareket halinde iken üç saatlik yoldan sonra bir saat sonra zorunlu mola için metro parkında durdum. yemekten 40 dakika kadar sonra… biri aracın yandığını bildirdi.” ifadesiyle de sabit olduğunu, bu doğrultuda ....tarafından sürücülüğü yapılan işbu dava dosyasına konu .... plakalı çekici ve .... plakalı çekicide yangınların aynı yıl içerisinde, yakın tarihlerde ve aynı güzergâhta gitmekte iken aynı dinlenme tesisinde mola verilmesi sırasında çıktığının ortada olduğunu, belirtilen hususların hayatın olağan akışına açıkça aykırı olup, sabotaj ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, haksız ve yersiz davanın reddine ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, "Davacı sigorta şirket tarafından ... sigortası ile sigortalanan ...tarafından taşınan emtianın davalı şirketin üreticisi, satıcısı tarafından satılan çekicide üretim hatasına dayalı çıkan yangın nedeniyle hasar gördüğü ve açılan davalar sonucunda emtia hasarının sigortalılara ödendiği iddiasına dayalı rücuen tazminat" istemine ilişkindir.
Talep, cevaplar,...Esas sayılı dosyası, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen bila tarihli ve 23/01/203 tarihli bilirkişi heyet raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Öncelikle davalıların usule ilişkin itirazlarından, kesin hüküm ve derdestlik itirazına yönelik mahkememizce yapılan değerlendirmede; usule ilişkin son (nihai) kararların ilişkin oldukları usul sorunu hakkında kesin hüküm oluşturması, usule ilişkin eksikliğin giderilmesi halinde, bu konuda yeniden dava açılabileceği, söz gelimi, usule ilişkin görevsizlik kararı kesinleştikten sonra bile alacaklı görevli mahkemede aynı davayı açabileceğinden ayrıca ... Esas sayılı dosyasının davacılarının da zaten işbu dosya davacılarından farklı olması nedeni de gözetildiğinde (bkz. .... 2000 s.390 ) davalı ...vekilinin kesin hüküm ve derdestlik itirazının reddine karar verilmiş, zamanaşımı itirazları ise mahkememizce, somut olayda meydana gelen yangının araçta bulunan bir üretim hatası ya da ayıptan kaynaklanmadığı sonucuna varıldığından dikkate alınmamış, husumet itirazının da yine duruşmada verilen ara karar ile reddine karar verildiği arlaşılmıştır.
Esasa ilişkin incelemede, bila tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taşıma sırasında meydana gelen yangının taşımacının çalıştırdığı sürücü tarafından çıkarılmış olduğu ve sonucunda da aracın üretiminden kaynaklanan yangın nedeni ile yanmamış olduğu, taşımacının oluşan yangın nedeni ile zayi olan eşyalardan sorumlu olduğu, davalı taşımacının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının olmadığı, davalı taşımacının ... madde 29 gereğince zayi olan eşyaların değerinin tamamından sorumlu olduğu, mahkememiz tarafından zayi olan eşyaların değeri dosyada mevcut gönderenlerin faturalarının esas alınması yönünde kanaat oluşması durumunda davalı taşımacının zayi olan eşyaların toplam değeri olan EURO 83.659,46X2.7668 TL (yangın tarihinde geçerli TCMB kuru) üzerinden toplam 231.469,00 TL tazminat ödemekle yükümlü olacağı yönündeki görüş ve kanaatinde bulunmuştur.
23/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; aracın webasto olarak nitelenen kabin içi ilave ısıtma sisteminin aracın sağ yanında olduğu, webasto taze hava girişi ile eksozunun da sağ ön teker çamurluk iç kısmında bulunduğu, dava konusu araçtaki webastonun, hava ısıtmalı kabin içi ısıtma sistemi olduğu, cihaz içerisinde rezistans ve hava kompresörü bulunmadığı, 15/03/2015 tarihli bilirkişi tespit raporunda " susuz olanı ise rezistans kullanır ve klima gibi bu rezistanstaki sıcaklık ile sıcak hava akımı yaratarak kabini ısıtır" değerlendirmesi ile " Her iki sistemde de sıcak hava akımı bir hava kompresörü ile kabine basılır" değerlendirmesinin, dava konusu araçtaki webasto sistemine uygun olmadığı, dava konusu yangının webasto kaynaklı oluşmayacağı, dava konusu araçta mevcut uydu takip cihazı verilerine göre, ... plakalı aracın kontağı açık pozisyonda terk edildiği ve yangın esnasında araçta kontaktan beslenen tüm elektrik devrelerinde emre amade elektrik akımı bulunduğu, çekici sürücüsü ...'ın olay yeri dinlenme tesisinde park halinde geçirdiği süreçte, araçtan alınan kontak açık-kapalı bilgileri ile motorun rölantide çalıştırılması bilgilerinden hareketle, araç içerisinde kontaktan beslenen elektrik akımı ile çalışan bilinmeyen bir elektrikli ekipman kullandığı, bu süreçte akü akım durumunun kritik seviyenin altına düşmemesi için de motorun rölantide çalıştırılarak akünün şarj edildiği, webastodan yangın çıkmadığı tespit edilmesi nedeni ile sürücünün bulunduğu kısımda aracın elektronik aksamına uygun olmayan özellikli çalışma gücü (kWatt) değeri yüksek elektrikli soba, su ısıtıcıları, çay ve kahve makinaları, çakmaklığa takılmak sureti ile kullanılan diğer elektronik ürünler vb. kabin içinde kullanılan elektrikli aletlerden kaynaklandığı hususunun akla getirilmesi gerektiği, bahsi geçen bu cihazların aküden aşırı akım çekerek kısa devre (ark) oluşumuna sebep olabileceği, nitekim çekici sürücüsü ....ın olay yeri dinlenme tesisinde park halinde geçirdiği süreçte, araçtan alınan kontakt açık-kapalı bilgileri ile motorun rölantide çalıştırılması bilgilerinden hareketle, araç içerisinde kontaktan beslenen elektrik akımı ile çalışan bilinmeyen bir elektrikli ekipman kullandığı, bu süreçte akü akım durumunun kritik seviye altına düşmemesi için de motorun rölantide çalıştırılarak akünün şarj edilmesinin de bu bilgiyi doğrular nitelikte olduğu, taşıma sırasında meydana gelen yangının aracın üretiminden kaynaklanan herhangi bir ayıp nedeni ile oluşmadığı, toplam fatura bedelinin 85.764,46 Euro olduğu, .... Rapor numaralı ... Sigorta Poliçesi Ön Raporuna göre toplam hasar bedeli 83.659,46 Euro olduğu, ...12/12/2014 tarih ve ... Rapor numaralı ... Sigorta Poliçesi SDR Hesabına göre toplam hasar bedeli 30.138,71 Euro+16. 439,58 Euro olduğu, tekstil ürünleri açısından toplam zarar miktarının 31.657,47 Euro olabileceği, davacı sigorta şirketinin davalılardan ödeme tarihleri itibariyle 188.828,71 TL talep edebileceği yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda içerikleri açıklanan ve birbirleri ile uyumlu bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, söz konusu yangının çekici araçta bulunduğu ileri sürülen bir ayıp ya da üretim hatasından kaynaklanmadığı ciheti ile davalılara yangının meydana gelmesine yönelik atfı kabul bir kusur bulunmaması nedeni ile sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 3.224,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.044,83 TL harcın davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 29.324,31TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2023
Katip ...
E-imzalı.
Hakim ...
E-imzalı.