T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/208 Esas - 2023/384
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/208 Esas
KARAR NO: 2023/384
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 07/02/2018
KARAR TARİHİ: 16/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili, ... ... ye ait ana pis su giderlerinin tıkanması ve taşması sonucunda Bodrum kata dolan sel suyunun işletme içerisinde hasara neden olduğunu, sigortalı işletmenin bodrum katına dolan sel suyunun ekspertiz çalışmaları öncesinde tahliye edildiği ve temizlik çalışmalarının kısmen tamamlandığını, 09/06/2017 günü sigortalı işletmenin bulunduğu bölgede meydana gelen yoğun yağışlar sebebiyle ...'ye ait ana giderlerin tıkanması sebebiyle işletme bodrum kat bölümünde dolan sel suyu neticesinde olayın meydana geldiği kanaatine varılarak sigortalıya ödeme yapıldığını, belirterek dava konusu zarara ilişkin yapılan 4.990,44 TL'nin faizi ile birlikte
davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili; Dava konusu hasardan müvekkili İdarenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Müvekkili İdarenin Ankara 1.Bölge Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanlığına bağlı Şube Müdürlüğü teknik personelince yapılan araştırma sonucu; dava konusu adreste standartlara uygun kanalizasyon hattının mevcut olduğunu, normal olarak çalıştığını, olay tarihinde yoğun yağıştan dolayı pis su hattındaki tikanmaya ckiplerce müdahale edilerek arızanın giderildiğini, ancak binaya ait kanalizasyon parsel bağlantılarına Deşarj Yönetmeliği gereği geri tepmeleri önleyecek çekvalf konulmadığından suların binayı etkilediğinin tespit edildiğinin bildirildiğini, Arıza ihbarı neticesinde müvekkili İdarenin ilgili birimlerince mevzuat ve teknik şartlar dahilinde en kısa sürede müdahale yapıldığını, Müvekkili İdarenin ihmalinin bulunmadığını, Atık suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 10/m maddesine göre; Kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtabilse dahi mal sahibi müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorundadır. Aksi takdirde binaların uğrayabilecekleri zararlardan İdare sorumlu olmaz." Bu sebeple dava konusu hasardan müvekkil İdarenin sorumlu olmadığını, Yine (i) bendinde; " Kanallar genelde I. Kat bodrumu cezibe alacak şekilde projelendirilir. Özel durumlar hariç birden fazla bodrumu olan binalar, deşarjlarını ya pompayla boşaltır ya da komşu parsellerden irtifat hakkı almak suretiyle deşarjlarının tamamını arka sokaklara verebilirler." denildiğini, Yüzeysel suların parsel içerisine girmesinin önlenmesi ile ilgili tedbirlerin bina yönetimi tarafından alınması gerektiğini, Geri tepmelere karşı önlem olarak çekvalf sistemi takılı olmadığından dava konusu hasardan sorumlu olan yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 1472.m. gereğince işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Eldeki davada davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi uyarımca davayı açtığı görüldüğünden dava dışı sigortalı ...'ın tacir olup olmadığı ve bu doğrultuda davada mahkememizin görevli olup olmadığı öncelikle araştırılmış ve dava dışı sigortalının gerçek kişi tacir olduğu belirlendiğinden dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmış, taraf delilleri toplanmış ve görevsiz mahkemece celbedilen deliller incelenmiş ve mahkememizce tayin edilen bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bölgede ... ye ait sadece bir rögar yer aldığı, rögar içlerinde süprüntü malzemelerin birikmiş olduğu, rögarların mevcut durumları itibariyle bölgenin konumuna göre sel suyunu taşımada yetersiz kalacağı, işyeri önünde yer alan parsel çıkış bacasında Taşınmazın önünde geri tepmelere karşı önlem olarak çekvalf sistemi takılı olduğu, su sirayetinin geri tepme ve sel baskını şeklinde meydana geldiği, Sigortalı işletmede meydana gelen hasarın işletmenin bulunduğu bölgede düşük noktada yer alan işyerinin bölgede meydana gelen yoğun yağışlar esnasında caddenin her iki yönünden gelen suların toplanması, ...'ye ait rögarların yetersiz kalması ana pis su giderlerinin tıkanması/taşması sonucunda geri tepen Suyun işyeri içerisine sirayeti ile meydana geldiği görüşüne varıldığı bildirilmiştir.
Sigorta Poliçesinin olay tarihi olan 09.06.2017 tarihini kapsadığı ve olay tarihi itibariyle yürürlükte olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu zarara ilişkin Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın 09.06.2017 tarihli Diğer Hizmetler Raporunda özetle; yapılan incelemede aşırı yağan yağmur nedeniyle No:95/A nın bodrumuna yaklaşık 50 cm, 95/B nin bodrumuna yaklaşık 35 cm su dolduğu ve kendiliğinden çekildiği gözlemlenmiştir. Tespitlerinin bulunduğu, Can Kara Sigorta Ekspertiz Ltd. Şti. Tarafından 04.08.2017 tarihinde düzenlenmiş olan Hasar Ekspertiz Raporunun Sonuç ve Kanaat kısmında özetle; " Yangın Sigortası Genel Şartları Sel veya Su Baskını Klozu incelendiğinde; " Pis suların kanalizasyon ve fosseptik çukurlarından yağışlar nedeniyle geri tepmesinin riziko konusu kıymetlerde doğrudan sebep olacağı zararlar teminata ilave edilmiştir." ibaresinin bulunduğu görülmüştür.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketine işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinin aşırı yağış sonrasında su baskınına maruz kaldığı ve içerisindeki ekspertiz raporunda belirtilen emtiaların hasarlandığı, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinin davalının hukuken bakım ve onarımından sorumlu olduğu yağmur suyu ile ana kanalizasyon şebekesinin tıkanması ve geri tepmesinden toplanan deliller ile sabit olduğu, Deşarj yönetmeliğine uygun olarak kanal vizesi veren davalı kurumun aşırı yağış nedeni ile kanalizasyon şebekesinin geri tepmesi ve gereği gibi işlevini yerine getirmemesi nedeni ile davalının dava dışı sigortalı işyerinin hasarlanmasında kusurlu ve sorumlu olduğu, sigortalının Mahkememiz’ce de benimsenen bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere davaya konu binanın çekvalf sistemin de mevcut olup Deşarj Yönetmeliği’nin 10/maddesindeki tedbiri de aldığının sabit olduğu, bu bağlamda ise; davacı sigorta şirketinin TTK 1472.m. gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödediği sabit olan dava konusu 4990,44 TL alacağı ödeme tarihi olan 09/08/2017 tarihinden işleyecek (talep gibi) yasal faizi ile birlikte talep edebileceği kanaatine varılmış, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE;
4.990,44-TL rücu alacağının 09/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 340,89 TL harçtan peşin alınan 85,23 TL harcın düşümü ile kalan 255,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Peşin ve başvuru harcı ve vekalet harcı olarak alınan 126,33 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ücreti, bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 3.690,55 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-A.A.Ü.T. nin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 4.990,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 16/05/2023