T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
ESAS NO : 2021/434 Esas
KARAR NO : 2024/718
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/05/2016
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
KARAR Y. TARİHİ :31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili, 27.02.2014 tarihinde davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada kaldırımda işçi olarak bulunan davacıların murisi ...'a çarparak önce yaralanmasına ve daha sonra ölümüne neden olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı sigorta şirketi vekili dava hakkında kesin hüküm bulunduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafın kesin hüküm itirazı üzerine ... .... .... .... .... .... ... karar sayılı dosyası incelenmiştir. İncelenen dosya davacılarının dosyamızdaki davacılar olduğu, davalı ... ve...Sigorta AŞ aleyhine 27.02.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, yapılan yargılama sırasında kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi giderinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
HMK 114. maddesinde dava şartları sayılmış olup, ilgili yasa maddesinin i bendinde de aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak sayılmıştır. Dava konusu hakkında yukarıda anılan kararın tarafları ve dava konusu yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve kesin hüküm oluşturulup davanın dava şartı yokluğundan kusurdan reddine dair mahkememizce 05/10/2018 tarihinde karar verilmiştir.
Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi .... .... ... ... ... ... Karar sayılı kesin olarak verilen ilamı ile “ Somut olayda, mahkemenin kesin hüküm olarak kabul ettiği dava, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı, diğer davalıya ait aracın 27/02/2014 tarihinde karıştığı kazada, kaldırımda işçi olarak bulunan ...’un yaralanmasından kaynaklı, kazanç kaybı, işgücü kaybı, tedavi giderleri sebebi ile maddi tazminat ile cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında davacı ...’un vefatı sebebiyle mirasçılarının davaya dahil edildiği, mahkemece kusur durumunun ispatı zorunlu olup delil avansının yatırılması için verilen kesin sürede avans yatmadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise, aynı kazada yaralanan ve 26/07/2014 tarihinde vefat eden ...’un trafik kazasına bağlı öldüğü iddiasıyla, davacı eş ve çocuklarının, kaza gününden ölüm gününe kadar murisin kazanç kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Bir başka ifade ile eldeki dava, ölenin yakınlarının ölüm sebebiyle TBK’nun 53/2, 53/3 maddeleri gereğince maddi tazminat ve TBK 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat istemli; mahkemenin kesin hüküm olarak kabul ettiği dava ise, cismani zarar sebebiyle cismani zarara uğrayan tarafından açılmış ve vefatı üzerine mirasçılarının dahil edildiği TBK’nun 54/1-2-3 bentlerine dayalı maddi tazminat ile TBK 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir. Bu haliyle kesin hüküm sadece murisin kazanç kaybı talep sonucu açısından gerçeklemiş olup, diğer talep sonuçları açısından kesin hükmün şartları gerçekleşmemiştir. Bu durumda davanın, mahkemece kesin hüküm olarak kabul edilen ... .... .... .... ... ... ... Karar sayılı dosyasındaki dava ile murisin kazanç kaybı istemi dışındaki talepler yönünden dava sebeplerinin farklı olduğu ve kesin hükmün şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek işin esasına girilip yapılacak yargılama sonunda bir karar verilmesi gerekirken tüm talepler yönünden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve dosyanın belirtilen gerekçeyle yerel mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. “ gerekçesi ile kaldırılmıştır.
İstinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılamasında kapsamında; murisin kazanç kaybı istemine yönelik taleplerin değerlendirilmesi anlamında, muris ...’un 27/02/2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile ölüp ölmediği, bir başka deyişle murisin ölümü ile söz konusu kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına yönelik mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi’nin dosyada mevcut 30/05/2022 tarihli raporunda özetle; 26.07.2014 tarihinde evde öldüğü bildirilen İBRAHİM ve HAYRİYE oğlu 01.05.1961 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 27.02.2014 tarihinde araç dışı trafik kazası(iş kazası) sonucu yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede yapılan muayene ve tetkikler sonrasında sağa ayak bileğinde kırık tanısıyla yatırılarak ameliyat edildiği, alınan öyküde 5 ay önce MVR (kalp kapak değişimi olduğu),AF(atrial fibrilasyon) tespit edildiği, gelişen enfeksiyon nedeniyle 29.04.2014 tarihinde kırık bölgelerine uygulanmış olan plakların çıkartıldığı, atel uygulandığı,08.05.2014 tarihinde yapılan tetkiklerinde ileus (ince bağırsak tıkanması) tespit edildiği, mediakl tedavi uygulandığı,09.07.2014 tarihinde karın ağrısı şikayeti ile hastaneye yatışı yapıldığı, tetkikler sonrasında bağırsak tıkanması (ileus) tanısı konularak ameliyat önerildiği, tedaviyi reddederek taburcu olduğu,26.07.2014 tarihinde evde öldüğü kayıtlı olduğu, ancak ölüm anında muayene notu, laboratuvar tetkikleri, tedavi belgesi, EKG çıktıları vb.tıbbi belgelerin bulunmadığı ve zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik araştırma yapılmadığı cihetle; Mevcut verilerle kişinin ölüm sebebi ve ölüm mekanizması belirlenemeyeceği, Mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden; kişinin 27.02.2014 tarihinde maruz kaldığı iş kazası-araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılamayacağı, yönünde görüş ve kanaate bulunulmuştur.
Yukarıda bahsi geçen raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması ve kesin bir kanaat vermemesi nedeniyle aynı hususta mahkememizce aldırılan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 01/03/2024 tarihli raporunda özetle; Kişinin 27.02.2014 tarihinde belediyede işçi olarak kaldırım çalışması yaparken araç dışı trafik kazası sonrası yaralanması nedeniyle Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü, sağdistal tibia ve malleol fraktürü nedeniyle opere edildiği, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ait 01/03/2014-17/03/2014 yatış ve çıkış tarihli Ortopedi Servisi epikriz raporlarına göre takip ve tedavisinin yapıldığı, 29/04/2014 tarihinde sağ bacaktaki kırık bölgelerine uygulanmış olan palkaları çıkartıldığı ve bacağa atel uygulandığı,Tıbbi evraklarında görülen öyküsünde kazadan 5 ay önce MVR (kalp kapak değişimi olduğu) ve AF (atrial fibrilasyon) tespit edildiği, Kişinin 08.05.2014 tarihinde yapılan tetkiklerinde ileus (ince bağırsak tıkanması) tespit edildiği, buna yönelik kişiye medikal tedavi uygulandığı, 09.07.2014 tarihinde karın ağrısı şikayeti ile hastaneye yatışının yapıldığı, yapılan tetkikler sonrasında bağırsak tıkanması (ileus) tanısı konularak ameliyat önerildiği ancak tedaviyi reddederek kendi isteği ile taburcu olduğu, Kişinin 26.07.2014 tarihinde evde öldüğünün kayıtlı olduğu, ölüm anına ait tıbbi evraklarının (muayene ve tedavi notu, laboratuvar tetkiki, Ekg, görüntüleme tetkiki gibi) bulunmadığı ve uygun zamanda otopsinin yapılarak dokularda makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik araştırmanın yapılmadığı, Kişinin ölüm sebebinin mevcut tıbbi evraklarla belirlenemeyeceği, mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebi bilinemeyeceğinden dolayı; 27/02/2014 tarihinde geçirdiği iş kazası-araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılamayacağı, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir .
Yukarıda içeriği açıklanan Adli Tıp Kurumu raporları içeriğine göre muris ...’un 27/02/20214 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile ölümü arasında illiyet bağı kurulamadığı ciheti ile davacıların murisin kazanç kaybı istemlerine yönelik yapılan yargılama kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiş sair taleplere yönelik olarak da İstinaf kaldırma sebebi bulunmamakla diğer huşuların kesinleşmesi nedeni ile bu konuda karar verilmesinde yer olmadığından hüküm kurulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 187,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 239,74 TL harcın müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacılar vekili ile davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2024
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır