T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/661 Esas - 2025/192
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/661 Esas
KARAR NO : 2025/192
...
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 09/11/2021
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket aleyhine alacaklı tarafından ...takibinin konusu 18.08.2015 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı sigortalısı ...plakalı araçların karışmış oldukları trafik kazasından dolayı müvekkil hakkında başlatılan rücu talepli icra dosyası olduğunu, söz konusu icra takibine dayanak olarak 18.08.2015 tarihinde yapılan kaza sonucu ... plakalı araçta meydana gelen zarardan dolayı sigorta zararı rücusu gösterildiğini, ancak söz konusu kaza sonucu müvekkil şirket şoförü ... dosyasında mahkeme;... E. Sayılı icra dosyası kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini beyan ederek davanın KABULÜ ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle:... yetkili olduğunu, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, dava konusu hadise davacının maliki olduğu dava dışı sürücünün kusuru sebebiyle meydana geldiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... E sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken tespit edilemeyen bir nedenle taşıtın stop edip orta şeritte durduğu sırada, aynı şeritte arkadan gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken sürücü beyanına göre önünde seyreden çekicinin duran taşıta çarpmamak için sağ şeride kaçmasını müteakip ... plaka numaralı taşıtı aniden görerek frene basmasına rağmen taşıtını durduramayarak kendi taşıtının ön kısımlarıyla önündeki taşıtın arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada, davacı sürücü ... KTK'nin 116. maddesinde düzenlenen sürücü kurallını ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsü ... de KTK'nin 52/1-b maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği için kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
... Hukuk mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan 10.01.2020 tarihli raporda; kaza tespit tutanağında belirlendiği üzere davacı sürücü ...KTK' nın 116.maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiği düşünülse dahi mecburi hal durumunun söz konusu kazada meydana gelip gelmediğinin takdiri ve muhtemel bir arıza olması durumunda tedbir alabilecek zamanı olup olmaması durumunun dosya kapsamında muallak olması sebebiyle söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in ise dosya kapsamına göre hızının yüksek olduğu kanaatine varıldığı ve arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği için kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... sayılı raporda; davacı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile otoyolda orta şeritte seyredip yolda geriden gelen araçlar olabileceğini dikkate alarak emniyet şeridinde duraklaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, otoyolda nizamlara aykırı olarak orta şerit üzerinde önlemsizce durarak tehlikeli ortam oluşturup çarpışmaya ortam hazırladığı kazanın meydana gelmesinde %60 oranında, dava dışı sürücü... sevk ve idaresindeki kamyon ile gündüz vakti görüşün açık olduğu otoyolda orta şeritteki seyri sırasında, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden çekici ile arasına yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakması, görüş alanını kontrol altında bulundurarak dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, önünde seyreden çekicinin yol üzerinde duran otomobili belli mesafeden fark ederek etkin direksiyon tedbiri ile otomobile çarpmadan müsait olan sağ şeride geçmesi ile önünde yol içerisinde bulunan otomobili son anda fark ederek aldığı tedbirin yetersiz kalması sonucu duramayıp otomobilin arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada % 40 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
... raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ'de görev yapan üç makine mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 09.02.2021 tarihli raporda; sürücü ...'in kendi ifadesinde önündeki manevra kabiliyeti düşük olan çekicinin diğer şeride geçerek çarpışmayı önlediğini belirttiği, çekicinin uzunluğu da dikkate alındığında, güvenli mesafeden takip halinde, önünde manevra ve/veya frenleme mesafesinin bulunması gerekirken fren yapmasına rağmen duramayarak çarptığını bildirdiği, dosyada mevcut fotoğraflarda görülen taşıtının önünde hasıl olan deformasyonun boyutu, yaralanma durumu gibi hususlar da göz önünde bulundurularak, diğer taraftan herhangi bir yol çıkışı veya duraklamaya gerek durum bulunmayan yerde diğer taşıtın arıza nedeni ile durmadığı hususunun ispata muhtaç bulunduğu, trafik sıkışıklığı nedeni ile nizami biçimde durması halinde de aynı şiddette çarpışmanın gerçekleşeceğinin açık olduğu da değerlendirildiğinde, dikkatsiz ve tedbirsiz hareket ederek, 2918 sayılı K.T.K.’nun asli kusurlara ilişkin 84/d maddesinde belirtilen "arkadan çarpma" fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in aniden otoyol üzerinde durmasının taşıt arızası gibi mücbir sebep dışında bir nedenden gerçekleştiğinin ispata muhtaç bulunduğu, arkadan yaklaşan çekicinin manevra ile geçiş yapabildiği gibi hususlar dikkate alındığında kural ihlali tespit edilemediğinden kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davaya konu kazaya ilişkin ... tarafından düzenlenen raporda; kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun seçenekli olarak belirlendiği, kazanın, davacı sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile orta şerit üzerinde durduğu sırada gerçekleştiğinin kabulü halinde; sürücüler ... ve ...'in kusurlu olduğu, kazanın, davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile orta şerit üzerinde seyir halinde olduğu sırada gerçekleştiğinin kabulü halinde ise; sanık sürücü ...'in asli kusurlu, müşteki sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, ceza mahkemesince; sanık ve katılan beyanları nazara alındığında sanığın söz konusu kazanın oluşumunda yönetimindeki kamyon ile seyir sırasında yola gereken dikkati verip önünde aynı yöne seyir halinde olan çekici cinsi araç ile emniyetli mesafe bırakarak seyrini sürdürmesi, orta şeritte duran otomobil nedeniyle zamanında tedbir alması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek duran otomobile arkadan çarpmak suretiyle kusurlu olduğu gerekçesi ile dava dışı sigortalı araç sürücüsü sanık ...'in adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz tarafından alınan 09/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mülkiyetinin..." ye ait olup olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan ... plaka sayılı ... marka aracın B sınıfı sürücü belgeli olan davacı sürücü ..., meydana gelen olayda ( 0) tamamen kusursuz olduğu. Mülkiyetinin dava dışı .... ye ait olup olay tarihinde davalı ... sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunanı ... plaka saytlı ...marka kamyonun E sınıfı sürücü belgeli ve dosya kapsamına göre alkolsüz olan sürücü ..., meydana gelen olayda %100 ( yüzde — yüz ) oranında tamamen kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Somut olayda; her ne kadar ... mahkemesince, İTÜ'de görev yapan bilirkişi heyetinden alınan raporun çelişkileri giderdiği ve ceza yargılamasında alınan ...tarafından düzenlenen rapor ile uyumlu olduğu belirtilmiş ve mahkememizce alınan kusur raporunda davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsü olan ...’in meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere ceza mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan raporda kusur oranının, kazanın, davacının sevk ve idaresindeki aracın seyir halinde olup olmamasına göre seçenekli olarak belirlendiği, ceza yargılamasında belirlenen kusur oranının hukuk hakimini bağlamadığı ancak kesinleşen maddi vakıaların bağlayıcı olduğu ve ceza mahkemesince davacı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile orta şeritte durduğu gerekçesi ile mahkumiyet kararı verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğuna yönelik kabulün dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, ceza yargılaması neticesinde, davacının, sevk ve idaresindeki araç ile orta şeritte durduğuna yönelik maddi vakıa kesinleşmiş ise de, davacının, hangi sebeple durduğu, mevcut trafik yoğunluğu nedeniyle mi, araçta meydana gelen bir arazı nedeniyle mi...vs durduğunun kesin olarak tespitinin mümkün olmaması nedeniyle, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zararın ilke olarak yarı yarıya paylaştırılması gerektiği göz önünde bulundurularak davalı şirketin dava dışı kasko sigortalısı araçta meydana gelen (16.320,88+295,00+413,00+60,00) 17.088,88-TL hasarın davacının % 50 kusur oranına denk gelen 8.544,44-TL'si ve bu miktarın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş yasal faizi (12.10.2015 ila12.01.2017 tarihleri arası) 964,94-TL'den sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlu hakkındaki takibin haksız olmasının yanı sıra, davalı alacaklının da kötü niyetli olması gerekir. Bir başka deyişle, kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilemeyen davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olay değerlendirildiğinde, davalının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilemediği, şöyle ki alınacak rapora göre kusur oranın değişebileceği, iş bu durumun bilirkişi incelemesi gerektirdiği, davalı aleyhine tazminata hükmedilme koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının, kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile, davacının ... Esas sayılı takip dosyasına konu 8.544,44-TL asıl alacak ve 964,94-TL işlemiş faiz yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacının ... Esas sayılı takip dosyasına konu 8.544,44-TL asıl alacak ve 964,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.509,38-TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 649,59-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 242,48-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 407,11-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafça iş bu dava için ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında harcanan 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 242,48-TL peşin harç olmak üzere toplam 310,28-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-1.000-TL bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 164,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 779,93-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince takdir edilen 9.509,38-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gereğince takdir edilen 4.688,98-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan ve arta kalan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
...