T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/117 Esas
KARAR NO : 2024/322
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, Davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının müvekkili Kooperatife borcu olan aidat vs. üyeliğe bağlı borçları ödememe konusunda ısrarlı tavrını devam ettirdiğini, Müvekkili kooperatifin 30 yılı aşkın süredir faaliyette olduğunu ve mevcut yönetimin kooperatif yönetimini devraldığında, sağlıklı bir devir olmadığı için, borçların hesaplanmasında gerçeğe uygun hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, ancak davalının 2012 yılı ve öncesi de dahil birçok ödenmemiş aidat ve sair ara ödeme borcu bulunduğunun görüldüğünü, Ödenmemiş olan aidat, tapu harcı, iskan harcı, stabilize yol ücreti, kıdem tazminatı ödemesi, pompa bedeli ve sair ara ödemeler konusunda, davalının borcunu ödememekte ısrar etmesi nedeniyle işbu davanın açıldığını yerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde dava değerinin artırılacağını belirterek şimdilik Şimdilik 1.000,00 TL aidat, ara ödeme ve sair alacaklarla işlemiş faiz alacağının, aylık uygulanan gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, Müvekkilinin davalı davacı kooperatif Yönetim Kurulunun 17.10.2016 tarih ve 25 sıra sayılı kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, Davacı kooperatifin müvekkili davalıya göndermiş olduğu .... ... ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığının bildirilmiş olduğunu, Kooperatif kuruluş amacına uygun olarak konutları tamamlayarak tapu kayıtlarını 20.02.2009 tarihinde ortaklarına teslim ettiğini, davacı kooperatifin 2013 yılında tasfiye sürecine girdiğini ve halen bu sürecin devam ettiğini, Müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden çıkarıldıktan sonra hiçbir genel kurula çağrılmadığını, genel kurul hazurun listelerinde isminin yer almadığını, davalının 17.10.2016 tarihi itibariyle üyelikten çıkarıldığını, Davacı kooperatifin davalıya göndermiş olduğu Ankara 4. Noterliğinin 19.10.2016 tarih, 9619 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığının bildirildiğini, Davacı kooperatifin üyelikten çıkardığı bir kişiye üyelikten çıkardığı tarih itibariyle kooperatifin tüm aktif ve pasiflerini tam olarak hesaplayarak bildirmesi ve bunun sonucuna göre müvekkile yönelik dava açması gerekirken davalıya herhangi bir bildirim yapmadan alacak davası açmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı kooperatif tarafından davalı aleyhine, kooperatif üyesi olduğu iddiası ile kooperatif üyeliğinden kaynaklı Ödenmemiş olan aidat, tapu harcı, iskan harcı, stabilize yol ücreti, kıdem tazminatı ödemesi, pompa bedeli ve sair ara ödemeler bakımından açılan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve ön inceleme duruşmasında tesis edilen ara kararla,, dava konusu alacak istem kalemleri bakımından davacının davalıdan talep edebileceği alacak olup olmadığı, davalının kooperatife üyeliği ve cevap dilkeçesinde belirtildiği tüm hususlar da da nazara alınarak rapor tanzimi istenmiştir.
Kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde alınan ve mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kooperatif Yönetimince 1989 yılından bu yana genel kurul kararlarına göre belirlenmiş aidat ve ek ödemelere göre bir üyenin kooperatife ödemesi gereken tutarın 11.715,00 TL olarak belirlendiği, 31.12.2016 tarihli Mizan olarak tüm ortakların kooperatife yapmış olduğu ödemelerin bu belge esas alınarak takip edilmiş olduğu, davalının 2014, 2015 yıl sonu kapanış kayıtlarında 31.12.2016 tarihli mizanda kooperatifin Ortaklara Borçlar Hesabında 9.445,00 TL ödemesinin yer aldığı, Kooperatiften ihraç edilmiş davalı ile yapılacak hesaplamada esas alınması gereken 31.12.2016 tarihli hesap bakiyelerine göre davalının(11.715,00 -9.445,00-) 2.270,00 TL eksik ödemesinin olduğu, hangi yıl ve aya ait olduğu tespit edilemeyen bu borç için, çıkarılma öncesi ilk ihtarın yapıldığı 15.06.2016 tarihi itibariyle hesaplanan 2.352,86 TL faizle birlikte dava tarihi itibariyle kooperatife 4.622,86 TL borçlu olduğu, Davalının kooperatif ortaklığından çıkarılmasından sonraki dönemler için adına aidat ve faiz tahakkuku yapılamayacağı, site sakini olarak yararlandığı belirtilen hizmet karşılığı tutarlar için de katılmamış olduğu genel kurullarda alınmış kararlar ve borçla ilgili kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğundan, bu dönem için ödemediği bir borç bakiyesinden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Davalının davacı kooperatifin üyesi bulunduğu anlaşılmakla birlikte bu ortaklığın davalının 19.10.2016 tarihinde ihraç edilmiş olması nedeni ile sona ermiş olduğu görülmektedir. Davacı kooperatif vekilince açılan dava ile davacının hangi yıl ve aya ait olduğu tespit edilemeyen ve bilirkişi raporundaki hesaplamalarla ortaya çıkan kooperatif ortaklığından kaynaklanan aidat ve sair ödemelerin talep edilmiş ve 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; aidat ödemesi yanı sıra diğer ödemelerle birlikte davalının ihraç tarihine kadar toplam borcunun 4622,86 TL olduğu anlaşılmış ve davacı vekilince dava değeri 3236,98 TL üzerinden ıslah edilmişse de davalı vekilince ıslah dilekçesine karşı sunulan itiraz dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekilinin zaman aşımı def'inin değerlendirilmesi bakımından dosya incelendiğinde;
Kural olarak, Kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı işlemez. Bu genel ilke çerçevesinde kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zaman aşımına uğramadığı gibi, kooperatifin inşaat maliyetine ilişkin aidat vs. alacakları zaman aşımına uğramaz. Ancak genel gider aidatı zaman aşımı süresi içerisinde istenmelidir. Başka bir anlatımla; kooperatifçe belirlenen ve üyelere yüklenen aidat ve diğer gider kalemlerinin 5 yıllık zaman aşımı süresinde istenmesi gerekir. Eldeki davada ise davalı zaman aşımı def'i ileri sürdüğünden 19/10/2016 tarihinden önceki, eldeki dava ile talep edilen davacı alacağı zaman aşımına uğramıştır. (Emsal karar: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1895 Esas-2023/2251 Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar, dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi incelemeleri ve ileri sürülen zaman aşımı def'inin değerlendirilmesi sonucunda davacının dava dilekçesinde alacak kalemlerini hangi yıla ve aya ait olduğunun belirtilmediği, ihraç öncesinde davalıya çekilmiş ihtarnamelerde de borcunun hangi yıl ve aya ait ve ne tutarda olduğunun bildirilmemiş olduğu da nazara alınarak dava dilekçesinde alacak istemi de dahil olmak üzere dava ve ıslah dilekçesine konu alacak isteminin Türk Borçlar Kanunu'nun 147/4 maddesi hükmü uyarınca zaman aşımına uğradığı tespit edilmiş ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
4-...Ü.T.nin 13/2 maddesi Uyarınca belirlenen 3.236,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
Hakim ...