T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/549 Esas - 2024/594
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...Esas
KARAR NO : ....
BAŞKAN : ....
ÜYE :...
ÜYE : ....
KATİP : ....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : .....
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; şirketlerinin, yurt içinde ve yurt dışında
her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri,
bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet
sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas
sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürüttüğünü, ülke geneline yayılmış binlerce şubesi ile
müşterilerine 7 gün 24 saat hizmet veren şirketlerinin dağıtım kanallarının yaygınlaştırılması stratejisi
amacıyla hizmet ağına sürekli eklemeler hedeflediğini, Devletin stratejik öncelikleri doğrultusunda
vatandaşların ülke genelindeki posta, kargo ve finansal hizmetlere erişimi hususunda önemli bir görev
ifa ettiğini, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda şirketlerinin muhtelif şirketlerle yaptığı
hizmet alım sözleşmelerinin önemli düzeydeki katkısıyla gerçekleştirdiği hizmetlerin bir kamu
hizmeti olduğunu, bu kapsamda şirketleri ile davalılar arasında gönderilerin adresten kabulü, cihet
ayrımı ve dağıtım/teslimi hizmetlerin yürütülmesi ile gönderilerin toplanması, yüklenmesi,
boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin 20. bölgede yürütülmesi işine ilişkin 6 adet
sözleşme akdedilmiş olduğunu, müvekkili Şirket tarafından 3065 sayılı KDV Kanunu 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin
(I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı
ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi
gerekmekle birlikte, KDV tutarının tamamını anılan şirketlere ödemiş olduğunu, akabinde ise;
KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar gereğince 9/10 oranındaki tevkif edilen KDV’yi 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan
ederek ödenmek durumunda kaldığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesinden
sonra yüklenicilere yazılan yazılarında; Şirketlerinin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak
yüklenici şirket ( davalı) adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici
şirketin de (davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı (I/C-2.1.3.4.2.)
bölümü kapsamında şirketlerine tevkifat tutarını göstermek suretiyle (tevkifatlı) fatura düzenlemek
ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı (I/C-2.1.3.4.3.2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu
tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğu,
Davalı şirketler tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde
yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin
üzerinde kaldığını, anılan İş Ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum
nedeni ile müvekkili Şirket tarafından vergi dairesine davalı şirketler adına1.348.031,64-TL’nin ödenmek durumunda kaldığını, sözkonusu miktarın müvekkili Şirkete iade edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı şirketlerin taşınır, taşınmaz,
bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 1.348.031,64-TL alacaklarına karşılık ihtiyaten haczine, dava konusu 1.348.031,64-TL alacağın temerrüt tarihi olan 02/03/2021 itibaren işleyecek ticari avans faizi ve yargılama giderleri ile
birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak teblğ edilmiş ise de; davalılar cevap dilekçesi sunmadıkları gibi kendilerini vekil ile de temsil ettirmemişlerdir.
DELİLLER :
- Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri.
- Vergi dairesine ödeme belgesi
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ilgili vergi mevzuatı kapsamında davalı yüklenici şirketlerin ödeme konusu hak ediş alacaklarından tevkifat yoluyla dava dışı vergi dairesine ödenmesi gereken dava konusu miktarın davalı şirketler nam ve hesabına davacı tarafından ödenmesi nedeni ile rücuen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamızda mevcut ise; davacı şirketin davalı Şirketlerden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında rücuen talep edebileceği KDV kesinti alacağı konusunda dosyamızda taraf şirketlerin ticari defterleri inceletilerek asıl ve ek raporlar temin edilmiştir.
Bilirkişi heyeti asıl raporunda dosyaya kazandırılması istenilen eksik taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiyi gösteren hesap
hareketleri ile KDV beyannameleri ve KDV ödeme belgeleri ve davacı tarafından davalılara keşide edilen ihtarname örnekleri dosyamıza sunulduktan sonra bilirkişi heyetinden alınan 19/12/2023 tarihli ek raporda özetle; davacı....nin hizmet alımı yaptığı tüm firmalar tarafından düzenlenmiş farklı dönemlere ait ve
davalı (iş ortaklığını oluşturan) şirketlerin 04/2017-02/2018 tarihleri arasında düzenlenmiş faturalar nedeniyle sorumlu
olduğu, sıfatıyla KDV düzeltme beyannamelerini 03/11/2020 ve 16/11/2020 tarihinde vermiş olduğu ve bu
beyannameler nedeniyle tahakkuk KDV’ni 25/02/2021 tarihinde ödediği, davacı ....nin davaya konu ettiği faturalar nedeniyle tahakkuk eden ve 25/02/2021
tarihinde ödendiği anlaşılan 1.024.934,41-TL KDV'yi davalılardan talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporuna yönelik taraf vekillerinin gerekçeli itirazları üzerine bilirkişi heyetinden 2. Kez ek rapor alınmıştır. Dosyamıza sunulan 08/07/2024 tarihli 2. Ek raporda ise özetle; davalı firmaların, Davacıya düzenlediği 63 (Altmışüç) faturaların bedelinin 10.416.833,90-TL,
bu faturalar nedeniyle tahakkuk eden KDV’nin 1.875.030,21-TL, bu tutar nedeniyle sorumlu sıfatıyla
tevkifat yolu ile (9/10) beyan edilerek ödenmesi gerekecek KDV’nin ise 1.687.527,16-TL olacağı,
davacının bu tutarın 359.639,77-TL’nın davalılara ait teminatın nakde çevrilmesi sonucu tahsil
ettiğinden, davacının, davalılardan talep edebileceği tutarın 1.327.887,39-TL olabileceği, davacı vekili tarafından davalılardan 1.348.031,64-TL talep etmiş olmakla birlikte bu tutarın
20.144,25-TL’nin davalılardan tevkifat yolu ile tahsil edilip, Vergi Dairesine ilgili fatura döneminde
beyan edilerek ödenmesi gereken verginin geç ödenmesi nedeniyle tahakkuk eden ceza tutarı
olduğu, davalılar tarafından düzenlenmiş faturalardan tevkifat yolu ile kesinti yaparak bu tutarı ilgili
dönemde Vergi Dairesine ödemenin davacı Şirketin sorumluluğunda olması nedeniyle bu tutarın davalılardan
talep edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaatte olması davacı idarenin, Davalılarca düzenlenen faturalardan tevkifat
yolu ile süresinde kesinti yapıp Vergi Dairesine ödeme yapmaması nedeniyle tahakkuk eden
20.144,25-TL'den davalıların sorumlu olacağı kanaatine varması durumunda davacının davalılardan
talep edebileceği tutarın (1.327.887,39-TL +20.144,25-TL=) 1.348.031,64-TL olabileceği mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 2. ek raporu dosya kapsamındaki veriler itibariyle denetime elverişli görülmekle yeniden rapor alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir.
Dosya kapsamına sunulan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde; davacı.... ile davalı ...... (%99)-.....
Şirketinin (%1) oluşturduğu Ortak Girişim arasında 01/10/2017-31/10/2017 dönemine ilişkin olarak “Gönderilerin Adresten Kabulü,
Cihet Ayrımı Ve Dağıtımı / Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi”nin
7 .....n (Muğla-Denizli) imzalandığı ve sözleşmede davacı...nin, (İdare) İş Ortaklığının ise; (Yüklenici) olarak tanımlanmış olduğu, davalı yüklenici şirketlerin Sözleşmenin konusu başlıklı 4.1.m. gereğince ifasını üstlendiği sözleşme konusu işin gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı, dağıtım/teslimi
hizmetlerinin 7 Bölgede (Aydın) 194 yaya, 33 motosikletli dağıtıcı ve engelli yaya dağıtım işçisi ile
yürütülmesi işi olduğu, sözleşmenin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 6.1maddesinde; Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin sigorta, vergi, resim, harç v.b. Diğer giderlerin tamamının sözleşme bedeline dahil olduğu belirtildikten sonra ilgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisinin sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından Yükleniciye ödeneceği düzenlemesinin yer aldığı, yine sözleşmenin 13.3 maddesinde davacı .....nin (İdare) fatura ve diğer ödeme evraklarının ibraz edildiği gün veya ertesi iş günü, fatura
bedelinin KDV dahil % 55’i oranındaki kısmını işçilerin ücretlerini yatırması amacıyla
davalı yüklenici şirketlere ödemekle yükümlü olduğunun açıkça hükme bağlandığı, aynı maddede Yüklenici işçi ücretlerini zamanında yatırdığına dair ödeme belgesini İdareye teslim ettiği
tarihi izleyen gün mesai sonuna kadar hakedişin geri kalan kısmı (KDV dâhil %45'lik kısım)
yüklenicilere ödeneceği, yüklenici şirketlerin söz konusu belgeleri ibraz etmediği takdirde davacı İdarenin yüklenici hak edişinden
içerde tutulan % 45’lik kısmı da kullanarak işçi ücretlerini doğrudan işçilerin banka veya posta çeki
hesaplarına yatıracağının öngörüldüğü, bu durumlarda ödenen işçi ücretleri nedeniyle oluşan İdare alacağının reeskont faiziyle birlikte
yüklenicinin ilk hak edişinden kesileceği, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yüklenici nam ve hesabına
davacı idare tarafından yapılan işçi ücret ödemeleri veya sair ödemeler sırasında doğabilecek hatalı veya mükerrer
ödemelerden İdarenin sorumluluk kabul etmeyeceği ve bu konudaki her türlü sorumluluk ve zarar ziyanın
yükleniciye ait olacağı, sözleşmenin 35.4 maddesinde ise; 6331, 5510, 4857, 1475 ve 6552 sayılı Kanunlar ile diğer Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerde yükleniciye yüklenen tüm sorumlulukların yüklenici tarafından eksiksiz ve zamanında yerine getirileceği, yükleniciler tarafından sözkonusu sorumlulukların yerine getirilmediği takdirde idarenin yükleniciye rücu hakkının saklı olduğunun açıkça kararlaştırıldığı saptanmıştır.
Dosyamızda davacı yan, sözleşme kapsamında dava konusu KDV ödemesinden davalı yüklenici şirketlerin hukuken sorumlu olduğunu ancak sehven tevkifat yaparak dava dışı vergi dairesine ödemek zorunda olmasına tahakkuk eden KDV'nin )710'unu da sehven davalılara ödediğini, davalıların sözkonusu verginin yükümlüsü olmalarına rağmen sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek rücuen alacak talebini ileri sürmektedir. Davalılar ise; davacının rücu talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı......tarafından dava vergi dairesine dava konusu KDV'nın ödendiği hususunda çekişme bulunmamakta olup uyuşmazlık, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı ve mevcut ise; rücu alacağının miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Bu bağlamda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dosyamızda yukarıda ayrıntılı olarak değinilen sözleşme hükümleri ve özellikle de sözleşmenin 6.1 maddesi gereğince davacı .....nin sözleşme bedeli haricinde sözleşme konusu hak ediş ödemeleri ile birlikte tahakkuk eden KDV'yi de davalı yüklenici şirketlerin oluşturduğu ortak girişime ayrıca ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki
dava dosyasına sunulmuş ve davalı iş ortaklığınca düzenlenmiş faturalarda tevkifata tabi
tutulacak KDV tutarları belirtilmemiş olmakla birlikte, davacı idare tarafından dava konusu sözleşmenin uygulanması
aşamasında.... Başkanlığından alınmış olan ve bilirkişi raporunda da değinilen....Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler ....
Müdürlüğü’nün P......’ye muhatap 02/03/2018 tarihli ve 94662 sayılı KDV
tevkifatı konulu özelge ile sözkonusu özelgenin dayalı olduğu KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (I/C 2.1.3.4.1.3) bölümünde yer alan “3065 sayılı
Kanunun (9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip
ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının
ikmalen veya resen tarh edilerek vergi zıyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması
gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim
konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı idarenin davalı vergi yükümlüsü olarak yüklenicilere dava konusu ödeme nedeni ile vergi sorumlusu olarak rücu hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. Rücu alacağı miktarının tespitinde ise; Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle 08/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu kısmen benimsenmiş olup davacının davalı yüklenicilerden rücuen tahsili talep edilen 1.348.031,64-TL alacağın dava konusu 20.144,25-TL’lik kısmının davalılardan tevkifat yolu ile tahsil edilip, Vergi Dairesine ilgili fatura döneminde
beyan edilerek ödenmesi gereken verginin geç ödenmesi nedeniyle tahakkuk eden ceza tutarı
olduğu, sözkonusu kısmın tahakkuk ve ödemesinin davacı idarenin vergi sorumlusu sıfatıyla davalıların KDV ödemesindeki tevkifat ve vergi dairesine ödemeyi vadesinde yapmamasından kaynaklanmakla; davacı idarenin kusurundan kaynaklanan bir alacak kalemi olduğu, davacı idarenin sözkonusu kısım miktarın ödenmek zorunda kalmasında davalıların kusurlu ve hileli bir fillerini de iddia ve usulen kanıtlamadığı, bu durumda davacı idare'nin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğinden, dava konusu 20.144,25-TL'lik vergi gecikme cezası kısmı yönünden davalı yüklenicilere rücu edemeyeceği, bu nedenle dava konusu toplam ödeme miktarı olan 1.348.031,64-TL'den 20.144,25-TL'nin mahsubu sonrasında davacının bakiye 1.327.887,39-TL alacağı davalılardan rücuen talep edebileceği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 1.327.887,39-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise; reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 1.327.887,39-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 90.707,98-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 23.121,02-TL mahsubu ile bakiye 67.586,96-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL ile 23.021,02-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 23.101,72-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 176.067,61-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 9.858,00TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. Gereğince red-kabul oranı (0,98) gözetilerek 9.660,84-TL'lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
7-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davacı yönünden miktar itibariyle kesin, davalılar yönünden ise; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ....ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 858,00-TL
2-Bilirkişi ücreti : + 9.000,00-TL
TOPLAM : 9.858,00-TL