T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/569 Esas - 2023/946
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/569 Esas
KARAR NO: 2023/946
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/08/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: :
1-Davacı vekili, 18/02/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yapmış olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, geçici ve sürekli işgöremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 150,00-TL malullük-sakatlık maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Davacı vekili, 10/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 480.888,54-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 22.964,20-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.004,00-TL bakıcı gideri toplamı olan 508.856,74-TL ye yükseltmiştir.
CEVAP :
3-Davalı vekili, Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunulmadığını, ... plakalı aracın 07.07.2021 - 07.07.2022 tarihleri arasını kapsayacak şekilde müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti kadar olduğunu, , kazaya ilişkin kusur raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyet hesabının; Erişkinler için Terör, Kaza, Yaralanmaya Bağlı DurumBildirir Süresiz Sağlık Kurulu Raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe genel şartları uyarınca geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı gideri zararından sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen kazada hatir taşıması ve davacının müterafik kusuru olduğunu, şehirlerarası yolculukta emniyet kemeri takılmasının tüm koltuklarda zorunlu olduğunu, ancak davacının emniyet kemeri takmaması sebebiyle zarara kusuruyla ortak olduğunu, bu sebeple müterafik kusur için ayrı hatır taşıması için ayrı indirim yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle yasal faizden sorumlu tutulabileceği savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
4- Davalı vekili her ne kadar zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da; iddianın soyut olduğu, kazada birden fazla kişinin yaralandığı ve kaza tarihi ve dava tarihi nazara alındığında zaman aşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden buna dair def'inin reddine karar verilerek dava dosyasının esasının incelenmesine geçilmiştir.
5- Dava, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta bulunan davacının malül kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açtığı daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı konularına ilişkindir.
6- Dosyamız arasına celp edilen ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyasının incelenmesinden;dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve davacıya ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
7- Dava konusu trafik kazasının tek taraflı olması ve davacının da araç içinde yolcu olması sebebiyle dosya kapsamında kusur raporunun alınmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
8-İstanbul Cerrrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/06/2023 tarihli maluliyet raporunun dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliği hükümleri gereğince alındığı görüldüğünden ve mahkememizce bu rapor yeterli bulunduğundan yeniden maluliyet raporu alınmamıştır. Anılan maluliyet raporunda; davacının kaza nedeni ile % 21 oranında sürekli ve 6 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu belirtilmiştir.
9-Aktüer hesabı bakımından ise dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre;
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı)
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı)
10-Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden 22.964,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 480.888,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 508.856,74 TL maddi tazminat talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
11- Davalı vekili hatır taşımasına dair itirazda bulunmuşsa da davacının araçta karşılıksız taşınmadığı, sürücü ve işletenle yakınlığı bulunmadığı, maddi bir çıkar karşılığında taşındığı görüldüğünden hatır taşımasına ilişkin savunmaya itibar edilmemiştir.
Davalı vekili kazanın oluşumunda davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve kodlamalara ve davacının yaralanma biçimine göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu ve yaralamanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığının kanıtlanamadığı birlikte değerlendirilmiş ve davalının müterafik kusur indirimi yapılması savunmasına da itibar edilmemiştir.
12-Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının toplanan deliller ve Mahkememiz’ce yukarıda anılan ilkeler gözetilerek alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise sigorta başvuru belgeleri arasında maluliyet raporu bulunmadığından dava tarihinde oluştuğu gözetilerek 29/08/2022 tarihinden itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına aracın ticari araç olması sebebiyle avans faizi işletilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
480.888,54-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 22.964,20-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.004,00-TL bakıcı gideri toplamı olan 508.856,74-TL maddi tazminatın 29/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 34.760,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın ve 1737,50 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 32.941,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacının peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 3.117,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 77.239,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/12/2023