T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/585 Esas - 2023/939
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2022/585 Esas
KARAR NO: 2023/939
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2022
KARAR TARİHİ: 15/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 06/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03.10.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, 29.09.2021 tarihinde gönderilen kurumsal mail ile bir sonraki dönem için sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirildiğini, bu fesih bildirimine karşılık yine kurumsal mail üzerinden davalının kendilerine yeni bir teklif ilettiğini, bu teklifin kendilerince kabulü konusunda gönderdikleri 01.10.2021 tarihli mail içeriğine göre uzatma olmaksızın yeni bir sözleşme kurulduğunu, 31.05.2022 tarihli maille sözleşmeyi feshettiklerini ve davalının da bu cezai şart koşmadan feshi kabul ettiğinden 01.10.2021 tarihli sözleşmenin de son bulduğunu, Yargıtay'ın son kararlarına göre kurumsal mail üzerinden yapılan yazışmaların bağlayacı olduğunu, kendisinin başka bir Shell ile anlaştığını öğrenen davalının sözleşme fesih bedeli adı altında düzenlediği faturayı noterden iade etmesine rağmen fatura bedelinin DBS sistemi üzerinden tahsil edildiğini, cezai şartın kendilerince feshedilen sözleşmede yer almakla birlikte fesihten sonra yeni kurulan 01.10.2021 tarihli sözleşmede cezai şart bulunmadığından sözleşme fesih bedeli talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, bir an için ilk sözleşmenin halen devam ettiği kabul edilse bile kendisinin başka bir Shell ile anlaştığını öğrenmeden önce herhangi bir cezai şartı dile getirmeyen davacının daha sonra fesih bedeli talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek haksız tahsil edilen miktarın iadesi amacıyla başlattığı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 13/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; petrol ürünleri toptancılığı yapan ve her yıl Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı listede yerini alan davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 03.10.2019 tarihli "shell filo çözümleri sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmede; "müşteri" olarak ifade edilen davacı şirketin "nanopet" olarak zikedilen davalı müvekkili şirkete bildireceği taşıtlara monte edilecek cihazlarla ülke genelindeki shell akaryakıt istasyonlarından taşıt tanıma sistemi (tts) üzerinden ürün alınması, ürün bedellerinin fatura karşılığı müşteri tarafından nanopet'e ödenmesi, sağlanacak iskonto gibi hususlar yanında sözleşmenin süresi, sözlemenin feshi, sözleşmede yapılacak değişiklikler ile ihtar ve ihbarların şeklinin de hüküm altına alındığını, taraf şirketlerin yetkili temsilcilerinin imzasıyla akdedilen bu sözleşmenin dava konusu hadiseler bağlamında sözleşmenin öne çıkan maddelerinin "sözleşmenin süresi" başlıklı 4. maddesine göre; sözleşme süresi imza tarihinden itibaren 2 yıl olup, sürenin sona erme tarihinden en geç 30 gün evvel tarafların birbirlerine herhangi bir fesh-i ihbarda bulunmamaları halinde sözleşmenin aynı şartlarla 2 yıl daha uzayacağı ve uzayan sürenin sonunda ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, tarafların dilerlerse karşılıklı yapacakları yazılı ek sözleşme ile mutabık kalınan süre kadar sözleşmeyi uzatabileceklerinini kararlaştırıldığını, "değişiklikler" başlıklı 8. maddesinde; yapılacak değişiklikler, eklemeler ve çıkartmalar tarafların mutabakatı sonucu hazırlanacak olan yazılı ve tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalı ek anlaşmalar ile gerçekleştirileceği, taraflardan birinin tek taraflı olarak sözleşmede herhangi bir değişiklik yapamayacağı veya sözleşmenin uygulamasını değiştiremeyeceği hüküm altına alındığını. "ihtar ve ihbarlar" başlıklı 7. maddesine göre de; taraflarca yapılacak ihtar ve ihbarlar yazılı olarak (faks mesajı, iadeli taahhütlü posta veya noterden) yapılacağını,"fesih" başlıklı 6. maddesine göre ise; anlaşmanın süresi dolmadan feshini takiben müşteri taşıt başına 100 litre motorin + kdv'yi nanopet'e ödeyeceğini, yazılı şekilde yapılmış 01.10.2019 tarihli sözleşmenin herhangi bir tarihte sona erdirildiğine dair, tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalanmış yazılı delil (senet) olmadığını, her ne kadar, davacının, 03.10.2019 tarihli sözleşmenin mail yazışmalarıyla feshedildiğini ileri sürmekteyse de, sözleşme hükümleri gereğince, 2 yıllık sözleşme süresinin sona ereceği 03.10.2021 tarihinden en geç 30 gün evvel taraflar birbirlerine yazılı olarak (faks mesajı, iadeli taahhütlü posta veya noterden) herhangi bir fesh-i ihbarda bulunmadıklarından, sözleşme aynı şartlarda 2 yıl daha yani 03.10.2023 tarihine kadar uzadığını, davalı müvekkili şirketin yetkili temsilcileri ... ... ... olduğunu, niza konusu sözleşmenin de ... tarafından imzalandığını, davalı müvekkili şirketin, çalışanı ile yapıldığı ileri sürülen mail yazışmalarını ve bu yazışmaların kendisini bağlayacağı yönündeki davacı iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davalı çalışanı ile yapıldığı ileri sürülen mail yazışmalarının; öncelikle sözleşme hükümlerinde belirlenen biçim ve şekle uygun olmaması sebebiyle, kabul anlamına gelmemekle bir an için aksi düşünülse bile mail yazışmalarını yapan kişinin davalı müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olmaması sebebiyle davalı şirketi bağlamasının mümkün olmadığını, bu nedenle, iddia edilen mail yazışmaları yoluyla; ne 03.10.2019 tarihli sözleşmenin feshedildiği ve davalının bu sözleşmeye dayalı hak iddia edemeyeceği ne de 01.10.2021 tarihli yeni bir sözleşme kurulduğu ve kendisi tarafından feshedilen bu sözleşmeye dayalı olarak davacının cezai şart talep edemeyeceği yönündeki davacı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi, tacir olan tarafların TTK m.18/2 maddesi hükmüne göre basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bu cümleden olarak, tacirin, ticari işletmesi ile ilgili olarak, sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamasında basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu ve dava konusu hadiseler bakımından tacir olan davacı şirketin bu yükümlülüğe uygun davranmadığınını açık olduğunu, davalı şirket çalışanıyla yapıldığı ileri sürülen mail yazışmalarının hiçbirinden, davalı müvekkili şirket yetkililerinin haberi ve bilgisi olmadığını, davalı müvekkili şirket yetkililerinin, shell taşıt tanıma sistemi'nde davacı şirket adına kaydedilmiş taşıtlarla ilgili cihazların kapatılma ve iptallerinin yapıldığını sistemde görmeleri üzerine davacı şirketin sözleşmeyi fesih iradesinden haberdar olduklarını ve aynı gün derhal sözleşmenin "anlaşma süresi dolmadan fesih" hükümlerine göre doğan şirket alacağı için niza konusu 31.05.2022 tarihli faturayı düzenleterek davacı şirkete gönderilmesini sağladıklarını, taraflarca feshedilmediği için uzayan sözleşmeyi süresi dolmadan fesheden taraf, davacı olduğunu, davalı müvekkili şirketin, aynı şartlarla 03.10.2023 tarihine kadar uzayan 03.10.2019 tarihli sözleşmenin 6. maddesinin 2. cümlesi hükmüne dayalı olarak düzenlediği 31.05.2022 tarih ve 6858 no'lu faturayı davacıya gönderdiğini ve DBS sistemi üzerinden KDV dâhil fatura bedeli 40.710,00 TL.'yi tahsil ettiğini, sözleşmenin 6. maddesinin 2. cümlesi hükmü kapsamında yapılan hesaplama verileri ve yönteminin, sözleşme süresi içinde çok daha fazla sisteme kayıtlı taşıt olmakla birlikte, davalı şirketin sözleşmenin sona erdiği 2022-mayıs ayı itibarıyla tts'ye kayıtlı ek-5'te plakaları görülen 23 adet taşıtı bulunmaktadır. anılan fatura ve davacının sözleşmeyi feshettiğini ileri sürdüğü 31.05.2022 tarihi itibarıyla 1 litre motorinin yaklaşık fiyatı 26.-tl.'dir. taşıt başına 100 litre motorin ödemesi öngörüldüğünü, 23 adet taşıt x 100 litre x 26 tl/litre = 59.800,00 TL görüldüğü gibi, sözleşmeye göre hesaplanan KDV'siz tutar 59.800,00 TL olmasına rağmen, müvekkilinin iyi niyetli hareket ederek KDV hariç sadece 34.500.-tl. üzerinden fatura düzenlemekle yetindiğini, davalı müvekkilinin aynı yaklaşımı taşıt sayısını belirlerken de gösterdiğini zira, sözleşme sürecinde davacının tts'ye kayıtlı çok daha fazla taşıtı olmasına rağmen taşıt sayısını sözleşmenin sona erdiği ay itibarıyla dikkate alarak hesaplama yaptığını, faturanın, sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olduğunu, davalının müvekkili tarafından düzenlenen faturanın davacı şirketin defterlerine kaydedilmeyip iade edilmesinin müvekkili aleyhine değerlendirilmesi mümkün olmayıp, tarafların iddia ve savunmalarının sözleşme dâhil diğer muteber delillerle ispatlanacağını, bu manada davalı müvekkilinin alacağının 03.10.2019 tarihli sözleşme ve diğer delillerle sabit olduğunun açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, koşulları bulunmadığından takipteki işlemiş faiz talebi ile icra inkâr tazminatı taleplerinin de yerinde olmadığını, savunmaları doğrultusunda davanın reddiyle birlikte haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; " Davalı tarafından haksız yere düzenlendiği ileri sürülen faturaya istinaden DBS sistemi üzerinden otomatik olarak davacı tarafından ödendiği belirtilen alacak tutarının tahsili için başlatılan...19. İcra Müdürlüğünün 2022/11014 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11014 Esas sayılı icra takip dosyası, 03/10/2019 tarihli sözleşme, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı, BA/BS formları, ticari defterler, faturalar, Ankara 65. Noterliği'nin 06/06/2022 tarih ve 18078 yevmiye numaralı evrakı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen bila tarihli rapor ve 21/11/2023 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Bila tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; mahkememiz tarafından sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varıldığı takdirde; Sözleşmenin FESİH" başlıklı 6. Maddesine göre Shell- Turcas AŞ tarafından gönderilen Kayıtlı Araç Detay Raporundaki 31.05.2022 tarihinde 06GC3202 plaka sayılı aracın aldığı motorinin litre satış fiyatı üzerinden Sözleşme Fesih Bedelinin 51.129 TL + KDV 9.203,22 = 60.332,22 TL olacağı; davalı tarafından gönderilen Sözleşme Bedeli Faturasının ise bu rakamın altında 40.710,00 TL olduğu ve bu bedelin tahsil edildiği görülmekle, mahkememiz tarafından sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varıldığı takdirde davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
21/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; mahkememiz tarafından, davalının yanlar arasındaki sözleşmenin uzatılmasına muvafakat etmediği ve sözleşmenin uzamadığı bu nedenle zaten taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi son bulduğundan fesih işleminden bahsedilemeyeceği bu nedenle fesih faturası kesilemeyeceği kanaatine varıldığı takdirde ticari defterlere göre davacının akaryakıt alışverişinden dolayı davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/11014 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibin devamına karar verilip verilmeyeceğinin hukuki takdirinin mahkememize ait olacağı; mahkememiz tarafından sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varıldığı takdirde; Sözleşmenin "FESİH" başlıklı 6. Maddesine göre Shell- Turcas AŞ tarafından gönderilen Kayıtlı Araç Detay Raporundaki 31.05.2022 tarihinde 06GC3202 plaka sayılı aracın aldığı motorinin litre satış fiyatı üzerinden Sözleşme Fesih Bedelinin 51.129 TL + KDV 9.203,22 = 60.332,22 TL olacağı; davalı tarafından gönderilen Sözleşme Bedeli Faturasının ise bu rakamın altında 40.710,00 TL olduğu ve bu bedelin tahsil edildiği görülmekle, mahkememiz tarafından sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varıldığı takdirde davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Yukarıda içerikleri açıklanan hüküm kurmaya ve denetme elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alındığı, taraflar arasında imzalanan 03/10/2019 tarihli 2 yıl süreli sözleşmenin sürenin sona erme tarihinden 30 gün önce tarafların birbirlerini feshi-ihbarda bulunmamaları halinde aynı şartlar ile 2 yıl daha uzayacağı bu durumda 03/10/2021 tarihine kadar söz konusu süreye uyularak taraflarca yapılan bir fesih ihbarı olmadığı için sözleşmenin aynı şartlar ile 03/10/2023 tarihine kadar uzayacağı, bu durumda 2 yıl süre ile aynı şartla ile uzayan sözleşmeyi 31/05/2022 tarihinde fesheden tarafın davacı olduğu ve bilirkişi raporlarında da değinildiği üzere, sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varıldığında; Sözleşmenin "FESİH" başlıklı 6. Maddesine göre Shell- Turcas AŞ tarafından gönderilen Kayıtlı Araç Detay Raporundaki 31.05.2022 tarihinde 06GC3202 plaka sayılı aracın aldığı motorinin litre satış fiyatı üzerinden Sözleşme Fesih Bedelinin 51.129 TL + KDV 9.203,22 = 60.332,22 TL olacağı; davalı tarafından gönderilen Sözleşme Bedeli Faturasının ise bu rakamın altında 40.710,00 TL olduğu ve bu bedelin tahsil edildiği görülmekle, mahkememiz tarafından sözleşmenin uzatıldığı ve davacı tarafından haksız biçimde sonlandırıldığı kanaatine varılmakla, davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı ciheti ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Reddedilen alacak tutarı olan 40.815,40 TL ‘nin %20'si üzerinden hesaplanan 8.163,08 TL tazminatın İİK-67/2.madde uyarınca davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 492,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 223,10 TL harcın davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde...Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023