T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/124 Esas - 2024/442
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/124 Esas
KARAR NO : 2024/442
....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2017
KARAR TARİHİ : 21/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının yüklenici olarak davalıya ait inşaat işinin tuğla, sıva, alçı, şap vb ince işleri üstlendiğini, inşaatın ilk üç katı yapıldıktan sonra davalının sözleşmeye aykırı olarak işin yapımını başka bir yükleniciye verdiğini, davacı tarafından yapılmış olan iş karşılığı düzenlenen dört nolu kesin hakediş raporunda belirtilen 243.093,00 TL fatura edildiğini, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak iş bedeli alacağından 30.000,00 TL ile sözleşmenin davalı tarafından haksız feshinden kaynaklanan 5.000,00 TL ile müspet zarar olarak 1.000,00 TL yoksun kalınan kar için 500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, davacı tarafından üstlenilen işin yapımına başlandığı, davalının yetkililerinin onayını taşımayan ve sözleşmenin beşinci maddesine aykırı düzenlenen 1,2 ve 3 nolu hakedişlerin davalıya avans olarak ödendiğini, 4 nolu hakediş aşamasında yapılan incelemede ilk üç hakedişte yapılan işlerin eksik ve kusurlu yapıldığının tespit edildiği, 4 nolu hakedişte ise yapılan işlerin hiç yapılmadığının belirlendiği bunun üzerine ek sözleşme imzalandığını ve davacıya ek sözleşmede belirtilen işler de dikkate alınarak 4. hakediş öncesi avans açıklaması ile davalıya ödeme yapıldığı, ek sözleşme ile üstlenilen işlerin davacı tarafından yapılmasından sonra bakiye alacağın 126.864,75 TL kaldığı konusunda mutabık kalındığını bu tarihten sonra 170.000,00 TL ödeme yapıldığını bu nedenle hakediş alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde talep edilen karşı davada, sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca gecikme cezası olarak şimdilik 5.000,00 TL'nin davacı-davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı ile sözleşmenin haksız feshine dayalı zarar tazmini ve karşı davada cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 24/06/2016 tarihli sözleşmede iş sahibi .... Yüklenici olarak yer almış, sözleşme konusunun A.... yapılacak olan inşaatın ince işlerinin yapılması işinin belirlendiği, sözleşme bedelinin birim fiyat teklif toplamı olarak 637.372,39 TL kararlaştırıldığı, toplam iş süresinin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 60 günü geçemeyeceği belirtilmiş, sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin feshinin yüklenicinin genel ve özel teknik şartname ile mimari projede yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi ve iş planına uymaması halinde yüklenicinin tebligat adresine ilk önce Noter kanalıyla tespit edilen aksaklıkları açıklayan ihtarname göndererek yüklenici tarafından belirlenen aksaklıklar ile ilgili 20 gün içerisinde düzeltme yapmadığı takdirde ikinci bir ihbara gerek kalmaksızın iş veren sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği ve yüklenicinin hakedişinden % 5 oranında cezai şart kesintisi yapabileceği düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 9. maddesinde yüklenicinin işi zamanında işi tamamlayamamasından kendi kusur ve hatası ile neden olması halinde gecikilen her takvim günü için sözleşmenin % 0,1 gecikme cezası kesileceği belirtilmiştir.
Sözleşmenin 11. maddesinde yüklenicinin ödemeye esas her imalat için işlerin kabulünü ve aylık hakediş dosyasının iş verenin yetkili teknik elamanlarına onaylatacağı kesin hesap işlemleri işveren ve yüklenici firma yetkilileri tarafından karşılıklı mutabakatla yapılacağı belirtilmiştir.
05/01/2017 tarihinde taraflar bir araya gelerek daha önce düzenlenen sözleşme kapsamında yüklenici tarafından yapılan işe ilişkin hakedişte sunulan metrajlarla fiiliyatta yapılan imalatlar arasında farklar bulunduğu belirtilerek toplam 4 hakediş için işverenin ödeyeceği bedelin KDV dahil 636.381,88 TL olup, ödenen tutarın indirilmesinden sonra geriye kalan 55.158,21 TL'nin üç gün içinde yükleniciye ödeneceği kararlaştırılmış ayrıca yapılacak diğer işler için yeni işlerin ve birim fiyatların belirlendiği görülmüştür.
Taraflarca imzalanan ilk üç hakedişin incelenmesinde, 29/08/2016 tarihli 238.417,22 TL, 04/10/2016 tarih 112.625,11 TL ve 06/11/2016 tarih 230.181,34 TL olmak üzere düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yüklenici .... aracılığıyla gönderilen ihtarnamede tanzim edilen 4 nolu hakedişlerde belirtilen ölçümlerin kontrol edilerek geçici kabul işlemlerinin yapılabilmesi için yetkili personelin gönderilmesi ve isimlerinin bildirilmesi konusunda görüşmelerin sonuçsuz kaldığı bu nedenle düzenlenen 4. Hakedişteki alacağın üç gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.
Taraflarca düzenlenen belgeler ve yapılan iş incelenerek yapılan iş kapsamında davacının hakediş alacağı olup olmadığı, sözleşmenin haksız fesih nedeniyle tazminat edilip edilemeyeceği ve karşı dava yönünden gecikme cezası talep edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmış, hesap bilirkişisi ve inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 10/06/2019 tarihli raporda, davacının 12/07/2016-30/12/2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği imalat miktarları ile işler bedelinin KDV hariç 538.368,75 TL olduğu, kalan işler olarak ek sözleşme ile metrajı belirtilen imalatların tutarının KDV hariç 126.864,75 TL olduğu ve kalan işlerin 05/01/2017 tarihli ek sözleşmeden sonra yapılacağının belirtilmiştir. Asıl sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin feshi ile ilgili yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine noter kanalıyla tespit edilen aksaklıklar açıklanarak ihtarname gönderilmesi gerektiği ve belirlenen aksaklıkların 20 gün içinde düzeltilmediği takdirde ikinci bir ihbara gerek kalmaksızın iş veren tarafından feshedilebileceği ve iş veren fesih nedeniyle hakedişten % 5 oranında cezai şart kesintisi yapabileceği, dosya kapsamında davalı iş veren tarafından sözleşmeye uygun bir tespit ve ihtar bulunmadığından davalının fesihte haklı olmadığı aksine ek sözleşme ile yükleniciye yapılacak işler için ek süre verildiği kanaati belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı ile davalı şirket kontrol mühendisi tarafından imzalanan fotokopi tutanaklardaki imalat miktarları ile 05/01/2017 tarihinde düzenlenen sözleşme eki ve kalan işler hesabındaki metrajlar ve davacının 31/12/2016 tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dikkate alınarak davacı tarafından gerçekleştirilen imalat bedelinin KDV dahil 796.742,60 TL olarak hesaplandığı, davacıya yapılan ödeme miktarının 756.357,27 TL olduğu, bakiye alacağın 40.385,33 TL olduğu hesaplanmış, davacının ek sözleşme kapsamında işi ifa etmesi nedeniyle menfi zararının bulunmadığı gibi iş tamamlanarak davalıya teslim edilmiş olması nedeniyle müspet bir zararın oluşmadığı ve sözleşmeye bağlı kar yoksunluğuna dayalı bir zararda talep edemeyeceği görüşü belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazı ile dördüncü hakediş tutanağının zorla imzalatıldığına ilişkin.... kararını sunarak hakedişin geçerli olmadığını beyan etmesi üzerine bu ve diğer itirazları karşılamak üzere ek rapor alınmış, ceza yargılamasında zorla imzalatıldığı belirlenen hakediş içeriğinde 2017 yılı ocak ve Mart aylarında düzenlenen tutanakların mevcut olduğu, geçmiş tarihli tutanaklara karşı herhangi bir itiraz olmadığı dikkate alındığında ek sözleşmeden sonra tutulan Mart ayı tarihli tutanakların zorla imzalatıldığı kabulü ile yeniden yapılan hesaplama sonucunda KDV dahil toplam iş bedelinin 794.468,45 TL olduğu, yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye alacağın 38.111,18 TL olarak hesaplandığı, ek sözleşme kapsamındaki işlerin tamamlandığı anlaşılmakla, müspet zarar ve menfi zarar yönünden önceki görüşlerini yineledikleri belirtilmiştir.
Taraflarca sunulan deliller değerlendirildiğinde, taraflar arasında düzenlenen konut inşaatı ince işlerinin yapılması işinin davacı tarafından üstlenildiği, sözleşme ve ek sözleşme kapsamında düzenlenen hakediş tutanakları ile bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonrasında KDV dahil yapılan iş bedelinin 794.468,45 TL olduğu, davalı tarafından 756.357,27 TL ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davacının bakiye iş bedeli alacağının 38.111,18 TL olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 8. maddesinde iş sahibinin sözleşmeyi feshetmesi özel ihtar koşuluna bağlandığında ve davalı tarafından usulüne uygun ihtar yapılmamış olduğundan davalının feshini haksız olduğu bu nedenle karşı davada cezai şart talep edilemeyeceği belirlenmiştir. Davacı yüklenici tarafından ek sözleşme kapsamında iş ifa edilmiş olduğundan müspet ve menfi zarar ile kar yoksunluğu isteminde bulunulamayacağı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine dair 18/12/2020 tarihinde mahkememizce karar verilmiştir.
Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı.... Karar sayılı ilamı ile "....Taraflar arasında düzenlenen 24/06/2016 tarihli "Sözleşme" ve "Ek Sözleşme" kapsamında düzenlendiği anlaşılan ve içeriği ile imzaları inkâr edilmeyen, 05/01/2017 tarihli "SHR Mühendislik-Ek.1 Sözleşme" başlıklı belgede, davacı taşeronca yapılan imalatlara ilişkin imalat bedelinin 539.368,00 TL +KDV olarak belirlendiği, yine aynı belgede bu tarihten sonra yapılacağı kararlaştırılan işler için imalatlar ve fiyatlar da gösterilerek 126.864,75 TL'lik imalat yapılacağı, sözleşmenin toplam bedelinin bu şekilde sabitlenerek kesin hakediş niteliği taşıyacağının kararlaştırıldığı ihtilafsızdır. Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşme ve yukarıda açıklanan "SHR Mühendislik-Ek.1 Sözleşme" başlıklı belge kapsamı dışında bir kısım işlerin de yapıldığı ve taraflarca tutanağa bağlandığı iddia edilmiş, davalı taraf ise bu tutanakların davacı tarafça şantiye basılmak suretiyle zorla imzalatıldığı yönünde beyanda bulunulmuş, bu kapsamda davacı şirket yetkili ve çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve ceza davası açıldığı belirtilmiş, dosya kapsamından bu olaya ilişkin ceza davası olduğu da anlaşılmıştır. Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, sözleşmeler kapsamı dışındaki tutanakların bir kısmı dava konusu alacağın belirlenmesinde dikkate alınmış ise de, bu tespit ve kabule ilişkin her iki taraf vekilince de istinaf talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülebilmesi için yukarıdaki açıklamalara göre 05/01/2017 tarihli "SHR Mühendislik-Ek.1 Sözleşme" başlıklı belgede kabul edilenler dışında yapıldığı ve tutanağa bağlandığı iddia olunan imalatların kesin kanaat oluşturacak şekilde tespiti zorunlu olup, bu tutanaklara yönelik ceza yargılamasındaki maddi olaya ilişkin tespit ve kabuller hukuk hakimini bağlayacağı ve eldeki davada delil niteliği taşıyacağından ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerekirken, kesin kanaat ve tespit içermeyen taraflarca da itiraz edilen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.... " gerekçesi ile kesin olarak kaldırılmıştır.
İstinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında, kesin olarak verilen İstinaf ilamı doğrultusunda, 05/01/2017 tarihli "SHR Mühendislik-Ek.1 Sözleşme" başlıklı belgede kabul edilenler dışında yapıldığı ve tutanağa bağlandığı iddia olunan imalatların kesin kanaat oluşturacak şekilde tespiti zorunlu olup, bu tutanaklara yönelik ceza yargılamasındaki maddi olaya ilişkin tespit ve kabuller hukuk hakimini bağlayacağı ve eldeki davada delil niteliği taşıyacağından ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğinden bahisle ....Karar sayılı ilamının kesinleşme durumunun mahkemesinden sorulmasına, karar kesinleşmiş ise kesinleşen gerekçeli karadan bir suretin kesinleşme şerhi ile birlikte UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
08/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı tarafından işin kabul seviyesine getirilerek bu hususun Ankara 65. Noterliğinin
05258 sayılı 15.03.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalıya bildirilmiş olmasına rağmen davalı
tarafından yanıt verilmediği ve sözleşmenin 8. maddesinde kararlaştırılan fesih usulüne uygun
davranılmamış olduğundan davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmadığı,
Davacının yapmış olduğu iş nedeniyle bakiye alacağının yapılan iş toplam bedeli
786.154,65 TL ve davalı iş sahibinin gerçekleştirdiği ödemeler toplamı 756.357,27 TL
olduğundan, davacının işbu dava kapsamında talepte haklı olduğu alacak tutarının 29.797,38 TL’
olduğu, davacı talebinin 30.000TL olduğu,
Davacının ek sözleşme kapsamında işi ifa etmesi nedeniyle menfi zararının bulunmadığı gibi müspet zarar veya kâr yoksunluğuna ilişkin zararının ispatlanamadığı,
Davalının ek sözleşmede 12.07.2016-30.12.2016 tarihleri arasında yapıldığı belirtilen işleri
mutabık kalınan iş bedeli olarak kabul etmiş olduğu, bu tarihten sonra da gecikmeye ilişkin bir
bildiriminin olmadığı, ek sözleşme ile davacıya 05.01.2017 tarihinden itibaren bakiye işlerin
yapımı için süre verilmiş olduğu, davalı-karşı davacının ifaya ekli ceza niteliğinde olan
sözleşmenin 9. maddesinde belirlenen cezai şartı talep edebilmesi için işin kabulünde bu konuda
çekince ileri sürmüş olmasının gerektiği ve fakat davalının bu hakkını saklı tutmadan işi kabul
etmiş olduğu, kaldı ki davalı karşı davacının sözleşmeyi feshettiğini bildirmekle ifa ile birlikte
talep edilebilecek cezayı talep etme hakkının kalmadığı,
görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
17/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda özetle; mahkememize sunulan 08.09.2023 tarihli Bilirkişi Kurulu Ek Raporuna yönelik taraf beyan
ve itirazlarının önceki ek raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeleri değiştirir nitelikte olmadığı
anlaşılmakla önceki görüş ve kanaatin aynen korunduğu hususunda, görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Yukarıda içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan ek raporlar dikkate alındığında, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA BAKIMINDAN;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
29.797,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 2.035,45 TL harçtan peşin alınan 623,33 TL harcın ve ıslah harcı olarak alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.070,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 5.062,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.100,00-TL bilirkişi ücreti, 623,33- TL Peşin Harç, 31,40-TL Başvuru harcı ve 4.60-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 9.821,33-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜ uyarınca hesaplanıp takdir edilen 202,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
KARŞI DAVA BAKIMINDAN;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/06/2024
....