T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/258 Esas
KARAR NO : 2025/493
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [15604-06880-45878] UETS
Av. ... - [16094-90672-52744] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16337-33580-07914] UETS
Av. ... - [16331-33582-07956] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; dava
dilekçesinde özetle; ..... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket hakkında
16.06.2020 tanzim, 30.07.2020 vade tarihli ve 1.100.000,00-TL bedelli senede dayanarak kambiyo senetlerine
mahsus icra takibi başlatılmış olduğunu, takibe dayanak kambiyo senedinde şirket adına borçlandırıcı imzası
bulunan Gökhan Papila'nın tanzim tarihi olan 16.06.2020 tarihinde şirketi borçlandırma ehliyeti
bulunmadığını, davalı ....'nın şirketi borçlandırma yetkisi 2012 yılında yönetim kurulu kararı ile kaldırılmış olduğunu, bu durum sicil gazetesinde ilan edildiğini, ancak imza yetkisi bulunmayan tarihte şirket
adına usulsüz imza ile senet tanzim ederek müvekkili şirketi borçlandırılmış olduğunu, başvuran müvekkili
şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın kabulü ile; müvekkili şirketin aleyhine ..... Esas sayılı
takip dosyasında başlatılan ilamsız takip nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine,
dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan
tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Dava dilekçesinin davalı ... vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı yan vekili duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
- Davacı şirkete ait ticaret sicil kaydı
-.... Esas sayılı
takip dosyası örneği
- Bilirkişi heyeti raporları .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, bonoya dayalı icra takibine nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu ..... Esas sayılı
takip dosyası celp edilerek incelenmiş, Dava dosyasına sunulan belgelerin tetkikinde; davalı alacaklı ... vekili tarafından dava dışı borçlu ....
ve dosyamız davacısı şirket aleyhine takibe dayanak 16.06.2020 tanzim, 30.07.2020 vade tarihli ve 1.100.000,00-TL bedelli bonoya istinaden takip tarihine kadar işlemiş faizi ve yargılama giderleri ile birlikte toplam 1.105.411,28-TL
alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, borçluların takibe vâki itirazları üzerine itiraz dilekçesinin davacı borçlulara tebliğ edilmediği ve işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamızda davacı şirketin ticari defterleri inceletilerek istinabe ile SMMM bilirkişisinden rapor alınmış, Dosyamıza sunulan 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu, Davacı şirketin Hopa Vergi Dairesinin .... sicil nolu mükellefi olduğu, şirket ticari defterinin ayrıntılı, anlaşılır, VUK ve TTK hükümlerine uygun tutulmuş olduğu,defterlerin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun tastiklerinin yapıldığı 2020-2021-2022-2023 yılı e-defter beyan sistemi olduğu Beratları tarafımdan görülmüş olup sahibi lehine delil olma vasfını haiz olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, hiçbir ticari bağlantı kaydı (hizmet/mal alımı vb borçlanmaya rastlanmadığı olmadığı, bonoya istinaden yapılan ödeme olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosya kapsamı ve sunulan bilirkişi raporu ile usul ekonomisi ilkesi birlikte dikkate alınarak davalı vekilinin belgelendirilmeyen soyut nitelikteki mazeretinin ve ayrıca davacı vekilinin muvafakat etmediği dikkate alınarak rapora itiraz dilekçesinin sonuç kısmında celbini talep ettiği belgelerin celbi talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Dosyamız arasına alınan ticaret sicil kaydının incelenmesinde; davacı şirketin Hopa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sil numarasında kayıtlı olup sicil kaydının aktif olduğu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 29/01/2020 tarih ve .... sayılı nüshasında yayımlanan ilan gereğince daha önce şirketi münferiden yetkili temsilcisi olan dava dışı müdür ....'nın görevinin Hopa Noterliği'nin 22/01/2020 tarih ve.... yevmiye sayılı işlemi ile tasdikli 16/01/2020 tarih ve 2020/1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile sona erdirildiği görülmüştür.
Dosyamızda dava konusu bono değinilen münferiden temsil yetkisinin sona erdirildiğinin ticaret siciline tescil ve ilanından sonra 16/06/2020 tarihinde tanzim edilmiştir. Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nın ""IV - Sonuçları 1-Tescil ve ilanın üçünü kişilere etkisi" başlıklı 36.maddesinde açıkça; (1) Ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Bu günler, tescilin ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan sürelere de başlangıç olur. (2) Bir hususun tescil ile beraber derhâl üçüncü kişiler hakkında sonuç doğuracağına veya sürelerin derhâl işleyeceğine ilişkin özel hükümler saklıdır. (3) Üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenmez. (4) Tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda, dosyamızda davalı takip alacaklısı davacı karşısında 3.kişi konumunda olup dava dışı....'nın tescil ve ilan edilen hususta bilgisinin mevcut olmadığının ileri sürülmesi mümkün değildir.
Değinilen maddi ve hukuki olgular çerçevesinde dava konusu bononun davacı şirketin dava dışı yetkili temsilcisi olan ....'nın temsil yetkisi sona erdikten sonra tanzim edildiği sabittir.
Bilindiği üzere; 818 sayılı BK'nın 32 ve 6098 Sayılı TBK'nın 40. maddesi hükümlerine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar, alacak ve borçları temsil olunana intikâl eder. Hukuki muamelede bulunanın yetkili temsilci olmaması halinde, temsil olunanı bağlamayacağından şahsen sorumlu olur. Ancak 818 Sayılı BK'nın 38 ve 6098 sayılı TBK'nın 46. maddelerinde, bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaptığı ve bu işlemi temsil olunan tarafından onandığı ve icazet verildiği taktirde temsil olunanı bağlayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay (kapatılan) ... Esas, .... Karar sayılı ilamı).
Dava konusu bono, davacı şirketin önceki yetkili temsilcisi tarafından yetkisi sona erdiği tarihte düzenlenmesine rağmen bonoda borçlu sıfatına haiz davacı şirketin bono bedeline karşılık senet lehtarı olan dosyamız davalısına her hangi bir ödemesinin sabit olmadığı ve dava konusu bononun davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu durumda, davacı şirketin anılan yetkisiz temsilcinin keşide ettiği bono yönünden kendisine icazet vermediği ve dava konusu bonoyu benimsemediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı vekili sunduğu 16/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ... ... karar nolu iddianame içeriği incelendiğinde emniyette ifade veren .... isimli şahsın beyanında “... den akaryakıt almaya başladık. Aile şirketimiz olan.... Gıda Meş. İsimli firmaya ait çekleri vadeli yazarak ... e verdim. Bu işleyiş bir süre böyle sorunsuz devam etti, bu dönemde .... Gıda Meş. İsimli firmanın.... alacağından dolayı sıkıntı başladı ve bankalardan çek alma olayımız durdu. ... e akaryakıt almak için verdiğimiz çeklerin parasını alamadı, bu maddi sıkıntılar sebebiyle borcumuzu ödeyemedik. Buna karşılık kendisine 1.180.000.00-TL tutarında bonoyu imzalayarak verdim” yönündeki ifadesinin iddianamede yer aldığını belirterek bonoya konu borcun ....'nın yetkili olduğu dönemde tanzim edilen bonodan kaynaklı olarak doğduğunu ileri sürmüş ise de; söz konusu iddiası yerinde görülmemiştir. Zira, söz konusu bononun tanzim tarihine ilişkin olarak dava dışı eski yetkili temsilcinin beyanı başlı başına bononun tanzim tarihi yönünden temsilcinin yetkili olduğu döneme ilişkin bir kabulü gerektirmez. Dava konusu bononun üzerindeki keşide ve vade tarihleri ile yukarıda değinilen ticaret sicil kaydına nazaran bononun temsilcinin davacı şirketi temsil ve ilzam görevinin sona ermesinden sonra tanzim edildiği sabit olmasına rağmen dava dışı yetkisiz temsilcinin beyanının başlı başına bonoyu benimsemediği tartışmasız olarak tespit edilen davacı şirket yönünden anılan bono yönünden borç doğurucu nitelikte hukuki sonuç doğurması mümkün değildir.
Açıklanan gerekçelerle; davacı şirketin dava dışı önceki yetkili temsilcisi ....tarafından temsil yetkisi sona erdikten sonra tanzim edilen dava konusu takibe dayanak bono nedeniyle hukuken sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle, haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile; dava konusu .... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak 16.06.2020 tanzim, 30.07.2020 vade tarihli ve 1.100.000,00-TL bedelli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu almadığının tespitine, dava konusu icra takibinde davalının kötüniyeti sabit olmamakla; davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu ...... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak 16.06.2020 tanzim, 30.07.2020 vade tarihli ve 1.100.000,00-TL bedelli bono nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Dava konusu icra takibinde davalının kötüniyeti sabit olmamakla; davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 75.510,67-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 18.877,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 56.633,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ile 18.877,67-TL olmak üzere toplam 19.057,57-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 166.757,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 4.316,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 566,00-TL
2-Bilirkişi ücreti :+3.750,00-TL
TOPLAM : 4.316,00-TL