T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/436 Esas - 2024/464
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/436 Esas
KARAR NO : 2024/464
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile Birdal Dadaşoğlu ve
Serhat Kara arasında yapılan sözleşmeye göre; ... ENERJİ tasarruf yetkisine sahip 4 adet (Erişim No:
3349893), (Erişim No: 3350721), (Erişim No: 3449892) ve (Erişim No: 3372972)) jeotermal arama
ruhsatlarının yeni kurulacak tüzel kişilik şirkete devri, faaliyeti ve yatırımları üzerinde anlaştıklarını,
sözleşmeye göre ... Jeotermal Limited Şirketi’nin kurulmuş olduğunu, ... Jeotermal Şirketi’nin
kuruluşunda şirketin 200 hissesinin, 100 adet paya karşılık hissenin Birdal Dadaşoğlu'na, 53 adet paya
karşılık hissenin Tevfik Efeçınar'a, 47 adet paya karşılık hissenin Serhat Kara'ya ait olacak şekilde pay edildiğini, yönetimde Birdal Dadaşoğlu ve Tevfik Efeçınar'ın imza yetkisi bulunduğunu, ... enerji ruhsat
sahibi olarak daha önce alınan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) belgesine sahip olduğunu, ... Jeotermal
Enerji Şirketine ruhsatlar devredildikten sonra Noter aracılığı ile müvekkilinin aynı zamanda ...
Enerji’nin sahibi olması nedeni ile ... Enerji’den devredilen ruhsatlar ile ilgili 53 paya sahip olarak ÇED
devrini ... Jeotermal Şirketine yapılamayacağını belirtmesi sonucunda imza yetkisi devrinin iyi niyet
çerçevesinde yine Tevfik Efeçınar tarafından ...'a yapıldığını, ... Enerji üzerinde ki 4 adet jeotermal arama ruhsatı, ... Jeotermal Enerji Şirketine
devredildikten sonra; hissedarlardan Serhat KARA’nın özel sebeplerinden dolayı hisselerini aralarındaki
anlaşma kapsamında ...’a devretmiş olduğunu, bu devirden sonra Birdal Dadaşoğlu ve
birkaç projede ortak hareket eden ...’ın yönetimi ele aldıklarını ve istedikleri gibi şirketi
yöneteceklerini düşündüklerini ve daha sonra 22/10/2021 tarihinde Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirilmiş
olduğunu,
dava konusu genel kurulda alınan 4.000.000,00-TL’lik sermaye artırımı kararının, Kalkınma
Bankasının RSM (Risk Paylaşım Mekanizması) projesine karşılık olduğu belirtilmiş ise de; ilk etapta sera
kurulumunu gerçekleştirmeleri gerektiğinden, dürüstlük kurallarına uymadığını, genle kurulda 7 no'lu gündem maddesi ile ilgili olarak alınan karar yönünden Birdal Dadaşoğlu ve ...’ın
sera kurulumuna yönelik faaliyetlerde bulunmaları gerekirken, elektrik üretimi ne yönelik olarak Kalkınma
Bankası RSM’in Çevre Mevzuatı için yaklaşık 4.000.000,00 TL’lik Sermaye artırımına karşılık gelen bu bedeli
talep etmelerinin de dürüstlük kuralına uymadığını, yine genel kurul toplantısında şirket müdürler kurulu faaliyet raporu ile finansal tabloların onaylanması ve şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin kararlar ile kâr dağıtımı yönünde alınan kararların da yasa ve ana sözleşme ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin 08/05/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi ile yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki
taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili defter ve kayıtlarının Çayyolu Mah. 2681. Sok.
Irmakkent Blok No: 12 Çankaya/... adresinde olduğunu ve irtibat kurulacak şirket yetkilisinin Birdal
Dadaşoğlu, cep telefonunun ise 0535 454 83 20 olduğunu, 08/05/2023 tarihli olağan genel kurul
toplantısının usule ve yasaya uygun toplanarak kararlar aldığını, davacının 22/10/2021 tarihli genel kurul kararına da itiraz ettiğini, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih, 2021/753E., 2022/902 K. sayılı ilamı ile davanın
reddine karar vermiş olduğu beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Ticaret sicil kaydı
-Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli
-Davalı şirketin ticari defter kayıtları
-Bilirkişi heyeti raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, TTK 445 v.d.m. gereğince davalı şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nun "Genel Kurul Kararlarının İptali" başlıklı 445.maddesine göre “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” Aynı Kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446/1-b maddesinde ise; “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri...” hükmü mevcuttur.
Dosyamız arasına ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen davalı şirketin güncel ticaret kaydı incelenmiş, 444193 sicil numarasında kayıtlı olan davalı şirketin 08/05/2023 tarihli karar ile şirketin vaki ortaklık yapısının 108.472 adet paya karşılık gelen 2.711.800,00-TL bedelli hissenin payın dava dışı ortak Birdal Dadaşoğlu, 50998 adet paya karşılık gelen 1.274.950,00-TL hissenin Mert Güvenç, 530 adet paya karşılık gelen 13.250,00-TL bedelli hissenin Tevfik Efeçınar'dan oluştuğu, ortaklar Birdal Dadaşoğlu ile Mert Güvenç'in aksi yönde karar alınıncaya kadar 08/05/2023 tarihli karar gereğince şirketi müşterek temsile yetkili
oldukları anlaşılmıştır.
Dosyamız arasında örneği mevcut olan genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin incelenmesinde ise; davalı Şirketin 2021 ve 2022 faaliyet yıllarına ait dava konusu Olağan Genel Kurul toplantısının 08/05/2023 tarihinde yapıldığı, Şirketin sermayesi ve paylarının toplam itibari değerinin 4.000.000,00-TL olup genel kurul toplantısında şirketin ortaklarından dosyamız davacısı olan Tevfik Efeçınar'ın 13.250,00-TL itibari (nominal) bedelli ve 0,33 oranındaki payına karşılık temsilen, diğer ortaklardan Birdal Dadaşoğlu'nun 2.711.800,00-TL itibari bedelli ve 67,80 oranındaki ve ...'ın ise; 1.274.950,00-TL
itibari (nominal) bedelli ve 31,87 oranındaki payına karşılık asaleten genel kurul toplantısına katıldığı, bu suretle de toplantıda toplantı nisabının mevcut olduğu görülmüştür.
Dosyamızda konusunda uzman bilirkişi heyetinden davalı Şirketin ticari defterleri de inceletilerek bilirkişi heyeti raporu temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu genel kurul toplantısında alınan şirketin faaliyet raporunun ve finansal raporun onaylanması ile ilgili 2 ve 3 no'lu gündem kararlarının faaliyet raporunun ve finansal raporun şirketin gerçek mali durumunu yansıtmaması nedeni ile iptali gerektiği, ayrıca şirket müdürlerinin ibrası yönünden alınan 4 no'lu kararın da faaliyet raporu ve finansal tabloların gerçeği yanıstmaması nedeni ile geçerli bir ibra kararı olmadığı, bu nedenle anılan kararın da iptali gerektiği, 2021 ve 2022 faaliyet yılına ait kâr/zararın kullanım şekli ile dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesine ilişkin 5 no'lu gündem kararında müazakere sırasında neyin oylandığı (kar payı dağıtılması mı dağıtılmaması mı yoksa bu maddenin
görüşülmemesi mi) ve ne yönde karar alındığının açık olmadığı, bu nedenle Mahkememizin takdirine bağlı olarak eğer şirket burada kar dağıtma kararı almışsa; kararın TTK 509/2.maddesine aykırı olduğundan, geçersiz
olacağını, eğer şirket kâr dağıtmama kararı almış ise; bu durumda iptalini gerektirir bir hukuka aykırılık bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu dosya kapsamı itibariyle denetime elverişli görülmekle yeniden bilirkişi raporu alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir.
Bu bağlamda, dava konusu her bir genel kurul kararı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına geçildiğinde ise;
a-Dava konusu davalı şirketin faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 2 no'lu gündem kararı yönünden:
Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nın "Yönetim Kurulunun Yıllık Faaliyet Raporu" başlıklı 516.maddesinde aynen;
"(1) Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunur. Bu konulara ilişkin, yönetim kurulunun değerlendirmesi de raporda yer alır.
(2)Yönetim kurulunun faaliyet raporu ayrıca aşağıdaki hususları da içermelidir:
a) Faaliyet yılının sona ermesinden sonra şirkette meydana gelen ve özel önem taşıyan olaylar,
b) Şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları,
c) Yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi mali menfaatler, ödenekler, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri, ayni ve nakdi imkanlar, sigortalar ve benzeri teminatlar.
(3) Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu bakımından, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgari içeriği, ayrıntılı olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir yönetmelikle düzenlenir. " düzenlemesine yer verilmiştir.
Söz konusu yasal düzenlemeye uygun olarak Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı tarafından 28.08.2012 tarih ve
28395 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan "Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliğin" 7.maddesinde ise; yıllık faaliyet raporunda bulunması zorunlu olan hususlar açıkça belirtilmiştir.
Değinilen düzenlemelere göre; yıllık faaliyet raporunda, şirketin ilgili hesap dönemine ait iş ve işlemlerin akışı, her yönüyle finansal durumunun doğru, eksiksiz, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtılmak zorunda olup yıllık faaliyet raporunun madde metninde belirtilen hususları içermesinin zorunludur. Somut uyuşmazlıkta ise; dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı olarak ortaya konulduğu üzere; Bilançolar ve
Gelir Tabloları, şirket ticari defterlerinde yer alan kayıtlara dayanılarak hazırlanmakta olup genel
kurul toplantılarında detaylı olarak görüşülmesi nedeniyle, bu belgelerde yer alan tutarlar şirketin mali durumunu
gerçek anlamda yansıtabileceği, ancak davalı Şirketin ticari defterlerinin belge ve muhasebe kayıt düzeni açısından davalı şirket ticari defterleri şirket faaliyetlerini tam olarak yansıtmadığı sabittir. Oysa ki, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun ortaklığın o yıla ilişkin iş ve işlemlerini, faaliyetlerini ve gelişmelerini açıkladığı ve raporun ortaklığın finansal durumunu doğru, eksiksiz, gerçeğe ve dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtması zorunludur. Davalı Şirketin bilançoları ve gelir tablolarının şirketin fiili mali durumunu yansıtmadığı halde şirketin somut ve gerçek mali verilere dayalı olarak tanzim edilmediği anlaşılan yıllık faaliyet raporunun müzakere edilerek davacı ortağın muhalaefetine rağmen oyçokluğu ile kabulü, yasaya ve anılan yönetmelik hükümlerine açıkça aykırıdır. Açıklanan gerekçelerle; dava konusu 2 no'lu gündem kararının iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.
b-Dava konusu davalı şirketin faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no'lu gündem kararı yönünden:
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Davalı Şirketin finansal ve mali tablolarının gerçek durumu yansıtması ve akabinde şirketin genel kurul toplantısında müzakere edilmesi zorunludur.
Nitekim, TTK'nın 514/1.m. gereğince; "Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye
Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık
faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.”
Öte yandan, "Dürüst resim ilkesini" düzenleyen TTK 515.maddesine göre ise; “Anonim şirketlerin finansal tabloları,
Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve
faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde;
şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.”
Dosyamızda bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere;davalı şirketin ticari defter kayıtları ve bilanço ile gelir tablosu, Şirketin gerçek mali durumunu şeffaf ve denetlenebilir veriler üzerinden yansıtmadığı gibi bilançonun Tek Düzen Hesap Planı Uygulama Yönetmeliğine de uygun olarak hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, finansal tabloların onaylanarak kabulü, dolaylı olarak şirket müdürlerinin de usulsüz şekilde ibrasına da usulsüz şekilde temel dayanak oluşturabilecek niteliktedir. Bu durumda, açıklanan gerekçelerle yasa, ana sözleşme ve iyiniyet ilkesine aykırı olarak alındığı sabit olan dava konusu genel kurulun 3 no'lu gündem kararının da iptali gerekmiştir.
c-Dava konusu davalı şirketin müdürlerinin ibrasının onaylanmasına ilişkin 4 no'lu gündem kararı yönünden:
Yukarıda ayrntılı olarak açıklandığı üzere; davalı Şirketin dava konusu genel kurul toplantısında görüşülerek onaylanan faaliyet raporu ve finansal tabloları, şirketin gerçek mali durumunu yanıstmadığına göre; sözkonusu rapor ve tablolara dayalı olarak ve dürüst resim ilkesi ile bağdaşmayacak içerikteki mali verileri esas alınarak davalı şirket müdürlerinin işlem ve faaliyetlerinin onaylanarak ibralarına karar verilmesi de açıkça yasaya aykırı ve usulsüz bir karar niteliğindedir. Bu nedenle, dava konusu 4 no'lu ibra kararının da iptali gerekmiştir.
d-Dava konusu 2021 ve 2022 faaliyet yıllarına ait kâr/zararın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesine ilişkin 5 no'lu gündem kararı yönünden:
Dava konusu 5 no'lu gündem kararı incelendiğinde; 2021 ve 2022 faaliyet yılında davalı şirketin zarar etmesi ve dağıtılabilir kâr bulunmadığının kâr dağıtım teklifini içeren bu maddenin müzakere edilmemesinin teklif edildiği ancak daha sonra maddenin oylanarak 159.470 olumlu paya karşılık, temsil edilen 530 olumsuz payın muhalefeti ile maddenin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ancak karar içeriğinde zarar ettiği ve TTK 509/2.m. kapsamında dağıtılabilecek net kâr bulunmadığı halde kâr dağıtım kararı alınması yasaya aykırı olmakla birlikte sözkonusu kararın uygulanabilir nitelikte olmadığı da gözetildiğinde; davacının dava konusu (5) no'lu gündem kararı yönünden işbu iptal davasını açmakta dava şartı niteliğindeki hukuki yararının mevcut olmadığı belirgindir. Açıklanan nedenlerle; davacının 5 no’lu gündem kararına yönelik iptal isteminin 6100 sayılı HMK 114/1-h m. delaleti ile 115/2.m. gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyamızda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dava konusu genel kurul toplantısında alınan diğer gündem kararları yönünden ise; TTK 445 .m. bağlamında iptallerini gerektirir nedenler mevcut bulunmamaktadır. Bu nedenle diğer gündem maddelerine yönelik istemin ise; reddi gerektiği kanaatine varılmakla; davanın açıklanan gerekçelerle kısmen kabulüne dair karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu davalı Şirketin 08.05.2023 tarihli Olağan Genel kurul toplantısında alınan Şirket müdürler kurulunun faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 2 no’lu, finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 3 no’lu, Şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin 4 no’lu gündem kararlarının ayrı ayrı İPTALİNE, 5 no’lu gündem kararının ise; 6100 sayılı HMK 114/1-h m. delaleti ile 115/2.m. gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacının diğer gündem maddelerinin iptaline yönelik isteminin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma, 179,90-TL peşin harç ile 25,60-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-(Reddine karar verilen alacak kısmı gözetilerek)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 7.586,25-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,37) gözetilerek 2.806,91-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/07/2024
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri : 86,25-TL
2-Bilirkişi ücreti : + 7.500,00-TL
TOPLAM : 7.586,25-TL