T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/452 Esas - 2024/532
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/452 Esas
KARAR NO : 2024/532
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması
DAVA TARİHİ : 31/08/2021
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
1-Davacı vekili, taleplerini ıslah ettiği dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13.07.2020 tarihinde 5.000 çuvalın teslimini öngören “Özel amaçlı (Tam Randımanlı) Un Alım Sözleşmesi ile 20.000 çuval un teslimini öngören “Ekmeklik Buğday Unu Alım Sözleşmesi” adı altında iki sözleşme imzalandığını ,sözleşmelerin imzalanmasının ardından COVİD19 salgının her alanda etkilerini göstermeye başladığını, söz konusu gelişmeler ışığında artan maliyetler nedeniyle müvekkili firma için sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ve davalı firma nezdinde sözleşmenin tüm yönleri ile uyarlanması talebiyle girişimlerde bulunulduğunu ancak netice alınamadığını, davalı tarafın sözleşmeleri haksız biçimde fesh ettiğini ve müvekkili tarafından ödenen teminatları da yine haksız biçimde irat olarak kaydettiğini, bu bakımdan feshin haksızlığının tespiti ve bu feshe bağlı olarak davacıya ait teminatların müvekkiline iadesinin gerektiğini, davacı şirketin konkordato komiseri denetimi altında olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 296. Maddesinde “Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir.” şeklinde bir düzenlemeye yer verildiğini, İİK m.294'inci maddesi ile alacaklıların komiser denetimi altındaki firmaya karşı aleyhe işlem yapamayacağını, İİK m.297 ise ; komiser denetimi altındaki müvekkil firmaya komiserin onayı olmadan herhangi bir işlem yapılamayacağı hususunun düzenlendiğini, davacı şirketin İİK m.297 uyarınca konkordato ilan ettiğini ve tüm iş ve işlemlerinin komiser denetiminde olduğunu, mahkeme kararıyla şirketin yönetimi için konkordato komiseri atanmış olup şirket temsilcisinin yaptığı sözleşmenin konkordato komiserinin onayından geçmeden yapılmış olması sebebi ile hükümsüz olduğunu, Ayrıca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3'üncü maddesinin “g” bendine istinaden gerçekleştirilen ekmeklik buğday un alım ihalesinde, isteklilerden “iflas ve konkordato” halinde olmadığını gösteren belge istenmesinin zaruri olduğunu, davalı firmanın bu belgeyi de tamamlamadan ihaleye çıktığını ve müvekkili ile sözleşme yaptığını, ilk taleplerinin, taraflar arasındaki sözleşmenin butlan ile malul olduğunun ve müvekkili tarafından yatırılarak davalı firma tarafından irat kaydedilen teminatın iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında uyuşmazlığa konu iki sözleşmenin akdedildiği tarih olan 13.07.2020 itibariyle ülkemizde salgın hastalığın etkisini günlük vaka sayıları itibariyle henüz göstermeye başladığını, Sözleşmelerin akdedilmesini müteakip söz konusu ekonomik dalgalanmalar nedeniyle; Müvekkil firmanın faaliyet yürüttüğü un üretimi işinin temel girdisi olan hububat fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldiğini, Türk lirası ciddi oranlarda değer kaybettiğini, ve döviz kurlarında ciddi artış meydana geldiğini, davacının aşırı ifa imkansızlığına düştüğünü, davalının davacıyı ifaya zorladığını, davalının kötü niyetli olduğunu, aynen ifa talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile Taraflar arasında 13.07.2020 tarihinde akdedilen ; 13.07.2020 tarihli 5.000 çuvalın teslimini öngören ve yine 13.07.2020 tarihli 20.000 çuval un teslimini ön gören sözleşmelerin butlan ile malul olduğunun tespiti ile irat kaydedilen teminatın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini, Mümkün olmaması halinde ise, Bedel Dahil Tüm Yönleriyle Değişen Koşullara Uyarlanması Gerekirken Sözleşmelerin Davalı Tarafça Haksız Şekilde Feshedildiğinin Tespiti ile Feshin Haksız Olması Sebebi İrat Kaydedilen 152.800,000 TL Teminat Bedelinin Fesih Tarihinden İtibaren İşleyecek Ticari Temerrüd Faizi ile Birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
2- Davalı vekili, davacının sözleşmelerin butlanını talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, ifa güçlüğü halinin bulunmadığını davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
3- Dava, taraflar arasında yapılan iki ayrı sözleşmenin mutlak butlan ile malul olduğunun tespiti ile irat kayıt edilen teminatın davacıya iadesi talepleri ile bu mümkün değilse, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde fesih edilip edilmediğinin tespiti ve bu doğrultuda irat kayıt edilen teminat bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
4- Mahkememizce verilen davanın açılmamış sayılmasına dair 2021/497 Esas, 2022/941 K. sayılı karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2023/456 esas 2023730 karar sayılı ilamı ile “... Hal böyle olunca, mahkemece davanın ıslah edilmiş haliyle görülüp değerlendirilmesi ve eksik harcın ıslah edilen taleplere göre hesaplanarak davacıya harcı yatırması için usulen süre verilmesi gerekirken ıslahtan önceki talebe yönelik harcın tamamlanması için verilen sürede harcın yatırılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ve devamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir ” gerekçelerine yer verilmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
5- Kaldırma kararının yerine getirilmesi için gerekli harç ikmalleri yapılmış ve dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır.
6-Dosya kapsamında; bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve Dava dosyasının 2 nitelikli hesaplama uzmanı, 1 SMM bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının özellikle davasını ıslah ettiği, dilekçedeki talep kalemleri de dikkate alınarak taraf sav ve savunmaları ve dosyadaki tüm deliller ile havza AHMnin ilgili dosyası ile tüm sözleşmeler irdelenerek hukuki takdir ve münakaşası mahkememize bırakılmak suretiyle rapor tanzimi istenmiştir.
7- 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "Söz konusu sözleşmeler gereğince davacı yanca davalı yana hiçbir teslimat yapılmadığı, Mahkeme tarafından sözleşmelerin haklı nedenle davalı tarafından feshedildiği veya sözleşmelerin imzalanması ve ifa edilmesi için Konkordato komiserinin onayına ihtiyaç bulunmadığının değerlendirilmesi durumunda davacı tarafından yatırılmış ve davalı tarafından irat kaydedilmiş bulunan teminatların iadesinin mümkün olmayacağı, Mahkeme tarafından dava konusu sözleşmelerin butlanla batıl olduğu veya davalı tarafından sözleşmelerin haksız şekilde feshedildiğine karar verilmesi durumunda, davacının talep edebileceği toplam nakit teminat tutarının 152.835,00-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
8- Tüm dosya kapsamı itibariyle;Ülkemizde Covid-19 salgını sebebiyle İçişleri Bakanlığı Genelgesiyle ilk olarak 17/03/2020 tarihinde pandemi kısıtlamaları başlamış, Somut olayda ise; sözleşmelerin yapıldığı 13/07/2020 tarihinde pandemi süreci başlamış ve devam etmekte olup, bu tarih itibariyle salgının taraflar bakımından mücbir sebep veya öngörülemeyen hal olarak ve bu doğrultuda davacı bakımından ifa imkansızlığı sebebi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ayrıca sözleşmelerin imzalanmasının akabinde hemen işe başlanacağı sözleşmelerde öngörülmüş olup, ayrıca sözleşmelerin 6. Maddesinde “Yüklenici taahhüdünü yerine getirene kadar sözleşme konusu malın fiyatı sabit olup, hiçbir şekilde zam talep edilemez.” Hükmü mevcuttur. Dolayısıyla pandemi döneminde imzalanan sözleşmelerde zam istenemeyeceğinin davacının kabulünde olduğu ve işi buna göre kabul ettiği görülmektedir.
Öte yandan; davacı, sözleşmelerin imzalandığı tarih itibarı ile şirketin konkordato komiserinin kontrolü altında olduğunu ve komiserin onayı olmadan imzalanan 13.07.2020 tarihli sözleşmelerin butlanla batıl olduğunu da iddia etmiştir. Davacının konkordato taleplerine ilişkin davasının görüldüğü Havza Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/189 E sayılı dosyasındaki bilgilere göre; dava konusu sözleşmelerin imzalandığı tarih olan 13.07.2020 de Havza Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davacıya verilen kesin mühletin devam ettiği anlaşılmıştır.İİK m. 294'te borçlu aleyhine kesin müddet içinde icra takibi yapılamayacağı, ihtiyati aciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanamayacağı belirtilmiş olup, İİK m.297'de ise Konkordato komiserinin onayıyla yapılabilecek işlemler sayılmış, söz konusu işlemler rehin, kefalet, ivazsız tasarruflar, taşınmaz ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırların veya işletmenin devamlı tesisatının devri veya takyidatı hususlarındadır. Bu doğrultuda, İşletmenin faaliyet alanı olan un satış işine ilişkin dava konusu sözleşmelerin Konkordato komiserinin onayı ile geçerli olacağına ilişkin davacı iddiasına iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre salgın hastalık halinin mücbir sebep ve ifa imkansızlığına yol açmasının mümkün olmadığı, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca da sözleşmelerin geçerliği için konkordato komiserinin izinine veya onayına ihtiyaç bulunmadığı bu sebeplerle; sözleşmelerin butlan ile malul olduğunun tespiti ile irat kaydedilen teminatın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi, Mümkün olmaması halinde ise, Bedel Dahil Tüm Yönleriyle Değişen Koşullara Uyarlanması Gerekirken Sözleşmelerin Davalı Tarafça Haksız Şekilde Feshedildiğinin Tespiti ile Feshin Haksız Olması Sebebi İrat Kaydedilen 152.800,000 TL Teminat Bedelinin Fesih Tarihinden İtibaren İşleyecek Ticari Temerrüd Faizi ile Birlikte davacıya iadesine ilişkin her 2 terditli talep yönünden de ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 59,30 TL harçtan ve 2609,44 TL ıslah harcının düşümü ile fazla alınan 2.241,14 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
4-A.A.Ü.T. Uyarınca belirlenen 24.448,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024