T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/514 Esas
KARAR NO : 2025/730
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C.: No: ...) ...
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16105-01165-17839] UETS
Av. ... -
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2017
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
İDDİA VE İSTEK :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalının ana yüklenicisi olduğu Cezayir-Ali Mendjeli'deki 4000 adet sosyal konut inşaatının tuğla duvar imalatı işinin alt yüklenicisi olduğunu, bu konuda taraflar arasında 20.12.2014 tarihli eser/taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasına müteakip anılan işe başlandığı ve son olarak 29.02.2016 tarihli hak edişle imalatlar tamamlanarak, davacı ekibindeki personelle birlikte Türkiye'ye döndüğünü, tahakkuk eden toplam hak ediş miktarının 567.346,03 USD olduğunu, ayrıca davacının Cezayir'deki pikap türü aracının davalının bir başka taşeronuna (Mimer İnce) devrettiğini, araç bedeli olan 16.000,00 USD'nin taşeronun davalı nezdindeki hak edişinden davacının cari hesabına alacak olarak virman olduğunu, böylece davacının imalat ve araç bedeli olmak üzere davalı nezdinde toplam 583.346,03-USD alacağı tahakkuk ettiğini, davalı şirketin bu iş kapsamında (işçi ücretleri ile birlikte) toplam 513.566,00 USD ödeme yaptığını, davacının Türkiye'ye döndükten sonra davalı ile geçmişten gelen iş ilişkilerini gözeterek uzun süre bakiye alacağının ödenmesini beklediğini ancak aylarca ödeme yapılmaması üzerine davalıdan talep bulunduğunu, fakat karşı tarafın davacıya bağlı işçilerin Türkiye/Cezayir arasındaki uçak biletleri ile vize masraflarını bu alacaktan mahsup ettiğini belirterek kabul etmesi halinde davacıya sadece 20.000,00 USD ödeme yapabileceğini belirttiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 1.maddesinde uçak, vize, yemek ve sigorta ödemelerinin davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, fakat bu maddenin 2.cümlesine göre ise personelin 6 ay dolmadan şantiyeden ayrılması durumunda yapılmış olan masraflar taşerondan kesilecektir nitekim bu cümleden hareketle davalı firmanın işçilerin vize sürelerini 3 ayla sınırlı tutuğu ve böylece davacının iradesi hilafına işçilerin 6 ay dolmadan önce şantiyeden çıkışını sağlayarak ulaşım ve vize masraflarını davacıya yüklemeyi amaçladığının anlaşıldığını, bu uygulamanın sorumlusunun davacı olmadığını bizzat davalının olduğunu, çünkü Cezayir de APT ismi verilen geçici çalışma izni için işverenin bizzat kendisinin Cezayir de başvuru yapması gerektiğini, iş sahibi davalı şirketin sözleşme hükmünü iyi niyet ilkesine aykırı yorumladığını, elinde bulundurduğu insiyatifi sebepsiz zenginleşmeye yönelik kullandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 USD 04.05.2017 tarihinden itibaren Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına ödediği en yüksek oranındaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı Şirket vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak olarak açılmasının hukuka aykırı olup hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında 20.12.2014 tarihli bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının şirketin Cezayir'de bulunan 4.000 adet sosyal konut inşaatı işinin tuğla duvar imalatı taşeronluğunu yüklendiğini, davacının sözleşme gereğince alacaklarının tamamını aldığını, davacının işçilerinin 6 ay dolmadan şantiyeden çıkmaları üzerine sözleşmenin amir maddesi gereğince vize, uçak, yemek, sigorta masraflarının davacı taşerona yansıtıldığını, yapılan kesintinin taraflarca imzalanan ve mutabık kalınan sözleşme hükmüne dayandığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, işçilerine kısa süreli ticari vize alınmasını isteyenin bizzat davacının kendisi olduğunu, davacının bunun için bizzat yazılı talepte bulunmuş olup, bu dilekçelerinde oluşacak tüm masrafların kendisine ait olduğunu da kabul ettiğini, kısa süreli vize alınması nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Taraflar arasında imzalanan Taşeron sözleşmesi
-Hak ediş raporu
-Bilirkişi heyeti raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında 20.12.2014 tarihli "Tuğla Duvar İşçilik Sözleşmesi"nden doğan ve eksik ödenen hakediş bedeli ile araç bedelinin tahsiline istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamıza örneği dava dilekçesi ekinde sunulan 20/12/20204 tarihli " Tuğla Duvar İşçilik Sözleşmesinin" incelenmesinde; davacı alt yüklenici şirketin davalı yüklenici şirketin sözleşme konusu ülkede bulunan inşaatında tuğla duvar imalatlarının yapımını üstlendiği, sözleşmenin "Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı 1. maddesinde açıkça; sözleşme konusu iş ile ilgili olarak uçak-vize-yemek ve sigorta giderleri ile sarf malzemelerinin tamamının davalı yüklenici şirkete ait olduğu, ancak aynı maddenin 2.cümlesine göre ise personelin 6 ay dolmadan şantiyeden ayrılması durumunda yapılmış olan masraflar taşerondan kesileceğinin açıkça kararlaştırıldığı, sözleşmede davacı alt yüklenici ile davalı şirketin şantiye şefi ve diğer yetkililerinin imzalarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Dosyamızda davanın açıldığı ... 12.ASHM tarafından tüm taraf delilleri toplandıktan sonra dosya bilirkişiler....'a tevdi edilmiş, raporda dosyada eksiklikler bulunduğundan değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin talebine istinaden dosyamız farklı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ....sunduğu raporunda özetle; taraflar arasında "Tuğla Duvar İşçilik Sözleşmesi" olduğu, bu sözleşmenin 1. maddesinde 6 ay dolmadan şantiyeden ayrılan personel için yapılan tüm masrafların taşerondan kesileceği hükmü mevcut olmakla birlikte, genel uygulamanın işçiden kaynaklı ayrılmaları kapsadığı, vize işlemlerinin davalı tarafın bilgi ve sorumluluğunda olduğu ve davalı tarafın personeli tarafından organize edildiği, taşeron personel talep ederken kendisine imzalatılan formların davalı tarafın mevcut kota durumuna göre farklılık gösterdiği ve bu konuda davacı tarafın bilgisi olmadığı, kesintilerden haberdar olan davacı tarafın dilekçe ile itirazda bulunduğu, tarafların arasında imza altına alman hakedişlerde dava konusu olan kesintilerin gösterilmediği, kesintilerin davacı tarafça kabul edildiğini gösterir sözleşme harici bir belge olmadığı, davalı tarafça tutulan muhasebe kayıtlarının davacı tarafa verildikten sonra değiştirildiği, davacı tarafın hakediş raporuna göre 567.238,03 USD alacaklı olduğu, söz konusu tutara 16.000 USD araç bedeli ilavesi ile alacağın 583.238,03 USD olacağı, bu tutardan ödenen 513.566,00 USD düşüldüğü takdirde davacının davalıdan bakiye 69.672,03 USD alacaklı olduğu, yukarıda yapılan tespitler ve değerlendirmelerden hareketle; taraflar arasında dava konusu olan 6 aydan önce işten ayrılan personele ait uçak - vize - yemek ve sigorta ödemelerinin davalı taraf tercihlerinden kaynaklandığı için davacı taraftan kesilmesinin mümkün olmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesini sunmakla; ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
Davanın açıldığı ... 12.ASHM tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın ıslah talebi gözetilerek 28/01/2021 tarih, 2017/268 Esas, 2021/34K. sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiş ise de; anılan karar istinafen ... Bölge Adliye Mahkemesi 27.H.D. Başkanlığı'nın 15/12/2022 tarih, 2021/384 E., 2022/1254K. sayılı ilamı ile davaya bakmaya ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle kaldırılmakla; dava dosyasında davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine kararı verilmekle ve davacı vekili 05/07/2023 tarihli gönderme talep dilekçesi sunulmakla dava dosyası Mahkememize gönderilmiştir.
Dava dosyasında Mahkememiz esasına kayden yargılamaya devam olunmuş, dosya kapsamı ve kaydettiği aşama birlikte gözetilerek Mahkememiz'ce başkaca inceleme ve araştırmaya gerek görülmemiştir.
Dosya kapsamında taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporları birlikte dikkate alındığında; sözleşmede davacının alt yüklenici, davalının ise; yüklenici sıfatını haiz olduğu, taraflar arasında taşeron (eser) sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ve davacının davalı yükleniciye karşı sözleşme konusu edimini tam ve gereği gibi ifa ettiği hususunda taraflar arasında çekişme mevcut değildir.
Yargılama konusu uyuşmazlık, davacının sözleşme konusu iş kapsamında davalı yükleniciden talep edebileceği ödenmeyen hak ediş alacağı mevcut olup olmadığı ve işin ifa edildiği Cezayir'deki pikap türü davacıya ait aracın davalının bir başka taşeronuna (Mimer İnce) devri nedeni araç bedeli olan 16.000,00 USD'nin davalıdan talep edilip edilemeyecği noktalarında toplanmaktadır.
Davalı yüklenici vekili, dava konusu iş kapsamında davacı alt yüklenicinin işçilerinin iş sahasından 6 aylık süre dolmadan önce ayrılmaları nedeni ile sözleşmenin 1.m. kapsamında davacının işçileri için yaptıkları uçak-vize-yemek-sigorta giderlerini davacının hak ediş alacaklarından kesinti yoluyla tahsil ettiklerini ileri sürmüştür. Davacı yan ise; söz konusu kesintinin sözleşme hükmüne aykırı olup kesintinin haksız olduğunu iddia etmektedir.
Bu bağlamda, dosya kapsamı incelendiğinde; Dışişleri Bakanlığı kanalı ile ...'daki Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliğinden gönderilen bilgi ve belgelere göre sözleşme konusu işin ifası için davacı alt yüklenici tarafından anılan ifa yeri ülkesine götürülen işçilerin bilgileri belirtilerek çalışma vizeleri ile ilgili başvurularının vizelerin alınması öncesinde davacı taşeron tarafından davalının şantiye şefliğine yapıldığı, davalı şirketin söz konusu başvurudan sonra çalışma vizeleri ile ilgili olarak yabancı ülke mevzuatındaki prosedürün gereğini yerine getirerek davacının işçilerinin vizelerini temin ettiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı yan tarafından söz konusu savunmasını teyit eder nitelikte ve davacının işçilerinin işi ifası sırasında sözleşmenin 1. maddesinin 2. bendine aykırı olarak işe başlanılmasından itibaren 6 aylık süre geçmeden önce iradi nedenlerle işin ifa edildiği Cezayir'deki şantiye sahasını terk ettiklerine ilişkin bir delil dosyamıza sunulmamıştır. Aksine, Cezayir Büyükelçiliği tarafından gönderilen cevabi yazı eklerine göre söz konusu ülkede yabancı işçilere verilen çalışma izinleri 2 tür vizeden ibaret olup her ikisinin de süresi 90 gün ile sınırlıdır. 90 günlük vize süresinin sonunda söz konusu vizenin süresinin uzatılmasına engel mevcut olmamakla birlikte bu husus, davacının tercihine değil; anılan yabancı devlet yetkili makamlarının kendi mevzuatları dahilindeki insiyatif ve idari nitelikteki kararına bağlıdır. Bu olgular çerçevesinde davacının işçilerinin 6 aylık süre dolmadan şantiyeyi iradi nedenlerle terk ettiği savunmasını davalının ispatlayamadığı dikkate alındığında; davalı yüklenicinin davacının sözleşmenin 1. maddesi kapsamında uçak-vize-sigorta ve yemek giderlerini davacının hak edişinden kesinti yoluyla tahsil etmesi, açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve haksızdır. Öte yandan, Mahkememiz'ce de benimsenen bilirkişi raporunda da saptandığı üzere; davacının Cezayir'deki pikap türü aracını davalının bir başka taşeronuna (Mimer İnce) devrettiği sabittir. Ancak araç bedeli olan 16.000,00 USD yönünden dava dışı alıcı taşeronun davalı nezdindeki hak edişinden davacının cari hesabına alacak olarak virman yapılmasına rağmen davalı yan ispat yükü düşmesine rağmen bu miktarı davacıya ödediğine ilişkin bir delil de sunmamıştır. Bu durumda, davacının dava konusu araç bedeli olan 16.000,00 USD alacağını da davalıdan talep etmekte haklılığı sabittir.
Davacı vekili tarafından dosyamıza tebliğ belgesi örneği de sunulan ... 17.Noterliği’ne müzekkere yazılarak 04/05/2017 tarih ve 05817 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ belgesinin incelenmesinde; davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin muhatabı olan dosyamız davalısı şirket çalışanına 05/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 3 iş günlük ödeme süresi sonrasında davalı yönünden temerrüdün 11/05/2017 tarihinde gerçekleştiği saptanmıştır.
Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise; taraflar arasında Tuğla Duvar imalatı işine ait taşeron sözleşmesi imzalandığı, dosyamıza örneği sunulan davacı taşerona ait hak ediş raporuna göre davacı alt yüklenicinin davalıdan 567.238,03 USD hakediş alacağı mevcut olduğu, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından davalının dava dışı diğer bir taşeronuna devredilen aracın bedeline karşılık davalının ticari defter kayıtlarında yapılan virman nedeni ile davacının davalıdan 16.000 USD araç bedeli alacağının da bulunduğu, bu durumda her iki kalem alacağın toplamı olan 583.238,03 USD davacı yan hak ediş alacağından davalı tarafından davacıya ödenen 513.566,00 USD mahsup edildiğinde; davacının hak ediş alacağı ve araç bedelinden kaynaklı alacak miktarının 69.672,03 USD olup davacının davalı yükleniciden söz konusu bakiye miktarı talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulü ile; dava konusu bakiye hak ediş alacağı ile araç bedeli yönünden toplam 69.672,03 USD'nin davalı yönünden temerrüt tarihi olan 11/05/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD dolar cinsi üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
(Dosyamızda emsal nitelikteki Yargıtay 15.H.D.Başkanlığı'nın 20/02/2019 tarih, 2018/3143 esas, 2019/698 karar sayılı ilamı dikkate alınarak dava konusu hüküm altına alınan yabancı para alacağı yönünden harca esas dava değeri ile taraflar lehine takdir edilen vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki TCMB efektif satış kuru esas alınarak hüküm tarihindeki yürürlükteki AAÜT hükümleri gereğince hesaplanmıştır.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu 69.672,03-USD'nin temerrüt tarihi olan 11/05/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD dolar cinsi üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 16.909,30-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 300,34-TL harç ile 8.728,36-TL ıslah harcı dahil olmak üzere toplam 9.028,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.880,60-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan 300,34-TL harç ile 31,40-TL başvurma harcı ve 8.728,36-TL ıslah harcı dahil olmak üzere toplam 9.060,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 39.606,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 6.441,60-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Bilirkişi ücreti : 4.500,00-TL
2-Tebligat ve posta gideri : 581,90-TL
3-Bilirkişi ücreti (Bozma öncesi) : 1.200,00-TL
4-Posta gideri (Bozma öncesi) : 159,70-TL
TOPLAM : 6.441,60-TL