T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/686 Esas - 2024/342
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/686 Esas
KARAR NO : 2024/342
...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2023
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 12/10/2023 tarihli dava dilekçesinde; " 1-Müvekkil şirket ile ... arasında 01.07.2019-30.09.2019 tarih aralığını kapsayan 2019/283007 ihale kayıt numaralı hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır.Söz konusu sözleşme birden fazla havalimanı ve işyerini kapsamakta olup huzurdaki dosya ile ... verilen temizlik hizmet alım işine ilişkindir.Söz konusu işi müvekkil şirket ... kayıtlı 4.8121.01.01.1225075.001.01-41 işyeri sicil numaraları ile işi ifa etmiştir. Dava konusu edilen alacak talebimiz, taraflar arasında aktedilen sözleşme kapsamında davalı idarece müvekkil şirketin hakkedişlerinden kesilen asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık taraflar arasında aktedilen sözleşme kapsamında davalı idarece müvekkil şirketin hakedişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iş bitiminde müvekkil şirkete iade edilip edilmemesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Bilineceği üzere 5510 sayılı yasanın geçici 68.maddesine eklenen ve 01.01.2016 tarihinde, 2016 yılı Ocak ile Aralık dönemleri(2017-2018 yılındada aynı uygulama devam etmiştir) için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar,bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır denilmiştir.Görüleceği üzere söz konusu teşvikten primlerini zamanında ödeyen tüm işverenler kanunen hiçbir başvuruya gerek kalmadan yararlandırılmıştır. 5510 sayılı yasanın geçici 68.maddesinin 8.fıkrası gereği “4734 sayılı Kanunun 2.maddesinin birinci fıkrasının (a),(b),(c),(d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında,ihaledökümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hakkedişlerin kesilir”denilmektedir.Görüleceği üzere iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde asgari ücret teşviği alt işverenin hakkedişlerinden kesileceği açıkça belirtilmiştir.Söz konusu kesintilerin hakedişerden kesilmesi için 4734 sayılı yasanın 2.maddesinde sayılan idarelerin olması gerekmektedir. 4734 sayılı yasa’nın 2.maddesinde sayılan kamu idareleri;
a)Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler,il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı;döner sermayeli kuruluşlar,birlikler(mesleki kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları hariç)tüzel kişiler
b)Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri
c)Sosyal güvenlik kuruluşları,fonlar,özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar(mesleki kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç)ile bağımsız bütçeli kuruluşlar.
d)a,b,c, bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş,müessese,birlik,işletme ve şirketler
Görüleceği üzere yukarıda sayılan idareler tarafından 4734 sayılı kanun kapsamında yapılan ihalelerde asgari ücret desteği alt işverenin hakedişlerinden kesileceği açıkça düzenlenmiştir.Yasal düzenleme gereği görüleceği üzere sadece yararlanılan teşviğin hakedişten kesileceğine ilişkin bir düzenleme vardır.
Yukarida belirtilen yasal düzenleme uyarınca...tarafından yürürlüğe konulan,10.02.2016 tarih ve 78 sayılı Asgari ücret destek konulu2016/4 sayılı genelgenin 1.maddesinin 8.fıkrasında ise”4734 sayılı Kanunun 2.inci maddesinin birinci fıkrasının (a),(b),(c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuat uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında ihale dökümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanan tutarlar,bu idareler’ce işverenlerin hakedişlerinde kesilir”denilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme sona ermiş olup,müvekkil şirket hizmet alım işini sözleşmede belirtilen hükümler çerçevesinde yerine getirmiştir. Söz konusu sözleşme dönemlerinde müvekkil şirkete FİYAT FARKI ÖDEMESİ YAPILMAMIŞTIR.Nitekim ....sayılı ilamında” Somut olayda, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde herhangi bir asgari ücret artışı olmadığı sabittir. Her ne kadar sözleşmede "fiyat farkı ödeneceği" hükmü mevcut ise de 5510 sayılı Kanun geçici 68/8.maddesinde belirlenen "fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımları" hükmünün fiyat farkı verilmeyen sözleşme dönemi için uygulanması kanunun amacına uygun düşmemektedir. Bu hükmün fiyat farkının ödeneceği hükmünün sözleşmede bulunması ve fiyat farkı verilmesi halinde uygulanması olunan ve amaca uygundur. Bu durumda, idare tarafından sigorta prim desteği kesintisinin yapılmasının kanuna uygun olmadığı ve prime ilişkin davacı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu kaleme ilişkin talebin reddi ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.”denilerekten haklılığımızı göstermiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı müvekkil şirketten iade alınan asgari ücret destek tutarının yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde tahsil edilmesinden ötürü huzurdaki davayı açmaktayız. Yukarıda açıklanan ve res’en gözönünde bulundurulacak nedenlerle; taraflar arasında imzalanan 2019/283007 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkil şirketin hakedişlerinden kesilen Asgari Ücret Destek tutarları olan 27.010,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini müvekkil şirket adına talep ederiz. " şeklinde talepte bulunmuştur.
CEVAP:
Davalı vekili 01/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde; "Müvekkil Kuruluş tarafından gerçekleştirilen hizmet alım ihalelerinin yüklenicisi olan davacı şirket tarafından sunulan dava dilekçesi ile, hakedişlerden kesilen asgari ücret destek tutarlarının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Huzurdaki dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerekir. Şöyle ki; Davacı tarafın huzurdaki davayı açmada hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira her ne kadar davacı taraf "asgari ücret destek tutarları" hakkında uyuşmazlık çıkartarak hak edişlerinden yapılan kesintilerin iadesini talep etmekte ise de birer örneği dosyaya sunulan ihale evrakından da görüleceği üzere her bir hak ediş evrakında davacı şirket yetkililerin de imzaları bulunmakta olup, tutanaklara herhangi bir kayıt ya da şerh konulmamıştır. Dolayısıyla davacı şirket tarafından da açıkça kabul edilen ve itiraz edilmeyen kesintiler için aradan uzun zaman geçtikten sonra dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Davacı tarafça sunulan dilekçede müvekkil Kuruluş tarafından gerçekleştirilen ihale neticesinde yapılan hakedişlere bağlı olarak uyuşmazlık çıkarılmaktadır. Bahse konu iş kapsamındaki hakedişler aylık olarak düzenlenmekte ve yine aylık olarak davacı tarafa ödenmektedir. Dolayısıyla 2019 yılı Temmuz ayı itibariyle başlayan hakediş ödemelerine dayanılarak aradan geçen uzun zaman sonra dava açıldığı anlaşıldığından talep konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığı görülecektir. Dolayısıyla huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerekir. Öte yandan aşağıda detaylı biçimde açıklanacağı üzere hakedişlerden yapılmak zorunda olunan kesintiler müvekkil Kuruluş hesabında bırakılmamış olup mevzuatta belirlenen ilgili idarelerin (Hazine,..) hesabına aktarılmıştır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacı tarafın iddialarının değerlendirmeye alınması gerektiği kanaati hasıl olduğunda husumetin müvekkil Kuruluşa değil, yapılan kesintinin aktarıldığı ilgili idareye yöneltilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla esası itibariyle davacı tarafın iddiasının muhatabı müvekkil Kuruluş olamayacağından davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerekir. Müvekkil Kuruluş tarafından gerçekleştirilen; 2019/283007 İhale Kayıt Numaralı "Üç Bölge Kapsamında 01.07.2019-30.09.2019 Tarihleri Arasında Olmak Üzere (3 Ay) Toplam 548 İşçi İle Genel Temizlik Hizmet Alımı İşi" davalı şirket uhdesinde kalmıştır. Davacı tarafın iddialarının dayanağı olan 5510 sayılı Yasanın Geçici 68. Maddesi, "... (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır. (2) Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Hazine katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2016 yılı için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Hazinece karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. (3) İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2016 yılına ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hallerinde bu maddenin birinci fikrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fikra hükmünden yararlandırılır. (4) Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya iliskin avlık prim ve hizmet belgesindeki bildirimler esas alınır. 2015 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2015 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fikranın (b) bendi hükümleri uygulanır.(5) Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin Hazinece karşılanacak tutardan az olması halinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır. (6) 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendinde belirtilen 85 TL günlük kazanç iki kat olarak ve 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50'sini geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır. (7) Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli ()) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir. (9) 2016 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz. (10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar... görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir." hükmündedir. Yine 5510 sayılı yasaya 18.01.2019 tarihinde eklenen geçici 78.madde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 102 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2019 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için bu maddede belirtilen tutarlar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203 Türk lirası olarak esas alınır. Birinci fıkrada belirtilen işyerlerinin tespitinde; 2016 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde uzun vadeli sigorta kollarından aylık prim ve hizmet belgeleri veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile bildirimi yapılan 4 üncü maddenin | birincifikrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı sayısının ortalaması esas alınır. Ortalama sigortalı sayısı; beş yüzün altında olan işyerleri için günlük 5 Türk lirası, beş yüz ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 Türk lirası destek sağlanır. Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 20168 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz. Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan Akra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz. Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2016 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2016 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır. Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar ashup işlemi yapılır. 3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 271 Türk lirası olarak ve 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50'sini geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır. Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz. 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir. 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya ... verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ... görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. Görüleceği üzere 4734 sayılı Yasaya tabi idarelerce gerçekleştirilen hizmet alım ihaleleri neticesinde fiyat farkı ödeneceğini içeren ve çalıştırılacak personel sayısının belirlenerek çalışma saatinin tamamını idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için özel bir düzenleme bulunmaktadır. Müvekkil Kuruluş 233 sayılı KHK'ya tabir bir Kamu İktisadi Kuruluşu 4734 sayılı Yasanın 2. Maddesinde sayılan idarelerdendir. Birer örneği dosyaya sunulan sözleşmelerden de görüleceği üzere sözleşme kapsamındaki işler için yükleniciye fiyat farkı ödeneceği düzenlenmiştir. Yine sözleşme ve eki şartnamelerde çalıştırılacak personel sayısı net olarak belirtilerek çalışmanın tamamının idareye sunulacağı hüküm altına alınmıştır.5- "İhale — Makamlarınca — Destekten Yararlanan — İşverenlerin Hakedişlerinden Yapılacak Kesintilere İlişkin Usul Ve Esaslar" Sosyal Güvenlik Kurumunun 10.02.2016 tarihli ve 2016/4 sayılı Genelgesinde düzenlenmiştir. Buna göre; "Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun Geçici 68 inci maddesinde "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında; ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fikra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir." hükmü yer almaktadır. Bu bakımdan, geçici 68 inci madde kapsamında destekten yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının ihale makamlarınca hakedişlerinden kesilebilmesi için, söz konusu destek kapsamında yararlanılan tutar "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından destek tutarının görüntülenmesine kadar ilgili Sosyal Güvenlik Merkezlerince/Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince talep edilmesi halinde ihale makamlarına yazı ile bildirilecek ve buna göre kesinti yapılacaktır. 19/29 Yı ukarıda belirtilen idarelerden iş alan işverenlere en son aya ait hakedişin ödenmesinde; hakediş/hakedişlerden kesilemeyen asgari ücret destek tutarları önceki aylarda gerçekleşen destek tutarları dikkate alınarak emanet hesaplarına alınır. En son aya ait hakediş tutarının, asgari ücret destek tutarlarını karşılamayacağının anlaşılması halinde bir önceki hakedişten de bu maksatla yeteri kadar kesinti yapılarak emanet hesaplarına alınır. Hakedişten kesilen tutarlar veya emanete alınan tutarlar, Sosyal Güvenlik Kurumunun "Idarelerce e-borç sorgulama" ekranından görüntülenerek destek tutarının kesinleşmesinden sonra genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere illerde muhasebe müdürlüklerinin ilçelerde ise malmüdürlüklerinin banka hesaplarına aktarılır. Emanete alınan tutarlar yararlanılan asgari ücret destek tutarlarından fazla ise bu tutarlar idarelerce işverenlerin varsa borçlarına mahsup edilir. BOPCUNUN bulunmadığının anlaşılması durumunda ise işverenlere iade edilir." Şeklinde açıklama yapılmıştır. . .. hesabına aktarılması talimatlandırılmıştır. İhale Makamlarınca Destekten Yararlanan İşverenlerin Hakedişlerinden Yapılacak Kesintilere İlişkin Usul ve Esaslar ise ...nun 2023/12 Sayılı Genelgesi'nde "Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun'un geçici 93 üncü maddesinde "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve — haftalık çalışma — saatinin — tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için bu maddenin birinci fıkrası uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilerek Türkiye İş Kurumuna iade edilir.” hükmü yer almaktadır. Bu bakımdan, geçici 93 üncü madde kapsamında destekten yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının ihale — makamlarınca hakedişlerinden kesilebilmesi için, söz konusu destek kapsamında yararlanılan tutar “İdarelerce e-borç sorgulama” ekranından görüntülenerek kesinti yapılacaktır....ve Mal..tarafından ilgililerine yapılır" şeklinde açıklanmıştır.6- Görüleceği Üzere, anılan düzenleme ile kapsamdaki işverenlere, çalıştırdıkları sigortalı işçiler için ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilmek suretiyle asgari ücret desteği sağlanması öngörülmüş olup davacı taraf da bu uygulamadan yararlanmıştır. Dava dilekçesinde bu destek tutarının hakedişlerinden kesildiği ve şirkete iade edilmediğinden bahsedilmekte ise de Hazine tarafından karşılanan tutarların yüklenici şirketlerin hakedişlerinden kesilmesi yukarıda metni verilen 5510 sayılı Yasanın Geçici 68. Maddesinin 8. Fıkrasının amir hükmüdür. Dolayısıyla müvekkil Kuruluş tarafından herhangi bir hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olup davacı yüklenicilerin yaralanmış oldukları asgari ücret tutarları Yasa gereğince mahsup edilerek müvekkil kuruluşça önce mal müdürlükleri hesaplarına akabinde işkur hesaplarına yatırılmıştır. 7- Öte yandan, ücrette meydana gelen artışlar ve buna bağlı ... primlerin yahut vergilerde gelen artışların fiyat farkı düzenlemesi kapsamında yükleniciye ödendiğinden ayrıca aynı konuda desteğin yeniden yükleniciye iade edilmesi (ücret artışı nedeniyle ücrete, ... primlerinde ve vergide vb. artışlar için hem fiyat farkı verilmesi hem de destek verilmesi) mükerrerlik oluşturacaktır. 5510 sayılı Yasanın geçici 68. Maddesi ile getirilen düzenlemenin amacı, kayıt dışı çalıştırılmanın önüne geçilmesi ve istihdam azalışının (işten çıkışın) önlenmesi olup 4734 sayılı Yasaya tabi Kamu idareleri tarafından imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiliklerde kayıt dışılık mümkün değildir. , )8- Yukarıda usule ilişkin cevaplarımız içerisinde de ifade edildiği üzere , birer örneği dosyaya sunulan ihale evrakından da görüleceği gibi her bir hakediş evrakında davacı şirket yetkililerinin de imzaları bulunmakta olup tutanaklara herhangi bir kayıt ya da şerh konulmamıştır. Dolayısıyla davacı şirket tarafında da açıkça kabul edilen ve itiraz edilmeyen kesintiler için aradan uzun zaman geçtikten sonra dava açılması hukuka aykırı olup iyiniyetli de değildir. 9- Davacı taraf dava dilekçelerinde bir kısım yargı kararından bahsederek kesintilerin talep edilmesinde haklı olduklarını iddia etmektedirler. Bahse konu yargı kararları dosyaya sunulmadığından şartları ve içeriklerinin eldeki dava ile benzerliği net değildir. Dolayısıyla bu husustaki aleyhe beyanları kabul etmiyoruz. Yukarıda da ifade edildiği üzere huzurdaki davaya uygulanması gereken özel düzenleme 5510 sayılı Yasanın Geçici 68. Maddesinin 8. Fıkrası olup davacı tarafça ileri sürülen yargı kararlarının bu hususa ilişkin olmadığı ve eldeki uyuşmazlığa emsal alınamayacağı kanaatindeyiz. Öte yandan dava konusu uyuşmazlıkla birebir aynı hususa ilişkin olarak açılan ve bizzat müvekkil kurulun tarafı olduğu davada, yapılan kesintilerin ... sayılı dosyasıyla görülen davada, huzurdaki davada ileri sürüldüğü gibi asgari ücret destek tutarlarının hakedişlerden kesildiği ve şirkete iade edilmediği gerekçesiyle bu kesintilerin iadesi talep edilmiş; Mahkemece verilen 01.02.2021 gün ve ... sayılı kararla, "taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi neticesinde, 6661 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanununa eklenen Geçici 68 maddesinde yer alan "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında hazine tarafından karşılanacak tutarların idarece işverenlerin hakedişinden kesilir hükmünün yer aldığı, davacı şirketin 5510 sayılı kanunun geçici 68 inci maddesi gereğince asgari ücret desteğinden yararlandığı, davalı idare tarafından 5510 sayılı kanunun geciçi 68 inci maddesinin 8 inci fıkrası uyarınca davacının hakedişlerinden kesinti yapmasının ve iade edilmemesinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, aynı mahiyette olan asıl dava ve birleşen davalar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıdaki tüm açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere işbu dava açıkça hukuka aykırı olup müvekkil Kuruluş tarafından takip edilen işlemler tamamen hukuka uygundur. Dolayısıyla eldeki davanın reddine karar verilmesi gerekir.10- Huzurda bulunan dosya ile ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında taraflar, esas ve dava konusu ihale aynıdır. Usul ekonomisi ilkesi ve Mahkemelerin yoğunluğu da gözetilerek belirtilen dosyaların Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. Maddesi uyarınca birleştirilmesini talep ederiz. Yukarıda arz edilen ve dosya incelemesinden anlaşılacak nedenlerle, davanın öncelikle usulden; esasa girilmesi halinde ise zamanaşımı, husumet ve esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletiiİmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. " şeklinde talepte bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; " Taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının hak edişlerinden kesildiği belirtilen 27.010,00 TL asgari ücret destek tutarlarının kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan tahsili " istemine ilişkindir,
Talep, cevap, ... Esas sayılı dosyası, ...'dan gelen yazı cevapları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü birleştirme talebine yönelik işbu dosyanın tarafları, dava konusu aynı olan ve aynı ihaleye ilişkin olarak ... Esas sayılı dosyasının bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK-166/1.maddesi uyarınca mahkememizin işbu dava dosyası ile ...Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK-166/1.maddesi uyarınca mahkememizin işbu dava dosyası ile .... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın ...Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
4-HMK-166/3.madde uyarınca birleştirmenin derhal ... Esas sayılı dava dosyasına bildirilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı birleşen davada esas hakkında verilecek karar ile birlikte İstinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024
...