T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/795 Esas - 2025/399
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/795 Esas
KARAR NO : 2025/399
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... ..
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av....
Av...
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada müvekkili ... ... plakalı araç sahibi kişi Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalanmıştır. 02.06.2023 tarihli kaza sonrasında hasar boyutu sebebi ile araçta pert total işleminin gerçekleştiğini, yapılan araştırmalar neticesinde ticari vasıtanın hasar kayıtsız hidrolikretarder ve adr donanımına sahip emsalinin reel piyasa koşullarında rayiç bedelinin 3.200.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı şirket tarafından müvekkilimizin aracına 2.600.000 TL rayiç bedeli takdir edilmek suretiyle sovtaj bedeli hariç ödeme yapılmış olmasına rağmen, yapılan piyasa araştırmalarında aracın piyaa değerinin ortalama 320.000 TL olduğundan geriye bakiye en az 600.000 TL fark kalmıştır. Kaza ve hasara ilişkin belgeler ile emsal ilanlar ekte olup poliçe limitleri dahilinde hasar pert farkı bedelinin ödenmesini talep etmekteyiz. Poliçede bulunan klozlar nedeni ile aracın kazadan sonra kullanılmaması davacının aracı ile yeniden çalışma hayatına seferlere başlamasının 50-55 gün sürdüğü, aracın bir ay boyunca ortalama 20-30 arasında sefer yaptığı gözetilerek belirsiz olarak 150.000 TL tutarında ticari kazanç kaybı tazminatı da oluşmuştur ve davalı şirket tarafından ödenmesi gerekmektedir. Her ne kadar ibranamenin kayıtsız şartsız imzalandığı iddia edilmiş ise de ibranameye şerh düşerek imzalandığı buna ilişkin belge asıllarının dosyaya sunulacağı davalı şirket ile mail yazışmalarından da bu hususun görüleceği kesin olduğundan davalı şirketin bu yönde yapılan itirazlaranın reddedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle haklı davanın kabulüne fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalarak hasar pert-total farkı, ticari kazanç kaybı/araç mahrumiyet bedeli ve 10 TL hukuksal koruma klozundan tazminat olmak üzere toplam 30 TL belirsiz maddi zararın sigorta şirketi yönünden poliçedeki sorumluluk ve limitle sınırlı olmak üzere davalı şirketten tahsiline karar verilmesini davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının talepleri belirli ve belirlenebilir olduğunda işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya ödeme yapıldığını, zararının karşılandığını ve sigorta şirketinin ibra edildiğini ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, ticari kazanç kaybı/mahrumiyet bedelinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının hukuksal koruma klozu çerçevesinde talep ettiği giderlerin teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; "02/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan davacıya ait olduğu belirtilen ... plakalı araç bakımından şimdilik 10,00 TL hasar pert total farkı; 10,00 TL ticari kazanç kaybı/mahrumiyet bedeli ve 10,00 TL hukuksal koruma klozundan bakiye fark olmak üzere toplam 30,00 TL’nin davalı kasko sigorta şirketinden tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, Türkiye Noterler Birliği'nin yazı cevabı, poliçe-hasar evrakı ve ödeme için başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin yazı cevabı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 05/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 03/01/2025 tarihli ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " Davalı ... Sigorta A.Ş. ile Kasko Sigortalı, ... plakalı ... marka kamyonun olay anındaki sürücüsü davacı ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun eylemine uyan 52/b, 56/c ile 84/d maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/b ve 107. Maddelerini ihlalle, dava konusu trafik kazasının ... plakalı ...TIR'ın olay anındaki sürücüsü Dava dışı ..., kendi yolunda nizami olarak ilerlemekte iken bilinmeyen bir nedenle ... plakalı aracın bu araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığı, 07.07.2023 tarihli ibranamenin geçerliliği hususunda ve ibraname kapsamında davacının pert total bakiye alacağı ve diğer alacak kalemlerini talep etme hususundaki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacının davalı Sigorta Şirketinden pert-total bakiye araç bedeli ve araçtan mahrumiyet bedelinin talep edebileceğine ilişkin Sayın Mahkemenizce kanaat oluşması halinde a. Pert-total bakiye ücret farkının kaza tarihi itibari ile (02.06.2023) 600.000.-TL olabileceği, b. 31,5 günlük araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi (02.06.2023) itibari ile 85.665,75 TL olabileceğine, oluşumunda asli kusurlu olduğu, " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
01/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; " Davalı tarafın itiraz dilekçesi incelendiğinde;
Dosya kapsamında yapılan ödemelere ilişkin 07.07.2023 tarihinde davacı tarafından ibraname
imzalandığı, dosya kapsamına kazandırılan ibranamede “... Sigorta A.Ş.’ni konu olaydan
tamamen ve kendi hür irademiz ile sorumlu bulunduğu her türlü borç yükümlülük faiz ve
taahhütlerden ibra ve tüm haklarımızdan feragat ettiğimizi” şeklinde belirtilerek ibraname
düzenlendiği ve davacı ... tarafından el yazısı ile imzalandığı tespit edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ibra Madde 420’de “Hizmet sözleşmelerine
sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra
sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az
bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi,
ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları
taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda
ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri,
içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka
aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun
kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün
tazminat alacaklarına da uygulanır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Bu hususa ilişkin kök raporumuzda
da değerlendirme yapılmış olup, ibraname hususunda ibranamenin geçerliliği, davacı tarafça
başkaca bir alacak kalemi talep edilip edilemeyeceği hususunda hukuki değerlendirme ve takdir
Sayın Mahkemenize aittir. Bu hususta kök raporumuz ile aynı görüş ve kanaate varılmıştır. Davalı tarafın itiraz dilekçesindeki bir diğer husus ise yargılamaya konu aracın
rayiç değerinin fahiş fiyatta olduğu hususu olup;
Dosya kapsamına davacı tarafından kazandırılan 06.10.2023 Adli Otomotiv Uzmanı .... tarafından kazandırılan Araç Değer Tespiti Teknik Mütalaasında “ ... plakalı
aracın vakii kazasında yapılan ekspertiz çalışması sonucunda ağır hasarlı (pert-total) olduğu tespit
edilmiş, aracın vaki kazası öncesi SBM kayıtlarına yansıyan farklı bir hasar kaydının bulunmaması,
opsiyonel donanımları Retarder ve ADR sisteminin mevcut olması hasarsız emsallerine göre rayiç
değerinin çok daha yukarıda satış bedeli ile reel piyasada satışa sunulacağı tespit edilmiş bahse
konu ticari aracın düşük kilometresinin (275.000 km) de olması göz önünde bulundurularak .... plaka sayılı .... 2020 model ağır ticari
aracın reel rayiç bedelinin 3.200.000,00 TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” Şeklinde
mütalaa düzenlenmiştir.
Düzenlenen 06.10.2023 tarihli mütalaa incelendiğinde yargılamaya konu aracın
rayiç değerinin hesaplanması için, ... markasına hizmet veren yetkili bayilerden araç için
fiyat teklifleri alındığı, ilgili bayilikler ve fiyat tekliflerinin tablo halinde belirtildiği, 2. El alım satım
yapan galericiler ve internet üzerinden sahibinden.com sitesindeki ilgili benzer özellikte araç
bedelleri de değerlendirilerek 2. El rayiç piyasa değeri 3.200.000.-TL olarak belirlenmiş olup, işbu
mütalaada belirlenen değerin yargılamaya konu araç için uygun olabileceği, bu hususta kök
raporumuz ile aynı görüş ve kanaate varılmıştır.
Sayın Mahkemenizin ara kararında belirtilen hukuki koruma klozundan bakiye
fark tutarı konusunda;
Dosya kapsamına kazandırılan ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi
İncelendiğinde; hukuki koruma klozu açısından azami sınırı 15.000 TL olmak üzere teminat
kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Hukuksal Koruma klozuna ilişkin genel şartlar
incelendiğinde “Bu sözleşme ile sigortacı; sigortalının taraf olduğu ve bu sözleşmeyle saptanan
konular kapsamındaki sözleşmeler ya da mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleriyle ilgisi olan
hukuksal uyuşmazlıkların, sulh yahut ilgili yargılama usulleri çerçevesinde giderilmesinde
hukuksal çıkarlarının korunması için yapılması gereken gider ve diğer edimleri üstlenir.” Şeklinde
düzenlendiği tespit edilmiştir. Teminat kapsamına giren giderler incelendiğinde “Bu genel şartlarla öngörülen
hallerden doğmak kaydıyla aşağıdaki giderler sigorta kapsamı içindedir:
Yargılama, icra, uyuşmazlığın dava yolu ile çözümünde harcanacak olan tutarı geçmemek
üzere tahkim nedeniyle doğabilecek giderler, temyiz, karar düzeltme giderleri ve avukatlık
asgari ücret tarifesinden daha az olmamak kaydıyla poliçede belirlenen avukatlık ile
danışmanlık asgari ücret tarifesinden daha az olmamak kaydıyla poliçede belirlenen
danışmanlık ve hakem ücretleri ile teminatla salıvermede poliçede üst sınırı belirlenen
teminat akçesi.
Faydasız kalmış olsa bile sigortalı tarafından zararı önlemek, azaltmak veya hafifletmek
amacıyla alınan tedbirlerden doğan giderler.
Sigortalı ve birlikte sigortalanmış kişiler için, her olayda poliçede belirtilen üst sınır
geçerlidir. Zaman ve neden bakımından birbirine bağlı birden çok rizikoya dayanan edimler
için de aynı üst sınır uygulanır”
Hukuki Koruma Klozu Teminat Dışında Kalan Haller ise “Aşağıdaki haller teminat
dışındadır:
1- Sözleşmenin yapılmasından önce ve sona ermesinden sonra gerçekleşen bir rizikodan
doğan uyuşmazlıklar.
2- Savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma (savaş ilan
edilmiş olsun olmasın), iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların getirdiği inzibati ve
askeri hareketlerle ilgili olaylardan doğan uyuşmazlıklar.
3- Terör, grev, lokavt, kargaşalık ve halk hareketleri sırasında meydana gelen olaylardan ve
bunları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan
müdahalelerden doğan uyuşmazlıklar.
4- Sigortalı ile sigortacı arasındaki bütün uyuşmazlıklar.
5- Doğrudan veya dolaylı olarak, nükleer reaktörlerin neden olduğu hasarlar ile radyoaktif
ışınların neden olduğu genetik hasarlarla ilgili olaylardan doğan uyuşmazlıklar.
6- Birlikte sigortalanmış kişilerin kendi aralarında veya sigorta ettiren ile sigortalılar
arasında doğan uyuşmazlıklar.
7- Rizikonun doğmasından sonra sigortalıya devredilen alacaktan doğan uyuşmazlıklar.
8- Ticaret hukukuna giren uyuşmazlıklar”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Bu hususta davacının hukuki koruma klozu kapsamındaki tüm hukuki
değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Genişletilmiş Kasko Poliçesi
incelendiğinde 15.000 azami sınır olmak üzere hukuki koruma klozu teminat altına alındığı tespit
edilmiştir. Huzurunuzdaki yargılama dışında herhangi bir yargılamaya, ihtarnameye dilekçe
yazımına vehayut danışmanlığa dair belgelenmiş olan herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış
olup, bu hususta tüm hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize aittir.
" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Davacı vekili talep artırım dilekçesi sunarak, harcını ikmal etmiş ve talep artırım dilekçesi davalı vekiline tebliği edilmiş, davalı vekili talep artırım dilekçesine karşı yazılı beyanlarını dosyaya sunmuştur.
Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu ve birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilen bilirkişi heyeti kök ve ek raporu içerikleri dikkate alındığında, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının hukuksal koruma klozundan bakiye fark alacağı talebinin REDDİNE
2-Davacının hasar pert total farkı ile ticari kazanç kaybı taleplerinin KABULÜNE,
600.000,00 TL hasar pert total farkı bedeli ile 85.665,75 TL tacire kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 28/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 46.837,82 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın ve tamamlama harcı olarak alınan 11.710,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.857,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 106.849,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 174,25-TL tebligat ve posta gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti,38,40-TL vekalet harcı, 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç ve 11.710,00-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 19.462,35-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m gereğince red/kabul oranı gözetilerek 19.267,72-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gideri olan 194,62TL davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca sarf kararı hazırlanmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır