T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/820 Esas
KARAR NO : 2024/434
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/01/2018
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili dilekçesinde özetle; araflar arasında, ... Yapım işi hususunda 01.03.2017 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, ... arası tramvay hattının üst yapısı ve ray montaj işlerinin yapımını taşeron olarak müvekkilinin üstlendiğini, sözleşme süresi boyunca müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve icra takibine konu hak edişinden önceki ödemelerini de tahsil ettiğini, müvekkilinin sözleşme konusu projeyi tam olarak bitirdiğini ve son hakedişi için davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin süreci uzattığını ve müvekkilinin hak edişlerinden gerçek dışı kesintiler yapmak istediğini, davalı şirketin, süreç tıkanmaması için kendi belirlediği kesintiler için müvekkilinden onay almak istediğini, " şimdilik bu şekilde onay verin, en sonunda tekrar konuşuruz şeklinde yaklaştığını, müvekkilinin, davalı şirketçe kesinti olarak rapor edilen bu tutanaklara itirazı kayıt koymak suretiyle imza attığını, işin bitiminde müvekkili ve davalı şirketin, ücret konusunda mutabık kalamadıklarını ve bu nedenle müvekkilinin davalı şirkete makbuz kesemediğini, müvekkilinin, icra takibine konu 5 numaralı hak ediş raporuna göre 11.09.2017 tarihine kadar yapılan işin bedeli olarak 101.238,20 TL alacağı olduğunun görüldüğünü, müvekkili tarafından bu alacak miktarı hesaplanırken 49.424,00 TL malzeme/hizmet kesintisi ve 6.666,47 TL kesin hesap kesintisi yapıldığını, müvekkilinin gerçekte yapılması gereken kesintileri yaptıktan sonra davalı şirkete bu rakam üzerinden makbuz kesme talebinde bulunduğunu ve hakediş raporunu davalı şirkete gönderdiğini, fakat davalı şirketin hak ediş raporunu farklı kesintiler yaparak onayladığını, davalı şirketin kendi keyfine göre yapmış olduğu kesintiler neticesinde 37.068,50TL ödeme yapması gerektiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, davalı şirketin asıl ödemesi gereken ücret üzerinden kayıp set selet malzemesi için 40.969,60 + rafların depoya taşınması için 5.550,00 + yevmiye kesintisi için 11.499,78 + ofis kamp hizmeti için 6.150,32 =64.169,70 TL haksız kesinti uygulamak istediğini, bu hesaba göre davalının müvekkiline yalnız bu toplam kesintiyi yaptıktan sonra kalan 37.068,50TL ödeyeceğini gösterir onaylı hakediş raporunu gönderdiğini, davalı şirketin 37.068,50 TL olarak düzenlenecek faturayı ödeyeceğini aksi takdirde ödeme yapmayacağını belirttiğini, davalının kesinti yapmak isteyerek sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, kesintilerin dayanağı olmadığını ve itiraz hakları saklı olarak kesintilerin imzalandığını, dayanağı olmayan kesintiler içeren raporlara uygun fatura kesilmesini beklemenin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsiline yönelik olarak ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekilli dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taraflar arasında 01.03.2017 tarihli taşeron sözleşmesinin akdedildiğini, işin yapımının başlangıçta normal seyrinde devam etmekte iken sözleşmenin ödeme şartlarına ilişkin 6. ve fatura verme ve ödeme belgesi imzalama zorunluluğuna ilişkin 14.maddelerine göre hakediş ödemesinin yapılabilmesi için diğer şartlarla beraber faturanın düzenlenmesinin taşeron açısından bir zorunluluk olduğunu, bu kapsamda taşeron tarafından kesilerek müvekkili şirkete ulaştırılmış bir faturanın mevcut olmadığını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için faturanın düzenlenmiş olduğu düşünülse bile davacının 25.10.2017 tarihli 5 nolu hakedişi ihtirazı kayıtsız imzaladığını, hakediş incelendiğinde davacıya ödenecek tutarın 37.068,50 TL olduğunun görüleceğini, davacı taşeronun hakedişinden kesilen kesintilerin keyfi değil tutanak ve sözleşmeye uygun olarak yapılan kesintiler olduğunu, taşeronun 5 nolu hakedişinde kesilen kesintilerin sadece 58.018,78 TL’lik kısmını ihtirazı kayıt ile imzaladığını, 55.564,00 TL’lık kısmını ise kabul ettiğini, işin 25.10.2018 tarihinde tamamlandığını, bu tarihe kadar Mekikrayın şantiye ofisini kullandığını, bu konuda yazılan tutanağı ihtiraz kaydı olmadan imzaladığını, işin geçici ve kesin kabulünün yapılmadığını, geçici kabul incelemesi sonucunda idarece yapılan işte kusur tespit edildiğini, taşeron Mekikray şirketinin kusurun giderilmesinin 3. bir firmaya yaptırılmasını istediğini, işin 3. bir firmaya yaptırıldığını, kusurun giderilmesi için harcanan bedelin Mekikray'a fatura edileceğini, tüm haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Taşeron Sözleşmesi.
-Hak ediş kesinti tutanakları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşeron sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağına dayalı takibe vaki itirazın iptali istemidir.
Dosyamızda taraf delillerinin toplanmasından sonra konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu aldırılmış, dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; Tarafların ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadıkları, yine ticari defterlerinin bulunduğu adresi dosyaya bildirmedikleri için dava konusuna ilişkin mali yönden incelemenin yapılamadığı, davacının hak edişte yapılan kesintilere esas tutanaklara yapmış olduğu itirazlarının sebebini açıklamadığı ve aksini ispat edemediği görüldüğünden itirazmın yerinde olmadığı, davalı tarafından hak edişte yapılan kesintilerin aksini davacının ispat edemediği bu nedenle tek taraflı düzenlemiş olduğu hak ediş bedeli üzerinden davalı aleyhine başlatmış olduğu Ankara 2. icra Müdürlüğü'nün 2017/21370 esas numaralı ilamsız icra takibinin hukuki dayanağının bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu doğrultusunda taraf Şirketlerin ticari defterleri konusunda beyanda bulunmaları üzerine bilirkişi heyetinden alınan ek raporda ise özetle; taraf Şirketlerin ticari defterlerinin dosyada mevcut olmadığı, 30/04/2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde mevcut olduğu belirtilen belgeler içerisinde davacının ticari defterlerinin bulunmadığı, bu nedenle ticari defterlerinin incelenemediği ve asıl raporun sonuç kısmındaki tespit ve değerlendirmeyi korudukları teyit edilmiştir.
Davacı Şirketin ticari defterleri yönünden yazılan istinabe yazısı ile alınan SMMM bilirkişisi raporunda özetle; incelemeye konu davacıya ait 2017 yılı ticari defterlerinden yevmiye defteri ,defteri kebir ve envanter defteri açılış tasdiklerinin yapıldığı, 2017 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, bundan hareketle davacının 2017 yılına ait ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğinin bulunduğu, davacı tarafın davalı şirket île olan işlemlerinin 120.01 nolu cari hesapta takip ettiği, Davalı yüklenici firmaya düzenlisdiği faturaları bu hesabın borcuna yaptığı tahsilatları.1 bu hesabın alacağına kaydettiği görülmüştür. Davacı şirketin 30.08.2017 Tarihi itibari ile davalıdan 224.906,48 TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı Şirketin sözleşmeye dayalı inşaat ve taahhüt işindeki 5 nolu hak ediş raporundaki kesintiler konusunda mutabık kalamadıkları, davacı tarafın davalı yüklenici şirkete 5 nolu hak ediş ile ilgili makbuz ve hak edişe ilişkin fatura düzenlemediğinin davacının ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgelerin incelenmesi sonucunda tespit edildiği belirtilmiştir.
Dosyamızda davalı Şirketin ticari defterleri yönünden alınan SMMM bilirkişisi 2. Ek raporunda ise; Davalı Şirketin 2016 ve 2017 takvim yıllarında Elektronik Defter uygulamasına dahil olduğu. Davalı şirketin 2017 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerin açılış ve kapanış berat dosyalarının süresi içerisinde GİB sistemine yüklenip onaylandığı. Yine aynı yıllara ait Envanter defterinin açılış onayının yapıldığı, davalı yanın 2016 ve 2017 yılı Defter kayıtlarının birbirini takip ve doğruladığı, Sonuç olarak davacı Şirket’in 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz tutulduğu, davalı şirketin elektronik ortamında yer alan muhasebe kayıtlarına göre,31/12/2017 tarihi itibariyle Davacı şirketin, sözleşme konusu hakkedişlerden yapılan teminat kesintilerden oluşan 594,80.-TL alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, davacının hak edişte yapılan kesintilere esas tutanaklara yapmış olduğu itirazlarının sebebini açıklamadığı ve aksini ispat edemediği görüldüğünden itirazının yerinde olmadığı, Davalı tarafından hak edişte yapılan kesintilerin aksini davacının ispat edemediği bu nedenle tek taraflı düzenlemiş olduğu hak ediş bedeli üzerinden yapmış olduğu Ankara 2. icra Müdürlüğü'nün 2017/21370 esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibinin yerinde olamayacağı, davacının dava konusu olan 5.nolu hak edişten Davalı şirketin de kabulünde olan, 37.068,50 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizin 21/09/2021 tarih ... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine mahkememizin kararı ... sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.
Mahkemizce kaldırma ilamı doğrultusunda dava dışı ...ne ilişkin teknik şartname, sözleşme ve hak ediş evraklarının bir kül halinde dosyaya getirtilmiştir.
Dava dışı ... gelen evraklar, davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak kabul edildiği hususu gözetilerek, davalı ile dava dışı iş sahibi arasındaki ana sözleşme ve eklerindeki hakedişlere ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak, yine taraflar arasındaki davaya konu sözleşmede hakediş ödemelerine ilişkin düzenlenen maddelerdeki hükümler ve tarafların buna ilişkin iddia ve sundukları deliller de değerlendirilecek şekilde rapor düzenlenmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Alınan 16/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davalı ... ne ait 01.03.2017 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığı, Davalı tarafından hakedişte yapılan kesintilerin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgi maddeleri gereği kesildiği, davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak kabul edildiği hususu da dikkate alındığında, davalı firma ile dava dışı İdare arasında akdedilen 30.07.2015 tarihli sözleşmenin "Alt yükleniciler" başlıklı "15.3. Alt yüklenici çalıştırması ve sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümler uygulanır." Maddesi gereği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. “Geçici hakkediş raporları” maddesinde belirtildiği şekilde davacı yanın itirazının bulunmadığı, Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı hakediş alacağından yapılan kesintilerin yerinde olduğu, davacının dava konusu olan 5 nolu hakedişten davalı şirketinde kabulünde olan 37.068,50 TL alacaklı olduğu mütalaa olunmuştur. Alınan bilirkişi heyeti raporu kaldırma ilamına uygun ve denetime açık yeterli görüldüğünden hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında 01.03.2017 tarihli ... Yapım işi kapsamındaki hat üst yapısı ve ray montaj işlerinin taşeron tarafından yapımını konu alan eser sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
Sözleşmenin "Tanımlar" başlıklı 2.maddesinde anlaşmanın projenin gerçekleştirilmesi için işveren ile idare arasında imzalı anlaşma anlamında, sözleşmenin ise işbu sözleşme anlamında olduğu, sözleşmenin, "Sözleşmenin ekleri" başlıklı 28.maddesinde de taşeronun, anlaşma ve eklerini, (özel, genel teknik şartnameler vb.) alıp incelediğini ve işbu sözleşme ile yükümlendiği iş ile ilgili olmak üzere, tüm hükümlerini, işbu sözleşmede zikredilenler ile birlikte, aynen kabul ettiğini ve kendisini de bağlayacağını bilmekte olduğu, dolayısıyla bunlara uymaması halinde aleyhine gelişebilecek ve yüklenici tarafından uygulanabilecek yaptırımlara itiraz hakkı olmadığını ve bu sebeple yükleniciye gelebilecek talepleri rücu etmeksizin, aynen karşılamayı gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ettiği, taşeron ile ilgili iş için en son yapılmış sözleşme ve eklerinin (teknik şartnameler (idare sözleşme ekleri), birim fiyat tarifleri, keşif cetveli, malzeme zayiat tablosu ve projeler) geçerli olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasında akdedilen sözleşmenin “Alt yükleniciler” başlıklı "15.3. Alt yüklenici çalıştırması ve sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümler uygulanır." denilmekte olup, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Geçici hak ediş raporları” başlıklı 39. Madde ve "Kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi" başlıklı 40. Maddesine gereği, davacı yüklenicinin hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakkediş raporunun “idareye verilen ......tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla” cümlesini yazarak imzalamasının gerekli olduğu, ancak dosya kapsamında davacı yanın bu husustaki her hangi bir dilekçesine rastlanmamış olup, bazı tutanaklarda sadece ihtirazi kaydının yer aldığı görülmektedir. Bu bağlamda Yüklenicinin itirazlarını şartnamenin ilgili maddesinde belirtildiği şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereği olduğu değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; 01/03/2017 tarihinde taraflar arasında Hat Üst Yapısı ve Ray montaj İşlerine ait Taşeron sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davacı taşeron Şirketin sözleşme konusu... yapım işi kapsamında hat üst yapısı ile ray montaj işlerinin yapımını üstlendiği, somut uyuşmazlığın konusunu davalı yüklenici tarafından davacı yüklenicinin 5 no’lu hak ediş alacağından yapılan kesintiler ve anılan hak edişinin ödenmemesinin oluşturduğu çekişmesizdir. Uyuşmazlıkta dava konusu taşeron sözleşmesinin "Tanımlar" başlıklı 2.maddesi ile "Sözleşmenin ekleri" başlıklı 28.maddesi gereğince davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olarak kabul edildiği hususu da dikkate alındığında, davalı firma ile dava dışı İdare arasında akdedilen 30.07.2015 tarihli sözleşmenin "Alt yükleniciler" başlıklı "15.3. Alt yüklenici çalıştırması ve sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümler uygulanır." Maddesi gereği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. “Geçici hakkediş raporları” maddesinde belirtildiği şekilde davacı yanın itirazının bulunmadığı, bu bağlamda davacının itirazlarını şartnamenin ilgili maddesinde belirtildiği şekilde bildirmediği anlaşıldığından hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Bu nedenle, davacının dava konusu hak ediş kesintilerinin haksızlığını ve aksini ispat edemediği ortada olup Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen 16/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davacının dava konusu takip tarihi itibariyle davalı yükleniciden ancak taraflar arasında ihtilafsız olan 37.068,50-TL hak ediş bedeli alacağını talep edebileceği kanaatine varılmıştır .Açıklanan gerekçelerle; davalının dava konusu icra takibine vâki haksız itirazının anılan asıl alacak ile sınırlı olarak kısmen iptaline, tarafların kötüniyeti sabit olmamakla ve alacağın likit olmadığı dikkate alındığında yasal koşulları oluşmayan kötüniyet ve icra-inkâr tazminatı taleplerinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİNE;
1-Davalının dava konusu ... E. Sayılı takip dosyasına vaki haksız itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 37.068,50-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin icra-inkar tazminatı isteminin alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla REDDİNE,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 2.532,14-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 1.253,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.278,50-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı ve peşin yatırılan 1.253,64-TL harç olmak üzere toplam 1.289,54-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-(Reddine karar verilen alacak miktarı üzerinden) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan toplam 14.247,55-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,35) gözetilerek 4.986,64 -TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Adliye Mahkemesine istinaf yasa açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır