T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/105 Esas - 2024/303
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/105 Esas
KARAR NO : 2024/303
DAVA : Ticaret Ünvanının Korunması (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Ünvanının Korunması (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan "...Uluslararası Nak. Ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin" 05/09/2006 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 599232 – 546814 sicil no ile kurulmuş olup Lojistik sektöründe faaliyet göstermekte alanında öncü ve tanınır bir firma olduğunu, müvekkilinin "...Logistics” markasını da 03/09/2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle geçerli olmak üzere 2018/79018 - Hizmet Marka No ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 25/11/2019 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının ise; “...Lojistik Kurumsal Çözümler Tic. A.Ş.” unvanı ile müvekkili şirketin kuruluş tarihinden sonra 06/02/2015 tarihinde ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 379168 sicil no'su ile kurulduğunu, davalı Şirketin müvekkili şirket ile aynı sektör olan lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, bu hususun TTSG kayıtlarında yer alan amaç ve konu kısmı ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketten sonra ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 379168 sicil no'su ile kurulmuş ve müvekkili şirket ile aynı sektör olan lojistik sektöründe faaliyet gösteren davalı şirketin ticaret ünvanındaki "...Lojistik" kısmının, ticari dürüstlük kuralına aykırı şekilde müvekkili şirketin unvan, marka ve işletme adı ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, müşterileri aldatacak nitelikteki işbu durumun haksız rekabete yol açtığını ve müvekkil şirkete maddi ve manevi zarar verdiğini, İstanbul'da faaaliyet gösteren müvekkil şirketin Ankara'da faaliyet gösteren davalı şirketin varlığından 04/12/2023 tarihinde haberdar olması üzerine sözkonusu iltibasın ortadan kaldırılması için 05/12/2023 tarihinde Beşiktaş 14. Noterliği'nin 05/12/2023 tarih ve 10885 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ve davalı Şirkete tebliğ ettirdiğini, ancak davalı herhangi bir işlem yapılmadığını beyanla davalı şirketin ticaret ünvanındaki "...Lojistik" ibaresinin ticaret sicilinden terkini ile davalı tarafın müvekkili şirketin ticaret unvanına yaptığı tecavüzün önlenmesine, bu hususun ulusal düzeyde basımı yapılan bir gazetede yayımlanmasına, tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla ayrıca ilgili ibareyi içeren tabela, broşür, fatura, kartvizit, reklam kullanımları, internet adresi ve sair benzeri tüm materyallerin imhasının kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin fikri ve sınai haklar çerçevesinde olup davaya bakmaya Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin görevli olduğunu, müvekkili şirketin ‘...Lojistik Kurumsal Çözümler Ticaret Anonim Şirketi’ ünvanı ile ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 379168 sicil no'su ile 06.02.2015 tarihinde kurulduğunu, müvekkili şirketin kendisine ait araçları ile uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal etmekte olsa da aynı zamanda kuruluş amaçlarında yer alan lojistik hizmeti verebildiğini, davacı Şirketin firmasının müvekkili şirketin kuruluşundan çok daha sonra, 03/09/2018 tarihinde müvekkil şirketin ünvanı olan ...Lojistik markasını Türk Patent ve Marka Kurumundan tescil ettirdiğini, hatta ‘...Logistics’ olarak yazımını da değiştirerek almış olduğu marka ile art niyetini de ortaya koyduğunu, üretici tacire işaret etmeyen saf bir markasal kullanım veya unvansal etki doğurabilecek kullanım şekillerini kapsamayan bir marka hakkının düşünülemeyeceğini, bu açıdan, unvanın korunma alanın markanın korunma alanından daha geniş bir anlama sahip olduğunu, yani unvan sahibinin TTK.52. m. hükmüne dayanarak, sonraki marka kullanımlarına karşı hak iddia edebileceklerini, davacının önceki tarihli ticaret unvanı sahibi olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli ticaret unvanı sahibi olup sonraki tarihli marka tesciline karşı yasal koruma altında olduğunu, davacının öncelikle şirketin kurulumunu yaptığını ancak şirket unvanından farklı bir marka tescili yaptırdığını, akabinde de şirket unvan değişikliği yaparak marka ile aynı ünvana sahip olmak istemediğini, ancak aynı unvanda müvekkili şirketin faaliyette olmasından ötürü tescil ettirdiği markaya uygun şekilde isim/unvan değişikliği yapamadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince marka ile ticaret ünvanı arasında uyuşmazlık olması durumunda öncelik hakkına dayalı karar verilmesi gerektiğini beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilmesini aksi takdirde haksız davanın esas yönünden reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
- Ticaret sicil kaydı
- Davalı Şirketin markasına ait tescil belgesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı Şirketin tescilli markasına davalının ticaret unvanındaki ibare nedeni ile haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülen tecavüzün men'i ile ticaret unvanındaki dava konusu ibarenin sicilden terkini ve sözkonusu ibareyi içeren belge ve materyallerin imhası istemine ilişkindir.
Dosyamızda taraf Şirketlere ait ticaret sicil kayıtları ile davacı Şirketin tescilli markasına ait belgeler Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Türk Patent ve Marka Kurumundan celp edilerek incelenmiş, davacı Şirketin "...Uluslarası Nak. Ve Dış Tic. Ltd. Şirketi" olan ticaret unvanı ile tescil ve 05/9/2006 tarih ve 339 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanarak kurulduğu, davacı Şirketin 2018/79018 sayılı marka tescil başvurusuna istinaden "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri ile marka tescil belgesinde belirtilen diğer konularda markasının sicile tescilini talep ettiği, davacı Şirketin tescil talebinin kabulü üzerine "...Lojistik" isimli markasının 25/11/2019 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere 15/09/2021 tarihinde tescil edildiği, marka tescilinin 30/11/2021 tarih ve 474 sayılı Resmi marka Gazetesinde yayımlandığını, davalı Şirketin ise; 06/12/2015 tarih ve 8753 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan gereğince ...Ticaret Sicil Müdürlüğünde ticaret siciline 379168 sicil numarasında "...Lojistik Kurumsal Çözümler Tic. A.Ş." unvanı ile tescil edilerek kurulduğu, davalı Şirketin kuruluş tescil tarihinden itibaren ile aynı ticaret unvanı ile tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Dosyamızda davacı yan, davalı şirketin ticaret ünvanındaki "...Lojistik" kısmının, ticari dürüstlük kuralına aykırı şekilde müvekkili şirketin unvan, marka ve işletme adı ile iltibas yaratacak nitelikte tescil edilmesi nedeni ile kendisi aleyhine haksız rekabet iddiasına dayalı olarak davalının ticaret unvanındaki dava konusu ibarenin terkinini talep etmektedir. Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığın TTK’nın 39 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticaret unvanı, unvanın korunması ve unvanına tecavüz edilen kimsenin haklarına ilişkin hükümlerden kaynaklandığı tartışmasızdır. Somut uyuşmazlığın değinilen niteliği ve tarafların sıfatı ile uyuşmazlık konusu birlikte gözetildiğinde davaya bakmaya 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince ...Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar (Hukuk) Mahkemeleri değil; Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin görevsizlik itirazı yerinde yerine görülmemiştir. (Nitekim, Yargıtay 11.H.D. Başkanlığı'nın 10.10.2018 tarih, 2016/14721 E. ve 2018/6179 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Bilindiği üzere; Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesinde,
"(1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde, hak sabihi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ...isteyebilir."
(2) Mahkeme davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayınlanmasına da karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Konu ilgili olarak 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7/3-e maddesinde de, ticaret unvanının ve ticari işletme adının tescil olunması değil, marka ile karıştırılabilecek şekildeki kullanımları marka hakkına tecavüz teşkil edeceği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde de, “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki düzenleme ile de, tescil olgusu değil, kullanım ile ortaya çıkan karıştırılma olgusu önlenmek istenilmiştir. Öte yandan TTK’nın 52.maddesinde ticaret unvanlarının, başkalarınca haksız kullanımı veya tesciline karşı koruma getirilmiştir. Nitelikleri itibariyle markalar, bir tacirin ürettiği veya piyasaya sunduğu mal ve hizmetleri, diğer tacirlerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan tanıtıcı işaretlerdir. Ticaret unvanları ise bir ticari işletmenin faaliyetlerini, diğer ticari işletmelerin faaliyetlerinden ayırt etmeye yarayan tanıtıcı işaretlerdir. Bununla birlikte, markaların; ayırt edicilik, reklam, garanti gibi işlevleri yanında, köken bildirme işlevleri de bulunmaktadır. O nedenle, bir ticaret unvanının, daha önceden tescil olunan bir markanın kapsamında kalan malların tescilli olduğu alanda kullanımı halinde, söz konusu kullanımın markanın işlevleri kapsamında, mal ve hizmetlerin ticari kökeni de dahil, ticari işletmeler arasında karıştırılma ihtimaline yol açması halinde söz konusu kullanım marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmektedir.
Öte yandan, yerleşik yargısal içtihatlarda benimsendiği üzere; 4721 sayılı TMK’nın 2.maddesi uyarınca, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme yetkisine rağmen ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra, kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini dava açarak ileri sürmesi, açıkça dürüstlük kuralına aykırı ve çelişkili davranış teşkil eder. Bu doğrultuda doktrinde ve yerleşik içtihatlarda "sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin" ticaret unvanları yönünden açılacak davalarda da uygulanacağı kabul edilmektedir. Gerçekten aynı veya benzer bir ticari ad ve işaretin başka bir kişi tarafından ticaret unvanında kullanılması hâlinde önceki hak sahibinin dava açarak bu unvanın terkinini veya değiştirilmesini talep etmesi mümkündür. Ancak iyi niyetli olarak ticaret unvanını tescil ettirmiş ve kullanmaya başlamış olan tacirin, para ve emek sarf ederek bu unvan altında yatırımlar yapması, ancak önceki hak sahibinin bu durumdan haberdar olmasına rağmen uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açması, sözkonusu olguya zımnen icazet verdiği biçiminde yorumlanmalı ve “dava hakkının kötüye kullanılması” olarak nitelendirilmelidir.(Yasaman, Hamdi/ Yusufoğlu, Fülürya: Marka Hukuku, İstanbul, 2004, s. 856, ...Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D. Başkanlığı'nın 06/07/2023 tarih, 2023/903 E., 2023/1054K. sayılı ilamı)
Bu bilgiler ışığında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise; yargılama konusu somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin ticaret unvanının ticaret siciline 05/09/2006 tarihinde, "...Lojistik" isimli ve dava konusu iltibas iddiasına dayanak markasının ise; 25/11/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, davalı Şirketin ise; 06/12/2015 tarih ve 8753 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan gereğince ...Ticaret Sicil Müdürlüğünde ticaret siciline 379168 sicil numarasında "...Lojistik Kurumsal Çözümler Tic. A.Ş." unvanı ile tescil edilerek kurulduğu, davacı Şirketin işbu davasını 14/02/2024 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil ve ilanından yaklaşık 9 yıl, kendi markasını marka siciline tescil ettirmesinden sonra Beşiktaş 14.Noterliği'nin 05/12/2023 tarihli ihtarnamesini davalı Şirkete keşide ve tebliğ ettirmesi üzerine ve aradan 4 yıldan fazla süre geçtikten sonra açtığı, bu durumda davacının ticaret unvanına tecavüzün davalının ticaret unvanının kısmen terkini yoluyla önlenmesi ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli olarak açılan işbu davanın, davacının uzun süre sessiz kalması nedeni ile makul süre içerisinde açılmadığının kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılmakla başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
6-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024