T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/231 Esas - 2025/45
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/231 Esas
KARAR NO : 2025/45
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı tarafın gerçekleştirdiği ihaleler sonucunda, davalı ile 22.12.2017 tarihli, 18.01.2018 tarihli, 27.07.2018 tarihli ve 07.02.2019 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, bu sözleşmelere ilişkin ihale karar damga pulu vergilerinin müvekkili şirketten tahsil edildiğini ve davalı tarafından ilgili vergi dairesine ödendiğini, Ancak söz konusu verginin mükellefi davalı olduğu için kendilerince söz konusu verginin iadesi için vergi davası açıldığını, ... sayılı ve 22.02.2021 tarihli kararı ile söz konusu sözleşmelere ilişkin ihale karar damga pulu vergilerinin müvekkiline iade edilmesine karar verildiğini, söz konusu kararla ilgili yapılan istinaf başvurusunun da ... sayılı kararı ile reddedildiğini ve ilk derece mahkemesinin kararının kesinleştiğini, bu nedenle ilgili sözleşmelere ilişkin toplam 337.665,31-TL tutarındaki ihale karar damga pulu vergisinin davacıya iade iade edildiğini, ardından davalı ile 02.05.2023 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından 31.05.2023 tarihli ve 18.884.298,22-TL tutarında hakediş faturası kesildiğini, ancak daha önce müvekkiline iade edilen 337.665,31-TL tutarındaki verginin bu hakedişten kesildiğini ve davalının hakediş ödemesini bu kesintiyi yaparak gerçekleştirdiğini beyan ederek davanın kabulü ile davalı tarafından 12.06.2023 tarihinde kesintiye konu edilen toplam 337.665,31-TL'nin tecil faizi ile birlikte davalı yanca ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Davacının usulüne uygun ve süresinde hak edişe ihtirazı kayıt koymadığını, kesin hakedişler yönünden talepte bulunulamayacağını, İhale Sözleşmesinin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. Maddesine göre yüklenicinin hak ediş raporunu itirazsız şekilde kabul ettiğini, Taraflar arasındaki sözleşmelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, sözleşmelerin 7. Maddesinde sözleşmelerin akdine ilişkin vergilerin de yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını, İdari Şartnamenin 25. Maddesinde ise Teklif Fiyata Dahil Olan Giderler başlığı altında sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkacak bütün vergilerin yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Taraflar arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşmeler, ... sayılı sayılı dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirket tarafından ihale edilen sözleşme konusu işler nedeni ile tahakkuk eden ve davacının açtığı davada verilen kararlar ile iade aldığı ihale karar damga vergisi bedellerinin davalı tarafından davacının hak edişten kesmesi nedeni ile istirdat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacının ihale, karar damga vergisi bedellerini iade aldığı, davalının bu bedelleri davacının hak edişinden kestiği çekişmesiz olup uyuşmazlığın davacının hak edişinden kesilen ücret kesintisinin istirdaten talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
...’ne yazılan müzekkere cevabı ve ekindeki kararların incelenmesinden dava konusu hizmet alım sözleşmesine istinaden davacının ihale karar pulu açısından sorumluluğunun bulunmadığı ve bu nedenle şikayet taleplerinin kabul edilmesi ve tahsil edilen damga vergisi tutarının iadesi istemiyle açılan davalar olduğu, yapılan yargılama sonucunda dava konusu ihale kararına ilişkin olarak damga vergisi mükellefiyetinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ... ait olduğu, bu nedenle mükellefi ve sorumlusu olmayan davacı şirket tarafından ödenen ihale kararına ilişkin damga vergisi tutarının faizi ile birlikte iadesine şeklinde kararlar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 26/7/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş olup, gerekli açılış ve kapanış tasdiklerine sahip olduğunu, Davacının Davalıdan 31.12.2023 itibari ile 1.018.377,33 TL lik alacağı olduğunu, ayrıca bu bakiyenin içinde davalının davacıya 337.665,31 TL lik damga vergisinden kalan bakiyeyi de içerdiği bildirilmiştir.
18/10/2024 tarihli asıl ve 22/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;davalı idarenin davacının hak edişinden 337.665,31 TL’lik kesinti yaptığını, Davalı ... tarafından dosyaya sunulan, Sözleşme ve eki İdari Şartnamede yapılan incelemede; taraflar arasındaki sözleşmelerde, sözleşmenin akdinden ve uygulanmasından kaynaklanacak, ayrıca ilgili mevzuat gereğince ödenecek bütün vergilerin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı öngörüldüğünden, sözleşmeye ilişkin ihale karar damga pulu vergisinin davacıya ait olacağının değerlendirildiği mütalaa olunmuştur.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 3/1. Maddesinde "Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir." hükmünün, aynı yasanın 24/2. Maddesinde "Birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar. Bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunması Damga Vergisinin noksan ödenmesini gerektirmez. Damga Vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenir. Ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumludurlar." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Bu madde hükümlerinin damga vergisinde mükellefiyeti düzenlediği 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8/3. Maddesinde ise "Vergi kanunlarıyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Bu madde de vergi sorumlusunun veya mükellefinin değiştirilmesine yönelik sözleşmelerin vergi dairesini bağlamayacağı, bu tür sözleşmelerin taraflar arasında bağlayacağı olacağı düzenlenmiştir.
Taraflar arasında 22/12/2017,17/01/2018, 27/07/2018, 07/02/2019 tarihinde hizmet alıma ilişkin sözleşmelerin imzalandığı, sözleşmelerin “Sözleşme bedeline dahil olan giderler” başlıklı 7.1 maddesinde; “Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin olarak, sözleşmenin akdinden ve uygulanması sırasında doğacak, ilgili mevzuat gereği ödenecek her türlü vergi, resim, harç ve benzeri giderler ile ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri, sözleşmenin yapılmasına ait varsa noter masrafları ve sair masraflar yükleniciye ait olup sözleşme bedeline dahildir. " hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükümlerinde taraflar serbest iradeleri ile sözleşmeden kaynaklı her türlü vergi ve özellikle karar ve sözleşmeye ait damga vergisinden davacı şirketin sorumlu olduğunu düzenlemişlerdir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamından; davalı tarafın Vergi Dairesine karşı Damga Vergisi Kanununun 3. Maddesi uyarınca ihale karar damga vergisinin mükellefi olduğu, 818 sayılı Vergi Usul Kanunun 8/3. Maddesi uyarınca vergi sorumluluğuna ilişkin özel hukuk sözleşmelerinin vergi idaresini bağlamayacağı ancak vergi idaresine karşı hüküm ifade etmeyen vergi sorumluluğunun devrine ilişkin bu tür sözleşmelerin, taraflar arasındaki iç ilişkide hüküm ifade edeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 7.1 Maddesi hükmü ile dava konusu ihale karar damga vergisi ve sözleşme damga vergisinden davacı şirketin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, dolayısıyla davalının davacının iade aldığı ihale karar damga vergisi bedellerinin davacının hak ediş alacağından kesmekte haklı olduğu, bu kapsamda davacının kesilen hak ediş alacağını istirdadını talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 5.766,48 TL peşin harçtan mahsubu ile geriye kalan 5.151,08 TL’nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 54.026,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.600,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
...