T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/248 Esas - 2025/186
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/248 Esas
KARAR NO : 2025/186
...
DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı danışman ... arasında dava dilekçesi ekinde sundukları 07.02.2020 tarihli "Danışmanlık Sözleşmesinin" akdedildiğini, anılan sözleşmede davalı borçlunun garantör sıfatı ile yer aldığını ve bu sıfatla sözleşmede imzasının da mevcut olduğunu, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında 150.000-USD karşılığı tutarın davalı borçluya garantör sıfatı nedeniyle aktarıldığını, ancak dava dışı danışmanın sözleşme şartlarını sağlayamadığını, bu nedenle tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini, ancak bu konuda keşide ettikleri noter ihtarnamesine rağmen davalının ödediği miktarı müvekkiline iade etmediğini, söz konusu alacaklarının tahsiline yönelik olarak ...E. sayılı takip dosyasında başlattıkları icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının anılan icra takibine vâki haksız itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı şirket arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, ...uyarınca
... davacı şirketi 20 Kasım 2020’de devraldığını, bu nedenle dava
cı şirket ile... sözleşme imzalandığı tarihte de bir ilişkisinin bulunmadığını, 07.02.2020 tarihli sözleşmeye istinaden icra takibini davacı şirketin yapması ve
müvekkilinden para talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle takibin ve işbu davanın sırf bu
nedenle dahi reddi gerektiğini, davacının davasında temelini Danışman’ın cevap dilekçesi ekinde yer alan sözleşmedeki şartları
sağlamadığını beyanla Garantöre yapılmış ödemenin iadesini talep ettiğini, dava dışı danışmanın işini sözleşme hükümleri
uyarınca yapmadığı iddiasının kabulü mümkün olmadığı gibi kabul anlamına
gelmemekle talep edilen tutarda ödenen miktarın çok üstünde olup davacı yanın talebini
ödeme cinsi ve miktarı yerine 150.000,00USD üzerinden yaparak sebepsiz bir
zenginleşme çabası içerisinde olduğunun aşikar olduğunu, danışmanın sözleşme kapsamında edimini ifa ettiğini ve danışmanlık ücretine
hak kazandığını,
davacı tarafından finansman kanıtı sağlansaydı satış işlemlerinin de
tamamlanacağını, Danışmanın işi yapış şeklinde veya kendisinden
beklenen netice de elde edildiğinden, sürecin tamamlanması alıcıların kendi
kusurlarından kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
- Banka hesap ekstreleri ve ödeme dekontları
- ...E. sayılı takip dosyası örneği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, dava dışı danışman ile davacı alıcı arasında imzalanan Danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı garantöre yapılan ödemenin istirdaden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamızda davalı yan vekili her ne kadar müvekkili aleyhine davacı tarafından başlatılan dava konusu icra takibinin davacı şirketi devralan dava dışı yetkili temsilcisi ... aynı şirketi devralmasından önce danışmanlık sözleşmesinin imzalandığından bahisle öncelikle bu sebeple davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de; söz konusu savunma Mahkememizce benimsenmemiştir. Zira, dava konusu sözleşmenin imzalandığı 07/02/2020 tarihinden itibaren aynı sözleşme yürürlüktedir. Her ne kadar davacı şirketin sözleşmede taraf sıfatı mevcut değil ise de; sözleşme kapsamında dava dışı danışman ... sözleşmenin 4.maddesi kapsamında ödenmesi kararlaştırılan 150.000 USD danışmanlık hizmet bedelinin davacı şirket tarafından danışmanlık sözleşmesinde garantör olarak imzası bulunan davalı ... sözleşmenin 7.maddesi gereğince ödemenin yapıldığı tarihteki efektif kur karşılığında hesaplanan TL para birimi üzerinden ve dosyamıza sunulan 08/02/2020 tarihinde yapılan iki adet 350.000,00 TL ve 10/02/2020 tarihinde yapılan 200.000,00-TL EFT ödemeler ile birlikte toplam 900.000,00-TL olarak ödendiği sabittir.
Davalıya söz konusu ödemeyi yapan davacı şirketin her ne kadar dava konusu sözleşmede doğrudan taraf sıfatı mevcut değil ise de; dava dışı ... aynı sözleşmede imzası mevcut olmakla ve davacı şirketin hesabından henüz ... şirketin yetkili temsilcisi olmadığı dönemde dahi kendisinin imzasının bulunduğu danışmanlık sözleşmesine istinaden EFT yoluyla ödeme yapıldığı dikkate alındığında; davacı şirketin de söz konusu sözleşmeyi zımmen benimsediği ve sözleşmeye onay vererek ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ise; davacı şirketin dava konusu icra takibini başlatmakta hukuki yararı ve geçerli takip ile işbu davada taraf ehliyetinin mevcut olduğu tartışmasız bir maddi ve hukuki olgudur.
Ancak dosyamızda açılan dava, itirazın iptali davası olup dava ile sıkı sıkıya bağlı olan dava konusu icra takibinin de usul kurallarına uygun olarak başlatılması zorunludur.
Dosyamızda davacı yan, takibe konu yabancı para alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlatmıştır. Bu durumda uygulanması gereken İİK.'nun 4949 sayılı Kanun ile değişik 58/3. maddesine göre, alacaklı yabancı para alacağının hangi tarihteki Türk Lirası karşılığını istediğini belirtmelidir. Bu hüküm takip tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 83. maddesine göre, yabancı para alacağının vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığını isteyebileceği anlamına gelir. Oysa davacı, dosyamız arasına celp edilen dava konusu takip dosyasında takip talebinde danışmanlık sözleşmesi kapsamında TL karşılığını davalıya ödediği yabancı paranın kendisine aynen ödenmesini talep etmiştir. Ancak davacının bu talebi İİK'nun 58/3. maddesine açıkça aykırıdır.
Zira, bilindiği üzere; İİK'nın 58/3 maddesi gereğince icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ... alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165)
Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır.(... Karar sayılı ilamı)
Bu durumda, açıklanan gerekçelerle yerleşik içtihatlar da gözetilerek dava konusu icra takibinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği sabit olmakla; işbu itirazın iptali davasının oluşturabilecek nitelikte usulüne uygun bir icra takibinin mevcut olmadığı anlaşılmakla; (aynı yönde ...sayılı HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulüne uygun icra takibi yapılmaması nedeni ile (dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/2 ve 115.m. gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 52.309,67-TL harçtan mahsubu ile bakiye 51.694,27-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
...