T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/285 Esas - 2024/335
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/285 Esas
KARAR NO : 2024/335
....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili Av.... dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ....” sözleşmesi imzandığını, sözleşmeye göre davalı şirketin müvekkiline ait taşınmazın 50.400 m2’lik kısmına gotik tipi plastik sera kompleksi inşa ettiğini, her iki tarafın da karşılıklı olarak sözleşmeye ilişkin edimlerini yerine getirdiklerini, aynı taşınmazın kalan 60.000 m2’lik kısmına da ... Projesi yaptırmak üzere davalı ile tekrar anlaşma sağlandığını, ancak ikinci kısım için proje ve sözleşmenin davalı taraftan talep edilmesine rağmen olumlu dönüş alamadıklarını, projenin ikinci kısmının 20.01.2023 tarihinde yapımına başlanılacağı ve 10.06.2023 tarihinde teslim edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, taraflar arasındaki ahde vefa ilişkisine güvenerek müvekkili tarafından davalıya iş avans ödemeleri yapıldığını, davalının ikinci kısma ilişkin inşaatın tamamlanmasına yönelik taahhüt vaadi 10.06.2023 tarihi olmasına ve iş avansının ödenmiş olmasına rağmen projenin çok az bölümünde inşaata başlandığını, hava durumu muhalefetleri sebebiyle teslim tarihinin 01.10.2023 tarihine ertelendiğini, müvekkilinin davalıya 4.609.606,00 USD ödeme yaptığını, ancak davalı yüklenicinin taahhütlerini yerine getirilmediğinden bahisle teslimat süresinin geciktiğini, perde ve diğer malzemeler için müvekkilinden ödeme alındığını ancak perde satıcı firmanın müvekkiline ulaşması üzerine davalı tarafından ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğradığını, kusurlu davranışların devam etmesi halinde fesih yapılacağı ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, söz konusu işin eksikliğinin tespiti amacıyla ...D. İş dosyasında bilirkişi incelemesi yapıldığını ancak raporun henüz sunulmadığını, davalı tarafın mail adresine sözleşmenin derhal feshine ilişkin beyan ihtar edildiğini, 30.04.2024 tarihinde ise; ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin davalı tarafından yapılan işe oranla fazla ödeme yapması nedeniyle işbu dava ile davalıya herhangi bir borcunun olmadığının menfi tespit davasında tespitini ve temel borç ilişkisinin davalının kusuru ile sona ermesi sebebinden dolayı çeklerin bedelsiz kaldığını tespiti neticesinde çeklerin geri alınması için istirdat davasını işbu dosya ile ikame ettiklerini beyanla müvekkili şirketin davalıya karşı borçlu olmadığının ve çekin bedelsizliğinin tespiti ile birlikte çekin müvekkiline iadesini, aynı zamanda dava konusu çeklerden dolayı davalı tarafından henüz takip yoluna başvurulmadığından, banka tarafından çeklerin bedelinin lehtara ödenerek ve çekin takibe konu edilmemesi amacıyla çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilmesini, başlatılacak icra takiplerinin önlenmesini ya da durdurulmasını ve bu kararın çeki sonradan iktisap edecek hamilleri de kapsamasına yönelik olmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya gönderilmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle dava konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve ödenen çek bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı ...’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi içeriğine göre, Davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit ve istirdat talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulmadığı, bu durumunda açıkça dava dilekçesi içeriğinde belirtildiği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Öte yandan, her ne kadar davacı vekili, dava dilekçesinde zikrettiği ... sayılı kararı uyarınca eldeki davanın zorunlu ara buluculuk dava şartına tabi olmadığını belirtmişse de anılan karar 01/09/2023 tarihli kanun değişikliğinden önce verilmiş bir karar olup, 01/09/2023 tarihinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davalarında uygulanması mümkün değildir. ... Dairesinin konuyla ilgili olarak 01/09/2023 tarihinden sonra vermiş olduğu kararlarda da bu tür davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu da dava şartı olarak kabul edilmiştir. (Emsal nitelikteki kararlar: ...
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 133,137,18 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 132.709,58 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine,
Dair; dosya üzerinden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2024
...
¸...